<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Prof. Dr. Ahmet Karabulut ile kalbini sev!</title>
	<atom:link href="https://drahmetkarabulut.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://drahmetkarabulut.com/</link>
	<description>Kalp ve damar sağlığı hakkında aradığınız herşey</description>
	<lastBuildDate>Fri, 06 Mar 2026 08:26:28 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.6</generator>

<image>
	<url>https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2018/04/favicon.png</url>
	<title>Prof. Dr. Ahmet Karabulut ile kalbini sev!</title>
	<link>https://drahmetkarabulut.com/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>EN İYİ TAVİ KALP KAPAĞI HANGİSİ?</title>
		<link>https://drahmetkarabulut.com/en-iyi-tavi-kalp-kapagi-hangisi/</link>
					<comments>https://drahmetkarabulut.com/en-iyi-tavi-kalp-kapagi-hangisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Ahmet Karabulut]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 06 Mar 2026 08:26:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kapak Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[TAVİ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drahmetkarabulut.com/?p=4337</guid>

					<description><![CDATA[Anjiyo yöntemi ile aort kalp kapağı değişimine kısaca TAVİ yada TAVR deniliyor. İlk işlem üzerinden tam 25 yıl geçti. Kalp hastalıkları tedavisinde çığır açan bu yöntem gelişen teknolojiye paralel olarak daha sık uygulanmaya başlandı. Biyolojik yapıdaki bu kapakların ömürleri de yeni jenerasyon kapaklar ile birlikte daha çok uzamaya başladı. İlk başlarda ameliyat olamayan riskli hastalara [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2026/03/Edwards_Lifesciences_SAPIEN_3_valve.jpg"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="size-full wp-image-4347" src="http://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2026/03/Edwards_Lifesciences_SAPIEN_3_valve.jpg" alt="" width="300" height="455" srcset="https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2026/03/Edwards_Lifesciences_SAPIEN_3_valve.jpg 300w, https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2026/03/Edwards_Lifesciences_SAPIEN_3_valve-277x420.jpg 277w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a></p>
<p>Anjiyo yöntemi ile aort kalp kapağı değişimine kısaca TAVİ yada TAVR deniliyor. İlk işlem üzerinden tam 25 yıl geçti. Kalp hastalıkları tedavisinde çığır açan bu yöntem gelişen teknolojiye paralel olarak daha sık uygulanmaya başlandı. Biyolojik yapıdaki bu kapakların ömürleri de yeni jenerasyon kapaklar ile birlikte daha çok uzamaya başladı. İlk başlarda ameliyat olamayan riskli hastalara yapılan TAVİ yöntemi günümüzde 75 yaş üzeri hastalar için standart tedavi haline gelmiştir.</p>
<p>Tek kapak markası ile başlayan yolculuk günümüzde birçok farklı kapağın kullanıma girmesine olanak sağlamıştır. Peki bu kapaklar arasında fark var mı? Hangi kapağı tercih etmeliyim?</p>
<p><strong>En iyi TAVİ kapağı hangisi?</strong></p>
<p>Tavi için geliştirilen kapaklar uzun bir araştırma sonrası kullanıma girmektedir. Şu anda kullanımda olan kapakların hepsinde başarılı klinik sonuçlar alınmıştır. Elbette eski kapaklara ait elimizde daha çok veri vardır ve eski kapaklarda eksikler görülerek daha yeni jenerasyon kapakların gelişmesine olanak sağlamıştır. Seçilecek kapak, hastanın aort kökü anatomik yapısına, aort kapak hastalığının şekline göre değişim gösterebilir. Maliyet ve operatör tecrübesi de önemlidir. TAVİ olacak hastaların hekime bana hangi marka tavi kapağı takılacak sorusunu sorması mantıklı bir yaklaşım olacaktır.</p>
<p><em>Türkiye’de kullanımda olan TAVİ kapaklarını kısaca özetlemek istedim.</em><span id="more-4337"></span></p>
<p><strong><a href="http://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2026/03/edwards.jpg"><img decoding="async" class="alignleft size-thumbnail wp-image-4338" src="http://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2026/03/edwards-160x160.jpg" alt="" width="160" height="160" /></a>Sapien 3 Ultra Resilia kapak:</strong> İlk TAVİ kapağının en son jenerasyonu. Edwards firması tarafından geliştirilmiş. İçindeki balonun şişirilmesi yöntemi ile kapak yerleştiriliyor. 20,23,26,29 mm çapında kapaklar mevcut. Kapak seviyesi hastanın mevcut kapağı ile aynı seviyede tasarlanmış.  Kapak üzerindeki dejenerasyon ve bozulmanın azaltılması ve kapak ömrünün uzaması için yüksek teknolojiler kullanılmış. Kapak sığır perikard zarından yapılmıştır. Klinik araştırma sonuçları oldukça başarılı.</p>
<p><strong><a href="http://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2026/03/images.jpg"><img decoding="async" class="alignleft size-thumbnail wp-image-4339" src="http://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2026/03/images-160x160.jpg" alt="" width="160" height="160" srcset="https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2026/03/images-160x160.jpg 160w, https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2026/03/images.jpg 225w" sizes="(max-width: 160px) 100vw, 160px" /></a>Evolut Fx kapak:</strong> TAVİ tarihinde kullanıma giren ikinci kapağın son jenerasyonunu temsil ediyor. Medtronic tarafından geliştirilmiş. Sapien 3 kapaktan farklı olarak; kapak üzerindeki kılıfın açılması ile kapak takılıyor. Kılıfın tekrar açılıp kapanabilir olması, işlem sırasında kapağın optimal şekilde yerleşimi için olanak sağlıyor. Kapak seviyesi hastanın mevcut kapağına göre daha üst seviyede tasarlanmış. 23,26,29,34 mm çapında kapaklar mevcut. Kapak domuz perikard zarından yapılmıştır. Klinik araştırma sonuçları oldukça başarılı.</p>
<p><strong><a href="http://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2026/03/navitor.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft size-thumbnail wp-image-4340" src="http://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2026/03/navitor-160x160.jpg" alt="" width="160" height="160" /></a>Navitor kapak: </strong>On yıldan daha uzun süre önce kullanıma giren Portico kapağın yeni jenerasyonunu temsil ediyor. Abbot tarafından geliştirilmiş. Kapak üzerindeki kılıfın açılması ile kapak takılıyor. 23,25,27,29 mm çapında kapaklar mevcut. Kapak seviyesi hastanın mevcut kapağı ile aynı seviyede tasarlanmış. Kapak sığır perikard zarından yapılmıştır.   Klinik araştırma sonuçları oldukça başarılı.</p>
<p><strong><a href="http://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2026/03/myval.png"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft size-thumbnail wp-image-4341" src="http://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2026/03/myval-160x160.png" alt="" width="160" height="160" srcset="https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2026/03/myval-160x160.png 160w, https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2026/03/myval-420x420.png 420w, https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2026/03/myval.png 600w" sizes="auto, (max-width: 160px) 100vw, 160px" /></a>Myval kapak: </strong>Yapı olarak Sapien 3 kapağa benzeyen Meril tarafından geliştirilmiş yeni sayılabilecek bir kapaktır. İçindeki balonun şişirilmesi yöntemi ile kapak yerleştiriliyor. 20,23,26,29,32 mm çapında kapaklar mevcut. Aort köküne tam uyum için ara çaplarda kapaklar da geliştirilmiş. Kapak seviyesi hastanın mevcut kapağı ile aynı seviyede tasarlanmış. Kapak sığır perikard zarından yapılmıştır.  Klinik çalışmalarında başarılı sonuçlar alınmış.</p>
<p><strong><a href="http://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2026/03/vitaflow.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft size-thumbnail wp-image-4343" src="http://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2026/03/vitaflow-160x160.jpg" alt="" width="160" height="160" /></a>Vitaflow Liberty kapak: </strong>Yapı olarak Evolut kapağa benzeyen ve Microport firması tarafından geliştirilen yeni bir kapaktır. Kapak üzerindeki kılıfın açılması ile kapak takılıyor. 21,24,27,30 mm çapında kapaklar mevcut. Kapak seviyesi hastanın mevcut kapağına göre daha üst  seviyede tasarlanmış. Kapak sığır perikard zarından yapılmıştır. Klinik çalışmalarında başarılı sonuçlar alınmış.</p>
