<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Genel Kalp ve Damar Sağlığı - Prof. Dr. Ahmet Karabulut ile kalbini sev!</title>
	<atom:link href="https://drahmetkarabulut.com/genel/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://drahmetkarabulut.com/genel/</link>
	<description>Kalp ve damar sağlığı hakkında aradığınız herşey</description>
	<lastBuildDate>Wed, 18 Feb 2026 12:38:27 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.5</generator>

<image>
	<url>https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2018/04/favicon.png</url>
	<title>Genel Kalp ve Damar Sağlığı - Prof. Dr. Ahmet Karabulut ile kalbini sev!</title>
	<link>https://drahmetkarabulut.com/genel/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>RAMAZAN AYINI SAĞLIKLI GEÇİRMEK İÇİN NELER YAPILMALI?</title>
		<link>https://drahmetkarabulut.com/ramazan-ayini-saglikli-gecirmek-icin-neler-yapilmali/</link>
					<comments>https://drahmetkarabulut.com/ramazan-ayini-saglikli-gecirmek-icin-neler-yapilmali/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Ahmet Karabulut]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Feb 2026 12:38:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drahmetkarabulut.com/?p=4332</guid>

					<description><![CDATA[Yeniden Ramazan ayını karşılamaya hazırlanıyoruz. Hicri ve miladi takvim arasındaki fark Ramazan ayını 4 mevsimde yaşamamızı sağlıyor. Bu sene günlerim kısa olduğu, sıcak havaların olmadığı yaz aylarına göre daha rahat bir Ramazan ayı bizi bekliyor. Kış aylarında oruç tutmak yaz mevsimine göre daha rahat olsa da, kronik hastalığı olan kişilerin oruç tutmadan önce hekimleri ile [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2026/02/FullSizeRender.jpeg"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignleft size-full wp-image-4333" src="http://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2026/02/FullSizeRender.jpeg" alt="" width="1132" height="797" srcset="https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2026/02/FullSizeRender.jpeg 1132w, https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2026/02/FullSizeRender-640x451.jpeg 640w, https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2026/02/FullSizeRender-768x541.jpeg 768w, https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2026/02/FullSizeRender-696x490.jpeg 696w, https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2026/02/FullSizeRender-1068x752.jpeg 1068w, https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2026/02/FullSizeRender-597x420.jpeg 597w, https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2026/02/FullSizeRender-100x70.jpeg 100w" sizes="(max-width: 1132px) 100vw, 1132px" /></a>Yeniden Ramazan ayını karşılamaya hazırlanıyoruz. Hicri ve miladi takvim arasındaki fark Ramazan ayını 4 mevsimde yaşamamızı sağlıyor. Bu sene günlerim kısa olduğu, sıcak havaların olmadığı yaz aylarına göre daha rahat bir Ramazan ayı bizi bekliyor. Kış aylarında oruç tutmak yaz mevsimine göre daha rahat olsa da, kronik hastalığı olan kişilerin oruç tutmadan önce hekimleri ile konuşması faydalı olacaktır.</p>
<p><strong><em>Oruç tutmak sağlığımızı nasıl etkiliyor?</em></strong></p>
<p>Oruç tutmak hem beden hem de ruh sağlığımızı olumlu yönde etkiler. Özellikle vücudu tetikte tutan uyarıcı etkiye sahip sempatik sinir sisteminin baskılanması sonucu kalp hızında ve özellikle büyük tansiyonda azalma gözlenir. Bunun yanında şeker hastalığı ve damar hastalığını tetikleyen insülin direncinde düzelme gözlenirken, koruyucu kolesterol olarak adlandırılan HDL kolesterolde de artış izlenir. Kalp hastalıklarında kötü seyri gösteren kalp hızı değişkenliğinde oruç sırasında iyileşme saptanmıştır. Damar duvarlarına zarar veren homosistein seviyelerinde de oruçla birlikte düşüş izlenmiştir. Bunların ışığında yapılan bir çalışmada oruç sonrası 10 yıllık kalp krizi gelişme riskinde azalma olduğu saptanmıştır.</p>
<p>Kalp hastalıklarında sıklıkla gelişen psikolojik bozukluk ve depresyon durumu oruçla birlikte düzelir. Hasta kalp hastası oldum, yarım adam oldum psikolojisinden çıkar. Kalp hızındaki azalma ve tansiyonda oluşacak düşme ile hastalarda göğüs ağrısı, nefes darlığı gibi şikayetler azalacaktır. Şeker ve kolesterol kontrolü kolaylaşacak ve damar sağlığında iyileşme olacaktır.</p>
<p><strong><em>Hangi hastalar oruç tutmamalı?</em></strong><span id="more-4332"></span></p>
<p>Oruç sadece sağlıklı kişilere farz kılınmıştır. Bu nedenle ilerlemiş kronik hastalıkları olan kişiler oruç tutmak için ısrarcı olmamalıdır. İlerlemiş kronik hastalığı olan kişilere oruç için mutlaka hekimlerinden fikir almalıdır. Ciddi kalp yetersizliği mevcut hastalar, tedavi edilmemiş damar darlığı bulunan hastalar, ilerlemiş kapak hastalığı bulunanlar, kontrolsüz yüksek tansiyon hastaları, böbrek yetersizliği bulunan hastalar, karaciğer yetersizliği hastaları, ilerlemiş koah hastaları, çoklu ilaç ya da insülin kullanan şeker hastaları, hastalıkları nedeniyle günün belirli saatlerinde ilaç almak zorunda olanlar ve bu ilaç tedavisi iftar ve sahura göre ayarlanamayan hastalar, kalp ameliyatı yada balon stent işlemi sonrasındaki 3 ay süresinde oruç tutmak önerilmez. İlerlemiş kanser hastalarına oruç tutmayı önermiyoruz.</p>
<p><strong><em>Hangi hastalıklarda oruç tutulabilir?</em></strong></p>
<p>Kronik hastalığı olan kişiler oruç tutmak için doktorları ile görüşüp kesin karar vermelidir. Genel olarak kontrol altına alınmış tansiyon hastaları, şikayeti olmayan damar sertliği hastaları, hafif düzeydeki kalp kapak hastalıkları, iyi huylu ritim bozukluğu hastaları, hafif düzeydeki kalp yetersizliği hastaları, ılımlı seyreden şeker hastalığı, hafif düzeydeki böbrek ve karaciğer hastalıklarında oruç tutulması genel olarak ek sağlık sorunu oluşturmaz. Başarılı bir şekilde tedavi edilmiş kanser hastaları oruç tutabilir. Hafif düzeydeki koah hastaları da oruç tutabilirler.</p>
<p><strong><em>Ramazan ayı kilo alımı ile sonuçlanabilir!</em></strong></p>
<p>Mantıklı bir düşünce ile bakıldığında oruç ile birlikte kilo kaybı olacağını bekleriz. Ancak gerçek yaşamda olanlar biraz farklıdır. Dengesiz beslenme düzeni çoğunlukla Ramazan ayında kilo alımını beraberinde getirir. Ramazan sonrası bayram ödülleri de alınan kiloları daha da arttırır. Ramazan ayında kilo alımına sebep olan temel noktalar şu şekilde sıralanabilir:</p>
<ul>
<li>İftar sofralarını ziyafet olarak gören ve sofradaki her şeyi tüketmeyi görev bilen kişiler kilo alacaktır.</li>
<li>Ramazan alışkanlığı olan ramazan pidesi de kilo alımı için risk oluşturur. Çok miktarda beyaz un yapımı pide tüketimi kilo ile sonuçlanacaktır.</li>
<li>İftardan sonra sahura kadar olan süreyi yeme ve içme zamanı olarak değerlendiren kişiler kilo alacaktır.</li>
<li>Sahur yapmadan tek öğün ile oruç tutan kişilerde de kilo alımı gözlenebilir. Tek öğün beslenme ile metabolizma hızı yavaşlar ve alınan gıdalar zamanla vücuda fazla gelir ve kilo alımı izlenebilir.</li>
<li>İftardan kalan yemekleri sahurda yemeye devam edenler de kilo alacaktır. Sahur menüsü kahvaltı ile eşdeğer olmalıdır.</li>
<li>Ramazan ayında uyku kalitesinin bozulması ve az uyumak da metabolizmayı olumsuz etkiler. Bu durum kilo alımı ile sonuçlanabilir.</li>
</ul>
<p>Ramazan ayında kilo almamak için, sahur mutlaka yapılmalı, iftarda iftariyelik ve tatlı yerine sadece salata ve ana yemek tercih edilmeli, ramazan pidesine dur denilmeli ve iftar ile sahur arasında yemek yenilmemelidir. Ramazan ayında tüketimi artan şerbetli tatlılardan uzak durulmalıdır.</p>
<p><strong><em>Ramazan ayında kalp krizi riski artmaz!</em></strong></p>
<p>Oruç ile birlikte vücut üzerinde oluşan sakinlik hali, insülin direncinde azalma ve stresten uzaklaşma kalp ve damar sağlığını olumlu etkileyecektir. Ancak belirli bir yeme düzenine alışmış mideye iftar ile yapılacak aşırı yüklenme kendisini şişkinlik, hazımsızlık, karın ağrısı, çarpıntı ve tansiyon yüksekliği ile gösterecektir. Ağır iftar sofralarında kendisini kaybeden kişilerde kalp krizi riski artmıştır. Kalp krizi riskini azaltmak için bu noktalara dikkat!</p>
<ul>
<li>İftarı sigara ile açmayın. Ramazan ayı sigara bırakmak için uygun bir zamandır.</li>
<li>Midenin sınırlarını zorlamayın! Midenin yemek borusuna kadar tıka basa ağır yemekler ile doldurulması tansiyonu yükseltir. Kalp krizi riskinde artış olacaktır.</li>
<li>Sofraya tuz koymayın. Ramazan ayında tuz tüketimi artar. Artan tuz tüketimi tansiyon ve kalp krizi riskini arttırır.</li>
<li>Şerbet ve gazlı içecek yerine su tüketin. Ramazan ayına özel şerbetler su tüketiminin azalmasına ve şeker tüketiminin artmasına yol açar. Azalan su tüketimi damarlarda pıhtı oluşumuna zemin hazırlayabilir.</li>
<li>Sahur yapın. Sahur yapmayan kişilerden gün içerisinde baş ağrısı ve tansiyon atakları daha sık izlenir. Vücutta oluşan stres ve tansiyon yükselişi kalp krizi riskini arttırabilir.</li>
<li>Ramazan nedeniyle hareket ve egzersize ara verilmemelidir. Düzenli yürüyüş iftar öncesi ya da teravih sonrası yapılabilir. Sahur sonrası da yürüyüş yapılabilir. Düzenli yürüyüş kalp ve damar sağlığını olumlu etkiler.</li>
<li>Uyku saatini azaltmayın. Sahur ile bölünecek uyku akşam yatağa daha erken gidilerek telafi edilebilir. Uykusuzluk kalp sağlığını olumsuz etkiler. Gündüz saatlerinde uykuyu telafi etmek isteyen kişiler 30-60 dakika uyuyabilir. Ancak uzun süreli gündüz uykuları gece uykusunu bozacaktır.</li>
<li>Özellikle şeker, tansiyon ve kolesterol ilacı kullanan kişiler ilaçlara ramazan ayında da devam etmelidir. Kontrolsüz şeker, tansiyon ve kolesterol kalp krizini tetikleyen temel hastalıklardır.</li>
</ul>
<p><strong><em>Oruç tutacak kişiler nasıl beslenmeli?</em></strong></p>
<ul>
<li>Oruç nedeniyle kişiler mevcut sağlıklı diyet alışkanlıklarından vazgeçmemeli, ziyafet yada sultan sofralarına oturmaktan kaçınmalıdır.</li>
<li>Su içimi en çok dikkat edilecek nokta olup, iftar ile sahur arası 1.5 litre su içilmesi günün daha rahat geçirilmesini sağlayacaktır.</li>
<li>İftar su ve çorbayla açılmalıdır. Hurma, yeşil salata ve komposto yada hoşaf sofrada mutlaka yer almalıdır.</li>
