<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Hipertansiyon - Prof. Dr. Ahmet Karabulut ile kalbini sev!</title>
	<atom:link href="https://drahmetkarabulut.com/hipertansiyon/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://drahmetkarabulut.com/hipertansiyon/</link>
	<description>Kalp ve damar sağlığı hakkında aradığınız herşey</description>
	<lastBuildDate>Wed, 12 Jul 2023 09:15:48 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.5</generator>

<image>
	<url>https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2018/04/favicon.png</url>
	<title>Hipertansiyon - Prof. Dr. Ahmet Karabulut ile kalbini sev!</title>
	<link>https://drahmetkarabulut.com/hipertansiyon/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Hipertansiyon Hastalarının Mutlak Bilmesi Gereken Noktalar</title>
		<link>https://drahmetkarabulut.com/hipertansiyon-hastalarinin-mutlak-bilmesi-gereken-noktalar/</link>
					<comments>https://drahmetkarabulut.com/hipertansiyon-hastalarinin-mutlak-bilmesi-gereken-noktalar/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Ahmet Karabulut]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 12 Jul 2023 09:15:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hipertansiyon]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drahmetkarabulut.com/?p=4257</guid>

					<description><![CDATA[Hipertansiyon Hastalarının Mutlak Bilmesi Gereken Noktalar &#8220;Hipertansiyonun diğer adı sessiz katildir&#8221; Hipertansiyon yani yüksek kan basıncı, dünyada olduğu gibi ülkemizde de yaygın ve en önemli sağlık sorunlarından birsidir. Türkiye’de 50 yaş üzerindeki her 2 kişiden biri yüksek tansiyon hastası olup, toplumun % 30’unda yüksek tansiyon mevcuttur. Hipertansiyon hastalarının üçte biri hastalığının farkında değildir. Kontrolsüz hipertansiyon [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1>Hipertansiyon Hastalarının Mutlak Bilmesi Gereken Noktalar</h1>
<h2><em>&#8220;Hipertansiyonun diğer adı sessiz katildir&#8221;</em></h2>
<p><strong>Hipertansiyon</strong> yani yüksek kan basıncı, dünyada olduğu gibi ülkemizde de yaygın ve en<br />
önemli sağlık sorunlarından birsidir. Türkiye’de 50 yaş üzerindeki her 2 kişiden biri yüksek<br />
tansiyon hastası olup, toplumun % 30’unda yüksek tansiyon mevcuttur. Hipertansiyon<br />
hastalarının üçte biri hastalığının farkında değildir. Kontrolsüz hipertansiyon bütün vücutta<br />
onarılması güç sorunlara yol açabilir. Bu yazıda hipertansiyon hastalarının bilmesi gereken noktaları özetledik.</p>
<h3><strong>Kontrolsüz hipertansiyon nelere yol açar?</strong></h3>
<p>&#8211; İnme ve felç riskini arttırır. Erkene yaşlarda demans gelişimini tetikler.<br />
&#8211; Kalbi büyütür, kalp krizi ve kalp yetersizliğine yol açar.<br />
&#8211; Böbrek yapısını bozarak böbrek yetersizliği yapar.<br />
&#8211; Aort damarını genişletir, aort diseksiyonu denilen yırtılma riskini artırır.<br />
&#8211; Göz damarlarını bozarak görme kaybına yol açar.</p>
<p>Sağlıklı yaşam tarzı ile ilaç kullanmadan tansiyon gelişimi engellenip ötelenebilir!</p>
<h4><strong>İlaçsız tansiyon düşürmenin yolları:</strong></h4>
<p><strong>&#8211; Tuzu kısıtlamak temel tansiyon tedavisidir.</strong><br />
Fazla tuz tüketimi ile hipertansiyon direk bağlantılıdır.<br />
Tuzlu hazır gıda tüketimi, yemeğin tadına bakmaksızın tuz ekleme alışkanlığı yüksek tansiyona davetiye çıkarır.</p>
<p>Hipertansiyonun en temel tedavi şekillerinden biri, tuz tüketimini kısıtlamaktır. Tuz alımını 3 gram (1 silme çay kaşığı) ile sınırlayan kişilerde kan basıncı 5-10 mmHg aralığında düşer. Böylece ilaç kullanmadan özellikle büyük tansiyonda düşüş sağlanmış oluyor.</p>
<p><strong>&#8211; Kilo verdikçe tansiyon düşer.</strong><br />
Aşırı kilo hipertansiyon için çok önemli bir risk faktörüdür. Alınan her kilo ile hem kan<br />
basıncı değerlerinde hem de insülin direncinde artış oluyor. Hipertansiyon hastalığının daha<br />
erken yaşta ortaya çıkmasındaki ana etkenlerden biri hızlı alınan kilolardır. İdeal kiloyu<br />
koruyan kişilerde hipertansiyon gelişimi daha az izlenir. Şişman kişilerde her 1 kg kilo verimi ise kan basıncını 1 mmHg düşürdüğünden fazla kilolardan kurtulmak hastalığa karşı büyük fayda sağlıyor.</p>
<p><strong>&#8211; Akılcıl beslenme ile tansiyon düşer.</strong><br />
Sağlıklı ve dengeli beslenme hipertansiyon hastaları için son derece önemlidir. Özellikle ağır<br />
ve yağlı yiyeceklerden uzak durulmalıdır. Ağır yemek sonrasında kan basıncında bir miktar<br />
artış gözlenir. Özellikle sindirim bozukluğu yaşayan hastalarda mide ve bağırsak gerilmesinin de getireceği ek stres ile kan basıncında ani ve tehlikeli zıplamalar yaşanabilir. Geç saatlerde yenilen ağır yemekler gece yüksek tansiyon atağı ile kişiyi acil servis yolcusu yapabilir.</p>
<p><strong>&#8211; Düzenli egzersiz ile tansiyon düşer.</strong><br />
Hareketsiz ve sedanter yaşam tarzı hipertansiyon gelişimini hızlandırır. Hipertansiyon<br />
hastalarının rutin alışkanlıkları arasına düzenli yürüyüşü katmaları şarttır. Her gün düzenli<br />
yarım saatlik yürüyüş metabolizmanın hızlanması, kalp ritminin düzenlenmesi ve vücut<br />
damarındaki artmış direncin düzene girmesi açısından fayda sağlıyor. Hergün yapılacak 20-30 dakika kardiyo-fitness grubu egzersizler ile de 2. ay sonunda kan basıncında 5-10 mmHg arası düşme izlenebiliyor.</p>
<p>&#8211; Sigara ve alkolden uzak kalanlarda tansiyon düşer, tüketimi kan basıncında ani zıplamalar yapabilir. Bunların terk edilmesi ile kan basıncında 2-5 mmHg arası düşme gözlenir. Sürekli tüketim yapan tiryakiler dışında arada bir tüketim yapan kişilerde de ani tansiyon yükselme riski mevcuttur.</p>
<p><strong>&#8211; Düzenli ve kaliteli uyku tansiyonu düşürür.</strong><br />
Tansiyon değerlerinde sık oynamalar tarif eden kişilerin çoğunluğunda uyku bozuklukları<br />
olduğu saptanmıştır. Her gece 7 saat kaliteli uyku gündüz tansiyon değerlerinin<br />
ayarlanmasında önemli fayda sağlar. Uyku ile birlikte metabolizma yavaşlar, kan basıncı<br />
düşer ve vücut zindelik kazanır. Bu kazanç sonraki gün içerisinde de vücuda olumlu etki<br />
sağlar.</p>
<p><strong>&#8211; Stres yönetimi ile tansiyon düşer.</strong><br />
Stres önemli bir hipertansiyon nedenidir. Özellikle iş yerinde stres yaşayan kişilerin kan<br />
basınçları evlere oranla 10-15 mmHg yüksek saptanmıştır. İş yeri stresi yaşayan kişilerde<br />
kalıcı hipertansiyon gelişimi daha sık izlenmektedir. Kişiler stres yüklerini sorgulamalı, orta<br />
ve ağır derecede stres yükü olanlar yardım almalıdır.</p>
<p><strong>&#8211; Gevşeme terapileri ile tansiyon düşer.</strong><br />
Düzenli gevşeme terapileri hipertansiyonda fayda sağlıyor. Haftanın 2-3 günü yapılacak yoga-pilates gibi gevşeme terapileri, müzik dinletileri ile kan basıncında 2-5 mmHg arası düşme sağlanıyor.</p>
<h5><strong>Hipertansiyon hastaları bu noktalara dikkat etmeli!</strong></h5>
<p><strong>&#8211; İlaçlarınızı düzenli kullanın.</strong><br />
Hipertansiyon hastalarının yaptığı en büyük yanlışlardan biri, çeşitli gerekçelerle ilaç<br />
kullanımını ihmal etmeleridir. Hatta tansiyonun normal seyrettiği günlerde ‘nasılsa<br />
tansiyonum iyi’ denilerek ilaç kullanılmıyor. Ancak bu hata ölümcül sonuçlara bile yol<br />
açabilir. O nedenle tansiyonunuz kontrol altında olsa da, hekiminizin bilgisi olmadan hiçbir<br />
şekilde ilacınızı kesmemeniz aksine düzenli almanız gerekiyor.</p>
<p><strong>&#8211; Muayene zamanında da ilaçlara devam edin.</strong><br />
Tansiyon hastaları sıklıkla hastaneye geldiklerinde ilaçlarını almazlar. Bu da hastane<br />
ölçümlerinin yüksek olmasına ve ilaç düzenlemesinin yanlış yapılmasına yol açabilir. Bu<br />
nedenle tansiyon ilaçları günün aynı saatlerinde düzenli olarak alınmalıdır.</p>
<p><strong>&#8211; Kan basıncınızı ölçüp kaydedin.</strong><br />
Kan basıncını düzenli ölçüp kaydetmek tedavi planlaması açısından oldukça önemlidir. Evde<br />
yapılan ölçümler hastanedekilere kıyasla daha düşük ve tedavi planlaması açısından daha<br />
değerlidir. Yapılan tedavinin etkin olup olmadığı doğru şekilde yapılan tansiyon ölçümü ile<br />
mümkündür. Haftada 2-3 kez tansiyon ölçümü yapılmalıdır.</p>