<p><strong><a href="http://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2026/03/allegra.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft size-thumbnail wp-image-4344" src="http://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2026/03/allegra-160x160.jpg" alt="" width="160" height="160" /></a>Allegra kapak: </strong>Biosensors firması tarafından geliştirilen bir kapaktır. Kapak üzerindeki kılıfın açılması ile kapak takılıyor. Tübüler şekli ile diğer kılıflı kapaklardan biraz farklılık gösteriyor.  23,27,31 mm çapında kapaklar mevcut. Kapak seviyesi hastanın mevcut kapağına göre daha üst  seviyede tasarlanmış. Kapak sığır perikard zarından yapılmıştır.  Diğer kapaklara oranla daha kalın kasık kılıfı gerektiriyor (18F). Özellikle aort kökü küçük hastalar için tasarlanmış kapak çapları mevcut. Daha az tercih edilen bir kapak. Klinik çalışmalarında başarılı sonuçlar alınmış.</p>
<p><strong><a href="http://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2026/03/tsvalve2.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft size-thumbnail wp-image-4345" src="http://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2026/03/tsvalve2-160x160.jpg" alt="" width="160" height="160" srcset="https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2026/03/tsvalve2-160x160.jpg 160w, https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2026/03/tsvalve2-640x640.jpg 640w, https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2026/03/tsvalve2-1280x1280.jpg 1280w, https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2026/03/tsvalve2-768x768.jpg 768w, https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2026/03/tsvalve2-696x696.jpg 696w, https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2026/03/tsvalve2-1068x1068.jpg 1068w, https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2026/03/tsvalve2-420x420.jpg 420w, https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2026/03/tsvalve2.jpg 1432w" sizes="auto, (max-width: 160px) 100vw, 160px" /></a>Trilogy kapak:</strong> Jenavalve tarafından geliştirilen farklı bir kapaktır. Diğer kapaklar öncelikli olarak aort kapak daralmasında kullanılırken, bu kapak aort kapak yetersizliği olan hastalarda da kullanılmaktadır. Kapak üzerindeki kılıfın açılması ile kapak takılıyor. 22,25,27 mm çapında kapaklar mevcut. Kapak seviyesi hastanın mevcut kapağına göre daha üst  seviyede tasarlanmış. Kapak domuz perikard zarından yapılmıştır.  Klinik çalışmalarında başarılı sonuçlar alınmış. Bu kapak henüz Türkiye’de kullanıma girmemiştir.</p>
<p>Daha önce kullanıma girmiş ancak şu anda kullanılmayan kapaklar da mevcuttur. Eski bir kapak olan Symetis kapağın son jenerasyonu Acurate Neo2 kullanımdan kaldırılmıştır. Yine bir dönem kullanılan Lotus kapak da artık kullanılmamaktadır.</p>
<p><strong><a href="http://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2026/03/sapien-m3-scaled.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft size-thumbnail wp-image-4346" src="http://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2026/03/sapien-m3-160x160.jpg" alt="" width="160" height="160" /></a>Evoque ve Sapien M3 kapak: </strong>Edwards tarafından geliştirilen bu kapaklar mitral kapak hastalığı için geliştirilmiştir. Evoque kapak daha sonra Triküspit kapak yetersizliği için endikasyon almıştır. Sapien M3 ise Mitral kapak yetersizliği için endikasyon alan çok yeni bir kapaktır. Bu iki kapak Aort kapak dışındaki kapaklar için geliştirilmiş ilk kapaklardır ve Türkiye’de kullanıma girmemiştir.</p>
<p>Not: Görseller üretici firmaların web sayfalarından alınmıştır.</p>
<p><a href="https://youtu.be/UzCSK9_Lgqo?si=xM6ieyPk4qaKZF97">https://youtu.be/UzCSK9_Lgqo?si=xM6ieyPk4qaKZF97</a></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drahmetkarabulut.com/en-iyi-tavi-kalp-kapagi-hangisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>RAMAZAN AYINI SAĞLIKLI GEÇİRMEK İÇİN NELER YAPILMALI?</title>
		<link>https://drahmetkarabulut.com/ramazan-ayini-saglikli-gecirmek-icin-neler-yapilmali/</link>
					<comments>https://drahmetkarabulut.com/ramazan-ayini-saglikli-gecirmek-icin-neler-yapilmali/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Ahmet Karabulut]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Feb 2026 12:38:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drahmetkarabulut.com/?p=4332</guid>

					<description><![CDATA[Yeniden Ramazan ayını karşılamaya hazırlanıyoruz. Hicri ve miladi takvim arasındaki fark Ramazan ayını 4 mevsimde yaşamamızı sağlıyor. Bu sene günlerim kısa olduğu, sıcak havaların olmadığı yaz aylarına göre daha rahat bir Ramazan ayı bizi bekliyor. Kış aylarında oruç tutmak yaz mevsimine göre daha rahat olsa da, kronik hastalığı olan kişilerin oruç tutmadan önce hekimleri ile [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2026/02/FullSizeRender.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft size-full wp-image-4333" src="http://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2026/02/FullSizeRender.jpeg" alt="" width="1132" height="797" srcset="https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2026/02/FullSizeRender.jpeg 1132w, https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2026/02/FullSizeRender-640x451.jpeg 640w, https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2026/02/FullSizeRender-768x541.jpeg 768w, https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2026/02/FullSizeRender-696x490.jpeg 696w, https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2026/02/FullSizeRender-1068x752.jpeg 1068w, https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2026/02/FullSizeRender-597x420.jpeg 597w, https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2026/02/FullSizeRender-100x70.jpeg 100w" sizes="auto, (max-width: 1132px) 100vw, 1132px" /></a>Yeniden Ramazan ayını karşılamaya hazırlanıyoruz. Hicri ve miladi takvim arasındaki fark Ramazan ayını 4 mevsimde yaşamamızı sağlıyor. Bu sene günlerim kısa olduğu, sıcak havaların olmadığı yaz aylarına göre daha rahat bir Ramazan ayı bizi bekliyor. Kış aylarında oruç tutmak yaz mevsimine göre daha rahat olsa da, kronik hastalığı olan kişilerin oruç tutmadan önce hekimleri ile konuşması faydalı olacaktır.</p>
<p><strong><em>Oruç tutmak sağlığımızı nasıl etkiliyor?</em></strong></p>
<p>Oruç tutmak hem beden hem de ruh sağlığımızı olumlu yönde etkiler. Özellikle vücudu tetikte tutan uyarıcı etkiye sahip sempatik sinir sisteminin baskılanması sonucu kalp hızında ve özellikle büyük tansiyonda azalma gözlenir. Bunun yanında şeker hastalığı ve damar hastalığını tetikleyen insülin direncinde düzelme gözlenirken, koruyucu kolesterol olarak adlandırılan HDL kolesterolde de artış izlenir. Kalp hastalıklarında kötü seyri gösteren kalp hızı değişkenliğinde oruç sırasında iyileşme saptanmıştır. Damar duvarlarına zarar veren homosistein seviyelerinde de oruçla birlikte düşüş izlenmiştir. Bunların ışığında yapılan bir çalışmada oruç sonrası 10 yıllık kalp krizi gelişme riskinde azalma olduğu saptanmıştır.</p>
<p>Kalp hastalıklarında sıklıkla gelişen psikolojik bozukluk ve depresyon durumu oruçla birlikte düzelir. Hasta kalp hastası oldum, yarım adam oldum psikolojisinden çıkar. Kalp hızındaki azalma ve tansiyonda oluşacak düşme ile hastalarda göğüs ağrısı, nefes darlığı gibi şikayetler azalacaktır. Şeker ve kolesterol kontrolü kolaylaşacak ve damar sağlığında iyileşme olacaktır.</p>
<p><strong><em>Hangi hastalar oruç tutmamalı?</em></strong><span id="more-4332"></span></p>
<p>Oruç sadece sağlıklı kişilere farz kılınmıştır. Bu nedenle ilerlemiş kronik hastalıkları olan kişiler oruç tutmak için ısrarcı olmamalıdır. İlerlemiş kronik hastalığı olan kişilere oruç için mutlaka hekimlerinden fikir almalıdır. Ciddi kalp yetersizliği mevcut hastalar, tedavi edilmemiş damar darlığı bulunan hastalar, ilerlemiş kapak hastalığı bulunanlar, kontrolsüz yüksek tansiyon hastaları, böbrek yetersizliği bulunan hastalar, karaciğer yetersizliği hastaları, ilerlemiş koah hastaları, çoklu ilaç ya da insülin kullanan şeker hastaları, hastalıkları nedeniyle günün belirli saatlerinde ilaç almak zorunda olanlar ve bu ilaç tedavisi iftar ve sahura göre ayarlanamayan hastalar, kalp ameliyatı yada balon stent işlemi sonrasındaki 3 ay süresinde oruç tutmak önerilmez. İlerlemiş kanser hastalarına oruç tutmayı önermiyoruz.</p>
<p><strong><em>Hangi hastalıklarda oruç tutulabilir?</em></strong></p>
<p>Kronik hastalığı olan kişiler oruç tutmak için doktorları ile görüşüp kesin karar vermelidir. Genel olarak kontrol altına alınmış tansiyon hastaları, şikayeti olmayan damar sertliği hastaları, hafif düzeydeki kalp kapak hastalıkları, iyi huylu ritim bozukluğu hastaları, hafif düzeydeki kalp yetersizliği hastaları, ılımlı seyreden şeker hastalığı, hafif düzeydeki böbrek ve karaciğer hastalıklarında oruç tutulması genel olarak ek sağlık sorunu oluşturmaz. Başarılı bir şekilde tedavi edilmiş kanser hastaları oruç tutabilir. Hafif düzeydeki koah hastaları da oruç tutabilirler.</p>