<li>Yenilecek ekmek miktarı menüye göre ayarlanmalı, makarna-pilav gibi karbonhidrat ağırlıklı menülerde ekmek kısıtlanmalıdır. Tam tahıllı esmer ekmekler tercih edilmelidir.</li>
<li>Ana yemek çorba ve salatalar sonrası tek çeşit olmalı, yüksek kalorili ve yağlı çeşit çeşit ana yemekler bir arada tüketilmemelidir.</li>
<li>İftar yemeği yavaş tüketilmeli ve mide sınırları zorlanmamalıdır. Gazlı içecek düşkünleri doğal maden suyunu tercih etmelidir.</li>
<li>Tatlı olarak sütlü tatlılar tercih edilmeli, tatlı ve meyve faslı teravih sonrasına bırakılmalıdır.</li>
<li>Tuz kısıtlayıcı diyette olan yüksek tansiyon hastaları bu diyete devam etmelidir.</li>
<li>Oruç, sigara bırakmak için en ideal dönem olup, iftar sigara ile açılmamalı, iftar sonrası peş peşe sigara içiminden kaçınılmalıdır.</li>
<li>Sahur mutlaka yapılmalı ve sahurda kahvaltı çeşitleri tercih edilmelidir.</li>
<li>Sahurda tüketilecek ağır yemekler ve tatlılar, mide salgısını arttıracak, insülin uyarılmasını arttıracak ve gün içerisinde açlığı tetikleyecektir.</li>
<li>Lif ihtiyacını karşılamak için sahurda yeşil salata ve tek porsiyon meyve tüketimi faydalıdır.</li>
<li>Sahur sofrasında 1 çay tabağı kadar taze ceviz, badem veya fındık bulunması damar sağlımızı korur.</li>
<li>Sahurda çay-kahve tüketimi yerine su tercih edilmelidir.</li>
<li>Sahurda sigara içilmemelidir.</li>
<li>Sahura kalkamayan kalp hastaları günü oruçlu geçirmek için ısrarcı olmamalıdır.</li>
</ul>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drahmetkarabulut.com/ramazan-ayini-saglikli-gecirmek-icin-neler-yapilmali/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>29 Eylül Dünya Kalp Günü</title>
		<link>https://drahmetkarabulut.com/29-eylul-dunya-kalp-gunu-2/</link>
					<comments>https://drahmetkarabulut.com/29-eylul-dunya-kalp-gunu-2/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Ahmet Karabulut]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 29 Sep 2023 08:04:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drahmetkarabulut.com/?p=4305</guid>

					<description><![CDATA[Bugün 29 Eylül&#8230; Doğum günü yada yıldönümü olanların dışında anlam ifade etmeyebilir. Kalbini dinleyenler için anlamı büyük bir gün.. 29 Eylül Dünya Kalp Günü&#8230; Bu sene dünya kalp gününü ChatGPT ye sorduk.. İşte cevabı: Dünya Kalp Günü: Sağlıklı Kalbin Önemi Vurgulanıyor Dünya genelinde her yıl 29 Eylül, Dünya Kalp Günü olarak kutlanıyor. Bu özel gün, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div dir="auto"><a href="http://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2023/09/unnamed.png"><img decoding="async" class="alignleft size-full wp-image-4306" src="http://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2023/09/unnamed.png" alt="" width="804" height="564" srcset="https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2023/09/unnamed.png 804w, https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2023/09/unnamed-640x449.png 640w, https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2023/09/unnamed-768x539.png 768w, https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2023/09/unnamed-696x488.png 696w, https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2023/09/unnamed-599x420.png 599w, https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2023/09/unnamed-100x70.png 100w" sizes="(max-width: 804px) 100vw, 804px" /></a></div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto">Bugün 29 Eylül&#8230;</div>
<div dir="auto">Doğum günü yada yıldönümü olanların dışında anlam ifade etmeyebilir. Kalbini dinleyenler için anlamı büyük bir gün.. 29 Eylül Dünya Kalp Günü&#8230;</div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto">Bu sene dünya kalp gününü ChatGPT ye sorduk.. İşte cevabı:</div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto">Dünya Kalp Günü: Sağlıklı Kalbin Önemi Vurgulanıyor</div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto">Dünya genelinde her yıl 29 Eylül, Dünya Kalp Günü olarak kutlanıyor. Bu özel gün, kalp sağlığının önemini vurgulamak, kalp hastalıklarının önlenmesini teşvik etmek ve kalp sağlığıyla ilgili farkındalık yaratmak amacıyla düzenleniyor.</div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto">Kalp hastalıkları, dünya genelinde ölüm nedenleri arasında önde geliyor. Ancak birçoğu önlenebilir veya erken teşhis edilebilir. Bu nedenle, Dünya Kalp Günü, insanları sağlıklı yaşam tarzı seçimleri yapmaya, düzenli egzersiz yapmaya, sağlıklı beslenmeye ve sigara gibi zararlı alışkanlıklardan uzak durmaya teşvik ediyor.</div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto">Kalp sağlığını korumak için atılacak adımlar arasında düzenli tıbbi kontroller, kan basıncı kontrolü ve kolesterol düzeylerinin takibi yer alıyor. Ayrıca, stres yönetimi ve sağlıklı bir uyku düzeni de kalp sağlığına olumlu katkılarda bulunuyor.</div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto">Dünya Kalp Günü, insanların kalp sağlığını ön planda tutmalarını, sevdiklerinin kalp sağlığını korumalarına yardımcı olmalarını ve kalp hastalıklarıyla mücadelede toplumsal bilinci artırmayı amaçlıyor.</div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto">Unutmayın, sağlıklı bir kalp, uzun ve mutlu bir yaşamın temelidir. Dünya Kalp Günü, bu değerli organımızın sağlığını koruma ve geliştirme fırsatı sunuyor. Kalp sağlığınızı önemseyin, sevdiklerinizin kalp sağlığını destekleyin ve sağlıklı yaşam tarzı seçimleriyle geleceğinizi şekillendirin.</div>
<div class="yj6qo"></div>
<div class="adL" dir="auto"></div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drahmetkarabulut.com/29-eylul-dunya-kalp-gunu-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yaz Aylarında Kalp Sağlığınızı Koruyacak 10 Altın Öneri</title>
		<link>https://drahmetkarabulut.com/yaz-aylarinda-kalp-saglimizi-koruyacak-10-altin-oneri/</link>
					<comments>https://drahmetkarabulut.com/yaz-aylarinda-kalp-saglimizi-koruyacak-10-altin-oneri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Ahmet Karabulut]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 26 Jun 2022 10:46:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drahmetkarabulut.com/?p=4129</guid>

					<description><![CDATA[Yaz Aylarında Kalp Sağlığınızı Koruyacak 10 Altın Öneri &#8220;Yaz aylarında artan sıcaklık ve nem, uzayan günler ve tatil planları günlük rutinlerimizin aksamasına yol açar. Yaz aylarını kalp sağlığı açısından iyi geçirmek için sıralayacağımız noktalara dikkat edin!&#8221; Mevsimlerde sırayı şaşırdı ve bu sene soğuk havalardan baharı tam yaşayamadan direk yaz sıcağına merhaba dedik. Bazı bölgelerimizde hissedilen [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1><span style="vertical-align: inherit;"><span style="vertical-align: inherit;">Yaz Aylarında Kalp Sağlığınızı Koruyacak 10 Altın Öneri</span></span></h1>
<p><strong><em>&#8220;Yaz aylarında artan sıcaklık ve nem, uzayan günler ve tatil planları günlük rutinlerimizin aksamasına yol açar. Yaz aylarını kalp sağlığı açısından iyi geçirmek için sıralayacağımız noktalara dikkat edin!&#8221;</em></strong></p>
<p><span style="vertical-align: inherit;"><span style="vertical-align: inherit;">Mevsimlerde sırayı şaşırdı ve bu sene soğuk havalardan baharı tam yaşayamadan direk yaz sıcağına merhaba dedik. Bazı bölgelerimizde hissedilen sıcaklık daha yazın başında 40 dereceyi bulacak. Yaz sıcakları sadece kalp hastalarını değil, kalp hastalığı için risk taşıyan sağlıklı kişileri de zorlayacak. Peki yaz dönemini sağlıklı geçirmek için neler yapmalıyız? Kronik hastalığı olsun yada olmasın, yaz aylarını sağlıklı geçirmeniz için 10 tane önemli başlığı sizin için hazırladık.</span></span></p>
<h2><strong><span style="vertical-align: inherit;"><span style="vertical-align: inherit;">1. Kalp Sağlığınız için Güneş yorgunu olmayın!</span></span></strong></h2>
<p><span style="vertical-align: inherit;"><span style="vertical-align: inherit;">Yaz güneşi altında uzun süre güneşlenme, aktivite yapma, çalışmak vücut enerji seviyenizi sıfırlayabilir. Özellikle terleme ile birlikte olan güneşe maruziyette halsizlik, baş ağrısı, konsantrasyon bozukluğu, bulantı hissi güneş ışınlarının yol açtığı güneş yorgunluğu belirtisidir. Öğlen güneşinden kaçınılması, şapka takılması, pamuklu ince ve açık renk kıyafetler güneş yorgunluğunu önleyecektir.</span></span></p>
<h2><strong><span style="vertical-align: inherit;"><span style="vertical-align: inherit;">2. D vitamini almak için cildinizi yıpratmayın!</span></span></strong></h2>
<p><span style="vertical-align: inherit;"><span style="vertical-align: inherit;">Yaz güneşinin vücuda en büyük yararı D vitamini seviyemizi arttırmasıdır. D vitamini vücut direnci ve hücresel yaşam için oldukça önemli bir vitamindir. Günlük 20 dakika güneşlenmek D vitamini ihtiyacımızı karşılar. Uzun süre güneşlenme cildi yıpratır ve cilt kanseri riskini arttırır.</span></span></p>
<h2><strong><span style="vertical-align: inherit;"><span style="vertical-align: inherit;">3. Su tüketimini arttırın!</span></span></strong></h2>
<p><span style="vertical-align: inherit;"><span style="vertical-align: inherit;">Yaz döneminde terleme ve nefesle birlikte vücuttan sıvı kaybı daha fazla olur ve vücudun su ihtiyacı artar. Kış döneminde pek aklımıza gelmeyen su içimini arttırmak susuzluğun tetikleyeceği çarpınrı, nefes darlığı, kanda koyulaşma gibi sıkıntıları önleyecektir. Yaz dönemi için günde 10 bardak su ve 1 bardak doğal mineralli su vücut direnci ve sağlığı için önem arz eder.</span></span></p>
<h3><strong><span style="vertical-align: inherit;"><span style="vertical-align: inherit;">4. Kalp Sağlığınız için Uyku düzenini bozmayın!</span></span></strong></h3>
<p><span style="vertical-align: inherit;"><span style="vertical-align: inherit;">Vücudun kendini tamir zamanı olan uykunun kaliteli olması hem fiziksel hem de zihinsel sağlığımızı direk etkiler. Gece uykusu gündüz uykusundan daha verimlidir. Yazın gecelerin kısalması ile birlikte gün doğuşu erken saatlere kayar. Bu durumu dikkate alıp, 7 saat kaliteli bir uyku sağlamak için gece yarısından önce uyku alanına gitmek gerekir.</span></span></p>