<p><strong>&#8211; Beyaz önlük tansiyonuna dikkat edilmeli!</strong><br />
Aşırı heyecanlı yapıdaki kişiler, panik bozukluğu olanların kan basınçları hastanede yüksek<br />
ölçülebilir. Beyaz önlük hipertansiyonu denilen bu durum, tansiyonları günlük yaşamda<br />
normal olan kişilerin hipertansiyon tanısı ile tedavi almalarına yol açabilir. Bu nedenle ev ve<br />
hastane ölçümleri farklı olan kişilerde tansiyon holter yada uzun süreli evde ölçümler ile<br />
beyaz önlük hipertansiyonu dışlanmalıdır.</p>
<p><strong>&#8211; Hipertansiyon diğer hastalıklara da davetiye çıkarır.</strong><br />
Göbekli hipertansiyon hastalarının şeker ve kolesterol açısından mutlaka değerlendirilmeleri<br />
gerekir. Metabolik sendrom denilen hastalıkta, hipertansiyona diğer kardeş hastalıkları<br />
diyabet, kolesterol yüksekliği ve şişmanlık da eşlik eder.</p>
<p><strong>&#8211; Dash diyeti kabul görmüş tansiyon hastaları için beslenme şeklidir.</strong><br />
Kalp hastalarının en çok uyguladığı diyet şekli olan Akdeniz diyeti ile benzer özellikler<br />
taşıyan Dash diyeti hipertansiyon hastalarında kabul görmüş beslenme şeklidir. Tuzun az<br />
tüketildiği, sebze-meyve ve balık tüketiminin fazlaca olduğu dash diyeti ile tansiyonda<br />
kontrol daha kolay sağlanır.</p>
<p><iframe title="YouTube video player" src="https://www.youtube.com/embed/dgp3-I98pPU" width="560" height="315" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe></p>
<p><iframe title="YouTube video player" src="https://www.youtube.com/embed/Sb_21eCEsf8" width="560" height="315" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe></p>
<p><iframe title="YouTube video player" src="https://www.youtube.com/embed/Lj7MLZjPWo0" width="560" height="315" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe></p>
<p><iframe loading="lazy" title="YouTube video player" src="https://www.youtube.com/embed/lfTpdahAWXI" width="560" height="315" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe></p>
<p><span style="vertical-align: inherit;">Sağlıkla ilgili diğer </span><a href="https://drahmetkarabulut.com/blog/"><span style="vertical-align: inherit;">yazılarıma</span></a><span style="vertical-align: inherit;"> gözatın</span></p>
<p><span style="vertical-align: inherit;">Kalp Sağlığı ilgili videolarıma </span><a href="https://www.youtube.com/channel/UC356bQKgWM-Aqdssfwqcnwg"><span style="vertical-align: inherit;">youtube</span></a><span style="vertical-align: inherit;"> kanalımdan ulaşabilirsiniz.</span></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drahmetkarabulut.com/hipertansiyon-hastalarinin-mutlak-bilmesi-gereken-noktalar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tansiyon Hangi Koldan Ölçülmeli?</title>
		<link>https://drahmetkarabulut.com/tansiyon-hangi-koldan-olculmeli/</link>
					<comments>https://drahmetkarabulut.com/tansiyon-hangi-koldan-olculmeli/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Ahmet Karabulut]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 12 Aug 2022 06:48:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hipertansiyon]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drahmetkarabulut.com/?p=4160</guid>

					<description><![CDATA[Tansiyon Hangi Koldan Ölçülmeli? &#8221;Doğru şekilde tansiyon ölçümü hipertansiyon tanısını için çok önemlidir&#8221; Hipertansiyon dünyada en önde gelen kronik hastalık olup baştan ayağa bütün vücudu etkiler. Genel toplumda görülme oranı %30 iken, 50 yaş üzerindeki her iki kişiden biri hipertansiyon hastasıdır. Hipertansiyon tanısı ölçüm ile konulur Yani tansiyon ölçümü yapmıyorsanız hipertansiyon varlığı rahatlıkla gözden kaçabilir. [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2><em>Tansiyon Hangi Koldan Ölçülmeli?</em></h2>
<h3><em>&#8221;Doğru şekilde tansiyon ölçümü hipertansiyon tanısını için çok önemlidir&#8221;</em></h3>
<p>Hipertansiyon dünyada en önde gelen kronik hastalık olup baştan ayağa bütün vücudu etkiler. Genel toplumda görülme oranı %30 iken, 50 yaş üzerindeki her iki kişiden biri hipertansiyon hastasıdır.</p>
<h3>Hipertansiyon tanısı ölçüm ile konulur</h3>
<p>Yani tansiyon ölçümü yapmıyorsanız hipertansiyon varlığı rahatlıkla gözden kaçabilir. Yaklaşık her 3 kişiden biri hipertansiyon hastalığından habersiz yüksek kan basıncı ile hayata devam etmektedir.</p>
<p>Yüksek kan basıncı inme, kalp krizi, kalp yetersizliği, böbrek yetersizliği ve aort genişlemesinin en önemli sebeplerinden bir tanesidir. Doğru tansiyon ölçümü ile hipertansiyon tanısı konularak tedaviye başlanabilir.</p>
<h4>İlk ölçümde tansiyon her iki koldan ölçülmelidir</h4>
<p>Kalbe yakın diye sol kol tercihi doğru değildir. Kollar arasında 20 mmHg ya varan basınç farkları olabilir. Bu durum genelde damar direnci ile ilgilidir.<br />
Ancak 20 mmHg üzeri kollarda tansiyon farkı, tansiyonun düşük olduğu kolda damar tıkanığlığı düşündürmelidir. Bu nedenler ilk ölçümler her iki koldan yapılmalı, ve takip ölçümlerinde yüksek ölçülen koldan ölçümlere devam edilmelidir.</p>
<p>Dün ölçüm alınan koldan takip yapılması hipertansiyon hastalığının atlanmasına yol açar. Tansiyon ölçümü istirahat halinde ve oturur pozisyonda yapılmalı, ölçüm öncesi sigara, alkol, yemek ve uyarıcı ilaç alımı olmamalıdır.</p>
<p>İlk ölçümlerde iki koldan ölçüm tercih edilmeli ve ölçümler 5 dakika ara ile tekrarlanmalıdır. Ritim bozukluğu olan kişilerde iki ölçüm arası çok fark varsa, üçüncü ölçüm yapılabilir.</p>
<p>Tansiyon ölçümlerinde otomatik makinalar sıklıkla kullanılmakta olup, koldan ölçüm yapanlar ön planda tercih edilmelidir. Bu cihazlar ölçüm sırasında sys kısaltmalı büyük tansiyon, dia kısaltmalı küçük tansiyon ve hr veya r kısaltmalı nabız sayısını gösterir.</p>
<p>İstirahat ölçümlerinde büyük tansiyonunun 130 mmHg, küçük tansiyonun 85 mmHg ve nabız değerinin 80/dk altında olması normal olarak kabul edilir. Hem büyük tansiyon hem de küçük tansiyonun yüksek olması dikkate alınmalıdır.</p>
<p>Küçük tansiyon kalbi daha çok etkiler söylentisini dikkate almamak gerekir. Yapılan araştırmaların çoğunluğunda büyük tansiyon ön planda dikkate alınmıştır. Hem büyük, hem de küçük tansiyon yüksekliği tedavi edilmelidir. Tekrarlayan ölçümlerde yüksek değerler saptanıyorsa değerlerin bir hekim ile paylaşılması hipertansiyon tanısı için önemli bir adım olacaktır.</p>
<p>Kontrolsüz yüksek tansiyon en başta beyin, gözler, kalp, damarlar ve böbrekte hasarlar oluşturur. Erken dönemde hasra oluşmadan hipertansiyonun yakalanması düzenli tansiyon ölçümü ile mümkündür. Herhangi bir hastalığı olmayanlar  yılda 2-3 kere, hipertansiyon hastaları ise hafta 2-3 kez tansiyon ölçümü yaptırmalıdır.</p>
<p>Tabi bu ölçümlerin doğru şekilde yapılması bizi hipertansiyonun zararlı etkilerinden koruyacaktır.</p>
<p><span style="vertical-align: inherit;">Sağlıkla ilgili diğer </span><a href="https://drahmetkarabulut.com/blog/"><span style="vertical-align: inherit;">yazılarıma</span></a><span style="vertical-align: inherit;"> gözatın</span></p>
<p><span style="vertical-align: inherit;">Kalp Sağlığı ilgili videolarıma </span><a href="https://www.youtube.com/channel/UC356bQKgWM-Aqdssfwqcnwg"><span style="vertical-align: inherit;">youtube</span></a><span style="vertical-align: inherit;"> kanalımdan ulaşabilirsiniz.</span></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drahmetkarabulut.com/tansiyon-hangi-koldan-olculmeli/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>HİPERTANSİYON HASTALIĞINA ERKENDEN YAKALANMAMAK İÇİN BU NOKTALARA DİKKAT!</title>
		<link>https://drahmetkarabulut.com/hipertansiyon-hastaligina-erkenden-yakalanmamak-icin-bu-noktalara-dikkat/</link>
					<comments>https://drahmetkarabulut.com/hipertansiyon-hastaligina-erkenden-yakalanmamak-icin-bu-noktalara-dikkat/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Ahmet Karabulut]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 21 Jul 2018 07:46:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hipertansiyon]]></category>
		<category><![CDATA[hipertansiyon]]></category>
		<category><![CDATA[tansiyon]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drahmetkarabulut.com/?p=3221</guid>