<p><strong><em>Ramazan ayı kilo alımı ile sonuçlanabilir!</em></strong></p>
<p>Mantıklı bir düşünce ile bakıldığında oruç ile birlikte kilo kaybı olacağını bekleriz. Ancak gerçek yaşamda olanlar biraz farklıdır. Dengesiz beslenme düzeni çoğunlukla Ramazan ayında kilo alımını beraberinde getirir. Ramazan sonrası bayram ödülleri de alınan kiloları daha da arttırır. Ramazan ayında kilo alımına sebep olan temel noktalar şu şekilde sıralanabilir:</p>
<ul>
<li>İftar sofralarını ziyafet olarak gören ve sofradaki her şeyi tüketmeyi görev bilen kişiler kilo alacaktır.</li>
<li>Ramazan alışkanlığı olan ramazan pidesi de kilo alımı için risk oluşturur. Çok miktarda beyaz un yapımı pide tüketimi kilo ile sonuçlanacaktır.</li>
<li>İftardan sonra sahura kadar olan süreyi yeme ve içme zamanı olarak değerlendiren kişiler kilo alacaktır.</li>
<li>Sahur yapmadan tek öğün ile oruç tutan kişilerde de kilo alımı gözlenebilir. Tek öğün beslenme ile metabolizma hızı yavaşlar ve alınan gıdalar zamanla vücuda fazla gelir ve kilo alımı izlenebilir.</li>
<li>İftardan kalan yemekleri sahurda yemeye devam edenler de kilo alacaktır. Sahur menüsü kahvaltı ile eşdeğer olmalıdır.</li>
<li>Ramazan ayında uyku kalitesinin bozulması ve az uyumak da metabolizmayı olumsuz etkiler. Bu durum kilo alımı ile sonuçlanabilir.</li>
</ul>
<p>Ramazan ayında kilo almamak için, sahur mutlaka yapılmalı, iftarda iftariyelik ve tatlı yerine sadece salata ve ana yemek tercih edilmeli, ramazan pidesine dur denilmeli ve iftar ile sahur arasında yemek yenilmemelidir. Ramazan ayında tüketimi artan şerbetli tatlılardan uzak durulmalıdır.</p>
<p><strong><em>Ramazan ayında kalp krizi riski artmaz!</em></strong></p>
<p>Oruç ile birlikte vücut üzerinde oluşan sakinlik hali, insülin direncinde azalma ve stresten uzaklaşma kalp ve damar sağlığını olumlu etkileyecektir. Ancak belirli bir yeme düzenine alışmış mideye iftar ile yapılacak aşırı yüklenme kendisini şişkinlik, hazımsızlık, karın ağrısı, çarpıntı ve tansiyon yüksekliği ile gösterecektir. Ağır iftar sofralarında kendisini kaybeden kişilerde kalp krizi riski artmıştır. Kalp krizi riskini azaltmak için bu noktalara dikkat!</p>
<ul>
<li>İftarı sigara ile açmayın. Ramazan ayı sigara bırakmak için uygun bir zamandır.</li>
<li>Midenin sınırlarını zorlamayın! Midenin yemek borusuna kadar tıka basa ağır yemekler ile doldurulması tansiyonu yükseltir. Kalp krizi riskinde artış olacaktır.</li>
<li>Sofraya tuz koymayın. Ramazan ayında tuz tüketimi artar. Artan tuz tüketimi tansiyon ve kalp krizi riskini arttırır.</li>
<li>Şerbet ve gazlı içecek yerine su tüketin. Ramazan ayına özel şerbetler su tüketiminin azalmasına ve şeker tüketiminin artmasına yol açar. Azalan su tüketimi damarlarda pıhtı oluşumuna zemin hazırlayabilir.</li>
<li>Sahur yapın. Sahur yapmayan kişilerden gün içerisinde baş ağrısı ve tansiyon atakları daha sık izlenir. Vücutta oluşan stres ve tansiyon yükselişi kalp krizi riskini arttırabilir.</li>
<li>Ramazan nedeniyle hareket ve egzersize ara verilmemelidir. Düzenli yürüyüş iftar öncesi ya da teravih sonrası yapılabilir. Sahur sonrası da yürüyüş yapılabilir. Düzenli yürüyüş kalp ve damar sağlığını olumlu etkiler.</li>
<li>Uyku saatini azaltmayın. Sahur ile bölünecek uyku akşam yatağa daha erken gidilerek telafi edilebilir. Uykusuzluk kalp sağlığını olumsuz etkiler. Gündüz saatlerinde uykuyu telafi etmek isteyen kişiler 30-60 dakika uyuyabilir. Ancak uzun süreli gündüz uykuları gece uykusunu bozacaktır.</li>
<li>Özellikle şeker, tansiyon ve kolesterol ilacı kullanan kişiler ilaçlara ramazan ayında da devam etmelidir. Kontrolsüz şeker, tansiyon ve kolesterol kalp krizini tetikleyen temel hastalıklardır.</li>
</ul>
<p><strong><em>Oruç tutacak kişiler nasıl beslenmeli?</em></strong></p>
<ul>
<li>Oruç nedeniyle kişiler mevcut sağlıklı diyet alışkanlıklarından vazgeçmemeli, ziyafet yada sultan sofralarına oturmaktan kaçınmalıdır.</li>
<li>Su içimi en çok dikkat edilecek nokta olup, iftar ile sahur arası 1.5 litre su içilmesi günün daha rahat geçirilmesini sağlayacaktır.</li>
<li>İftar su ve çorbayla açılmalıdır. Hurma, yeşil salata ve komposto yada hoşaf sofrada mutlaka yer almalıdır.</li>
<li>Yenilecek ekmek miktarı menüye göre ayarlanmalı, makarna-pilav gibi karbonhidrat ağırlıklı menülerde ekmek kısıtlanmalıdır. Tam tahıllı esmer ekmekler tercih edilmelidir.</li>
<li>Ana yemek çorba ve salatalar sonrası tek çeşit olmalı, yüksek kalorili ve yağlı çeşit çeşit ana yemekler bir arada tüketilmemelidir.</li>
<li>İftar yemeği yavaş tüketilmeli ve mide sınırları zorlanmamalıdır. Gazlı içecek düşkünleri doğal maden suyunu tercih etmelidir.</li>
<li>Tatlı olarak sütlü tatlılar tercih edilmeli, tatlı ve meyve faslı teravih sonrasına bırakılmalıdır.</li>
<li>Tuz kısıtlayıcı diyette olan yüksek tansiyon hastaları bu diyete devam etmelidir.</li>
<li>Oruç, sigara bırakmak için en ideal dönem olup, iftar sigara ile açılmamalı, iftar sonrası peş peşe sigara içiminden kaçınılmalıdır.</li>
<li>Sahur mutlaka yapılmalı ve sahurda kahvaltı çeşitleri tercih edilmelidir.</li>
<li>Sahurda tüketilecek ağır yemekler ve tatlılar, mide salgısını arttıracak, insülin uyarılmasını arttıracak ve gün içerisinde açlığı tetikleyecektir.</li>
<li>Lif ihtiyacını karşılamak için sahurda yeşil salata ve tek porsiyon meyve tüketimi faydalıdır.</li>
<li>Sahur sofrasında 1 çay tabağı kadar taze ceviz, badem veya fındık bulunması damar sağlımızı korur.</li>
<li>Sahurda çay-kahve tüketimi yerine su tercih edilmelidir.</li>
<li>Sahurda sigara içilmemelidir.</li>
<li>Sahura kalkamayan kalp hastaları günü oruçlu geçirmek için ısrarcı olmamalıdır.</li>
</ul>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drahmetkarabulut.com/ramazan-ayini-saglikli-gecirmek-icin-neler-yapilmali/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Zayıflama İğneleri Hakkında Bilmeniz Gerekenler</title>
		<link>https://drahmetkarabulut.com/zayiflama-igneleri-hakkinda-bilmeniz-gerekenler/</link>
					<comments>https://drahmetkarabulut.com/zayiflama-igneleri-hakkinda-bilmeniz-gerekenler/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Ahmet Karabulut]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 08 Aug 2024 08:10:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Obezite]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drahmetkarabulut.com/?p=4322</guid>

					<description><![CDATA[Zayıflama iğneleri hakkında kısa bir özet sunuyoruz&#8230; Bilinmesi Gerekenler: Zayıflama iğneleri olarak bilinen bu ilaçlar öncelikli olarak diyabet tedavisi için geliştirilmiş olup, sonrasında obezite tedavisinde endikasyon almıştır. Yan etkileri olan bu tedavilerin hekim kontrolünde kullanımı önerilmektedir. Yapılan çalışmalarda bu iğnelerin kalp fonksiyonu üzerinde olumsuz etkileri gözlenmemiş olup, olumlu etkiler raporlanmıştır. Kilo verici etki doza bağımlı [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2024/08/glp1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft size-full wp-image-4323" src="http://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2024/08/glp1.jpg" alt="" width="1280" height="943" srcset="https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2024/08/glp1.jpg 1280w, https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2024/08/glp1-640x472.jpg 640w, https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2024/08/glp1-768x566.jpg 768w, https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2024/08/glp1-696x513.jpg 696w, https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2024/08/glp1-1068x787.jpg 1068w, https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2024/08/glp1-570x420.jpg 570w, https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2024/08/glp1-80x60.jpg 80w" sizes="auto, (max-width: 1280px) 100vw, 1280px" /></a>Zayıflama iğneleri hakkında kısa bir özet sunuyoruz&#8230;</p>
<p>Bilinmesi Gerekenler:</p>
<ul>
<li>Zayıflama iğneleri olarak bilinen bu ilaçlar öncelikli olarak diyabet tedavisi için geliştirilmiş olup, sonrasında obezite tedavisinde endikasyon almıştır.</li>
<li>Yan etkileri olan bu tedavilerin hekim kontrolünde kullanımı önerilmektedir.</li>
<li>Yapılan çalışmalarda bu iğnelerin kalp fonksiyonu üzerinde olumsuz etkileri gözlenmemiş olup, olumlu etkiler raporlanmıştır.</li>
<li>Kilo verici etki doza bağımlı olup, optimal doza çıkılamadığında kilo verdirici etki daha düşük olacaktır.</li>
<li>Liraglutid her gün, Semaglutid ve Tirzepatide hafta bir kez cilt altına uygulanmaktadır.</li>