<h3><strong><span style="vertical-align: inherit;"><span style="vertical-align: inherit;">5. Akşam yemeği saatini geciktirmeyin!</span></span></strong></h3>
<p><span style="vertical-align: inherit;"><span style="vertical-align: inherit;">Kış döneminde havanın erken kararması ile erkene alınan akşam yemeği yaz döneminde sıklıkla akşam 21:00 sonrasına kalmaktadır. Erken yenilen akşam yemeği şeker ve tansiyon düzeni ve kaliteli bir uyku için önemlidir. Akşam yemeğini erken saatlerde yiyip 21:00 sonrası yemek yememek sağlığımıza olumlu katkı yapacaktır.</span></span></p>
<h3><strong><span style="vertical-align: inherit;"><span style="vertical-align: inherit;">6. Yüzmeyi abartmayın!</span></span></strong></h3>
<p>Yaz döneminin vazgeçilmez aktivitesi olan yüzme kalp ve damar sağlığı kadar genel vücut <span style="vertical-align: inherit;"><span style="vertical-align: inherit;">sağlığı</span></span> için de önerilen bir aktivitedir. Özellikle soğuk denizlerde uzun süre yüzmek hipotermi riski yaratabilir. Tansiyon düşüklüğü ve çarpıntıyı tetikleyebilir. Sağlık için yapılacak yüzmede belirli nefes ralıkları ile 30 dakika yüzmek yeterli olacaktır. Kıyıya dik açık denize doğru yüzmek yerine, kıyıya paralel yüzmek özellikle kalp ve damar hastaları için daha güvenli olacaktır.</p>
<h4><strong><span style="vertical-align: inherit;"><span style="vertical-align: inherit;">7. İlaçlara ara vermeyin!</span></span></strong></h4>
<p><span style="vertical-align: inherit;"><span style="vertical-align: inherit;">Kronik hastalığı olan kişilerde sıklıkla yaz döneminde seyahatler nedeni ile ilaç tedavisi aksar. Kalp ve damar hastalarında ilaçlara ara verilmesi önemli sağlık sorunlarına yol açabilir. Yaz döneminde sıvı ihtiyacı arttığı için idrar söktürücü kullanan kişilerde hızlı bir şekilde sıvı açığı ve böbrek sorunları oluşabilir. Yaz aylarında idrar söktürücü tedavinin yeniden düzenlenmesi gerekebilir.</span></span></p>
<h4><strong><span style="vertical-align: inherit;"><span style="vertical-align: inherit;">8. Serinlemek için taze meyveli smoothie tercih edin!</span></span></strong></h4>
<p>Yaz aylarında serinlemek için en çok tercih edilen gıdalar şeker içeriği yüksek paket dondurma ve gazlı içeceklerdir. Kalp ve damar sağlığı üzerine olumsuz etki gösterecek bu gıdalar yerine doğal gıdaları tercih edin. Taze mevsim meyveleri ile donatılmış buzlu kefirli smoothie içeceği yaz sıcağı için serinletici bir alternatif olacaktır.</p>
<h4><strong><span style="vertical-align: inherit;"><span style="vertical-align: inherit;">9. Kalp Sağlığınız için Tütün ve fazla alkole dur deyin!</span></span></strong></h4>
<p><span style="vertical-align: inherit;"><span style="vertical-align: inherit;">Yaz ayları ile birlikte açık alanlar sosyalleşmenin adresi haline gelir. Maalesef birlikte geçirilen keyifli zamanlara fazladan alkol tüketimi ve tütün ürünleri olumsuz bir etki yapmaktadır. Sigara ve alkol tüketimi sosyalleşmek tanımı içinde olmamalıdır. Özellikle sıcak havalarda fazla tütün ve alkol tüketimi ritim bozukluğu ve kalp krizi riskini arttıracaktır.</span></span></p>
<h4><strong><span style="vertical-align: inherit;"><span style="vertical-align: inherit;">10. Yaz ayları kilo alma dönemi olmamalıdır!</span></span></strong></h4>
<p><span style="vertical-align: inherit;"><span style="vertical-align: inherit;">Yaz dönemi ile değişen beslenme düzeni ve tatil dönemleri sıklıkla kilo alımına sebep olur. Fazla kilolar şekerden tansiyon ve kalp hastalığına kadar birçok hastalıkta tetikleyici faktördür. Yaz ayına başlarken kilomuzu not alalım. Haftalık kilo takibi yapıp, açık büfe tatillerden uzak duralım. Sabah geç kahvaltı yapanlar için öğlen ve akşam yemeğini birleştirmek akıllıca olacaktır.</span></span></p>
<p><span style="vertical-align: inherit;"><span style="vertical-align: inherit;">Sağlıkla ilgili diğer </span></span><a href="https://drahmetkarabulut.com/blog/"><span style="vertical-align: inherit;"><span style="vertical-align: inherit;">yazılarıma</span></span></a><span style="vertical-align: inherit;"><span style="vertical-align: inherit;"> gözatın</span></span></p>
<p><span style="vertical-align: inherit;"><span style="vertical-align: inherit;">Kalp Sağlığı ilgili videolarıma </span></span><a href="https://www.youtube.com/channel/UC356bQKgWM-Aqdssfwqcnwg"><span style="vertical-align: inherit;"><span style="vertical-align: inherit;">youtube</span></span></a><span style="vertical-align: inherit;"><span style="vertical-align: inherit;"> kanalımdan ulaşabilirsiniz.</span></span></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drahmetkarabulut.com/yaz-aylarinda-kalp-saglimizi-koruyacak-10-altin-oneri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Korona Aşılarında Kalp Kası İltihabı(Miyokardit) ve Kan Pıhtılaşması(Tromboz)</title>
		<link>https://drahmetkarabulut.com/koronavirus-asilarinda-kalp-kasi-iltihabi-miyokardit-ve-kan-pihtilasmasi-tromboz-riski-ne-kadar/</link>
					<comments>https://drahmetkarabulut.com/koronavirus-asilarinda-kalp-kasi-iltihabi-miyokardit-ve-kan-pihtilasmasi-tromboz-riski-ne-kadar/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Ahmet Karabulut]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 08 Jul 2021 08:30:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[aşı]]></category>
		<category><![CDATA[biontech]]></category>
		<category><![CDATA[kalp gribi]]></category>
		<category><![CDATA[koronavirüs]]></category>
		<category><![CDATA[miyokardit]]></category>
		<category><![CDATA[sinovac]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drahmetkarabulut.com/?p=4003</guid>

					<description><![CDATA[Korona Aşılarında Kalp Kası İltihabı(Miyokardit) ve Kan Pıhtılaşması ‘’Miyokardit riski mRNA aşılarında, tromboz riski vektör aşılarında daha fazladır’’ Koronavirüs ile mücadelede aşılanma elimizde bulunan en etkili yöntem olarak görünüyor. Aşılanan kişilerde hastalığa yakalanma riski, hastaneye yatma riski ve ölüm riskinde belirgin azalma gözleniyor. Buna rağmen belirli bir kesim yan etkiler nedeniyle aşılardan uzak duruyor. Gerçekten [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1><strong>Korona Aşılarında Kalp Kası İltihabı(Miyokardit) ve Kan Pıhtılaşması</strong></h1>
<p><em><strong>‘’Miyokardit riski mRNA aşılarında, tromboz riski vektör aşılarında daha fazladır’’</strong></em></p>
<p>Koronavirüs ile mücadelede aşılanma elimizde bulunan en etkili yöntem olarak görünüyor. Aşılanan kişilerde hastalığa yakalanma riski, hastaneye yatma riski ve ölüm riskinde belirgin azalma gözleniyor. Buna rağmen belirli bir kesim yan etkiler nedeniyle aşılardan uzak duruyor. Gerçekten koronavirüs aşıları riskli mi? Aşı olmamak bir çözüm mü? Bu yazıda koronavirüs aşılarının etkilerinden bahsedeceğiz.</p>
<h2><em>Koronavirüs aşıları ne kadar etkili?</em></h2>
<p>Şu anda piyasada kullanıma sunulan ve 3 farklı teknolojiyi kullanan koronavirüs aşıları oldukça etkili görünüyor. Hastalığa yakalanma riskinin % 60-95, hastaneye yatış ve ölüm riskini % 90-99 arasında azaltıyor. Etkinlik olarak mRNA teknolojisi kullanan Alman Biontech ve Amerikan Moderna aşıları bir adım öne çıkıyor. İnaktif aşılar olan Çin Sinovac ve Sinopharm hastalığı önlemede daha az etkili görünse de; hastaneye yatma ve ölüm rsikini belirgin olarak düşürüyor. Vektör aşı teknolojisi kullanan İngiliz Astra Zeneca, Amerikan Johnson and Johnson ve Rus Sputnik aşıları da inaktif aşılarla eşdeğer koruma sağlıyor.</p>
<h2><em>Koronavirüs aşıları mutasyona uğramış variyantlara ne kadar etkili?</em></h2>
<p>Alfa, beta, gama, delta ve lamda variyantları…Daha sık bilinen isimleriyle İngiliz, Güney Afrika, Brezilya, Hint ve Peru variyantları… Aşılar yapısı değişmemiş koronavirüse karşı geliştirildiği için, variyant tiplere etkisi daha az olmakta! Astra Zeneca aşısının Güney Afrika variyantına etkisi nerdeyse yok! Yine diğer çoğu aşıların bu sayılan variyantlar üzerindeki etkisi %50 yi geçmiyor. Variyantlar üzerindeki en etkili aşılar mRNA aşıları olarak gözlemlenmiş. Alman Biontech aşısının tek dozu normal şartlarda % 70 etkili iken, Hint variyantına karşı etkinlik sadece % 33. Ancak çift doz yapılan Biontech aşısının etkinliği variyant tiplerde de % 50 nin üzerinde koruma sağlıyor. Bu nedenle variyantlara karşı mRNA aşılarını tercih etmek daha mantıklı görünüyor.</p>
<h3><em>Aşıların etki süresi ne kadar?</em></h3>
<p>Koronavirüs aşılarının etkinlik süresi çok uzun değil. İnaktif Çin aşılarında 6. Aydan itibaren antikor düzeylerinde düşme izleniyor. mRNA aşılarında bu süre 1-1.5 yıla kadar uzayabiliyor. Bu durum aşıların belli aralıklarla tekrarlanması gerektiğini gösteriyor.</p>
<h3><em>Korona aşılarının yan etkileri neler?</em></h3>
<p>En sık rastlanan yan etkiler kolda ağrı, halsizlik, baş ağrısı, ateş ve alerjik reaksiyonlardır. Alerji kolda döküntü şeklinde olabileceği gibi boğazda ödem gibi ciddi sorunlara da yol açabilir. Özellikle alerjik yapısı olanlar, gıda ve ilaçlara karşı alerjisi olanların hastanelerde aşı olması ve aşı sonrası 30 dk hastanede beklemesi faydalı olacaktır. Daha az rastlanan yan etkiler ise kan pıhtılaşması ve damarlarda tromboz, kalp kası iltihabı olarak tanımlanan miyokardittir. Bağışıklık sistemini ilgilendiren hastalıkları olan kişilerde aşı sonrası hastalıkta yeni alevlenme olabilmektedir.</p>
<p><a href="https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2021/07/vaccine.jpg"><img decoding="async" class="size-full wp-image-4005 aligncenter" src="https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2021/07/vaccine.jpg" alt="" width="648" height="401" srcset="https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2021/07/vaccine.jpg 648w, https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2021/07/vaccine-640x396.jpg 640w, https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2021/07/vaccine-356x220.jpg 356w" sizes="(max-width: 648px) 100vw, 648px" /></a></p>
<h4><em>Miyokardit riski hangi aşıda daha fazla?</em></h4>