					<description><![CDATA[&#8221;Hipertansiyon sıklığı yaş ile artış gösterir. Elli yaş üzerinde her iki kişiden birinde tansiyon yüksektir. Hipertansiyona daha erken yaşlarda yakalanmamak için aşağıda sayacağımız noktalara dikkat edilmesi önemlidir&#8221; Hipertansiyon, gerek dünyada gerekse ülkemizde en önemli sağlık sorunlarından birini oluşturuyor. Ölüm nedenleri arasında ilk sırada yer alan kalp ve damar hastalıklarının en önemli tetikleyicisi konumundaki hipertansiyon felç [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>&#8221;Hipertansiyon sıklığı yaş ile artış gösterir. Elli yaş üzerinde her iki kişiden birinde tansiyon yüksektir. Hipertansiyona daha erken yaşlarda yakalanmamak için aşağıda sayacağımız noktalara dikkat edilmesi önemlidir&#8221;</em></p>
<p>Hipertansiyon, gerek dünyada gerekse ülkemizde en önemli sağlık sorunlarından birini oluşturuyor. Ölüm nedenleri arasında ilk sırada yer alan kalp ve damar hastalıklarının en önemli tetikleyicisi konumundaki hipertansiyon felç gelişim riskini arttıran en önemli temel etkenlerden birisi. Ülkemizde hipertansiyon sıklığı % 30 ile dünya ortalamasının biraz üzerinde görülmekle birlikte, yaşa bağlı olarak sıklıkla artış gösteriyor. Ülkemizde 50 yaş üzerindeki her iki kişiden biri yüksek tansiyon hastası. 60 yaş üzerinde ise oran daha da artıyor. Sıklıkla yaşlı hastalığı olarak bilinen hipertansiyona oldukça erken yaşlarda da tanı konulmaya başlandı. Öyle ki, 20’li ve 30’lu yaşlarda olup tansiyon ilacı kullanan kişi sayısı her gün artış gösteriyor. Sağlıksız yaşam şekli, şehir yaşantısının getirdiği zorluklar hipertansiyonu erken yaşlara çeken en temel etkenler. Erken yaşlarda hipertansiyonun ortaya çıkışını kolaylaştıran etkenleri bu yazıda bulacaksınız.</p>
<p>&#8211;<em>Kilo almak:</em></p>
<p>Şişmanlık hipertansiyonu tetikleyen temel etkenlerin başında geliyor. Özellikle kısa sürede alınan fazla kilolar 20’li yaşlarda bile hipertansiyonu ortaya çıkarabilir. Alınan her kilo tansiyon değerlerinde 1 mmHg artışa sebep olur. İdeal kilonun korunması hipertansiyon gelişimini geciktirecek temel noktalardan biridir.</p>
<p>&#8211;<em>Tuzlu yemek:</em></p>
<p>Dünyada en çok tuz tüketen ülkelerden biri olduğumuz düşünülürse, hipertansiyon sıklığının yüksek olmasına şaşırmamak lazım. Günlük 5-6 gram tuz tüketmek yeterli iken ülkemizde bu ortalama 16-18 gram civarındadır. Tuz tüketiminde yapılacak her 1 gr artış ile kan basıncı değerlerimiz 1-2 mmHg artacaktır. Dünya sağlık örgütü verilerine göre günlük hedeflenen tuz tüketimine (1 çay kaşığı yada silme tatlı kaşığı) inmek yıllık 2.5 milyon ölümü engelleyecektir. Özellikle hazır gıda ve sodalarda tuz oranının yüksek olduğunu bilmek gerekir. Sofralara tuz yerine baharat koymanın vakti gelmiştir.</p>
<p>&#8211;<em>Hareketsizlik:</em></p>
<p>Hareketsiz yaşam ve tembellik hipertansiyonu tetikleyen ana etkenlerden biridir. Genç yaşlı herkeste hareketsizlik öncelikle egzersiz hipertansiyon dediğimiz hareketin tetiklediği tansiyon yükselmesine yol açar. Öyle ki 2 kat merdiven çıkmak bile bir anda tansiyon değerlerini yukarı fırlatabilir. Zamanla bu durum istirahat tansiyonuna da sirayet eder ve hipertansiyon gelişimi izlenir.</p>
<p>&#8211;<em>Stres:</em></p>
<p>Fiziksel stres, mental stres, iş stresi, yaşam stresi…her türlü stres hipertansiyon gelişimi için risk faktörüdür. İşyeri stresi yaşayan kişilerde kalıcı hipertansiyon daha erken gelişmektedir. Ani psikolojik ya da fiziksel stres kısa süre içinde tansiyon değerlerimizi 200 lere dayandırıp, hastanelik edebilir. Stresle etkin mücadele hipertansiyon gelimini engelleyecektir.</p>
<p>&#8211;<em>Uykusuzluk:</em></p>
<p>Vücudun temel detoks mekanizması olan uyku tansiyon düzeni için çok önemlidir. Uyku ile birlikte tansiyon değerlerinde düşüş izlenir. Uykusuzluk bu düşüşü engeller. Tansiyon değerlerinde gece düşüşü olmayan kişilerde kalp damar hastalığı riski daha belirgindir. Uykusuz bir geceyi takip eden gündüz saatlerinde tansiyon değerleri daha yüksek seyreder. 7 saatlik kaliteli ve derin uyku erken hipertansiyon gelişimini engeller.Ayrıca uyku apnesi olan kişilerde de hipertansiyon gelişimi daha sıktır.</p>
<p>&#8211;<em>Tütün ürünleri ve alkol kullanımı:</em></p>
<p>Sigara ve aşırı alkol içerdikleri uyarıcı maddeler ile tansiyon değerlerini yükseltir. Aynı zaman uzun vadede damar duvarlarına verilen hasar ile oluşan damar sertliği kalıcı hipertansiyon gelişimine yol açar. Tütün ürünlerinden ve aşırı alkol tüketiminden uzak kalmak hipertansiyon gelişimini geciktirecektir.</p>
<p>&#8211;<em>D vitamini eksikliği:</em></p>
<p>Uzun süreli D vitamini eksikliği yaşayan kişilerin daha erken dönemde hipertansiyona yakalandığı gözlenmiştir. D vitamininin böbreklerde tansiyon düzenleyici etkisi olduğu düşünülmektedir.</p>
<p>&#8211;<em>Sağlıksız diyet:</em></p>
<p>Aşırı tuz tüketimi dışında sağlıksız diyet de hipertansiyonunun erken ortaya çıkmasına yol açabilir. Özellikle potasyum, magnezyum ve kalsiyumdan zayıf beslenme erken hipertansiyon sebebi olabilir. Sağlıksız yüksek kalorili beslenmede uzun vadede damar sertliğini arttırarak hipertansiyon gelişimine katkı sağlar.</p>
<p>&#8211;<em>Genetik yatkınlık:</em></p>
<p>Hipertansiyon ailesel yatkınlığı olan bir hastalıktır. Özellikle anne babada 50 yaş altında hipertansiyon gelişimi varsa risk belirgin olarak artar. Yaşlanmayla birlikte hipertansiyon sıklığı artar. Hipertansiyon erkekleri daha sık etkilerken, kadınlarda menopoz sonrası daha sık izlenir.</p>
<p>&#8211;<em>Gereksiz ilaç kullanımı:</em></p>
<p>Ağrı kesici, soğuk algınlığı ilaçları ve steroid içeren ilaçların uzun süre kullanılması hipertansiyona sebep olabilir. Bu etkileri damarlar ve böbrekler üzerinden gösterirler. Gereksiz ilaç kullanımından kaçınmak tansiyon değerlerinin normal sınırlarda kalmasına yardımcı olacaktır.</p>
<p>&#8211;<em>Kronik hastalıklar:</em></p>
<p>Bazı hastalıklar hipertansiyon gelişimine zemin hazırlar yada hipertansiyon ile birliktelik gösterir. Böbrek hastalıkları, şeker hastalığı, kolesterol yüksekliği, guatr gibi hastalığı olan kişilerde hipertansiyon daha sık izlenir.</p>
<p>Hipertansiyon tanısı konulması ancak ölüm yapmak ile olacaktır. Hipertansiyonu olanların yaklaşık üçte biri hastalıklarının farkında değildir ve hipertansiyonun zararlı etkileriyle karşı karşıyadır. Hipertansiyon tanısı ancak ölçüm yaparak konulur. Yukarıda bahsettiğimiz risklere sahipseniz mutlaka tansiyonunuzu ölçtürün.</p>
<p>Hipertansiyon ile ilişkili haberimizi youtube kanalımızdan izleyebilirsiniz.</p>
<div class="youtube-embed" data-video_id="KocovjqQdoI"><iframe loading="lazy" title="YÜKSEK TANSİYON GELİŞİMİ ÖNLENEBİLİR Mİ?" width="696" height="392" src="https://www.youtube.com/embed/KocovjqQdoI?feature=oembed&#038;enablejsapi=1" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture" allowfullscreen></iframe></div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drahmetkarabulut.com/hipertansiyon-hastaligina-erkenden-yakalanmamak-icin-bu-noktalara-dikkat/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>AMERİKA HİPERTANSİYON SINIRLARINI NEDEN AŞAĞIYA ÇEKTİ ?</title>
		<link>https://drahmetkarabulut.com/amerika-hipertansiyon-sinirlarini-neden-asagiya-cekti/</link>
					<comments>https://drahmetkarabulut.com/amerika-hipertansiyon-sinirlarini-neden-asagiya-cekti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Ahmet Karabulut]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 07 Dec 2017 08:19:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hipertansiyon]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drahmetkarabulut.com/?p=939</guid>