<li>Önerilen tedavi süresi 12 aydır. Özellikle 6 aydan kısa süreli kullanımda tedavi bırakıldığında geri kilo alımı gözlenebilmektedir.</li>
<li>12 aylık optimal doz ile takip sonrası beklenen kilo kaybı ortalama olarak başlangıç kilosunun % 15’i civarındadır.</li>
<li>Bu tedavilere diyet ve egzersiz programı eklenmediğinde görülen fayda daha az olmaktadır.</li>
<li>Tedavi bırakıldıktan sonra sağlıklı yaşam tarzına uyulmadığı takdirde geri kilo alımı olabilmektedir.</li>
<li>Tedavi sırasında tütün ve alkol alımı önerilmemektedir.</li>
<li>Hızlı kilo veren kişilerde yan etkiler daha belirgin olabilir.</li>
<li>Yan etkiler açısından düzenli takip faydalı olacaktır.</li>
</ul>
<p>Kimler Kullanmalı:</p>
<ul>
<li>Vücut kitle indeksi 30 üzerinde olan; diyet ve egzersiz ile kilo veremeyen kişilerde kullanım düşünülebilir.</li>
<li>Vücut kitle indeksi 27 üzerinde olup, diyabet hastalığı olan kişilerde kan şekeri regülasyonu için kullanım düşünülebilir.</li>
</ul>
<p>Kimler Kullanmamalı:</p>
<ul>
<li>Tiroid kanserinde, ailesel tiroid ve endokrin kanser hikayesi olanlarda önerilmez.</li>
<li>75 yaş üzerinde önerilmez.</li>
<li>12 yaş altı çocuklarda önerilmez.</li>
<li>Gebelik ve emzirme döneminde önerilmez.</li>
<li>Ciddi böbrek ve karaciğer hastalıklarında önerilmez.</li>
<li>Ciddi kalp yetersizliği olanlarda önerilmez.</li>
<li>Bölgesel zayıflama için önerilmez.</li>
<li>Kısa süreli kullanım için önerilmez.</li>
<li>Düzenli kullanım yapamayacak kişilerde önerilmez.</li>
<li>Etken maddelere alerjik reaksiyonu olanlarda önerilmez.</li>
</ul>
<p>Başlıca Yan Etkiler:</p>
<ul>
<li>En sık mide ve bağırsak kökenli şikayetler izlenir. Mide ve karın ağrısı, şişkinlik hissi, kabızlık, bulantı ve kusma izlenebilir.</li>
<li>Alerjik yapılı kişilerde iğne sonrası alerjik reaksiyonlar izlenebilir.</li>
<li>Safra taşı oluşumu ve pankreas iltihabı riski mevcuttur.</li>
<li>Nadiren göz problemleri izlenebilir.</li>
<li>Kalp çarpıntısı yapabilir.</li>
<li>Şeker düşüklüğü yapabilir. Şeker ilacı kullanan kişilerde doz ayarı gerekebilir.</li>
<li>Uykusuzluk, mutsuzluk hali ve depresyon belirtileri izlenebilir.</li>
<li>Enjeksiyon yerinde morarma ve döküntü izlenebilir.</li>
</ul>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drahmetkarabulut.com/zayiflama-igneleri-hakkinda-bilmeniz-gerekenler/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>75</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BACAK DAMAR TIKANIKLIĞI NASIL BULGU VERİR?</title>
		<link>https://drahmetkarabulut.com/bacak-damar-tikanikligi-nasil-bulgu-verir/</link>
					<comments>https://drahmetkarabulut.com/bacak-damar-tikanikligi-nasil-bulgu-verir/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Ahmet Karabulut]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 16 Feb 2024 06:47:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Damar Tıkanıklığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drahmetkarabulut.com/?p=4315</guid>

					<description><![CDATA[Damar sertliği sadece kalbi tutmaz. Bacak damarları da tıkanır! Tıbbi adı ateroskleroz olan damar sertliği bütün damarları etkiler. Kalp damarlarını tutarak kalp krizine, boyun damarlarını tutarak felce sebep olur. Sıklıkla atlanan tutulum bölgeleri perifer yani çevresel damarlar olarak adlandırılan ise kol ve bacak damarlarıdır. Özellikle bacak damar tutulumu daha sıktır ve kalp damarları tıkanan her [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2024/02/admin-ajax.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft size-full wp-image-4317" src="http://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2024/02/admin-ajax.jpg" alt="" width="400" height="335" /></a></p>
<p><em>Damar sertliği sadece kalbi tutmaz. Bacak damarları da tıkanır!</em></p>
<p>Tıbbi adı ateroskleroz olan damar sertliği bütün damarları etkiler. Kalp damarlarını tutarak kalp krizine, boyun damarlarını tutarak felce sebep olur. Sıklıkla atlanan tutulum bölgeleri perifer yani çevresel damarlar olarak adlandırılan ise kol ve bacak damarlarıdır. Özellikle bacak damar tutulumu daha sıktır ve kalp damarları tıkanan her 5 kişiden 1 kişide bacak damarları da tıkanır. Uzuv kaybının en önemli sebebi bacak damar tıkanıklığıdır.</p>
<p><em>Nasıl bulgu verir?</em></p>
<p>En sık bulgu belirli bir mesafe sonrası bacakta gelişen ağırlık ve güçsüzlük hissi ve ağrıdır. İstirahat sonrası şikayetler azalır. Bunu dışında bacakta soğukluk ve solukluk izlenebilir. İlerlemiş olgularda ise ayaklarda ilaç tedavisine dirençli yaralar oluşmaya başlar. Kol damarları tutulumunda ise kolda güçsüzlük gelişir.</p>
<p><em>Nasıl tanı konulur?</em></p>
<p>Çok basit bir nabız muayenesi ve tansiyon ölçümü ile tanı konulabilir. Etkilenen damar bölgesinde nabız zayıflamıştır. Her iki kol arasında yada kol ve bacaklar arasında tansiyon farkı oluşur. Yürüme testinde etkilenen bacakta ağrı ve güçsüzlük gelişir. Daha ileri test olarak doppler ultrason ve tomografi yapılarak tedavi planlanır.</p>
<p>Kimler risk altında?</p>
<p>Sigara ve alkol tüketimi, hareketsizlik, şişmanlık, kontrolsüz şeker ve yüksek tansiyon, kolesterol yüksekliği, sağlıksız yaşam tarzı ve stres başlıca risk faktörleridir.</p>
<p><em>Tedavi nasıl uygulanır?</em></p>
<p>Şikayetler ve yürüme mesafesine göre tedavi şekli seçilir. Öncelikli slogan ‘’tütünü bırak, yürümeye başla’’ olmalıdır. Damar sertliğine yönelik sağlıklı yaşam tarzı ve ilaç tedavisi ile şikayetler azalır. İlerlemiş olgularda anjiyografi ile balon ve stent tedavisi uygulanabilir. Cerrahi tedavi son seçenektir.</p>
<p><em>Hastalık tekrar edebilir!</em></p>
<p>Bacak damarlarına uygulanan balon ve stent tedavisi yada cerrahi tedavi mutlaka sağlıklı yaşam ile birleştirilmelidir. Sağlıksız yaşama devam eden kişilerde damarların tekrar tıkanması kaçınılmazdır. Özellikle diz altı damar tıkanıklığında nüks riski yüksektir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drahmetkarabulut.com/bacak-damar-tikanikligi-nasil-bulgu-verir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çarpıntı Şikayeti Nasıl Hissedilir?</title>
		<link>https://drahmetkarabulut.com/carpinti-sikayeti-nasil-hissedilir/</link>
					<comments>https://drahmetkarabulut.com/carpinti-sikayeti-nasil-hissedilir/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Ahmet Karabulut]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Oct 2023 11:51:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ritim Bozukluğu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drahmetkarabulut.com/?p=4308</guid>

					<description><![CDATA[‘’Kalp genel olarak sessiz sedasız çalışır. Kalbiniz hızlı yada düzensiz atıyorsa, çarpıntı hissi varsa muayene olmak faydalı olacaktır’’ Kalp çarpıntısı nedir? Çarpıntı kalp atımlarının hissedilmesidir. Kalbin kendine has bir atım şekli vardır. Ortalama dakikada 60 ile 100 arasında atım sayısı vardır. Egzersiz ve stres ile atım sayısı yükselir. Uykuda ise atım sayısı düşer. Normalde bu [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2023/10/Adsiz.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft size-full wp-image-4309" src="http://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2023/10/Adsiz.jpg" alt="" width="787" height="333" srcset="https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2023/10/Adsiz.jpg 787w, https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2023/10/Adsiz-640x271.jpg 640w, https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2023/10/Adsiz-768x325.jpg 768w, https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2023/10/Adsiz-696x294.jpg 696w" sizes="auto, (max-width: 787px) 100vw, 787px" /></a></p>
<p><em>‘’Kalp genel olarak sessiz sedasız çalışır. Kalbiniz hızlı yada düzensiz atıyorsa, çarpıntı hissi varsa muayene olmak faydalı olacaktır’’</em></p>
<p><strong>Kalp çarpıntısı nedir?</strong></p>
<p>Çarpıntı kalp atımlarının hissedilmesidir. Kalbin kendine has bir atım şekli vardır. Ortalama dakikada 60 ile 100 arasında atım sayısı vardır. Egzersiz ve stres ile atım sayısı yükselir. Uykuda ise atım sayısı düşer. Normalde bu atımları hissetmeyiz. Kalbin çalışmasından habersiz olarak yaşantımıza devam ederiz. Kalp atımlarını hissettiğimiz anda ise bütün dikkat kalbin üzerinde toplanır. İstirahat halinde 90/dk üzeri nabızlar, ani gelişen 120/dk üzeri nabızlar, stres ile atımların yükselmesi ve düzensiz atımları hissederiz. Bu hissiyatı çarpıntı olarak tanımlarız.</p>
<p><strong>Kalp çarpıntısı belirtileri nelerdir?</strong></p>