<p>mRNA aşıları olarak tanımlanan Alman Biontech ve Amerikan Moderna aşılarında kalp kası iltihabı – miyokardit riski daha fazladır. Risk genç erkeklerde hada yüksek olup, 20 binde 1 görülme sıklığına ulaşabilmektedir. Genel olarak tüm aşılanan kesime bakıldığında ise risk daha düşük olup ortalama 200 binde 1 olduğu tahmin edilmektedir. Şiddetli ve batıcı göğüs ağrısı ile ortaya çıkan miyokardit çoğu vaka da hafif seyir göstermiştir. Genelde aşıdan 4-5 gün sonra ortaya çıkmakta ve 2. Doz aşıdan sonra daha sık izlenmektedir. Göğüs ağrısı yaşayan kişilerin miyokardit riskine karşı muayene olması faydalı olacaktır. Tekrarlayan miyokardit atakları kalp yetersizliğinin önemli bir sebebidir. Daha önce miyokardit atağı yaşayan ve ciddi kalp yetersizliği bulunan kişilerin mRNA dışındaki aşıları tercih etmesi daha mantıklı olacaktır.</p>
<h4><em>Kan pıhtılaşması riski hangi aşıda daha fazla?</em></h4>
<p>Kanın koyu kıvamlı hale gelip pıhtılaşması özellikle vektör aşısı olarak bilinen İngiliz Astra Zeneca ve Amerikan Johnson and Johnson aşılarında daha sıktır. Bu durum Amerika’da Johnson and Johnson aşısının uygulanmasına ara verilmesine yol açmıştır. Aşıların içerdiği etken maddeler direk pıhtıya yol açmazken, vücutta oluşan bağışıklık cevabı ile pıhtıya meyil ve tromboz riski oluştuğu gözlenmiştir. Bu gibi durumlarda sık tercih edilen kan sulandırıcı heparin işe yaramamaktadır. Diğer kan sulandırıcılar tercih edilmelidir. Diğer vektör aşısı olan Rus Sputnik aşısında bu tür yan etkiler çok bildirilmemiştir. Ancak aşı ile ilgili gerçek dünya verileri yayınlanmadığı için bu aşıyı da tromboz riski açısından riskli aşılar grubuna koymakta fayda vardır. Damar hastalığı olanlar, daha önce emboli geçirenlerin bu aşılardan farklı aşılar tercih etmesi ya da kan sulandırcı kullanması mantıklı olacaktır.</p>
<h4><em>Türk aşılarında risk var mı?</em></h4>
<p>Faz 3 çalışması süren Türk aşılarının yan etkisi ile ilgili henüz veri yoktur. Aşı uygulanmaya başladığında sonuçlar net olarak ortaya çıkacaktır. Turkovac olarak adlandırılan Erciyes aşısı imaktive virüs aşısı olup yapı olarak Çin Sinovac aşısına benzemektedir. Farklı teknolojiye sahip VLP ODTÜ-Bilkent aşısı ve ASC zerrecik Boğaziçi aşısında Faz çalışmalarına devam edilmektedir. Bu aşıların variyantlar üzerinde daha etkili olacağı ifade edilmektedir.</p>
<p><span style="vertical-align: inherit;">Sağlıkla ilgili diğer </span><a href="https://drahmetkarabulut.com/blog/"><span style="vertical-align: inherit;">yazılarıma</span></a><span style="vertical-align: inherit;"> gözatın</span></p>
<p><span style="vertical-align: inherit;">Kalp Sağlığı ilgili videolarıma </span><a href="https://www.youtube.com/channel/UC356bQKgWM-Aqdssfwqcnwg"><span style="vertical-align: inherit;">youtube</span></a><span style="vertical-align: inherit;"> kanalımdan ulaşabilirsiniz.</span></p>
<p>Koronavirüs aşıları ile ilgili programlarımızı youtube kanalımız olan &#8220;Dr Ahmet Karabulut&#8221; kanalından izleyebilirsiniz.</p>
<p>[embedyt] https://www.youtube.com/watch?v=KtKhoU1KSGs[/embedyt]</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drahmetkarabulut.com/koronavirus-asilarinda-kalp-kasi-iltihabi-miyokardit-ve-kan-pihtilasmasi-tromboz-riski-ne-kadar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>RAMAZAN AYI, ORUÇ VE KALP SAĞLIĞI</title>
		<link>https://drahmetkarabulut.com/ramazan-ayi-oruc-ve-kalp-sagligi/</link>
					<comments>https://drahmetkarabulut.com/ramazan-ayi-oruc-ve-kalp-sagligi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Ahmet Karabulut]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 13 Apr 2021 15:58:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[kalbinisev]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[oruç]]></category>
		<category><![CDATA[Ramazan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drahmetkarabulut.com/?p=3996</guid>

					<description><![CDATA[Koronavirüs pandemisinin gölgesinde ikinci ramazan ayını karşılamaya hazırlanıyoruz. Çoğu aile mutfakta ramazan hazırlıklarına başladı bile! Kronik hastalığı olan kişiler de aynı soruyu soruyor! Sahip olduğum hastalık oruç tutmaya engel mi diye? İşte cevaplar&#8230; Oruç tutmak sağlığımızı nasıl etkiliyor? Oruç tutmak hem beden hem de ruh sağlığımızı olumlu yönde etkiler. Özellikle vücudu tetikte tutan uyarıcı etkiye [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2021/04/Ramadan-750x400.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignright size-full wp-image-3997" src="https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2021/04/Ramadan-750x400.jpg" alt="" width="750" height="400" srcset="https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2021/04/Ramadan-750x400.jpg 750w, https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2021/04/Ramadan-750x400-640x341.jpg 640w, https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2021/04/Ramadan-750x400-696x371.jpg 696w" sizes="auto, (max-width: 750px) 100vw, 750px" /></a></p>
<p style="font-weight: 400;">Koronavirüs pandemisinin gölgesinde ikinci ramazan ayını karşılamaya hazırlanıyoruz. Çoğu aile mutfakta ramazan hazırlıklarına başladı bile! Kronik hastalığı olan kişiler de aynı soruyu soruyor! Sahip olduğum hastalık oruç tutmaya engel mi diye? İşte cevaplar&#8230;</p>
<p style="font-weight: 400;"><em>Oruç tutmak sağlığımızı nasıl etkiliyor?</em></p>
<p style="font-weight: 400;">Oruç tutmak hem beden hem de ruh sağlığımızı olumlu yönde etkiler. Özellikle vücudu tetikte tutan uyarıcı etkiye sahip sempatik sinir sisteminin baskılanması sonucu kalp hızında ve özellikle büyük tansiyonda azalma gözlenir. Bunun yanında şeker hastalığı ve damar hastalığını tetikleyen insülin direncinde düzelme gözlenirken, koruyucu kolesterol olarak adlandırılan HDL kolesterolde de artış izlenir. Kalp hastalıklarında kötü seyiri gösteren kalp hızı değişkenliğinde oruç sırasında iyileşme saptanmıştır. Damar duvarlarına zarar veren homosistein seviyelerinde de oruçla birlikte düşüş izlenmiştir. Bunların ışığında yapılan bir çalışmada oruç sonrası 10 yıllık kalp krizi gelişme riskinde azalma olduğu saptanmıştır.</p>
<p style="font-weight: 400;">Kalp hastalıklarında sıklıkla gelişen psikolojik bozukluk ve depresyon durumu oruçla birlikte düzelir. Hasta kalp hastası oldum, yarım adam oldum psikolojisinden çıkar. Kalp hızındaki azalma ve tansiyonda oluşacak düşme ile hastalarda göğüs ağrısı, nefes darlığı gibi şikayetler azalacaktır. Şeker ve kolesterol kontrolü kolaylaşacak ve damar sağlığında iyileşme olacaktır.</p>
<p style="font-weight: 400;"><em>Hangi hastalar oruç tutmamalı?</em><span id="more-3996"></span></p>
<p style="font-weight: 400;">Oruç sadece sağlıklı kişilere farz kılınmıştır. Bu nedenle ilerlemiş kronik hastalıkları olan kişiler oruç tutmak için ısrarcı olmamalıdır. İlerlemiş kronik hastalığı olan kişilere oruç için mutlaka hekimlerinden fikir almalıdır. Ciddi kalp yetersizliği mevcut hastalar, tedavi edilmemiş damar darlığı bulunan hastalar, ilerlemiş kapak hastalığı bulunanlar, kontrolsüz yüksek tansiyon hastaları, böbrek yetersizliği bulunan hastalar, karaciğer yetersizliği hastaları, ilerlemiş koah hastaları, çoklu ilaç ya da insülin kullanan şeker hastaları, hastalıkları nedeniyle günün belirli saatlerinde ilaç almak zorunda olanlar ve bu ilaç tedavisi iftar ve sahura göre ayarlanamayan hastalar, kalp ameliyatı yada balon stent işlemi sonrasındaki 3 ay süresinde oruç tutmak önerilmez. İlerlemiş kanser hastalarına oruç tutmayı önermiyoruz.</p>
<p style="font-weight: 400;"><em>Hangi hastalıklarda oruç tutulabilir?</em></p>
<p style="font-weight: 400;">Kronik hastalığı olan kişiler oruç tutmak için doktorları ile görüşüp kesin karar vermelidir. Genel olarak kontrol altına alınmış tansiyon hastaları, şikayeti olmayan damar sertliği hastaları, hafif düzeydeki kalp kapak hastalıkları, iyi huylu ritim bozukluğu hastaları, hafif düzeydeki kalp yetersizliği hastaları, ılımlı seyreden şeker hastalığı, hafif düzeydeki böbrek ve karaciğer hastalıklarında oruç tutulması genel olarak ek sağlık sorunu oluşturmaz. Başarılı bir şekilde tedavi edilmiş kanser hastaları oruç tutabilir. Hafif düzeydeki koah hastaları da oruç tutabilirler.</p>
<p><a href="https://www.youtube.com/watch?v=DbFH17V6TR4">https://www.youtube.com/watch?v=DbFH17V6TR4</a></p>
<p style="font-weight: 400;"><em>Koronavirüs orucu nasıl etkiliyor?</em></p>
<p style="font-weight: 400;">Aktif enfeksiyon döneminde oruç tutulması önerilmez. Gribal enfeksiyonlar, ateşli hastalıklar sürecinde vücudun direncinde düşme olur. Bu dönemlerde verilecek tedavinin aksamaması açısından oruç önerilmez. Koronavirüs testi pozitif çıkan ve hastalığı hafif geçiren kişilerin de tedavisinin aksamaması açısından oruç tutmaları önerilmez. Hastalık bulguları kaybolan ve testleri negatife dönen koronavirüs hastaları oruca başlayabilir. Koronavirüs aşısının içerisinde takviye edici bir gıda olmadığından, oruç tutan kişiler rahatlıkla aşı olabilirler.</p>
<p style="font-weight: 400;"><em>Pandemi oruç ayını nasıl etkiledi?</em></p>
<p style="font-weight: 400;">Pandeminin herkesin psikolojisini yıprattığı aşikar. Paylaşma ayı olan ramazanda da insanların bir araya gelememesi üzüntü verici görünse de, bu durum aslında beden sağlımızı olumlu etkileyebilir. Özellikle iftar davetleri tüketimin çok üst düzeyde olduğu ve mide sınırlarının zorlandığı dönemler haline gelmiştir. Mütevazi bir iftar sofrası ile mide ve bağırsaklar zorlanmadan, kalbe ek yükleme yapılmadan sağlıklı bir akşam geçirilebilir.</p>
<p style="font-weight: 400;"><em>Bütün gün aç kalmanın mükafatı ziyafet sofraları olmamalı!</em></p>
<p style="font-weight: 400;">Oruç tutmak bir ibadet şeklidir ve mükafat Allah’tan beklenmelidir. Gündüzü aç geçirmek akşam yemek rutinimizi değiştirmemelidir. Normal zamanlarda tek ana öğün ile yetinen sofralarda oruç döneminde de tek ana öğün ile devam edilmelidir. Oruç tutmanın mükafatı zengin iftar sofraları olmamalıdır. Belirli bir yeme düzenine alışmış mideye iftar ile yapılacak aşırı yüklenme kendisini şişkinlik, hazımsızlık, karın ağrısı, çarpıntı ve tansiyon yüksekliği ile gösterecektir. Ağır iftar sofralarında kendisini kaybeden kişilerde kalp krizi riski artmıştır.</p>
<p style="font-weight: 400;"><em>İftarda yapılan bu hatalar sizi hastanelik edebilir!</em></p>