					<description><![CDATA[‘’Etkili tedavi ve takip  ile tansiyon kontrol altına alınmadıktan sonra ; sadece kılavuz ve önerilerle hipertansiyon hedeflerini aşağı çekmek hastaya pek fayda getirmeyecektir!’’ &#160; Hipertansiyon ya da tansiyon yüksekliği dünyadaki en önemli sağlık sorunlarından biri olup, hastaneye yatış ve ölümün önde gelen sebeplerinden biridir. Kontrolsüz yüksek tansiyon hastalarında felç, kalp yetersizliği, böbrek yetersizliği ve şah [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><a href="https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2017/12/bigstock-Blood-pressure-29817749.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft size-medium wp-image-940" src="https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2017/12/bigstock-Blood-pressure-29817749-300x194.jpg" alt="" width="300" height="194" srcset="https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2017/12/bigstock-Blood-pressure-29817749-300x194.jpg 300w, https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2017/12/bigstock-Blood-pressure-29817749-768x497.jpg 768w, https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2017/12/bigstock-Blood-pressure-29817749.jpg 900w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a>‘’Etkili tedavi ve takip  ile tansiyon kontrol altına alınmadıktan sonra ; sadece kılavuz ve önerilerle hipertansiyon hedeflerini aşağı çekmek hastaya pek fayda getirmeyecektir!’’</em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Hipertansiyon ya da tansiyon yüksekliği dünyadaki en önemli sağlık sorunlarından biri olup, hastaneye yatış ve ölümün önde gelen sebeplerinden biridir. Kontrolsüz yüksek tansiyon hastalarında felç, kalp yetersizliği, böbrek yetersizliği ve şah damar-aort genişleme hastalıkları oldukça sık izlenir. Büyük tansiyonda 115 birimden başlayarak her 20 birimlik artış; küçük tansiyonda 75 birimden başlayarak her 10 birimlik artış ölüm riskini ikiye katlamaktadır. Bu kadar önemli bir hastalıkla mücadele istenilen seviyede değildir ve tansiyon hastalarında kan basıncının kontrol oranı %50 nin altındadır. Tansiyon yüksekliği ile etkin mücadele için sürekli kılavuz ve öneriler yayınlanmaktadır. Son yayınlanan Amerika kılavuzu büyük tartışmaları beraberinde getirmiştir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Son Amerika kılavuzu tansiyon sınırını 140/90 dan 130/80 değerine çekti. Uzun süredir tansiyon ile mücadelede yeni öneri sunmayı bırakın, 3 yıl öncesinde 60 yaş üzeri tansiyon sınırını 150/90 değerine yükselten Amerika neden böyle bir karara imza attı?</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Böyle radikal bir karar almanın en önemli sebebi, hipertansiyon ile mücadelede dağılan dikkatleri tekrar toplamak temel amaç gibi görünüyor. 45 yaşın üzerindeki kişilerin gelecek 40 yıl içinde hipertansiyona yakalanma ihtimalinin % 90 saptanması ve hipertansiyonun ölüm sebepleri arasında ilk sıralarda gelmesi böyle bir adımın atılmasını zorunlu kılmış gibi görünüyor. Avrupa kılavuzlarını uygulayan ülkemizde aslında bu sınır 2007 Avrupa kılavuzu yayınlandığında zaten geri çekilmişti. Kalp yetersizliği, böbrek yetersizliği olan, felç geçiren hastalarda zaten sınır değer 130/80; şeker hastalarında 13/85 birim olarak belirlenmişti. Bu önerilerde 2013 yılında gevşeme yaşanmış ve tedavi sınırı 140/90 birime çekilmiştir. Bu durum hekimlerin tedavi protokollerinde varyasyonlar yapsada bazı hekimler sıkı kontrolden yana olmuş ve daha alt sınırları hedef edinmiştir. Amerikanın aldığı ve geri adım olarak yorumlanacak bu karar bir sonraki Avrupa kılvuzlarını da şüphesiz etkileyecektir. Bununla birlikte tansiyonun ölçüldüğü mekan ve zamana göre, ölçüm şekline göre bu sınır değerlerde değişim olabilmektedir.<span id="more-939"></span></p>
<table>
<tbody>
<tr>
<td rowspan="2" width="123"></td>
<td colspan="2" width="246"><strong><em>Amerika kılavuzu</em></strong></td>
<td colspan="2" width="246"><strong><em>Avrupa kılavuzu</em></strong></td>
</tr>
<tr>
<td width="123">Büyük tansiyon</td>
<td width="123">Küçük tansiyon</td>
<td width="123">Büyük tansiyon</td>
<td width="123">Küçük tansiyon</td>
</tr>
<tr>
<td width="123"><strong>Hastane/ofis </strong>ölçüm değeri</td>
<td width="123">140</td>
<td width="123">90</td>
<td width="123">140</td>
<td width="123">90</td>
</tr>
<tr>
<td width="123"><strong>Evde</strong> ölçüm değeri</td>
<td width="123">135</td>
<td width="123">85</td>
<td width="123">135</td>
<td width="123">85</td>
</tr>
<tr>
<td width="123"><strong>Gündüz</strong> ölçüm değeri</td>
<td width="123">135</td>
<td width="123">85</td>
<td width="123">135</td>
<td width="123">85</td>
</tr>
<tr>
<td width="123"><strong>Gece</strong> &#8211; uykuda ölçüm değeri</td>
<td width="123">120</td>
<td width="123">70</td>
<td width="123">120</td>
<td width="123">70</td>
</tr>
<tr>
<td width="123"><strong>24 saat</strong> ortalaması</td>
<td width="123"><strong>130</strong></td>
<td width="123"><strong>80</strong></td>
<td width="123"><strong>130</strong></td>
<td width="123"><strong>80</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>&nbsp;</p>
<p>Yukarıdaki tabloda görüldüğü gibi ölçüm değerlerine göre belirlenen sınır değerlerinde Amerika ve Avrupa önerileri aynı seviyeye gelmiştir. Fırtına koparan fark ise Amerika’nın büyük tansiyonda 130-140 ve küçük tansiyonda 80-90 aralığını 1. evre hipertansiyon kabul etmesidir. Avrupa kılavuzunda bu aralıklar hipertansiyon öncesi evre olarak tanımlanmaktaydı.</p>
<table>
<tbody>
<tr>
<td rowspan="2" width="123"></td>
<td colspan="2" width="246"><strong><em>Amerika kılavuzu</em></strong></td>
<td colspan="2" width="246"><strong><em>Avrupa kılavuzu</em></strong></td>
</tr>
<tr>
<td width="123">Büyük tansiyon</td>
<td width="123">Küçük tansiyon</td>
<td width="123">Büyük tansiyon</td>
<td width="123">Küçük tansiyon</td>
</tr>
<tr>
<td width="123"><strong>Normal</strong></td>
<td width="123">&lt;120</td>
<td width="123">&lt;80</td>
<td width="123">&lt;120</td>
<td width="123">&lt;80</td>
</tr>
<tr>
<td width="123"><strong>Hipertansiyon öncesi evre</strong></td>
<td width="123">120-130</td>
<td width="123">&lt;80</td>
<td width="123">130-140</td>
<td width="123">85-90</td>
</tr>
<tr>
<td width="123"><strong>Evre 1</strong></td>
<td width="123">130-140</td>
<td width="123">80-90</td>
<td width="123">140-160</td>
<td width="123">90-100</td>
</tr>
<tr>
<td width="123"><strong>Evre 2</strong></td>
<td width="123">&gt;140</td>
<td width="123">&gt;90</td>
<td width="123">160-180</td>
<td width="123">100-110</td>
</tr>
<tr>
<td width="123"><strong>Evre 3</strong></td>
<td width="123"><strong> </strong></td>
<td width="123"><strong> </strong></td>
<td width="123">&gt;180</td>
<td width="123">&gt;110</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>&nbsp;</p>
<p>Yukarıdaki tablodan da anlaşılacağı üzere Amerika tanımlamaları basitleştirmiş, sınır değerleri aşağıya çekerek insanlarda daha erken dönemde farkındalık oluşturup gerekli tedbirleri almayı hedeflemiştir.</p>
<p>Hedefler aşağı çekilmiş olsada asıl önemli olan etkin tedavi yöntemidir. Tansiyon değerlerini tedavi ile hedef seviyeye çekemedikten sonra yapılan öneri ve hazırlanan bu kılavuzların hiç ehemmiyeti kalmamaktadır.</p>
<p><a href="https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2017/12/Duo.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft size-full wp-image-941" src="https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2017/12/Duo.jpg" alt="" width="250" height="190" /></a>Günlük pratikte tansiyon değerleri Amerikan kılavuzun yeni hedef seviyesi olan 130/80 birimin üzerinde olan kişilere hemen ilaç tedavisi başlamak doğru yaklaşım olmayacaktır. Riskli grup olan kalp yetersizliği, kalp krizi, böbrek yetersizliği, felç, şeker hastalığı ve aort genişlemesi olanlarda ilaç önermek, kalan gruba ise sağlıklı yaşam şekli değişimlerini uygulamak en mantıklı yaklaşım gibi görünmektedir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Konu ile ilgili haberi youtube kanalımızdan izleyebilirsiniz.</p>
<p><iframe loading="lazy" title="HİPERTANSİYON DA SINIR KAÇ OLMALI? - DR AHMET KARABULUT" width="696" height="392" src="https://www.youtube.com/embed/Lj7MLZjPWo0?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture" allowfullscreen></iframe></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drahmetkarabulut.com/amerika-hipertansiyon-sinirlarini-neden-asagiya-cekti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>HİPERTANSİYON ’DA BU 10 YANLIŞ İNANIŞA DİKKAT!</title>
		<link>https://drahmetkarabulut.com/hipertansiyon-da-bu-10-yanlis-inanisa-dikkat/</link>
					<comments>https://drahmetkarabulut.com/hipertansiyon-da-bu-10-yanlis-inanisa-dikkat/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Ahmet Karabulut]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Jun 2015 07:03:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hipertansiyon]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drahmetkarabulut.com/?p=638</guid>