<p>Çarpıntı hissi genelde kendisini göğüs bölgesindeki güçlü vurular ile gösterir. Beraberinde genelde nefes açlığı olur. Ani gelişen hızlı atımlar genelde kuş kanatları yada kelebek kanat çırpması şeklinde ifade edilir. Göğüste baskı hissi oluşabilir. Uzun süren 150/dk üzerindeki çarpıntılar tansiyonu düşürerek halsizlik, baş dönmesi yapabilir. Düzensiz atım şeklinde gelen çarpıntı ataklarında ise genelde göğüs üzerinde sert vuru ve sonrasında boşluk hissi tarif edilir. Kişiler kalbin durmasından korkar. Peş peşe gelen ek atımlarda göğüs ağrısı hissedilebilir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drahmetkarabulut.com/carpinti-sikayeti-nasil-hissedilir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>31</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>29 Eylül Dünya Kalp Günü</title>
		<link>https://drahmetkarabulut.com/29-eylul-dunya-kalp-gunu-2/</link>
					<comments>https://drahmetkarabulut.com/29-eylul-dunya-kalp-gunu-2/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Ahmet Karabulut]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 29 Sep 2023 08:04:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drahmetkarabulut.com/?p=4305</guid>

					<description><![CDATA[Bugün 29 Eylül&#8230; Doğum günü yada yıldönümü olanların dışında anlam ifade etmeyebilir. Kalbini dinleyenler için anlamı büyük bir gün.. 29 Eylül Dünya Kalp Günü&#8230; Bu sene dünya kalp gününü ChatGPT ye sorduk.. İşte cevabı: Dünya Kalp Günü: Sağlıklı Kalbin Önemi Vurgulanıyor Dünya genelinde her yıl 29 Eylül, Dünya Kalp Günü olarak kutlanıyor. Bu özel gün, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div dir="auto"><a href="http://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2023/09/unnamed.png"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft size-full wp-image-4306" src="http://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2023/09/unnamed.png" alt="" width="804" height="564" srcset="https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2023/09/unnamed.png 804w, https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2023/09/unnamed-640x449.png 640w, https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2023/09/unnamed-768x539.png 768w, https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2023/09/unnamed-696x488.png 696w, https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2023/09/unnamed-599x420.png 599w, https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2023/09/unnamed-100x70.png 100w" sizes="auto, (max-width: 804px) 100vw, 804px" /></a></div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto">Bugün 29 Eylül&#8230;</div>
<div dir="auto">Doğum günü yada yıldönümü olanların dışında anlam ifade etmeyebilir. Kalbini dinleyenler için anlamı büyük bir gün.. 29 Eylül Dünya Kalp Günü&#8230;</div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto">Bu sene dünya kalp gününü ChatGPT ye sorduk.. İşte cevabı:</div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto">Dünya Kalp Günü: Sağlıklı Kalbin Önemi Vurgulanıyor</div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto">Dünya genelinde her yıl 29 Eylül, Dünya Kalp Günü olarak kutlanıyor. Bu özel gün, kalp sağlığının önemini vurgulamak, kalp hastalıklarının önlenmesini teşvik etmek ve kalp sağlığıyla ilgili farkındalık yaratmak amacıyla düzenleniyor.</div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto">Kalp hastalıkları, dünya genelinde ölüm nedenleri arasında önde geliyor. Ancak birçoğu önlenebilir veya erken teşhis edilebilir. Bu nedenle, Dünya Kalp Günü, insanları sağlıklı yaşam tarzı seçimleri yapmaya, düzenli egzersiz yapmaya, sağlıklı beslenmeye ve sigara gibi zararlı alışkanlıklardan uzak durmaya teşvik ediyor.</div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto">Kalp sağlığını korumak için atılacak adımlar arasında düzenli tıbbi kontroller, kan basıncı kontrolü ve kolesterol düzeylerinin takibi yer alıyor. Ayrıca, stres yönetimi ve sağlıklı bir uyku düzeni de kalp sağlığına olumlu katkılarda bulunuyor.</div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto">Dünya Kalp Günü, insanların kalp sağlığını ön planda tutmalarını, sevdiklerinin kalp sağlığını korumalarına yardımcı olmalarını ve kalp hastalıklarıyla mücadelede toplumsal bilinci artırmayı amaçlıyor.</div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto">Unutmayın, sağlıklı bir kalp, uzun ve mutlu bir yaşamın temelidir. Dünya Kalp Günü, bu değerli organımızın sağlığını koruma ve geliştirme fırsatı sunuyor. Kalp sağlığınızı önemseyin, sevdiklerinizin kalp sağlığını destekleyin ve sağlıklı yaşam tarzı seçimleriyle geleceğinizi şekillendirin.</div>
<div class="yj6qo"></div>
<div class="adL" dir="auto"></div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drahmetkarabulut.com/29-eylul-dunya-kalp-gunu-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>AORT Kapak Değişimi (TAVI) Anjiyo Yöntemi ile Kimlere Uygulanır?</title>
		<link>https://drahmetkarabulut.com/aort-kapak-degisimi-tavi-anjiyo-yontemi-ile-kimlere-uygulanir/</link>
					<comments>https://drahmetkarabulut.com/aort-kapak-degisimi-tavi-anjiyo-yontemi-ile-kimlere-uygulanir/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Ahmet Karabulut]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 05 Sep 2023 14:24:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kapak Hastalıkları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drahmetkarabulut.com/?p=4294</guid>

					<description><![CDATA[Aort kapak değişimi klasik olarak uzun süredir açık kalp cerrahisi şekilde uygulanmaktadır. &#8220;65 yaş üzeri aort kapak daralması hastalarında tedavi şekli olarak Aort Kapak Değişimi (TAVI, Transcatheter Aortic Valve Implantation) işlemi uygulanabilir&#8221; Aort kapak, kalp ile vücut arasında kapı görevi görür. Kapak açıldığında kalp kanı vücut içerisine pompalar. Kapak kapandığında ise vücuda pompalanan kanın kalbe [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h4><em>Aort kapak değişimi klasik olarak uzun süredir açık kalp cerrahisi şekilde uygulanmaktadır.</em></h4>
<h3>&#8220;65 yaş üzeri aort kapak daralması hastalarında tedavi şekli olarak Aort Kapak Değişimi (<strong>TAVI, Transcatheter Aortic Valve Implantation)</strong> işlemi uygulanabilir&#8221;</h3>
<p>Aort kapak, kalp ile vücut arasında kapı görevi görür. Kapak açıldığında kalp kanı vücut içerisine pompalar. Kapak kapandığında ise vücuda pompalanan kanın kalbe geri dönmesi önlenmekte ve kalp akciğerden gelen temiz kanı alarak bir sonraki pompa fazına hazırlanmakta. Aort kapağın kireçlenip daralması, kapağın görevini yerine getirmesine engel olur. Kalp pompa görevini rahat bir şekilde yapamaz. Hastalık ilerledikçe kalpte büyüme, aort damarında genişleme, ritim bozuklukları, kalp yetersizliği ve baygınlık atakları görülmekte. Aort kapak darlığı tedavi edilmediğinde yaşam süresi kısalır ve belli bir süre sonra ölüm ile sonuçlanır.</p>
<p>Aort kapak hastalığı genel olarak yaşlılarda gözlenmekte. Doğuştan iki yapraklı (biküspid) aort kapağı olan veya romatizmal hastalık geçiren gençlerde de aort kapak darlığı gözlenebilmekte. Aort kapak darlığının ciddiyeti ekokardiyografi denilen kalp ultrasonu ile anlaşılmakta. İlerlemiş aort kapak darlığının tek tedavisi ise kapak değişimidir. İlaç tedavisi ile hastalıkta düzelme ya da gerileme görülmemekte.</p>
<p>Aort kapak değişimi klasik olarak uzun süredir açık kalp cerrahisi şekilde uygulanmaktadır. Biyoteknolojideki ilerlemeler anjiyografi yöntemi ile kapak değişimine olanak vermiş ve ilk anjiyografik kapak değişimi 2002 yılında Alan Cribier tarafından yapılmıştır. İşlemdeki başarı sonrası anjiyografik kapak değişimi (TAVI) üzerinde yoğun çalışmalar yapılmış ve geliştirilen yeni teknolojik biyolojik kapaklar ile çok sayıda TAVI işlemi başarı ile gerçekleşti.</p>
<p>İlk planda ameliyat riski yüksek olan hastalarda TAVI işlemi uygulanmış ve iyi sonuçlar alındı. Orta risk hastalarda yapılan takip çalışmalar da iyi sonuç verince TAVI işlemi özellikle 75 yaş üzeri hastalarda standart tedavi haline gelmiştir. Biyolojik kapak yapılarında bozulma riski daha fazla olduğu için genç hastalarda metalik kapak ile operasyon halen ilk sıra tedavi şeklidir.</p>
<h3><strong>AORT Kapak Değişimi (TAVI) işlemi kimlere uygulanır?</strong></h3>
<p>Ameliyat riski yüksek olan yaşlı hastalarda ilk sırada TAVI tercih edilmekte. Ameliyat riskini gösteren STS, Euroscore gibi skorlama tabloları mevcuttur. Buna göre 75 yaş üzeri orta ve yüksek risk hastalar ile 65-75 yaş arası yüksek risk hastalarda anjiyografi ile aort kapak değişimi ilk sırada tercih edilmekte. 65 yaş altı genç hastalarda ise ameliyatı engelleyen yüksek risk varlığında TAVI işlemi tercih edilmekte.</p>
<h3><strong>TAVI işleminde risk var mı?</strong></h3>