<p style="font-weight: 400;">Bütün gün açlık sonrası hızlı bir şekilde yapılacak iftar sağlık sorunlarına yol açabilir. Risk sigara içen kişilerde daha yüksektir. Ramazan ayı sigarayı bırakmak için çok iyi bir fırsattır. Ancak bu fırsatı değerlendirmeyenler, iftarı sigara ile açıp peşinden tuzlu ve yağlı yemekleri hızlı şekilde tüketenler, kapanışı yine sigara ve tatlı ile yapan kişiler tansiyon atakları ile iftar sonrası acilin yolunu tutabilirler. Yine bu kişilerde kalp krizi riski artmıştır. İftar yemeği yavaş tüketilmeli, tuz oranına dikkat edilmelidir. İftarda kesinlikle sigara ve tütün ürünleri olmamalı, tatlı faslı yatsıdan sonraya bırakılmalıdır.</p>
<p style="font-weight: 400;"><em>Tuza dikkat!</em></p>
<p style="font-weight: 400;">Oruçta en çok yapılan hatalardan biri de yemeklerin çok tuzlu tüketilmesidir. Yemek hazırlayan kişiler yemeğin tadına bakamadığından, herkese hitap edecek bir tuz ortalaması ararlar ve genelde yemeklere çok fazla miktarda ilave tuz ekilir. Yemek yanına konulacak tuzlu peynir, zeytin ve turşu ile birlikte bir anda yüksek tuz tüketimine bağlı tansiyonlar fırlayabilir. Yemeklere tuz katılırken 1 çay kaşığı limiti aşılmamalıdır.</p>
<p style="font-weight: 400;"><em>Oruç tutacak kişiler nasıl beslenmeli?</em></p>
<ul>
<li style="font-weight: 400;">Oruç nedeniyle kişiler mevcut sağlıklı diyet alışkanlıklarından vazgeçmemeli, ziyafet yada sultan sofralarına oturmaktan kaçınmalıdır.</li>
<li style="font-weight: 400;">Su içimi en çok dikkat edilecek nokta olup, iftar ile sahur arası 1.5 litre su içilmesi uzun ve sıcak günün daha rahat geçirilmesini sağlayacaktır.</li>
<li style="font-weight: 400;">İftar su ve çorbayla açılmalıdır. Hurma, yeşil salata ve komposto yada hoşaf sofrada mutlaka yer almalıdır.</li>
<li style="font-weight: 400;">Yenilecek ekmek miktarı menüye göre ayarlanmalı, makarna-pilav gibi karbonhidrat ağırlıklı menülerde ekmek kısıtlanmalıdır. Tam tahıllı esmer ekmekler tercih edilmelidir.</li>
<li style="font-weight: 400;">Ana yemek çorba ve salatalar sonrası tek çeşit olmalı, yüksek kalorili ve yağlı çeşit çeşit ana yemekler bir arada tüketilmemelidir.</li>
<li style="font-weight: 400;">İftar yemeği yavaş tüketilmeli ve mide sınırları zorlanmamalıdır. Gazlı içecek düşkünleri doğal maden suyunu tercih etmelidir.</li>
<li style="font-weight: 400;">Tatlı olarak sütlü tatlılar tercih edilmeli, tatlı ve meyve faslı teravih sonrasına bırakılmalıdır.</li>
<li style="font-weight: 400;">Tuz kısıtlayıcı diyette olan yüksek tansiyon hastaları bu diyete devam etmelidir.</li>
<li style="font-weight: 400;">Oruç, sigara bırakmak için en ideal dönem olup, iftar sigara ile açılmamalı, iftar sonrası peş peşe sigara içiminden kaçınılmalıdır.</li>
<li style="font-weight: 400;">Sahur mutlaka yapılmalı ve sahurda kahvaltı çeşitleri tercih edilmelidir.</li>
<li style="font-weight: 400;">Sahurda tüketilecek ağır yemekler ve tatlılar, mide salgısını arttıracak, insülin uyarılmasını arttıracak ve gün içerisinde açlığı tetikleyecektir.</li>
<li style="font-weight: 400;">Lif ihtiyacını karşılamak için sahurda yeşil salata ve tek  porsiyon meyve tüketimi faydalıdır.</li>
<li style="font-weight: 400;">Sahur sofrasında 1 çay tabağı kadar taze ceviz, badem veya fındık bulunması damar sağlımızı korur.</li>
<li style="font-weight: 400;">Sahurda çay-kahve tüketimi yerine su tercih edilmelidir.</li>
<li style="font-weight: 400;">Sahurda sigara içilmemelidir.</li>
<li style="font-weight: 400;">Sahura kalkamayan kalp hastaları günü oruçlu geçirmek için ısrarcı olmamalıdır.</li>
</ul>
<p><a href="https://www.youtube.com/watch?v=sc0P7tL0SZY">https://www.youtube.com/watch?v=sc0P7tL0SZY</a></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drahmetkarabulut.com/ramazan-ayi-oruc-ve-kalp-sagligi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Varisten Korunma ve Varis Tedavisi</title>
		<link>https://drahmetkarabulut.com/varisten-korunma-ve-varis-tedavisi/</link>
					<comments>https://drahmetkarabulut.com/varisten-korunma-ve-varis-tedavisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Ahmet Karabulut]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 16 Jan 2021 10:38:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Varis]]></category>
		<category><![CDATA[varis tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[venöz yetersizlik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drahmetkarabulut.com/?p=3981</guid>

					<description><![CDATA[VARİSTEN KORUNMA VE VARİS TEDAVİSİ &#8220;Varis sık rastlanılan bir toplar damar hastalığıdır. Görüntü kirliliği yapma dışında, hayat standardımızda kötüleşme ve ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir&#8221; Varis nedir? Varisten Korunma Nasıl olur? Varis toplar damarların yapısının bozulması ve genişlemesidir. Bunun sonucunda genişleme olan bölgede kan göllenir ve toplar damar gözle görülür şekilde belirginleşir. Varisten Korunma için [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1><span style="vertical-align: inherit;"><span style="vertical-align: inherit;">VARİSTEN KORUNMA VE VARİS TEDAVİSİ</span></span></h1>
<h2><em><span style="vertical-align: inherit;"><span style="vertical-align: inherit;">&#8220;Varis sık rastlanılan bir toplar damar hastalığıdır. Görüntü kirliliği yapma dışında, hayat standardımızda kötüleşme ve ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir&#8221;</span></span></em></h2>
<h2><span style="vertical-align: inherit;"><span style="vertical-align: inherit;">Varis nedir? Varisten Korunma Nasıl olur?</span></span></h2>
<p>Varis toplar damarların yapısının bozulması ve genişlemesidir. Bunun sonucunda genişleme olan bölgede kan göllenir ve toplar damar gözle görülür şekilde belirginleşir. Varisten Korunma için yazımızın devamını okuyun.</p>
<h2><em><span style="vertical-align: inherit;"><span style="vertical-align: inherit;">Varis nasıl bulgu verir?</span></span></em></h2>
<p><span style="vertical-align: inherit;"><span style="vertical-align: inherit;">Varisler, çoğu zaman bacaklar üzerinde gözlemlediğimiz koyu renkli ve kıvrımlı damar belirginleşmesi ile bulgu verir.</span></span></p>
<p><span style="vertical-align: inherit;"><span style="vertical-align: inherit;">Bunun dışında bacaklarda ağrı, ödem, ilerleyen durumlarda bacak yaraları ortaya çıkabilir.</span></span></p>
<p><span style="vertical-align: inherit;"><span style="vertical-align: inherit;">Varisler örümcek ağı gibi ince damarlar şeklinde yada kalın kıvrımlı büyük damarlar şeklinde bulgu verebilir.</span></span></p>
<h3><em><span style="vertical-align: inherit;"><span style="vertical-align: inherit;">Varis ciddi bir hastalık mıdır?</span></span></em></h3>
<p><span style="vertical-align: inherit;"><span style="vertical-align: inherit;">Varis ilerleyici bir hastalıktır. Hafif durumlarda gerekli tedbirler alınmazsa, varis ilerler ve günlük yaşantımızı etkileyecek ağrı ve ödem gelişimine yol açabilir.</span></span></p>
<p><span style="vertical-align: inherit;"><span style="vertical-align: inherit;">Ciddi varis sonrası bacak renginde koyulaşma ve bacakta yaralar gelişebilir. Bu noktaya gelmiş varisin tedavisi oldukça zordur.</span></span></p>
<p><span style="vertical-align: inherit;"><span style="vertical-align: inherit;">Bunun yanında varis ve kandaki göllenme damar içerisinde pıhtı oluşumu riskini arttırır. Oluşan pıhtılar akciğer embolisine yol açabilir. Kasık bölgesindeki derin varis ve pıhtı oluşumunda emboli riski daha yüksektir.</span></span></p>
<p><span style="vertical-align: inherit;"><span style="vertical-align: inherit;">Diz altı ve yüzeyel varislerde ise emboli riski daha düşüktür.</span></span></p>
<h3><em><span style="vertical-align: inherit;"><span style="vertical-align: inherit;">Varisten Korunma : Kimler risk altında?</span></span></em></h3>
<ul>
<li><span style="vertical-align: inherit;"><span style="vertical-align: inherit;">Genetik faktörler varis gelişimi için önemlidir. Genç hastaların çoğunluğunda genetik yatkınlık vardır ve ailede varis hastası mutlaka bulunur.</span></span></li>
<li><span style="vertical-align: inherit;"><span style="vertical-align: inherit;">Sık rastlanılan toplar damar hastalıklarından olan hemoroid, kadınlarda genital varisler ve erkekler varikosel de aslında bir nevi varis hastalığıdır. Bu hastalıklar bacak varislerine eşlik edebilir. Bu tür hastalıkların birlikte bulunması vücutta genel bir toplar damar hastalığına işaret edebilir.</span></span></li>
<li><span style="vertical-align: inherit;"><span style="vertical-align: inherit;">Şişmanlık varis gelişiminde önemli bir risk faktörüdür. Kilo alma ile birlikte damar genişler. Sık kilo alıp vermede risk daha fazladır.</span></span></li>
<li><span style="vertical-align: inherit;"><span style="vertical-align: inherit;">Ayakta uzun süre hareketsiz kalan kişilerde risk daha fazladır.</span></span></li>
<li><span style="vertical-align: inherit;"><span style="vertical-align: inherit;">Yaş alma ile varis riski artar.</span></span></li>
<li><span style="vertical-align: inherit;"><span style="vertical-align: inherit;">Kadınlarda, hamilelerde ve özellikle çok doğum yapmış kişilerde varis riski daha fazladır.</span></span></li>
<li><span style="vertical-align: inherit;"><span style="vertical-align: inherit;">Sigara içimi varis içerisindeki kanın koyulaşması ve pıhtı oluşması ile ilişkilidir.</span></span></li>
</ul>
<h4><em>Varisten korunma için nelere dikkat edilmeli?</em></h4>
<ul>
<li><span style="vertical-align: inherit;"><span style="vertical-align: inherit;">Sabit kiloda kalmak önemlidir.</span></span></li>
<li><span style="vertical-align: inherit;"><span style="vertical-align: inherit;">Düzenli yürüyüş ve egzersiz ile bacak kaslarının güçlenmesi varis gelişimini azaltır. Yürüyüş, bisiklet ve yüzme faydalı sporlar arasındadır.</span></span></li>
<li><span style="vertical-align: inherit;"><span style="vertical-align: inherit;">Genetik yatkınlığı olan kişilerde uzun süreli ayakta kalmaları gerekiyorsa basınçlı varis çorapları hastalığın gelişimini yavaşlatır.</span></span></li>
<li><span style="vertical-align: inherit;"><span style="vertical-align: inherit;">Sigara ve tütün ürünlerinden uzak durmak faydalıdır.</span></span></li>