					<description><![CDATA[&#8221;Hipertansiyon yaşlı hastalığıdır! Tansiyonum düzeldi ilacı kesebilirim!&#8221; dememek lazım. Gerek dünyada gerekse ülkemizde en önemli sağlık sorunlarından biri hipertansiyon. Üstelik, ölüm nedenleri arasında ilk sırada yer alan kalp ve damar hastalıklarının en önemli tetikleyicisi konumunda bulunuyor. Ülkemizde hipertansiyon sıklığı % 30 ile dünya ortalamasının biraz üzerinde görülmekle birlikte, yaşa bağlı olarak sıklıkla artış gösteriyor. Ülkemizde [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family: Tahoma, serif;"><span style="font-size: medium;"><b><a href="https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2015/06/High-Blood-Pressure-Cholesterol-Always-Come-With-Warning-Signs-1030x559.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft size-medium wp-image-639" src="https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2015/06/High-Blood-Pressure-Cholesterol-Always-Come-With-Warning-Signs-1030x559-300x163.jpg" alt="High-Blood-Pressure-Cholesterol-Always-Come-With-Warning-Signs-1030x559" width="300" height="163" srcset="https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2015/06/High-Blood-Pressure-Cholesterol-Always-Come-With-Warning-Signs-1030x559-300x163.jpg 300w, https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2015/06/High-Blood-Pressure-Cholesterol-Always-Come-With-Warning-Signs-1030x559-1024x556.jpg 1024w, https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2015/06/High-Blood-Pressure-Cholesterol-Always-Come-With-Warning-Signs-1030x559-900x488.jpg 900w, https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2015/06/High-Blood-Pressure-Cholesterol-Always-Come-With-Warning-Signs-1030x559.jpg 1030w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a>&#8221;Hipertansiyon yaşlı hastalığıdır! Tansiyonum düzeldi ilacı kesebilirim!&#8221; </b></span></span><span style="font-family: Tahoma, serif;"><span style="font-size: medium;">dememek lazım.</span></span></p>
<p><span style="font-family: Tahoma, serif;"><span style="font-size: small;">Gerek dünyada gerekse ülkemizde en önemli sağlık sorunlarından biri hipertansiyon. Üstelik, ölüm nedenleri arasında ilk sırada yer alan kalp ve damar hastalıklarının en önemli tetikleyicisi konumunda bulunuyor. Ülkemizde hipertansiyon sıklığı % 30 ile dünya ortalamasının biraz üzerinde görülmekle birlikte, yaşa bağlı olarak sıklıkla artış gösteriyor. Ülkemizde 50 yaş üzerindeki her iki kişiden biri yüksek tansiyon hastası. Kontrolsüz hipertansiyon temel olarak beyin, kalp, böbrek ve vücuttaki tüm damar yapısına zarar verip önemli sağlık sorunlarına yol açar. Toplumda hipertansiyon efsaneleri yaygındır ve bu yanlış inanışların kimi zaman hayati riske yol açabilir. Bu yazıyla hipertansiyonda öne çıkan 10 efsaneyi derledik.</span></span></p>
<ul>
<li><span style="font-family: Tahoma, serif;"><span style="font-size: small;"><b>Tansiyonum düzeldi ilacı kesebilirim</b></span></span></li>
</ul>
<p><span style="font-family: Tahoma, serif;"><span style="font-size: small;">Çok sık yapılan ve büyük tehlike oluşturan yaygın inanışlardan biri “Tansiyonum düzeldi ilacı kesebilirim!” Oysa bu yanlış inanış hayati riski de beraberinde getiriyor. Zira hipertansiyon ilaçlarla tamamen tedavi edilip ortadan kaldırılabilen bir hastalık değil. İlaçlar tansiyonu istenilen değerler arasında kontrolde tutuyor. İlaçlar kesildiğinde tansiyon değerleri yeniden yükseliyor. </span></span></p>
<ul>
<li><span style="font-family: Tahoma, serif;"><span style="font-size: small;"><b>Yemeklere tuz atmıyorum, tuz kısıtlamasına uyuyorum</b></span></span></li>
</ul>
<p><span style="font-family: Tahoma, serif;"><span style="font-size: small;">Günlük alınan tuzun sadece % 20’si sofradan alınıyor. Hazır gıda ve ekmeklerde tuz tadı olmasa bile, belirgin oranda tuz bulunuyor. Tuz diyetine uymak için tuzsuz ekmek tercih etmek ve özellikle işlenmiş gıdalardan uzak durmak gerekiyor. </span></span><span id="more-638"></span></p>
<ul>
<li><span style="font-family: Tahoma, serif;"><span style="font-size: small;"><b>Hipertansiyon erkeklerde daha sıktır</b></span></span></li>
</ul>
<p><span style="font-family: Tahoma, serif;"><span style="font-size: small;">Hipertansiyon cinsiyet gözetmiyor. Menopoz öncesi kadınlarda sıklığı daha az olmasına karşın, kadınlardaki obezite salgınının artmasıyla her iki cinsiyette görülme riski birbirine yaklaşmış durumda. </span></span></p>
<ul>
<li><span style="font-family: Tahoma, serif;"><span style="font-size: small;"><b>Tansiyon yükselmesini kişi hisseder</b></span></span></li>
</ul>
<p><span style="font-family: Tahoma, serif;"><span style="font-size: small;">Yüksek tansiyon ‘sessiz katil’ olarak adlandırılıyor. Belirgin bulgu vermeden uzun süre sessiz seyredip vücutta ciddi tahribatlar yapabiliyor. Halk arasında hipertansiyonun klasik bulgusu olarak bilinen baş ağrısı, hipertansiyona çoğunlukla eşlik etmiyor.</span></span></p>
<ul>
<li><span style="font-family: Tahoma, serif;"><span style="font-size: small;"><b>Küçük tansiyon kalbi daha çok zorlar</b></span></span></li>
</ul>
<p><span style="font-family: Tahoma, serif;"><span style="font-size: small;">Küçük tansiyonun kalbi daha çok zorladığına yönelik inanış da bir efsane. Hem büyük tansiyon hem de küçük tansiyonun yüksek olması kalbi yoruyor. Ancak yapılan araştırmalar büyük tansiyon değerlerinin kalp hastalığı riskini daha net belirlediğini göstermiştir </span></span></p>
<ul>
<li><span style="font-family: Tahoma, serif;"><span style="font-size: small;"><b>Hipertansiyon yaşlı hastalığıdır</b></span></span></li>
</ul>
<p><span style="font-family: Tahoma, serif;"><span style="font-size: small;">Hipertansiyon yaşlılarda daha sık gözlenmesine karşın, günümüzde gençlerin de kapısını çalıyor. 20’li ve 30’lu yaşlardaki nüfusun % 10-15’inde hipertansiyon bulunuyor. 50 yaş üzerinde bu oran % 50’ye çıkıyor. </span></span></p>
<ul>
<li><span style="font-family: Tahoma, serif;"><span style="font-size: small;"><b>Hipertansiyon tanısı tek ölçümle konulabilir</b></span></span></li>
</ul>
<p><span style="font-family: Tahoma, serif;"><span style="font-size: small;">Hipertansiyon tanısı konulması için uygun ortam ve şartlarda alınacak 2 ya da daha fazla ölçümün yüksek olması gerekiyor. Ciddi bir stres altında ölçülen yüksek değerler hipertansiyon tanısı koymada yeterli değil. Yine hastanelerde yüksek ölçülen değerler ‘beyaz önlük’ hipertansiyonu açısından değerlendirilmeli ve gerekirse ev ölçümleri izlenmeli. </span></span></p>
<ul>
<li><span style="font-family: Tahoma, serif;"><span style="font-size: small;"><b>Hipertansiyonda tek çare ilaç kullanımı</b></span></span></li>
</ul>
<p><span style="font-family: Tahoma, serif;"><span style="font-size: small;">Özellikle yeni tanı konulan evre 1 hipertansiyonda etkin yaşam şekli değişikliği ve diyet ile ilaç kullanımı gerekmeden kontrol sağlanabiliyor. İlerlemiş yüksek tansiyonda yaşam şekli değişikliği ve diyet ile ilaç sayısı ve dozlarında azalma sağlanabiliyor.</span></span></p>
<ul>
<li><span style="font-family: Tahoma, serif;"><span style="font-size: small;"><b>Sofra tuzu dışındaki tuzlar zararsızdır</b></span></span></li>
</ul>
<p><span style="font-family: Tahoma, serif;"><span style="font-size: small;">Piyasada bulunan rafine edilmiş sofra tuzu dışındaki tuzlarda da (Kaya tuzu, Okyanus tuzu, Himalaya tuzu vb) sodyum oranı yüksek olduğundan, bu tuzların tüketilmesi tansiyon değerlerinde artışa yol açıyor. </span></span></p>
<ul>
<li><span style="font-family: Tahoma, serif;"><span style="font-size: small;"><b>Hipertansiyonum var spor yapamam</b></span></span></li>
</ul>
<p><span style="font-family: Tahoma, serif;"><span style="font-size: small;">Düzenli egzersiz ve spor sanılanın aksine tansiyon değerlerinin kontrol edilmesine katkı sağlıyor. Olumlu etki genellikle ikinci ayda ortaya çıkar. Egzersizin düzenli ama hafif ve orta seviyede yapılması gerekir. Ağır egzersiz temposu tansiyon değerlerini artıracağından tercih edilmemelidir</span></span></p>
<p>Hipertansiyon ile ilişkili haberi vimeo kanalımızdan izleyebilirsiniz.</p>