<p>İşlem riskleri temel olarak açık ameliyata oranla daha düşüktür. Kasık bölgesinde kanama, pil ihtiyacı gerektirecek ritim düşüklüğü ve beyine emboli karşılaşılacak en temel riskleri oluşturmakta.</p>
<h4><strong>TAVI yapılmış hastaya işlem tekrardan yapılabilir mi?</strong></h4>
<p>TAVI işleminde biyolojik kapak kullanıldığından, kapak içerisine yeni bir kapak koyma şansı mevcuttur. Bu sadece TAVI işlemi yapılan hastalar için değil, cerrahi ile biyolojik kapak takılan ve kapak yapısı bozulan hastalar içinde geçerlidir.</p>
<h4><strong>TAVI Kapak Değişimi sonrası günlük yaşama dönüş</strong></h4>
<p>TAVI işleminin en avantajlı yanı günlük yaşama çabuk dönüştür. Komplikasyon gözlenmeyen TAVI hastaları genelde 24-48 saat içerisinde taburcu edilmekte ve günlük yaşantılarına dönüş 1 hafta içerisinde gerçekleşmekte.</p>
<p><iframe loading="lazy" title="YouTube video player" src="https://www.youtube.com/embed/90sBXDr53mU?si=r4LYUGRlT8a_Ev8-" width="560" height="315" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe></p>
<p><iframe loading="lazy" title="YouTube video player" src="https://www.youtube.com/embed/ht99mOkBab4?si=yE8Tpz2vdnRMmJVU" width="560" height="315" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe></p>
<p><iframe loading="lazy" title="YouTube video player" src="https://www.youtube.com/embed/XghnZ21MCuM?si=b4WwHuWxpdgqYdIn" width="560" height="315" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe></p>
<p><iframe loading="lazy" title="YouTube video player" src="https://www.youtube.com/embed/bFfQLF_qXZM?si=eeGi0_vXgwwEn5Ag" width="560" height="315" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe></p>
<p><span style="vertical-align: inherit;">Sağlıkla ilgili diğer </span><a href="https://drahmetkarabulut.com/blog/"><span style="vertical-align: inherit;">yazılarıma</span></a><span style="vertical-align: inherit;"> gözatın</span></p>
<p><span style="vertical-align: inherit;">Kalp Sağlığı ilgili videolarıma </span><a href="https://www.youtube.com/channel/UC356bQKgWM-Aqdssfwqcnwg"><span style="vertical-align: inherit;">youtube</span></a><span style="vertical-align: inherit;"> kanalımdan ulaşabilirsiniz.</span></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drahmetkarabulut.com/aort-kapak-degisimi-tavi-anjiyo-yontemi-ile-kimlere-uygulanir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hipertansiyon Hastalarının Mutlak Bilmesi Gereken Noktalar</title>
		<link>https://drahmetkarabulut.com/hipertansiyon-hastalarinin-mutlak-bilmesi-gereken-noktalar/</link>
					<comments>https://drahmetkarabulut.com/hipertansiyon-hastalarinin-mutlak-bilmesi-gereken-noktalar/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Ahmet Karabulut]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 12 Jul 2023 09:15:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hipertansiyon]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drahmetkarabulut.com/?p=4257</guid>

					<description><![CDATA[Hipertansiyon Hastalarının Mutlak Bilmesi Gereken Noktalar &#8220;Hipertansiyonun diğer adı sessiz katildir&#8221; Hipertansiyon yani yüksek kan basıncı, dünyada olduğu gibi ülkemizde de yaygın ve en önemli sağlık sorunlarından birsidir. Türkiye’de 50 yaş üzerindeki her 2 kişiden biri yüksek tansiyon hastası olup, toplumun % 30’unda yüksek tansiyon mevcuttur. Hipertansiyon hastalarının üçte biri hastalığının farkında değildir. Kontrolsüz hipertansiyon [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1>Hipertansiyon Hastalarının Mutlak Bilmesi Gereken Noktalar</h1>
<h2><em>&#8220;Hipertansiyonun diğer adı sessiz katildir&#8221;</em></h2>
<p><strong>Hipertansiyon</strong> yani yüksek kan basıncı, dünyada olduğu gibi ülkemizde de yaygın ve en<br />
önemli sağlık sorunlarından birsidir. Türkiye’de 50 yaş üzerindeki her 2 kişiden biri yüksek<br />
tansiyon hastası olup, toplumun % 30’unda yüksek tansiyon mevcuttur. Hipertansiyon<br />
hastalarının üçte biri hastalığının farkında değildir. Kontrolsüz hipertansiyon bütün vücutta<br />
onarılması güç sorunlara yol açabilir. Bu yazıda hipertansiyon hastalarının bilmesi gereken noktaları özetledik.</p>
<h3><strong>Kontrolsüz hipertansiyon nelere yol açar?</strong></h3>
<p>&#8211; İnme ve felç riskini arttırır. Erkene yaşlarda demans gelişimini tetikler.<br />
&#8211; Kalbi büyütür, kalp krizi ve kalp yetersizliğine yol açar.<br />
&#8211; Böbrek yapısını bozarak böbrek yetersizliği yapar.<br />
&#8211; Aort damarını genişletir, aort diseksiyonu denilen yırtılma riskini artırır.<br />
&#8211; Göz damarlarını bozarak görme kaybına yol açar.</p>
<p>Sağlıklı yaşam tarzı ile ilaç kullanmadan tansiyon gelişimi engellenip ötelenebilir!</p>
<h4><strong>İlaçsız tansiyon düşürmenin yolları:</strong></h4>
<p><strong>&#8211; Tuzu kısıtlamak temel tansiyon tedavisidir.</strong><br />
Fazla tuz tüketimi ile hipertansiyon direk bağlantılıdır.<br />
Tuzlu hazır gıda tüketimi, yemeğin tadına bakmaksızın tuz ekleme alışkanlığı yüksek tansiyona davetiye çıkarır.</p>
<p>Hipertansiyonun en temel tedavi şekillerinden biri, tuz tüketimini kısıtlamaktır. Tuz alımını 3 gram (1 silme çay kaşığı) ile sınırlayan kişilerde kan basıncı 5-10 mmHg aralığında düşer. Böylece ilaç kullanmadan özellikle büyük tansiyonda düşüş sağlanmış oluyor.</p>
<p><strong>&#8211; Kilo verdikçe tansiyon düşer.</strong><br />
Aşırı kilo hipertansiyon için çok önemli bir risk faktörüdür. Alınan her kilo ile hem kan<br />
basıncı değerlerinde hem de insülin direncinde artış oluyor. Hipertansiyon hastalığının daha<br />
erken yaşta ortaya çıkmasındaki ana etkenlerden biri hızlı alınan kilolardır. İdeal kiloyu<br />
koruyan kişilerde hipertansiyon gelişimi daha az izlenir. Şişman kişilerde her 1 kg kilo verimi ise kan basıncını 1 mmHg düşürdüğünden fazla kilolardan kurtulmak hastalığa karşı büyük fayda sağlıyor.</p>
<p><strong>&#8211; Akılcıl beslenme ile tansiyon düşer.</strong><br />
Sağlıklı ve dengeli beslenme hipertansiyon hastaları için son derece önemlidir. Özellikle ağır<br />
ve yağlı yiyeceklerden uzak durulmalıdır. Ağır yemek sonrasında kan basıncında bir miktar<br />
artış gözlenir. Özellikle sindirim bozukluğu yaşayan hastalarda mide ve bağırsak gerilmesinin de getireceği ek stres ile kan basıncında ani ve tehlikeli zıplamalar yaşanabilir. Geç saatlerde yenilen ağır yemekler gece yüksek tansiyon atağı ile kişiyi acil servis yolcusu yapabilir.</p>
<p><strong>&#8211; Düzenli egzersiz ile tansiyon düşer.</strong><br />
Hareketsiz ve sedanter yaşam tarzı hipertansiyon gelişimini hızlandırır. Hipertansiyon<br />
hastalarının rutin alışkanlıkları arasına düzenli yürüyüşü katmaları şarttır. Her gün düzenli<br />
yarım saatlik yürüyüş metabolizmanın hızlanması, kalp ritminin düzenlenmesi ve vücut<br />
damarındaki artmış direncin düzene girmesi açısından fayda sağlıyor. Hergün yapılacak 20-30 dakika kardiyo-fitness grubu egzersizler ile de 2. ay sonunda kan basıncında 5-10 mmHg arası düşme izlenebiliyor.</p>
<p>&#8211; Sigara ve alkolden uzak kalanlarda tansiyon düşer, tüketimi kan basıncında ani zıplamalar yapabilir. Bunların terk edilmesi ile kan basıncında 2-5 mmHg arası düşme gözlenir. Sürekli tüketim yapan tiryakiler dışında arada bir tüketim yapan kişilerde de ani tansiyon yükselme riski mevcuttur.</p>
<p><strong>&#8211; Düzenli ve kaliteli uyku tansiyonu düşürür.</strong><br />
Tansiyon değerlerinde sık oynamalar tarif eden kişilerin çoğunluğunda uyku bozuklukları<br />
olduğu saptanmıştır. Her gece 7 saat kaliteli uyku gündüz tansiyon değerlerinin<br />
ayarlanmasında önemli fayda sağlar. Uyku ile birlikte metabolizma yavaşlar, kan basıncı<br />
düşer ve vücut zindelik kazanır. Bu kazanç sonraki gün içerisinde de vücuda olumlu etki<br />
sağlar.</p>
<p><strong>&#8211; Stres yönetimi ile tansiyon düşer.</strong><br />
Stres önemli bir hipertansiyon nedenidir. Özellikle iş yerinde stres yaşayan kişilerin kan<br />
basınçları evlere oranla 10-15 mmHg yüksek saptanmıştır. İş yeri stresi yaşayan kişilerde<br />
kalıcı hipertansiyon gelişimi daha sık izlenmektedir. Kişiler stres yüklerini sorgulamalı, orta<br />
ve ağır derecede stres yükü olanlar yardım almalıdır.</p>
<p><strong>&#8211; Gevşeme terapileri ile tansiyon düşer.</strong><br />
Düzenli gevşeme terapileri hipertansiyonda fayda sağlıyor. Haftanın 2-3 günü yapılacak yoga-pilates gibi gevşeme terapileri, müzik dinletileri ile kan basıncında 2-5 mmHg arası düşme sağlanıyor.</p>
<h5><strong>Hipertansiyon hastaları bu noktalara dikkat etmeli!</strong></h5>
<p><strong>&#8211; İlaçlarınızı düzenli kullanın.</strong><br />