<li><span style="vertical-align: inherit;"><span style="vertical-align: inherit;">Akdeniz tipi beslenme damar sağlığına destek verecektir.</span></span></li>
<li><span style="vertical-align: inherit;"><span style="vertical-align: inherit;">Hamile kadınlarda kilo kontrolü varis gelişim riskini azaltacaktır.</span></span></li>
<li><span style="vertical-align: inherit;"><span style="vertical-align: inherit;">Sıcak duş ve banyo varislerin belirginleşmesine yol açabilir. Ilık su tercih edilmelidir.</span></span></li>
</ul>
<h4><em>Varisten Korunma tedavisi nasıl uygulanır?</em></h4>
<p><span style="vertical-align: inherit;"><span style="vertical-align: inherit;">En önemli nokta risklerden uzaklaşmaktır. Diz altı basınçlı varis çorabı ilk sıra tedavidir. Bu çoraplar kişinin bacak yapısına uygun hazırlanmalıdır. Bu çorapların basınç etkileri genelde 6 ay içerisinde kaybolur ve yenilenmesi gerekir. Varis çorapları sadece gündüz ayakta kalınan zamanlarda takılması yeterli olacaktır. Eve gelindiğinde çorabın çıkartılıp bacağın uzatılması ödem gelişmemesi için yeterlidir. Uyku esnasında çorap giymeye gerek yoktur. Diz üstü, kasığa uzanan varis çoraplarına ihtiyaç yoktur. Sıkı tayt ve tayt şeklinde iç çamaşırları toplar damarlara yukardan bası yaparak bacak ve diz altı varislerinin belirginleşmesine yol açabilir. Tayt giyimi tercih edilmemelidir. Varisler sıcağı sevmez. Bu nedenle kaplıca tedavileri varislerin daha da belirginleşmesine yol açabilir.</span></span></p>
<p><span style="vertical-align: inherit;"><span style="vertical-align: inherit;">Diz altı varis çorabının yetmediği durumlarda ilaç tedavisi uygulanabilir. İlaç tedavileri hastalığı tedavi etmez, sadece şikayetlerde rahatlama yapar. İnce ve küçük varislerde aspirin türü kan sulandırıcılar genelde kullanılmaz. Derin varis ile birlikte pıhtı oluşma riski olan kişilerde kan sulandırıcı tedavi uygulanabilir. Çok ince varisler sadece kozmetik sorun oluşturur ve lazer tedavisi ile genelde düzelir. Daha büyük varislerde ise girişimsel tedavi uygulanır.</span></span></p>
<h4><em><span style="vertical-align: inherit;"><span style="vertical-align: inherit;">Ne zaman ameliyat?</span></span></em></h4>
<p><span style="vertical-align: inherit;"><span style="vertical-align: inherit;">İlerleyen varis tedavilerinde açık ameliyat çok nadiren uygulanmaktadır. Anjiyografik girişimsel tedavi ile kişinin gece yatışına gerek kalmadan günübirlik tedavi uygulanabilmektedir. Varisin büyüklüğüne göre skleroterapi, varis içi köpük ve yapıştırıcı enjeksiyonu en sık tercih edilen tedavi şekilleridir. Girişimsel işlem uygulanan kişiler koruyucu amaçlı basınçlı varis çorabı giymeye devam etmelidir.</span></span></p>
<p><a href="https://drahmetkarabulut.com/blog/">Sağlıkla ilgili diğer yazılarıma gözatın</a></p>
<p><span style="vertical-align: inherit;"><span style="vertical-align: inherit;">Varis tedavisini konuştuğumuz programımıza </span></span><a href="https://www.youtube.com/watch?v=iv-t6fuxd1E"><span style="vertical-align: inherit;"><span style="vertical-align: inherit;">Profesör Doktor Ahmet Karabulut</span></span></a><span style="vertical-align: inherit;"><span style="vertical-align: inherit;"> youtube kanalından ulaşabilirsiniz.</span></span></p>
<p><span style="vertical-align: inherit;"><span style="vertical-align: inherit;">[embedyt] https://www.youtube.com/watch?v=iv-t6fuxd1E[/embedyt]</span></span></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drahmetkarabulut.com/varisten-korunma-ve-varis-tedavisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>29 EYLÜL DÜNYA KALP GÜNÜ NE ANLAMA GELİYOR?</title>
		<link>https://drahmetkarabulut.com/29-eylul-dunya-kalp-gunu-ne-anlama-geliyor/</link>
					<comments>https://drahmetkarabulut.com/29-eylul-dunya-kalp-gunu-ne-anlama-geliyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Ahmet Karabulut]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 28 Sep 2020 07:49:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[29 eylül dünya kalp günü]]></category>
		<category><![CDATA[kalbinisev]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp sağlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drahmetkarabulut.com/?p=3957</guid>

					<description><![CDATA[Kalp hastalıklarına dikkat çekmek için Eylül 2000 yılından beri ‘’Dünya Kalp Günü’’ farklı etkinliklerle kutlanmaya başlanmıştır. Önceleri Eylül ayının son haftası olarak seçilen bu özel gün, son dönemde 29 Eylül tarihine sabitlenmiştir. 29 Eylül tarihi, haber bültenlerinde sadece 2-3 dakikalık haber olarak yer alsa da, kalp hastalıklarına farkındalık oluşturmak için iyi bir fırsattır. Sağlıklı yaşama [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2020/09/576EEB5C-E1F1-44FA-AA37-F08BD8874BD2.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignright size-full wp-image-3964" src="https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2020/09/576EEB5C-E1F1-44FA-AA37-F08BD8874BD2.jpg" alt="" width="750" height="413" srcset="https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2020/09/576EEB5C-E1F1-44FA-AA37-F08BD8874BD2.jpg 750w, https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2020/09/576EEB5C-E1F1-44FA-AA37-F08BD8874BD2-640x352.jpg 640w, https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2020/09/576EEB5C-E1F1-44FA-AA37-F08BD8874BD2-696x383.jpg 696w" sizes="auto, (max-width: 750px) 100vw, 750px" /></a>Kalp hastalıklarına dikkat çekmek için Eylül 2000 yılından beri ‘’Dünya Kalp Günü’’ farklı etkinliklerle kutlanmaya başlanmıştır. Önceleri Eylül ayının son haftası olarak seçilen bu özel gün, son dönemde 29 Eylül tarihine sabitlenmiştir.</p>
<p>29 Eylül tarihi, haber bültenlerinde sadece 2-3 dakikalık haber olarak yer alsa da, kalp hastalıklarına farkındalık oluşturmak için iyi bir fırsattır. Sağlıklı yaşama dair yapılan aktiviteler ile her sene 29 Eylül’de kalp hastalıklarına dikkat çekilmektedir. Seçilen gün tek olsa da, kalp hastalıklarına karşı dikkat ve farkındalık yılın her gününe, her anına yansımalı aslında..<br />
Kalp ve damar hastalıkları açık ara tüm dünyada en önde gelen ölüm sebebidir. Dünyada her yıl yaklaşık 18 milyon kişi, Türkiye’de ise 160 bin kişi kalp ve damar hastalıklarından yaşamını yitirmektedir. Bu sayılar her sene ne yazık ki artış göstermektedir. Oysa ki kalp hastalıkları önlenebilir!</p>
<p>‘’29 Eylül Dünya Kalp Günü, bizlere sağlıklı yaşam yolunda yürüyerek kalp ve damar hastalıklarından ölümün %50 nin üzerinde azaltılabileceğini hatırlatmalıdır’’<br />
Sağlıklı yaşam yolunda yürümek için neler yapmalıyım?</p>
<p><em>Hareket edin:</em> Haftada 5 gün günlük 30 dakikalık orta tempo egzersiz ile kalp sağlığınızı koruyabilirsiniz. Hızlı tempo yürüyüş, bisiklet ve yüzme ilk planda önerilen aktiviteler. Bahçe ya da ev işleri uğraşmak dahi egzersiz yerine geçiyor. Hiç spor yapamıyorsanız bile adım atmaya çabalayın. Önerilen günlük 10 bin atıma ulaşamazsanız bile 5000 adım altında kalmayın.<br />
<em>Şişmanlık ile mücadele edin:</em> Fazla kilolar, insülin direncini arttırarak, yüksek tansiyon ve şeker hastalığına meyili güçlendirir, kolesterol dengesini bozarak damar sağlığını tehdit eder. İdeal kiloya ulaşmak için kısa vadeli ölümcül diyet seçeneklerini bir kenara bırakmak gerekir. Hedef uzun sürede sürdürülebilir bir hayat tarzı ile kilo vermek olmalıdır. Aylık 2-3 kg vermek ideal kiloya ulaşmada mantıklı bir hedeftir.<br />
Sigara ve tütünden uzaklaşın: Sigara kalp ve damar hastalığı gelişmesi ve hastalığın hızlı seyrinde ciddi bir risk faktörüdür. Sigara içme süresi ve miktarı direk damar hastalığı gelişimi ile ilişkili olup, pasif içicilerde dahi risk artmıştır. Nargile dahil bütün tütün ürünlerinin kalp sağlığını tehdit ettiği unutulmamalıdır.<br />
<em>Sağlıklı beslenin:</em> Zeytinyağı ve yeşilliklerin hakim olduğu, balık ve ılımlı miktarda et ile desteklenen Akdeniz diyeti bütün dünyada kabul görmüş kalp dostu beslenme şeklidir. Bir Akdeniz ülkesi olarak bu sağlıklı beslenme şeklini benimseyip, önderlik etmemiz gerekir.<br />
Günlük 2 litre su tüketin: Hayat kaynağı suya önem verme zamanı geldi. Bütün gazlı ve katkı maddeli içecekleri rafa kaldırmayıp çöpe boşaltıyoruz ve su içiyoruz. Su kan basıncı, ritim ve damar sağlığını etkileyen temel içecektir. Su dışında taze siyah çay, bitki çayları, ev yapımı ayran ve meyve suyu tüketebiliriz.<br />
<em>Sofradan tuzu kaldırın:</em> Dünya üzerinde en çok tuz tüketen ülkelerden biri durumundayız. Fazla tuz yüksek tansiyon ve kalp yetersizliğinin temel tetikçilerinden biridir. Günlük alınan gıdalar içerisinde de tuz olduğu düşünülürse, sofraya tuz koymamak sağlıklı tercih olacaktır.<br />
Stresle mücadele edin: Stres kalp ve damar sağlığını tehdit eden, kalp krizini tetikleyen temel etkenlerden bir tanesi. İster işyeri stresi olsun, isterse aile, sınav, duygusal stresler olsun, yoğun stres kalp krizi riskini arttırmaktadır. Stresle mücadele etmek zor geliyorsa, stresten kaçmakta fayda getirecektir.<br />
<em>Uykuyu düzene sokun:</em> Kaliteli uyuyan kişilerde kalp ve damar hastalıklarında azalma izlenmiş. Düzensiz uyku, vücudun dinlenmesine izin vermeyerek, kan basıncında artış, ritimde dalgalanmalara yol açar. Stres hormonlarının seviyesinin artmasıyla damar sağlığında bozulma izlenir. Günde 7 saat derin ve kaliteli uyku ile kalp sağlığınızı koruyabilirsiniz.<br />
<em>Gülümseyin:</em> Evhamlı, tez canlı ve stresli kişiliklerin kalp hastalığına yakalanma riski daha yüksektir. Depresyon, sosyal izolasyon ve yalnız yaşam, sağlıklı yaşam süresini kısaltan faktörlerdendir. Hayata gülümsemek, hayatla barışık olmak, sosyal ortamlara karışmak kalp sağlığınızı olumlu etkileyecektir.</p>
<p>29 Eylül Dünya Kalp Günü&#8217;ne özel programımızı youtube kanalımız olan &#8221;Dr Ahmet Karabulut&#8221; dan izleyebilirsiniz&#8230;</p>
<p>[embedyt] https://www.youtube.com/watch?v=mZr5vsEb0L8[/embedyt]</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drahmetkarabulut.com/29-eylul-dunya-kalp-gunu-ne-anlama-geliyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Zatürre ve Grip Aşısı nı Kimler Yaptırmalı?</title>
		<link>https://drahmetkarabulut.com/zaturre-ve-grip-asisini-kimler-yaptirmali/</link>