<p><iframe loading="lazy" title="HİPERTANSİYON - PROF DR AHMET KARABULUT" src="https://player.vimeo.com/video/256064619?dnt=1&amp;app_id=122963" width="640" height="360" frameborder="0" allow="autoplay; fullscreen" allowfullscreen></iframe></p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drahmetkarabulut.com/hipertansiyon-da-bu-10-yanlis-inanisa-dikkat/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TUZU AZALTMAK İÇİN KALP DOSTU BAHARATLARA YÖNELİN!</title>
		<link>https://drahmetkarabulut.com/tuzu-azaltmak-icin-kalp-dostu-baharatlara-yonelin/</link>
					<comments>https://drahmetkarabulut.com/tuzu-azaltmak-icin-kalp-dostu-baharatlara-yonelin/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Ahmet Karabulut]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 09 Mar 2015 12:50:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Hipertansiyon]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drahmetkarabulut.com/?p=593</guid>

					<description><![CDATA[&#8221;9-15 mart tuza dikkat haftasında, sofranızdaki tuzu azaltarak damarlarınızı korumaya başlayabilirsiniz&#8221; Kalp damar hastalıkları tüm dünyada en önde gelen ölüm sebebi. Yapılan araştırmalar sağlıklı yaşam tarzı değişikliği ile kalp damar hastalıklarından ölüm riskinin % 70 lere varan oranda azaltılabileceğini göstermiş. Alınacak önlemlerden biride tuz kısıtlaması. Tuz kullanımı konusunda dünyada önde gelen ülkelerden biriyiz. Sofradan tuzu [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #000000;"><i><a href="https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2015/03/Spices-2.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft size-medium wp-image-594" src="https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2015/03/Spices-2-300x201.jpg" alt="Cooking Plant Urban Spice Giveaway" width="300" height="201" srcset="https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2015/03/Spices-2-300x201.jpg 300w, https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2015/03/Spices-2.jpg 600w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a>&#8221;9-15 mart tuza dikkat haftasında, sofranızdaki tuzu azaltarak damarlarınızı korumaya başlayabilirsiniz&#8221;</i></span></p>
<p><span style="color: #000000;">Kalp damar hastalıkları tüm dünyada en önde gelen ölüm sebebi. Yapılan araştırmalar sağlıklı yaşam tarzı değişikliği ile kalp damar hastalıklarından ölüm riskinin % 70 lere varan oranda azaltılabileceğini göstermiş. Alınacak önlemlerden biride tuz kısıtlaması. Tuz kullanımı konusunda dünyada önde gelen ülkelerden biriyiz. Sofradan tuzu ihmal etmiyoruz. Dünya sağlık örgütünün önerdiği günlük 6 gram tuzun yaklaşık 2-3 katını tüketiyoruz. Oysaki tuz tüketimi hipertansiyon ve kalp damar hastalıkları ile direk bağlantılı. Yapılan araltırmalar günlük 1 gram tuz kısıtlamanın kalp krizi riskini % 3, felç riskini ise % 5 azalttığını göstemiştir. Günlük tuz tüketiminin yarıya indirilmesi hipertansiyon kontrolünde temel stratejilerden biri olup, kan basıncında 10 mmhg lık ek düşme sağlar. Peki tuzu nasıl kısıtlayacağız? Tuzu kullanmadaki temel amaçlardan biri yemekleri tatlandırmak olduğundan kullanılacak baharatlar ile tuz miktarı rahat şekilde azaltılabilir. Kullanılabilecek kalp dostu baharatları sizin için sıraladık.</span><span id="more-593"></span></p>
<ul>
<li><span style="color: #000000;"><b>Kırmızı maya pirinci:</b> Fermente pirinç de denilen bu ek besin ile yemeklerinize renk ve tat katabilirisiniz. Uzakdoğu mutfağının vazgeçilmezi olan bu besinin ülkemizdede popülaritesi gittikçe artmaktadır. Kolesterol dengesini düzenleyerek kalp damar hastalığı riskini azaltır.</span></li>
<li><span style="color: #000000;"><b>Biberiye:</b> özellikle et yemeklerini tatlandırmak için rahatlıkla kullanılabilir. Vücutta mevcut iltihabi reaksiyonlarının etkisini azaltarak kalp damar sağlığına katkıda bulunur. Doğal antioksidan etkisi vardır.</span></li>
<li><span style="color: #000000;"><b>Safran:</b> Özellikle pilavları renklendirip tatlandırabilirisiniz. Safranın antioksidan özelliği olup, damar yapısını korur. Vücuttaki iltihabi reaksiyonu azaltır. Kolesterol düşürücü etkiside mevcuttur.</span></li>
<li><span style="color: #000000;"><b>Zencefil:</b> Sebze yemekleri ve fırınlanmış balık yemeklerinde rahatlıkla kullanılabilir. Vücudun direncini arttıran bu besinin antioksidan ve iltihap azaltıcı etkisi vardır. Damar duvarları üzerinde olumlu etki yaparak tansiyonun kontrolünü kolaylaştırır.</span></li>
<li><span style="color: #000000;"><b>Zerde:</b> Zencefilin özlliklerini taşıyan zerde ile özellikle pilavları renklendirip tatlandırabilirsiniz. Vücudun savunma mekanizmasını güçlendiren bu baharat davar dıvarlarını koruyarak yüksek tansiyon kontrolüne yardımcı olur.</span></li>
<li><span style="color: #000000;"><b>Kekik:</b> Et yemeklerinin vazgeçilmezi olan kekikte antioksidan ve iltihap azaltıcı etki ile damar sağlığının korunmasına katkıda bulunur. Ek olarak kolesterol düşürücü etkiside vardır.</span></li>
<li><span style="color: #000000;"><b>Kişniş:</b> Et yemeklerini tatlandırabileceğiniz bu baharatın faydaları saymakla bitmez. Vücudun savunma mekanizmasını güçlendirip, hazımsızlığa iyi gelmesinin dışında kan kolesterol seviyelirini düşürür ve hipertansiyon kontrolüne katkı sağlar.</span></li>
<li><span style="color: #000000;"><b>Kimyon:</b> Kuru baklagiller ile yapılan yemeklerin vazgeçilmezidir. İltihabi reaksiyonu azaltır. Şekeri düşürür, kan basıncını düzenler ve kanı sulandırarak damar sağlığına olumlu etki yapar.</span></li>
<li><span style="color: #000000;"><b>Sumak:</b> Salata ve sebze yemeklerinde kullanacağınız bu baharat ile şeker seviyesi düşer ve damarlar şekerin zararlı etkilerinden korunmuş olur.</span></li>
<li><span style="color: #000000;"><b>Nane:</b> Hem et, hemde sebze yemeklerini tatlandırır. Antioksidan etki ile damarları korur. Stres giderici ve vücuda rahatlık verici etkisi vardır. Kalp ritmini ve kan basıncının düzenlenmesinde faydalıdır.</span></li>
<li><span style="color: #000000;"><b>Karabiber:</b> Çorbaların vazgeçilmezi olan karabiberdede antioksidan ve iltihap azaltıcı etkisi vardır. Ayrıca yağ hücrelerinin yıkımını arttırarak kilo vermeyi kolaylaştırır.</span></li>
<li><span style="color: #000000;"><b>Tarçın:</b> Kolesterol düşürücü ve şeker düşürücü etkisi vardır. Günlük 1 çay kaşığı kullanılması kalp damar sağlığını korur. Ülkemizde daha çok tatlı yapımızda kullanılsada uzak doğu mutfağına ilgi duyanların yemeklerde vazgeçemeyeceği bir baharattır.</span></li>
<li><span style="color: #000000;"><b>Sarımsak tozu:</b> İyi bilinen bir antioksidan olan kuru sarımsak ile yemeklerinizi tatlandırabilirsiniz. Kan basıncının kontrolünde de faydası vardır.</span></li>
<li><span style="color: #000000;"><b>Limon tozu:</b> Yemeklerinizi ayrı bir tat katacağınız limon tozu antioksidan etki ile damar yapısını korur. Tansiyon düşürücü etkisi de vardır.</span></li>
</ul>
<p>Bu yazı ile ilişkili haberi youtube kanalımızdan izleyebilirsiniz.</p>
<div class="youtube-embed" data-video_id="TRv80utPatg"><iframe loading="lazy" title="BAHARATLI YEMEKLER KALBİ ETKİLER Mİ? - DR AHMET KARABULUT" width="696" height="392" src="https://www.youtube.com/embed/TRv80utPatg?feature=oembed&#038;enablejsapi=1" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture" allowfullscreen></iframe></div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drahmetkarabulut.com/tuzu-azaltmak-icin-kalp-dostu-baharatlara-yonelin/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>HİPERTANSİYONDA 10 ALTIN KURAL</title>
		<link>https://drahmetkarabulut.com/hipertansiyonda-10-altin-kural/</link>
					<comments>https://drahmetkarabulut.com/hipertansiyonda-10-altin-kural/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Ahmet Karabulut]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 25 Dec 2014 07:23:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hipertansiyon]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drahmetkarabulut.com/?p=551</guid>