Hipertansiyon hastalarının yaptığı en büyük yanlışlardan biri, çeşitli gerekçelerle ilaç<br />
kullanımını ihmal etmeleridir. Hatta tansiyonun normal seyrettiği günlerde ‘nasılsa<br />
tansiyonum iyi’ denilerek ilaç kullanılmıyor. Ancak bu hata ölümcül sonuçlara bile yol<br />
açabilir. O nedenle tansiyonunuz kontrol altında olsa da, hekiminizin bilgisi olmadan hiçbir<br />
şekilde ilacınızı kesmemeniz aksine düzenli almanız gerekiyor.</p>
<p><strong>&#8211; Muayene zamanında da ilaçlara devam edin.</strong><br />
Tansiyon hastaları sıklıkla hastaneye geldiklerinde ilaçlarını almazlar. Bu da hastane<br />
ölçümlerinin yüksek olmasına ve ilaç düzenlemesinin yanlış yapılmasına yol açabilir. Bu<br />
nedenle tansiyon ilaçları günün aynı saatlerinde düzenli olarak alınmalıdır.</p>
<p><strong>&#8211; Kan basıncınızı ölçüp kaydedin.</strong><br />
Kan basıncını düzenli ölçüp kaydetmek tedavi planlaması açısından oldukça önemlidir. Evde<br />
yapılan ölçümler hastanedekilere kıyasla daha düşük ve tedavi planlaması açısından daha<br />
değerlidir. Yapılan tedavinin etkin olup olmadığı doğru şekilde yapılan tansiyon ölçümü ile<br />
mümkündür. Haftada 2-3 kez tansiyon ölçümü yapılmalıdır.</p>
<p><strong>&#8211; Beyaz önlük tansiyonuna dikkat edilmeli!</strong><br />
Aşırı heyecanlı yapıdaki kişiler, panik bozukluğu olanların kan basınçları hastanede yüksek<br />
ölçülebilir. Beyaz önlük hipertansiyonu denilen bu durum, tansiyonları günlük yaşamda<br />
normal olan kişilerin hipertansiyon tanısı ile tedavi almalarına yol açabilir. Bu nedenle ev ve<br />
hastane ölçümleri farklı olan kişilerde tansiyon holter yada uzun süreli evde ölçümler ile<br />
beyaz önlük hipertansiyonu dışlanmalıdır.</p>
<p><strong>&#8211; Hipertansiyon diğer hastalıklara da davetiye çıkarır.</strong><br />
Göbekli hipertansiyon hastalarının şeker ve kolesterol açısından mutlaka değerlendirilmeleri<br />
gerekir. Metabolik sendrom denilen hastalıkta, hipertansiyona diğer kardeş hastalıkları<br />
diyabet, kolesterol yüksekliği ve şişmanlık da eşlik eder.</p>
<p><strong>&#8211; Dash diyeti kabul görmüş tansiyon hastaları için beslenme şeklidir.</strong><br />
Kalp hastalarının en çok uyguladığı diyet şekli olan Akdeniz diyeti ile benzer özellikler<br />
taşıyan Dash diyeti hipertansiyon hastalarında kabul görmüş beslenme şeklidir. Tuzun az<br />
tüketildiği, sebze-meyve ve balık tüketiminin fazlaca olduğu dash diyeti ile tansiyonda<br />
kontrol daha kolay sağlanır.</p>
<p><iframe loading="lazy" title="YouTube video player" src="https://www.youtube.com/embed/dgp3-I98pPU" width="560" height="315" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe></p>
<p><iframe loading="lazy" title="YouTube video player" src="https://www.youtube.com/embed/Sb_21eCEsf8" width="560" height="315" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe></p>
<p><iframe loading="lazy" title="YouTube video player" src="https://www.youtube.com/embed/Lj7MLZjPWo0" width="560" height="315" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe></p>
<p><iframe loading="lazy" title="YouTube video player" src="https://www.youtube.com/embed/lfTpdahAWXI" width="560" height="315" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe></p>
<p><span style="vertical-align: inherit;">Sağlıkla ilgili diğer </span><a href="https://drahmetkarabulut.com/blog/"><span style="vertical-align: inherit;">yazılarıma</span></a><span style="vertical-align: inherit;"> gözatın</span></p>
<p><span style="vertical-align: inherit;">Kalp Sağlığı ilgili videolarıma </span><a href="https://www.youtube.com/channel/UC356bQKgWM-Aqdssfwqcnwg"><span style="vertical-align: inherit;">youtube</span></a><span style="vertical-align: inherit;"> kanalımdan ulaşabilirsiniz.</span></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drahmetkarabulut.com/hipertansiyon-hastalarinin-mutlak-bilmesi-gereken-noktalar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Zayıflama İğnesi Tedavisinde Dikkat Edilmesi Gereken Noktalar</title>
		<link>https://drahmetkarabulut.com/zayiflama-ignesi-tedavisinde-dikkat-edilmesi-gereken-noktalar/</link>
					<comments>https://drahmetkarabulut.com/zayiflama-ignesi-tedavisinde-dikkat-edilmesi-gereken-noktalar/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Ahmet Karabulut]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 01 Jun 2023 07:37:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Obezite]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drahmetkarabulut.com/?p=4248</guid>

					<description><![CDATA[Zayıflama iğnesi Tedavisinde Dikkat Edilmesi Gereken Noktalar &#8220;Zayıflama iğnesi , doğru kişide kullanıldığında iyi sonuçlar alınır&#8221; &#8220;Zayıflama iğneleri, sadece 1-2 kilo vermeye çalışan, bölgesel incelmeye çalışan kişilerin kısa süreli kullanımına uygun değildir&#8221; Obezite yani şişmanlık bütün dünyada yeni bir pandemi oluşturmuş durumda. Dünya üzerinde 650 milyon kişi şişmanlıktan muzdarip. Bir o kadar kişi fazla kilolar [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1>Zayıflama iğnesi Tedavisinde Dikkat Edilmesi Gereken Noktalar</h1>
<p><em><strong>&#8220;Zayıflama iğnesi , doğru kişide kullanıldığında iyi sonuçlar alınır&#8221;</strong></em></p>
<p><strong><em>&#8220;Zayıflama iğneleri, sadece 1-2 kilo vermeye çalışan, bölgesel incelmeye çalışan kişilerin kısa süreli kullanımına uygun değildir&#8221;</em></strong></p>
<p>Obezite yani şişmanlık bütün dünyada yeni bir pandemi oluşturmuş durumda. Dünya üzerinde 650 milyon kişi şişmanlıktan muzdarip. Bir o kadar kişi fazla kilolar ile mücadele ediyor. Yani dünya üzerinde 1 milyarın üzerinde kilo sorunu yaşayan kişi var. Fazla kilolar ile mücadelede temel yaklaşım sağlıklı yaşam tarzı. Ancak kısa yoldan kilo vermek isteyenler yönünü zayıflama iğneleri ve mide ameliyatlarına çevirmiş durumda. Bu yazıda zayıflama iğneleri ile ilgili kısa bir özet yapacağız.</p>
<h2><strong>Zayıflama iğneleri ne zamandır kullanılıyor?</strong></h2>
<p>İlaç ile zayıflamanın tarihi eskilere dayanıyor. Bir dönem ağızdan alınan sibutramin (Reductil) ve orlistat (Xenical) ilaçları yoğun bir talep görmüştü. Ancak sibutraminin kalp sağlığı üzerinde olumsuz etkileri olduğu anlaşılınca ilaç üretimden kaldırılmış, orlistat ise unutulur hale gelmiştir.</p>
<p>Şu anda zayıflama iğnesi olarak kullanılan incretin denilen GLP-1 (Glukagon benzeri peptid) analogları asıl olarak şeker hastalığı tedavisi için geliştirilmiştir. 2005 yılında exnatid (Byetta) şeker tedavisi için kullanıma sunulmuş, grubun yeni üyesi olan liraglutid (Saxenda) ise 2014 yılında erişkinlerde obezite tedavisi için FDA onayı almıştır. Aynı ilaç 2020 yılında 12 yaş üzeri gençler için de aynı endikasyonu almıştır.</p>
<p>Novo Nordiskin yeni ilacı semaglutid (Ozempic) ise 2017 de şeker hastalığı için endikasyon almış, 2021 de erişkinler için ve 2022 de 12 yaş üzeri gençler için obezite tedavisinde FDA onayı almıştır. Aynı grubun diğer üyesi dulaglutid (Trulicity) ise 2014 den beri şeker hastalığı için kullanılmakta olup, obezite için endikasyon almamıştır. Lily tarafından geliştirilen yeni ilaç tirzepatide (Mounjaro) GLP-1 etkisi yanında GIP (gastrik inhibitör peptid) etkisine sahip olup 2022 de diyabet için endikasyon almıştır.</p>
<p>Yakın zamanda açıklanan obezite çalışması sonrası kilo vermek için de Zepbound ticari ismiyle FDA onayı almıştır.</p>
<h3><strong>Zayıflama iğneleri nasıl etki gösterir?</strong></h3>
<p>Zayıflama iğneleri tokluk merkezini uyarır ve mide hareketlerini yavaşlatır. Yemek sonrası insülin salınımını arttırır. Daha uzun süreli tokluk hissi verir. İnsülin direncini azaltır, kolesterol dengesini düzeltir.</p>
<h3><strong>Zayıflama iğneleri kalbi nasıl etkiler?</strong></h3>
<p>Eski ilaçların aksine zayıflama iğneleri kalp sağlığını olumlu etkiler. Azalan kilolar, düzelen insülin direnci ve kolesterol dengesi, hizaya gelen kan basıncı ile damar hastalıkları riskinde azalma izlenir.</p>
<h4><strong>Zayıflama iğneleri tehlikeli mi?</strong></h4>
<p>Zayıflama iğneleri masum ilaçlar değildir. Ancak doğru şekilde kullanıldığında güvenli ilaçlardır. En sık yan etki mide yanması, bulantı, kusma ve kabızlık olup, bu durum diyete uymayanlarda daha belirgindir.</p>
<p>Egzersiz yapmayanlarda kas yorgunluğu ve halsizlik sık izlenir. Alerjik reaksiyonlar nadiren izlenebilir. Tiroid kanseri olanlar, ve ailesel tiroid kanseri hikayesi olanlar iğneyi kullanmamalıdır. Takipte görme bozuklukları ve safra taşı gelişimi izlenebilir. Şiddetli karın ağrıları pankreas iltihabını düşündürmelidir. Hamile ve emziren kadınlar iğneyi kullanmamalıdır. Şeker ilacı ve insülin kullanan kişilerde ani şeker düşme riski mevcuttur ve iğne öncesi doz ayarlaması yapılmalıdır.</p>