					<comments>https://drahmetkarabulut.com/zaturre-ve-grip-asisini-kimler-yaptirmali/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Ahmet Karabulut]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 08 Sep 2020 20:00:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[grip aşısı]]></category>
		<category><![CDATA[kalbinisev]]></category>
		<category><![CDATA[zatürre aşısı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drahmetkarabulut.com/?p=3953</guid>

					<description><![CDATA[Zatürre ve Grip Aşısı nı Kimler Yaptırmalı? &#8220;Zatürre ve grip aşısı nda öncelik 65 yaş üstü kişiler, kalp hastaları, kanser hastaları, koah hastaları, karaciğer ve böbrek yetersizliği hastaları, kronik hastalığı olanlar, bağışıklık sistemi zayıf olan ve sık hastalanan kişilerdir&#8221; Aşı, vücudumuzun bağışıklığını destekleyen ve hastalıklara karşı daha etkili mücadele etmemizi sağlayan bir tedavidir. Çocukluk çağında [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><iframe loading="lazy" title="YouTube video player" src="https://www.youtube.com/embed/QZrVM5ONMrY" width="560" height="315" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe></p>
<p><iframe loading="lazy" title="YouTube video player" src="https://www.youtube.com/embed/U1pZa1vxe2w" width="560" height="315" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe></p>
<h1><strong><em>Zatürre ve Grip Aşısı nı Kimler Yaptırmalı? &#8220;Zatürre ve grip aşısı nda öncelik 65 yaş üstü kişiler, kalp hastaları, kanser hastaları, koah hastaları, karaciğer ve böbrek yetersizliği hastaları, kronik hastalığı olanlar, bağışıklık sistemi zayıf olan ve sık hastalanan kişilerdir&#8221;</em></strong></h1>
<p>Aşı, vücudumuzun bağışıklığını destekleyen ve hastalıklara karşı daha etkili mücadele etmemizi sağlayan bir tedavidir. Çocukluk çağında yapılan aşılar ile birçok bulaşıcı hastalığın önüne geçilmiştir.</p>
<p>Koronavirüs pandemisi sonrası dikkatler tekrardan aşı çalışmalarına yoğunlaşmıştır. Yaşlı ve kronik hastalığı olan kişilerin vücut bağışıklığı daha düşük ve hassastır. Bu kişilerin bağışıklık sisteminin aşılar ile desteklenmesi faydalı olacaktır. Sonbahar ayının başlarında en çok sorulan sorular zatürre ve grip aşısı ile ilgilidir.</p>
<h2><strong>Bu aşıları kimler yaptırmalı?</strong></h2>
<p>Zatürre aşısı pnömokok adı verilen mikroba karşı geliştirilen ve çocukluk çağı aşı şemasında da bulunan bir aşıdır.</p>
<p>Erişkin zatürre aşısının kullanımda olan 2 çeşidi vardır ve 13 ile 23 numara olarak adlandırılmıştır. Bu iki aşının içeriği aynı olmadığından aşıyı birer yıl ara ile bir kez yaptırmak pnömokok zatürre mikrobuna karşı uzun süreli koruma sağlayacaktır. Bu iki aşıyı yaptırdıktan sonra grip aşısı gibi her sene tekrar aşı yaptırılmasına gerek yoktur. Yüksek riskli kişilerde bu süre daha da kısaltılabilir.</p>
<p>Zatürre aşısı başta kalp yetersizliği olmak üzere, koah hastalarına, şeker hastalarına, kronik karaciğer ve böbrek yetersizliği hastalarına, kanser hastalarına, bağışıklık sistemi düşük olan kişilere, sık hastalık geçmişi olanlara ve 65 yaş üstü sağlıklı bireyler yapılmalıdır.</p>
<p>65 yaş altı erişkinlerde aşının yaptırılması konusunda net öneri yoktur. Kişisel tercihe göre isteyen kişiler tabi ki aşı yaptırabilir.</p>
<p>Grip aşısı üzerinde en çok tartışılan aşılardan biridir. Gribe sebep olan virüs sayısı fazla olduğundan aşının koruyuculuk değeri de değişmektedir.</p>
<p>Ayrıca grip virüslerinde genetik değişiklik sık izlenmektedir. Bu nedenle grip aşısı, her sene farklı şuşları içeren aşılarla tekrarlanması gerekmektedir. Grip aşısı belli virüslere karşı koruma sağlamakta ve gribin daha hafif geçirilmesini sağlamaktadır.</p>
<p>Ancak şu unutulmamalıdır, grip aşısı olan bir kişi aşının içeriğinde olmayan farklı bir virüs ile tekrar hasta olabilir. Gribe bağlı ölümlerin her sene arttığı bir dönemde koronavirüs pandemisi de göz önüne alındığında grip aşısı olmakta fayda vardır.</p>
<p>Kalp hastaları, kronik hastalığı olan kişiler, bağışıklığı düşük olanlar, sık hasta olanlar, kalabalık ortamlarda çalışan kişilerin grip aşısı olması faydalı olacaktır. Kişisel tercihe bağlı olarak isteyen sağlıklı kişiler de grip aşısını yaptırabilir.</p>
<p><span style="vertical-align: inherit;">Sağlıkla ilgili diğer </span><a href="https://drahmetkarabulut.com/blog/"><span style="vertical-align: inherit;">yazılarıma</span></a><span style="vertical-align: inherit;"> gözatın</span></p>
<p><span style="vertical-align: inherit;">Kalp Sağlığı ilgili videolarıma </span><a href="https://www.youtube.com/channel/UC356bQKgWM-Aqdssfwqcnwg"><span style="vertical-align: inherit;">youtube</span></a><span style="vertical-align: inherit;"> kanalımdan ulaşabilirsiniz.</span></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drahmetkarabulut.com/zaturre-ve-grip-asisini-kimler-yaptirmali/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BAYRAMI SAĞLIKLI GEÇİRMENİN 6 YOLU</title>
		<link>https://drahmetkarabulut.com/bayrami-saglikli-gecirmenin-6-yolu/</link>
					<comments>https://drahmetkarabulut.com/bayrami-saglikli-gecirmenin-6-yolu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Ahmet Karabulut]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 02 Jun 2019 10:41:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp Hastalıklarından Korunma]]></category>
		<category><![CDATA[bayram]]></category>
		<category><![CDATA[bayramda beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[dr ahmet karabulut]]></category>
		<category><![CDATA[kalbinisev]]></category>
		<category><![CDATA[ramazan bayramı]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[tatil önerileri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drahmetkarabulut.com/?p=3304</guid>

					<description><![CDATA[‘’Oruçla dinlenen midelere bayramda yapılacak aşırı yüklenme, acil serviste sonlanabilir’’ Ramazan ayı yine göz açıp kapatma hızında geçiverdi ve bayram arifesine geldik. Ramazan orucu ile dinlenen mideleri bayram boyunca yine çok yoğun bir mesai bekliyor. Üstelik bu yıl bayram tatilinin 9 güne tamamlanması ile bir çok kişi bayramı tatil beldelerinde geçirecek. Haliyle oruç ile dinlenen [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><a href="https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2019/05/image_6483441-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-3306" src="https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2019/05/image_6483441-1-640x885.jpg" alt="" width="640" height="885" srcset="https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2019/05/image_6483441-1-640x885.jpg 640w, https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2019/05/image_6483441-1-768x1062.jpg 768w, https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2019/05/image_6483441-1-320x443.jpg 320w, https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2019/05/image_6483441-1.jpg 1024w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></a></em></p>
<p><em>‘’Oruçla dinlenen midelere bayramda yapılacak aşırı yüklenme, acil serviste sonlanabilir’’</em></p>
<p>Ramazan ayı yine göz açıp kapatma hızında geçiverdi ve bayram arifesine geldik. Ramazan orucu ile dinlenen mideleri bayram boyunca yine çok yoğun bir mesai bekliyor. Üstelik bu yıl bayram tatilinin 9 güne tamamlanması ile bir çok kişi bayramı tatil beldelerinde geçirecek. Haliyle oruç ile dinlenen mideler tatil beldelerindeki açık büfe yemekler tehdidi ile karşı karşıya kalacak. Bu dönemde yapılacak aşırı tüketim kendisini mide problemleri, reflü, hazımsızlık, çarpıntı ve ritim bozuklukları, tansiyon yükselmesi, şeker ve kolesterol yükselmesi ile gösterebilir. Aşırı tüketim kısa bayram tatilinde hatırı sayılır kilo olarak bizlere geri dönebilir. Sağlıklı bir bayram tatili geçirmek için bu önerilere mutlaka uyun…</p>
<ul>
<li><em>Güne hafif kahvaltı ile başlayın:</em> Bayram süreci oruç öncesi beslenme alışkanlığımıza geçiş sürecidir. Sahur yemeği yerin kahvaltıya bırakırken, ek olarak öğle yemeği alışkanlığına geri dönüş zamanıdır. Kahvaltıda etli yemekler ve tatlı tüketilmemelidir. Domates, salatalık, roka, 5-10 adet yeşil zeytin, 1 haşlanmış yumurta, 1 dilim peynir, 1 kaşık bal ya da pekmez ve 2-3 dilim tahıllı ekmek ile sağlıklı bir kahvaltı yapabilirsiniz. Öğle yemeği için yeşil mevsim salatasına ek olarak çorba, sebze yada et yemeklerinden bir tanesi tercih edilebilir. Günlük ana öğün sayısı kesinlikle üç ile sınırlandırılmalı ve ara öğünler ana öğün şeklinde yüksek kalorili yiyecekler ile süslenmemelidir. Akşam yemekleri biraz daha erkene alınmalı ve 19:00-20:00 arasında yenmelidir. Akşam yemekleri iftar sofraları kadar kalabalık ve yüksek kalorili olmamalıdır.</li>
<li><em>Şeker yerine bitter çikolata:</em> Ramazan bayramında şekerin hakimiyetini kırmak oldukça zor görünüyor. Bayramda şeker ikramı ve tüketimi en üst düzeye çıktığından ramazan bayramı yerine çoğu zaman şeker bayramı terimi daha çok kullanılmaktadır. Oysaki tüketilen şekerler vücuttaki şeker ve insülin dengesini bozmakta, vücut yağlanmakta ve kalp ve damar sağlığımız tehlikeye girmektedir. Özellikle çocuklara şeker yerine kakao oranı %70 ve üzeri bitter çikolata ikramı hem çocuklarda sağlıklı bir alışkanlık oluşumuna zemin hazırlayacak; he de kalp ve damar hastalığı riskin azaltacaktır. Bitter çikolata tüketimi barsak mikrobiyotası üzerine de olumlu etki yapmaktadır.</li>
<li><em>Tatlıya sınır koyun: </em>Bayramda özellikle şerbetli tatlıların tüketimi üst düzeye çıkmaktadır. Özellikle kapı kapı bayram ziyareti yapan kişiler farkına varmadan günde 5-6 porsiyon tatlı tüketebilir. Ek tüketilen şeker ve çikolatalar da düşünüldüğünde, kişi farkına varmadan günlük kalori tüketiminin daha fazlasını tatlıdan alabilir. Bu durum kişiye şeker, yağ ve kilo olarak geri dönecektir. Bayramda günlük tatlı tüketimi 2 porsiyonu aşmamalıdır. Şerbetli tatlılar tek porsiyon ile sınırlandırılmalı, sütlü tatlılar tercih edilmelidir. Tatlılar kahvaltıda ve hemen yemek sonrası tüketilmemelidir. Sütlü tatlıların tarçın ile ikram edilmesi mideyi rahatlatacaktır. Hazır perakende dondurmaların bir çoğunun yüksek şeker içerdiği ve diğer şekerlemelerden farkı olmadığı unutulmamalıdır.</li>