					<description><![CDATA[&#8221;Yaşam şekli değişikliği hipertansiyonda temel tedavi şeklidir&#8221; Hipertansiyon yani yüksek kan basıncı, dünyada olduğu gibi ülkemizde de yaygın ve en önemli sağlık sorunlarından biri. Türkiye&#8217;de 50 yaş üzerindeki her 2 kişiden biri yüksek tansiyon hastası. Nadiren belirti verdiği için pekçok kişi de bu hastalığından habersiz yaşıyor. Ancak bu sinsi hastalık kontrol altına alınmadığında kalpten böbreğe, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family: Tahoma, sans-serif;"><a href="https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2014/12/sphygmomanometer-with-blood-pressure-bulb-1024x678.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft size-medium wp-image-552" src="https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2014/12/sphygmomanometer-with-blood-pressure-bulb-1024x678-300x199.jpg" alt="sphygmomanometer-with-blood-pressure-bulb-1024x678" width="300" height="199" srcset="https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2014/12/sphygmomanometer-with-blood-pressure-bulb-1024x678-300x199.jpg 300w, https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2014/12/sphygmomanometer-with-blood-pressure-bulb-1024x678.jpg 1024w, https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2014/12/sphygmomanometer-with-blood-pressure-bulb-1024x678-900x596.jpg 900w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a></span></p>
<p><strong>&#8221;Yaşam şekli değişikliği hipertansiyonda temel tedavi şeklidir&#8221;</strong></p>
<p><span style="font-family: Tahoma, sans-serif;">Hipertansiyon yani yüksek kan basıncı, dünyada olduğu gibi ülkemizde de yaygın ve en önemli sağlık sorunlarından biri. Türkiye&#8217;de 50 yaş üzerindeki her 2 kişiden biri yüksek tansiyon hastası. Nadiren belirti verdiği için pekçok kişi de bu hastalığından habersiz yaşıyor. Ancak bu sinsi hastalık kontrol altına alınmadığında kalpten böbreğe, beyinden göze birçok organda geri dönüşü olmayan hasara yol açabiliyor. Oysa hipertansiyonun kontrolü ile kalp yetmezliği ve inme riski yarı yarıya, kalp krizi riski de dörtt</span><span style="font-family: Tahoma, sans-serif;"><span lang="tr-TR">e</span></span><span style="font-family: Tahoma, sans-serif;"> bir azalabiliyor. Hipertansiyon hastaları bazı alışkanlıklarını değiştirerek tedaviye katkıda bulunmaları hastalığın kontrol altına alınmasını kolaylaştıracaktır. Yaşam şekli değişikliği olarak adlandırılan bu önerileri uyan yeni başlangıçlı hipertansiyon hastalarında ilaçsız takip bile söz konusu olabilir. H</span><span style="font-family: Tahoma, sans-serif;"><span lang="tr-TR">ipertansiyonda </span></span><span style="font-family: Tahoma, sans-serif;">dikkat edilmesi gereken </span><span style="font-family: Tahoma, sans-serif;"><span lang="tr-TR">10</span></span><span style="font-family: Tahoma, sans-serif;"> altın kuralı sizler için sıraladık. </span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><span style="font-family: Tahoma, sans-serif;"><b>1. Tuzu kısıtlayın</b></span></span></p>
<p><span style="font-family: Tahoma, sans-serif;">Fazla tuz tüketimi sağlık açısından son derece zararlı. Böbrekten kansere, hipertansiyondan kardiyovasküler hastalıklara pek çok rahatsızlığa neden olabiliyor. Hipertansiyonun en temel tedavi şekillerinden biri, tuz tüketimini kısıtlamak. Tuz alımını 3 gram (1 silme çay kaşığı) ile sınırlayan kişilerde kan basıncı 5-10 mmHg aralığında düşüyor. Böylece</span> <span style="color: #800000;"><span style="font-family: Tahoma, sans-serif;"><span lang="tr-TR">ilaç kullanmadan</span></span></span><span style="font-family: Tahoma, sans-serif;"><span lang="tr-TR"> özellikle büyük tansiyonda düşüş sağlanmış</span></span> <span style="font-family: Tahoma, sans-serif;">oluyor. </span></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><span style="font-family: Tahoma, sans-serif;"><b>2. Fazla kilolarınızdan kurtulun</b></span></span></p>
<p><span style="font-family: Tahoma, sans-serif;">Aşırı kilo hipertansiyon için çok önemli bir risk faktörü. </span><span style="font-family: Tahoma, sans-serif;"><span lang="tr-TR">Alınan her kilo ile hem kan basıncı değerlerinde hem de insülin direncinde artış oluyor. Hipertansiyon hastalığının daha erken yaşta ortaya çıkmasındaki ana etkenlerden biri hızlı alınan kilolar. </span></span><span style="font-family: Tahoma, sans-serif;">Şişman kişilerde her 1 kg kilo verimi ise kan basıncını 1 mmHg </span><span style="font-family: Tahoma, sans-serif;"><span lang="tr-TR">düşürdüğünden fazla kilolardan kurtulmak hastalığa karşı büyük fayda sağlıyor.</span></span></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><span style="font-family: Tahoma, sans-serif;"><b>3. Ağır ve yağlı yiyeceklerden kaçının</b></span></span></p>
<p><span style="font-family: Tahoma, sans-serif;">Sağlıklı ve dengeli beslenme hipertansiyon hastaları için son derece önemli. Özellikle ağır ve yağlı yiyeceklerden uzak </span><span style="font-family: Tahoma, sans-serif;"><span lang="tr-TR">durmalı</span></span><span style="font-family: Tahoma, sans-serif;">. </span><span style="font-family: Tahoma, sans-serif;"><span lang="tr-TR">Ağır yemek sonrasında kan basıncında bir miktar artış oluyor. Özellikle sindirim bozukluğu yaşayan hastalarda mide ve bağırsak gerilmesinin de getireceği ek stres ile kan basıncında ani ve tehlikeli zıplamalar yaşanabiliyor. </span></span><span id="more-551"></span></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><span style="font-family: Tahoma, sans-serif;"><b>4. Düzenli egzersiz şart</b></span></span></p>
<p><span style="font-family: Tahoma, sans-serif;">Hipertansiyon hastalarının rutin alışkanlıkları arasına düzenli yürüyüşü katmaları şart. Her gün düzenli yarım saatlik yürüyüş </span><span style="font-family: Tahoma, sans-serif;"><span lang="tr-TR">metabolizmanın hızlanması, kalp ritminin düzenlenmesi ve vücut damarındaki artmış direncin düzene girmesi </span></span><span style="font-family: Tahoma, sans-serif;">açısından fayda sağlıyor. Hergün yapılacak 20-30 dakika kardiyo-fitness grubu egzersizler ile de 2. ay sonunda kan basıncında 5-10 mmHg arası düşme izlenebiliyor</span></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><span style="font-family: Tahoma, sans-serif;"><b>5. Sigara ve alkolden kaçının</b></span></span></p>
<p><span style="font-family: Tahoma, sans-serif;">Siz siz olun sigara ve alkol alışkanlığınız var ise, bir kez daha düşünün. Acıbadem Atakent Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ahmet Karabulut &#8220;Sigara ve alkol hipertansiyon hastalarında </span><span style="font-family: Tahoma, sans-serif;"><span lang="tr-TR">ani yüksek ataklara </span></span><span style="font-family: Tahoma, sans-serif;">yol aç</span><span style="font-family: Tahoma, sans-serif;"><span lang="tr-TR">abilirken, kolesterol seviyesini de yükseltiyor</span></span><span style="font-family: Tahoma, sans-serif;">. Sigara ve alkolün terk edilmesi ile kan basıncında 2-5 mmHg arası düşme gözlenebiliyor yani </span><span style="font-family: Tahoma, sans-serif;"><span lang="tr-TR">sigara alkolden uzak durmak kalp damar sağlığına katkı yanında kan basıncına da ayar çekiyor</span></span><span style="font-family: Tahoma, sans-serif;">&#8221; diyor. </span></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><span style="font-family: Tahoma, sans-serif;"><b>6. Gevşeme terapileri yapın</b></span></span></p>
<p><span style="font-family: Tahoma, sans-serif;">Düzenli gevşeme terapileri hipertansiyonda fayda sağlıyor. Haftanın 2-3 günü yapılacak yoga-pilates gibi gevşeme terapileri, müzik dinletileri ile kan basıncında 2-5 mmHg arası düşme sağlanıyor. </span></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><span style="font-family: Tahoma, sans-serif;"><b>7. Kan basıncınızı ölçüp kaydedin</b></span></span></p>
<p><span style="font-family: Tahoma, sans-serif;">Kan basıncını düzenli ölçüp kaydetmek</span><span style="font-family: Tahoma, sans-serif;"><span lang="tr-TR"> tedavi planlaması açısından oldukça önemli. Evde yapılan ölçümler hastanedekilere kıyasla daha düşük ve tedavi planlaması açısından daha değerli. Ortalama ölçüm değerleri ilaç başlama açısından da yol gösterici.</span></span></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><span style="font-family: Tahoma, sans-serif;"><b>8. İlaçlarınızı düzenli kullanın</b></span></span></p>