<p>Böbrek yetersizliği olan kişiler iğne tedavisi ile birlikte iyi sıvı tüketmelidir. Yan etkileri takip açısından düzenli kontrol faydalı olacaktır.</p>
<h4><strong>Zayıflama iğneleri kimler kullanmalı?</strong></h4>
<p>Vücut kitle indeksi (kilo/boy2) 30 un üzerinde olanlarda kesin endikasyon vardır. Ben sıklıkla bu grupta tedaviye başlıyorum. Endikasyon olarak VKI&gt;27 olan ve kiloya bağlı şeker, tansiyon gibi rahatsızlıkları olan kişilerde de tedavi düşünülebilir.</p>
<h4><strong>Zayıflama iğnesi nasıl kullanılır?</strong></h4>
<p>Zayıflama iğneleri mutlaka diyet ve egzersiz programı ile birlikte kullanılmalıdır. Doktor kontrolünde tedaviye başlanmalıdır. İğneler en düşük dozda başlanır ve aralıklı olarak doz artımı yapılarak tolere edilen en yüksek doza çıkılır. Liraglutid (Saxenda) günde 1 kez karın bölgesine aç yada tok yapılabilir. Semaglutid (Ozempic) ve Tirzepatid (Mounjaro) ise hafta 1 kez yapılır.</p>
<h4><strong>İğne tedavisi ne kadar sürdürülmeli?</strong></h4>
<p>Yapılan çalışmalar ortalama 52-72 hafta aralığında olup, tedavi en az 1 sene sürdürülmelidir. Tedavi azaltılarak kesilebilir. Şeker hastalığı olanlarda ise tedaviye aralıksız devam edilebilir.</p>
<h4><strong>İğneyi kesince kilo alır mıyım?</strong></h4>
<p>Tedavi erken kesilirse tekrar kilo alımı sıklıkla izlenir. 1 yılın üzerindeki tedavide iğne bırakıldığında tekrar kilo alma oranı % 10-30 aralığında olup, sağlıksız yaşam tarzına dönüş yapanlarda bu oran daha yüksektir.</p>
<h4><strong>Zayıflama iğneleri ile ne kadar kilo veririm?</strong></h4>
<p>Zayıflama iğneleri ile 1 yılda yaklaşık %10-15 kilo verilmiştir. Buda aylık ortalama 1-2 kg düşüşe denk gelir. Diyet ve egzersiz ile bu oran daha da artabilir. İğne tedavisine başlarken mucizevi ayda 5-10 kg düşüşler beklememek gerekir.</p>
<h4><strong>Hangi iğneyi kullanayım?</strong></h4>
<p>Bu soruya net cevabı takip eden hekim vermelidir. Liraglutid (Saxenda) ile kullanım tecrübesi daha fazladır. Hergün kullanımı ise dezavantajlı yanıdır. Haftada 1 kullanılan Semaglutid (Ozempic) Liraglutide oranla % 10 daha fazla kilo düşüsü sağlar. Semaglutid kullanan kişilerde kas güçsüzlüğünü önlemek için egzersiz ve diyete dikkat edilmelidir. Birebir karşılaştırma olmasa bile Tirzepatid etkisinin Semaglutid ile benzer olduğu söylenebilir.</p>
<h4><strong>İğne dışında alternatif yok mu?</strong></h4>
<p>Ozempic iğnesinin ağızdan alınan tablet formu (Rybelsus) şeker hastalıklarında kullanılmaktadır. Hergün kullanılması gereken oral formun obezite için FDA onayı yoktur.</p>
<p><iframe loading="lazy" title="YouTube video player" src="https://www.youtube.com/embed/uKQ99bEzRho" width="560" height="315" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe></p>
<p><span style="vertical-align: inherit;">Sağlıkla ilgili diğer </span><a href="https://drahmetkarabulut.com/blog/"><span style="vertical-align: inherit;">yazılarıma</span></a><span style="vertical-align: inherit;"> gözatın</span></p>
<p><span style="vertical-align: inherit;">Kalp Sağlığı ilgili videolarıma </span><a href="https://www.youtube.com/channel/UC356bQKgWM-Aqdssfwqcnwg"><span style="vertical-align: inherit;">youtube</span></a><span style="vertical-align: inherit;"> kanalımdan ulaşabilirsiniz.</span></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drahmetkarabulut.com/zayiflama-ignesi-tedavisinde-dikkat-edilmesi-gereken-noktalar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>558</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kalp Hastaları Hangi Antioksidan Takviyeleri Kullanmalı?</title>
		<link>https://drahmetkarabulut.com/kalp-hastalari-hangi-antioksidan-takviyeleri-kullanmali/</link>
					<comments>https://drahmetkarabulut.com/kalp-hastalari-hangi-antioksidan-takviyeleri-kullanmali/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Ahmet Karabulut]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 01 Jun 2023 07:33:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp Hastalıklarından Korunma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drahmetkarabulut.com/?p=4243</guid>

					<description><![CDATA[Kalp Hastaları Hangi Antioksidan Takviyeleri Kullanmalı? &#8221; Antioksidan takviyeler kalp ve damar hastalıklarına karşı koruma kalkanı oluşturur&#8221; Sağlıksız yaşam tarzı, vücut üzerinde oluşturduğu oksidatif stres ile kalp hastalığından kansere kadar bir çok hastalığı tetikliyor. Tüm dünyada en önde gelen ölüm sebebi olan kalp krizi ve inmenin temelinde ateroskleroz dediğimiz damar sertliği var. İltihabi reaksiyonlar damar [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1><strong>Kalp Hastaları Hangi Antioksidan Takviyeleri Kullanmalı?</strong></h1>
<h4><em>&#8221; Antioksidan takviyeler kalp ve damar hastalıklarına karşı koruma kalkanı oluşturur&#8221;</em></h4>
<p>Sağlıksız yaşam tarzı, vücut üzerinde oluşturduğu oksidatif stres ile kalp hastalığından kansere kadar bir çok hastalığı tetikliyor. Tüm dünyada en önde gelen ölüm sebebi olan kalp krizi ve inmenin temelinde ateroskleroz dediğimiz damar sertliği var. İltihabi reaksiyonlar damar sertliğini hızlandıran en önemli etken. Sağlıklı yaşam tarzı ile bu iltihabi reaksiyonlar azalıyor. Antioksidan takviyeler ise sağlıklı yaşam tarzına destek vererek iltihabi reaksiyonları ve birçok hastalığı baskılıyor. Doğal yoldan yeterince antioksidan alamayanlar için kalp hastalarında en sık tercih ettiğimiz antioksidan takviyeleri paylaşıyoruz. Antioksidan takviyeler hekim önerisi ile alınmalıdır.</p>
<ul>
<li><strong>Omega-3:</strong> Yağlı balıklarda mevcut hayvansal omega-3 olan EPA ve DHA takviyeleri damar sertliği üzerinde olumlu etki gösteriyor. İyi bir antioksidan olan omega-3 için önerilen günlük doz 2-4 gr. Çoğu ürün 1 gr olduğu için sabah akşam kullanılabilir. Takviye tercihinde ürünün İFOS onaylı olmasına dikkat edin. Balık tüketilen günlerde alınmasına gerek yoktur.</li>
<li><strong>Koenzim Q10:</strong> Hücrelerin enerjisini sağlayan mitokondrileri destekler. Birçok hücresel işlevde görev alır. İyi bir antioksidan etkiye sahiptir. Kolesterol ilaçlarının oluşturduğu yorgunluk yan etkisini azaltır. Günlük önerilen doz 100-200 mg. Piyasada 100 ve 200 mg formları mevcut olup daha çok 100 mg formu tercih edilmektedir.</li>
<li><strong>Resveratrol:</strong> Fitoaleksin olarak adlandırılan ve daha çok meyvelerde bulunan güçlü bir antioksidan maddedir. Düzenli kullanıldığında damar sağlığını olumlu etkiler. Önerilen günlük doz 100-250 mg. Genellikle 200 mg formu tercih edilmektedir.</li>
<li><strong>Quercetin:</strong> Flavonoid olarak adlandırılan ve yine meyve ve sebzelerde bulunan güçlü bir antioksidan maddedir. Damar sertliği üzerinde olumlu etki yapar. Önerilen günlük doz 250-500 mg. Lipozomal formların emilimi daha iyi olup, daha düşük dozda kullanılabilir.</li>
<li><strong>Curcumin:</strong> Zerdeçalın temel etkin maddesidir. İyi bir antioksidan özelliğe sahip olup, iltihabi olayları baskılar. Günlük önerilen curcumin dozu 50-100 mg dır. Zerdeçal kullanan kişilerde ek curcumin takviyesine gerek yoktur. Günlük zerdeçal tüketim miktarı 0.5-2 gr arasında olmalıdır.</li>
<li><strong>N-asetil sistein ve Selenyum:</strong> Vücuttaki en güçlü antioksidan olan glutatyonun temel öğelerinden biri sistein amino asitidir. Selenyum ise glutatyon üretiminde yardımcı mineraldir. Damardan alınan glutatyon etkisi çok kısa olduğundan asıl hedef glutatyon etkisini arttırmak olmalıdır. NAC olarak bilinen sistein ve selenyum takviyesi ile vücuttaki glutatyon üretimi artar. Önerilen sistein dozu 600-1200 mg, selenyum dozu ise 100-400 mcg dır.</li>
</ul>
<p><iframe loading="lazy" title="YouTube video player" src="https://www.youtube.com/embed/k18Zgm2SfDE" width="560" height="315" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe></p>
<p><span style="vertical-align: inherit;">Sağlıkla ilgili diğer </span><a href="https://drahmetkarabulut.com/blog/"><span style="vertical-align: inherit;">yazılarıma</span></a><span style="vertical-align: inherit;"> gözatın</span></p>
<p><span style="vertical-align: inherit;">Kalp Sağlığı ilgili videolarıma </span><a href="https://www.youtube.com/channel/UC356bQKgWM-Aqdssfwqcnwg"><span style="vertical-align: inherit;">youtube</span></a><span style="vertical-align: inherit;"> kanalımdan ulaşabilirsiniz.</span></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drahmetkarabulut.com/kalp-hastalari-hangi-antioksidan-takviyeleri-kullanmali/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