<li><em>Kefirli smoothie içeceği ile bayrama sağlık katın: </em>Havaların ısınmasını da göz önüne alırsak, bayramda serinletici içecekler ikram etmek sağlığımız açısından daha faydalı olacaktır. Ev yapımı şekersiz limonata, ev yapımı tuzsuz ayran ve su ilk planda tercih edilecek içeceklerdir. Misafirlerinizi sağlıklı bir içecek ile şaşırtmak istiyorsanız ilk tercihiniz kefirli smoothie olmalı. Kefir probiyotikten zengin kalp dostu bir içecektir. İki bardak kefire, yarım avokado ve 1 orta büyüklükte muz, 1 bardak buz kattıktan sonra; birer porsiyon (1 küçük kase)  çilek yada kiraz,  katıp sağlıklı bir içecek yapabilirsiniz. İçeceğim biraz daha sağlıklı olsun diyorsanız 1 yemek kaşığı yulaf ve 1 tatlı kaşığı chia tohumu ekleyebilir, bardağınızı ceviz parçacıkları ile süsleyebilirsiniz. Ek tat isteyenler 2 yemek kaşığı çekirdekli siyah kuru üzüm ve 1 tatlı kaşığı bal ekleyebilirler. Tatlı krizine tutulanlar smoothie bardağını bitter çikolata parçacıkları ile süsleyebilirler. Afiyet olsun…</li>
<li><em>Bayram ziyaretlerini yürüyerek yapın:</em> Hareket ve egzersiz başta kalp ve damar sağlımız olmak üzere bütün vücudumuza katkı sağlar. Ramazan orucu ile harekete sıklıkla ara verilir. Bayramla birlikte terk edilen faydalı egzersiz alışkanlığına tekrar başlanabilir. Egzersize ara verenler için en ideal başlangıç düzenli yürüyüş yapmaktır. Bayram ziyaretlerini kısa mesafelerde yürüyerek yapmak egzersiz alışkanlığına ilk adım olacaktır. Günlük ortalama 10-15 bin adım atmak vücut sağlığına ciddi katkı yapar. Günlük 5 bin adım altında kalanlar, akşamın serin saatlerinde eksik adımları telafi etmelidir.</li>
<li><em>Tatilcilere uyarı:</em> Tatilde açık büfe tuzağına düşenler oruçla dinlenen midelerine ciddi işkence yapacaktır. Günlük 5-6 ana öğün yemekten kaçınılmalı, ana öğünlerde sadece bir çeşit ana yemek tercihi yapılmalıdır. Günlük tatlı miktarı 2 porsiyonu geçmemelidir. Sabah ve akşam serinliğinde 15-20 dakika yürüyüş yapılmalıdır. Yemek sonrası hemen yüzmemeli; yüzme temposu özellikle öğle güneşinde çok yüksek tutulmamalıdır.</li>
</ul>
<p>Sağlıklı kalmanın reçetesi başlıklı programı youtube kanalımızdan izleyebilirsiniz.</p>
<div class="youtube-embed" data-video_id="BF-IWUP-L1g"><iframe loading="lazy" title="SAĞLIKLI KALMANIN REÇETESİ (EN TEMEL BİLGİLER) - PROF DR AHMET KARABULUT" width="696" height="392" src="https://www.youtube.com/embed/BF-IWUP-L1g?feature=oembed&#038;enablejsapi=1" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture" allowfullscreen></iframe></div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drahmetkarabulut.com/bayrami-saglikli-gecirmenin-6-yolu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>RAMAZAN AYI HAREKET, EGZERSİZ VE SPOR YAPMAYA ENGEL DEĞİLDİR!</title>
		<link>https://drahmetkarabulut.com/ramazan-ayinda-harekete-ara-vermeden-devam/</link>
					<comments>https://drahmetkarabulut.com/ramazan-ayinda-harekete-ara-vermeden-devam/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Ahmet Karabulut]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 04 May 2019 09:39:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[egzersiz]]></category>
		<category><![CDATA[hareket]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[oruç]]></category>
		<category><![CDATA[Ramazan]]></category>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drahmetkarabulut.com/?p=3291</guid>

					<description><![CDATA[‘’Sağlıklı yaşam şeklinin en temel unsuru olan düzenli hareket, egzersiz ve spora oruç ile birlikte sıklıkla ara verilmektedir. Oysaki oruç tutmak egzersiz yapmaya engel teşkil etmez’’ Yüksek tansiyondan şeker hastalığına, damar hastalıklarından kansere kadar birçok müzmin hastalığın temelinde tembellik ve hareketsizlik vardır. Bütün bu hastalıklardan uzak kalmanın yolu da düzenli egzersiz ve spordan geçiyor. Günlere [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><a href="https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2019/05/3-110.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-3292" src="https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2019/05/3-110-640x377.jpg" alt="" width="640" height="377" srcset="https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2019/05/3-110-640x377.jpg 640w, https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2019/05/3-110-768x453.jpg 768w, https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2019/05/3-110-1280x754.jpg 1280w, https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2019/05/3-110-320x189.jpg 320w, https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2019/05/3-110.jpg 1500w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></a></em></p>
<p><em>‘’Sağlıklı yaşam şeklinin en temel unsuru olan düzenli hareket, egzersiz ve spora oruç ile birlikte sıklıkla ara verilmektedir. Oysaki oruç tutmak egzersiz yapmaya engel teşkil etmez’’</em></p>
<p>Yüksek tansiyondan şeker hastalığına, damar hastalıklarından kansere kadar birçok müzmin hastalığın temelinde tembellik ve hareketsizlik vardır. Bütün bu hastalıklardan uzak kalmanın yolu da düzenli egzersiz ve spordan geçiyor. Günlere bölünmüş olarak haftalık asgari 150 dk düzenli egzersiz yapmak vücudumuzu bir çok hastalığa karşı korurken bu sürenin arttırılması görülecek fayda miktarını da katlayacaktır. Elbette en önemli noktalardan biri düzenli egzersizin süreklilik göstermesi ve hayat tarzı olarak benimsenmesidir. Egzersiz programlarında alınacak fayda genelde ikinci aydan itibaren görülür. Ortalama nabız ve tansiyon değerlerinde düşme ve vücut direncinde artış izlenir. İlk ay ise genelde yatırım ayı olup, vücudun egzersize alışma evresini oluşturur. Egzersiz programına ara verilmesi vücut kondisyonunda hızlı bir gerileme yapar ve egzersize tekrar başlandığında kişi tekrar bir alışma evresini yaşamak zorunda kalır. Ramazan ayı sıklıkla egzersiz ve spora ara verildiği dönemdir. Ramazan sonrası bayram ve tatil dönemi de hesaba katıldığında yaklaşık 2 aylık egzersizden kopma dönemi oluşur. Bu süre hem vücudumuzu tembelliğin getirdiği risklerle karşı karşıya bırakırken hem de egzersize tekrar başlama motivasyonunu kırar. Bu nedenle düzenli hareket yaşam tarzı olarak benimsenmeli ve Ramazan ayında da sürdürülmelidir.</p>
<p><em>Ramazan ayında egzersiz olur mu?</em></p>
<p>Egzersiz hayatın her evresinde yapılabilir. Ramazan ayıda egzersize engel olmayıp, özellikle akşam saatlerinde gözlenecek vücuttaki yorgunluğu ve halsizliği vücudun metabolizmasını hızlandırarak önleyecektir. Ayrıca düzenli egzersiz iftarda alınan besinlerin de daha etkin sindirilmesine katkıda bulunacaktır. En önemli noktalardan biri egzersizin düzenli beslenme ile birleştirilmesidir. Çok ağır bir iftar yemeği sonrası ağır egzersiz faydadan çok zarar getirebilir. Ayrıca egzersizle vücudun sıvı ihtiyacı artacağından mutlaka su içilmelidir.</p>
<p><em>Ramazan ayında hangi egzersizleri yapalım?</em><span id="more-3291"></span></p>
<p>Rutin egzersiz düzeninin sürdürülmesi tercih edilmelidir. Hafif-orta tempolu egzersizlere aynen devam edilebilir. Yüksek tempolu egzersiz yapanlar ise tempolarını ve egzersiz sürelerini düşürmeli, yada önerilen en uygun saatte egzersizlerini yapmalıdır. Yavaş-orta- hızlı tempolu  kısaca her türlü yürüyüşler, hafif tempo koşular, bisiklet, yüzme ilk tercih edilecek egzersizlerdir. Bunun yanında badminton, tenis, basketbol voleybol da tercih edilebilir. Ağırlık sporu özellikle gün içerisinde önerilmemektedir. Ağırlık sporu gün içerisinde kortizol seviyesini arttırarak kas yıkımını arttırabilir ve açlığı tetikleyebilir.</p>
<p><em>Hangi saatte hangi egzersiz?</em></p>
<p>İnanılanın aksine egzersiz için en uygun zaman iftardan önceki 1 saattir. Güneşin etkisini kaybettiği bu serin dönemde yapılacak 20-30 dk yürüme ile vücudumuzu harekete geçirerek iftar öncesi yorgunluğu ve baş ağrısından kurtulabiliriz. Yine bu dönemde yapılacak egzersiz ile metabolizmamız hızlanacak, iftar yemeklerinin daha hızlı sindirilmesine katkı sağlayacaktır. Ayrıca egzersizin getireceği susama hissi ile önerilen iftara 1-2 bardak su ile başlamamız daha mümkün olacaktır. Egzersizi iftardan sonraya bırakacaksanız en az 2 saat beklemeniz faydalı olacaktır. Teravih zamanı ve sonrası egzersiz için uygun bir dönem olup, hafif ve hızlı tempo egzersizler bu süreye sığdırılabilir. Makine ve ağırlık egzersizleri için en uygun dönem ise sahur öncesidir. Bu dönemde iftarda alınan gıdalar sindirilip kana karışmış ve vücutta enerji seviyesini yükseltmiş olacaktır. Bu enerjiyi ağırlık ve tempolu sporlar için rahatlıkla kullanıp sahur için vücudumuzu hazır edebiliriz. Oruçlu geçirilen gün içerisinde ise egzersiz önerilmemektedir.</p>
<p><em>Egzersiz ne zaman yapılmamalı?</em></p>
<p>İftar öncesi aşırı susuzluk yaşayanlar tansiyon değerlerinde düşüklük olanlar egzersizi iftar sonrasına bırakmalıdır. Ramazan öncesi düzenli egzersiz yapmayan kişiler iftar yemeğini fazla kaçırmışsa egzersiz yapmamalıdır. Zira ağır iftar sonrası oluşacak tansiyon yüksekliği ve kandaki koyulaşmaya bide sporun yükü eklendiğinde kişi kendisini hastanede bulabilir. Bu nedenle iftar sonrası spor yapacakların iftarı ölçülü açmaları ve çay-tatlı faslını spordan sonraya bırakmaları mantıklı olacaktır. Spor sırasında gelişecek güçsüzlük, baş dönmesi, çarpıntı, nefes darlığı şikayetleri spora ara vermeyi gerektirir. Ramazan öncesi hiçbir egzersiz yapmayan kişilerin bu ayda spora başlamaları ise mantıklı değildir. Bu kişilerin Ramazan ayında yürüyüş yapmayı tercih etmesi ve Ramazan sonrasında spor programına başlaması önerilir.</p>
<p>Ramazan ayı ve spor temalı haberi youtube kanalımızdan izleyebilirsiniz</p>
<p><iframe loading="lazy" title="ORUÇ TUTANLAR SPOR VE EGZERSİZ YAPABİLİR Mİ? (BİLMENİZ GEREKENLER) - PROF DR AHMET KARABULUT" width="696" height="392" src="https://www.youtube.com/embed/bi9SFjc5itk?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture" allowfullscreen></iframe></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drahmetkarabulut.com/ramazan-ayinda-harekete-ara-vermeden-devam/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