<p><span style="font-family: Tahoma, sans-serif;">Hipertansiyon hastalarının yaptığı en büyük yanlışlardan biri, çeşitli gerekçelerle ilaç kullanımını ihmal etmeleri. Hatta tansiyonun normal seyrettiği günlerde &#8216;nasılsa tansiyonum iyi&#8217; denilerek ilaç kullanılmıyor. Ancak bu hata ölümcül sonuçlara bile yol açabiliyor. O nedenle tansiyonunuz kontrol altında olsa da, hekiminizin bilgisi olmadan hiçbir şekilde ilacınızı kesmemeniz aksine düzenli almanız gerekiyor. </span></p>
<p lang="tr-TR"><span style="color: #ff0000;"><span style="font-family: Tahoma, sans-serif;"><b>9. Düzenli ve kaliteli uyku</b></span></span></p>
<p lang="tr-TR"><span style="font-family: Tahoma, sans-serif;">Tansiyon değerlerinde sık oynamalar tarif eden kişilerin çoğunluğunda uyku bozuklukları olduğu saptanmış. Her gece 7 saat kaliteli uyku gündüz tansiyon değerlerinin ayarlanmasında önemli fayda sağlıyor. Uyku ile birlikte metabolizma yavaşlıyor, kan basıncı düşüyor ve vücut zindelik kazanıyor. Bu kazanç sonraki gün içerisinde de vücuda olumlu etki ediyor. </span></p>
<p lang="tr-TR"><span style="color: #ff0000;"><span style="font-family: Tahoma, sans-serif;"><b>10. Stresi yönetmek</b></span></span></p>
<p lang="tr-TR"><span style="font-family: Tahoma, sans-serif;">Stres önemli bir hipertansiyon nedeni. Acıbadem Atakent Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ahmet Karabulut “Özellikle iş yerinde stres yaşayan kişilerin kan basınçları evlere oranla 10-15 mmHg yüksek saptanmıştır. İş yeri stresi yaşayan kişilerde kalıcı hipertansiyon gelişimi daha sık izlenmektedir” diyerek, stresi yönetme becerisinin büyük önem taşıdığını söylüyor.</span></p>
<p>Bu yazı ile ilişkili haberi youtube kanalımızdan izleyebilirsiniz.</p>
<p><iframe loading="lazy" title="HİPERTANSİYON NASIL TEDAVİ EDİLİR? - DR AHMET KARABULUT" width="696" height="522" src="https://www.youtube.com/embed/t1Fl1w1F7mc?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture" allowfullscreen></iframe></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drahmetkarabulut.com/hipertansiyonda-10-altin-kural/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TEDAVİ EDİLMEYEN HİPERTANSİYON BÜTÜN VÜCUDA ZARAR VERİYOR!</title>
		<link>https://drahmetkarabulut.com/tedavi-edilmeyen-hipertansiyon-butun-vucuda-zarar-veriyor/</link>
					<comments>https://drahmetkarabulut.com/tedavi-edilmeyen-hipertansiyon-butun-vucuda-zarar-veriyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Ahmet Karabulut]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 14 May 2014 09:14:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hipertansiyon]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drahmetkarabulut.com/?p=367</guid>

					<description><![CDATA[ ÖLÇMEDEN BİLEMEZSİNİZ! Hipertansiyon önemli bir sağlık problemi olup, tüm dünyada 1 milyarın üzerinde hipertansiyon hastası olduğu ve bu rakamın 2025 te 1,5 milayara ulaşacağı tahmin edilmektedir. Ülkemizdede toplumun % 30 unda hipertansiyon mevcut olup, 50 yaş üzerindeki her iki hastadan biri hipertansiftir. Asıl önemli sorun ise kişilerin hipertansiyon hastası olduğunun farkında olmaması (%40) ve çoğunluğunun [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2014/05/bloodpressure.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft wp-image-368 size-medium" src="https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2014/05/bloodpressure-300x192.jpg" alt="bloodpressure" width="300" height="192" srcset="https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2014/05/bloodpressure-300x192.jpg 300w, https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2014/05/bloodpressure.jpg 350w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a> <b>ÖLÇMEDEN BİLEMEZSİNİZ!</b></p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">Hipertansiyon önemli bir sağlık problemi olup, tüm dünyada 1 milyarın üzerinde hipertansiyon hastası olduğu ve bu rakamın 2025 te 1,5 milayara ulaşacağı tahmin edilmektedir. Ülkemizdede toplumun % 30 unda hipertansiyon mevcut olup, 50 yaş üzerindeki her iki hastadan biri hipertansiftir. Asıl önemli sorun ise kişilerin hipertansiyon hastası olduğunun farkında olmaması (%40) ve çoğunluğunun yetersiz tedavi almasıdır. (Etkin tedavi ile hipertansiyon kontrol oranı yaklaşık olarak % 30). Bu nedenle hipertansiyon için toplumda farkındalık oluşturma çalışmaları hız kazanmıştır. 17 Mayıs günü dünya hipertansiyon günü olarak kabul görmüş olup, buna yönelik farkındalık çalışmaları düzenlenmiştir. Ülkemizde 1 hafta içinde 100.000 kişinin tansiyon ölçümü planlanmış ve &#8221;ölçmeden bilemezsiniz&#8221; sloganı ile yola çıkılmıştır. Bu yazıda tedavi edilmeyen yüksek tansiyonun vücutta ne gibi hasarlar oluşturacağından bahsedeceğiz.</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><b>Baş bölgesi:</b> Kontrolsüz yüksek tansiyonun asıl hedef tahtalarından biridir. <b>Göz</b>lerde kanama, ve ödem ile birlikte görme bozukluğuna yol açabilir. Gözdibi incelemesi ile hipertansiyon ciddiyeti anlaşılabilmektedir. <b>Kulak</b>larda dolgunluk, çınlama ve duyma problemlerine yol açabilmektedir. <b>Beyin</b> damarlarında genişleme ile birlikte beyin dokusunda hasar oluşturabilmektedir. Küçük çaplı hasarlar kümülatif birikerek hafıza bozukluğu, erken yaşta ortaya çıkan demans ve bunamaya yol açabilir. Büyük çaplı hasarlar ise ölümle sonuçlanabilen felçler ile kendini gösterir. Beyin kökü tutulumuna bağlı denge bozuklukları oluşabilir. Yüksek tansiyona bağlı başağrısı şiddetli, uzun sürelidir ve sıklıkla ağrı kesicilere az yanıt verir. Tansiyon değeri normale indikten sonra daha başağrısı devam edebilir. Başağrısı genelde belirgin bir alanı tutmaz ve bunaltıcı baskı şeklindedir.<span id="more-367"></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><b>Kalp:</b> Kontrolsüz hipertansiyonun ana hedef noktasıdır. İlk başta kalbin gevşemesini bozarak kalbin kan doluşu ile ilgili problemler oluşturur. Zamanla kalpte büyüme, kapak hastalığı ve kalp yetersizliğine yol açar. Kalp büyümesi ve kalp yetersizliği gelişenlerde ritim bozuklukları sıktır ve hastalarda kalp krizi riski belirgin olarak artmıştır. Kontrolsüz yüksek tansiyon kalp damarlarında balonlaşma ve damar duvarında hasar oluşturabilir. Bu hastalar damar tıkanmaksızın kalp krizi geçirebilirler ve bu hastaların ilaç tedavisi dışında balon-stent gibi girişim şansı da yoktur.</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><b>Böbrek:</b> Yüksek tansiyonun başka bir hedef tahtası böbrektir. Böbrek damarlarında ve böbreğin dokusunda hasar oluşturarak uzun vadede böbrek yetersizliğine yol açar. Böbrek yetersizliği gelişen hastalarda hipertansiyon ile mücadele daha zordur. Bu hastalar her ilacı kullanamamaktadır.</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><b>Damarlar:</b> Yüksek tansiyon vücudun tüm damarlarında yüksek basınca bağlı hasar oluşturur ve bunun sonucunda damarlarda genişleme ve kireçlenme gelişir. Kalpten çıkan <b>aort</b> damarı genişlemesinin en sık sebebidir. Belli bir genişliğe ulaşan aortada ani yırtılma (aort diseksiyonu) sonucu ölümler sıktır.</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><b>Mide:</b> Yüksek tansiyon kendini iştahsızlık, mide bulantısı ve kusma ile kendini gösterebilir. Bu hastalarda gastrit gelişimi sıktır.</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><b>Uyku:</b> Gece saatlerinde tansiyonun düşmesi kaliteli bir uyku temininde önemlidir. Yüksek tansiyon uyku bozukluklarına, kalitesiz uykuya yol açabilir. Uyku bozuklukları yaygın vücut ağrıları ve dikkat bozukluklarının ana sebeplerinden birisidir.</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><b>Cinsellik: </b><span style="font-weight: normal;">Kontrolsüz yüksek tansiyon cinsel isteksizlik, cinsel fonksiyon bozukluğu ve erkeklerde erektil fonksiyon bozukluğuna yol açabilir. İnanılanın aksine, tansiyon ilaçları değil, kontrolsüz yüksek tansiyonun kendisi cinsel fonksiyon bozukluğu sebebidir.</span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">Vücutta hasar bırakmadık yer bırakmayan hipertansiyon etkin tedavi ile kontrol altına alınabilecek bir hastalıktır. <strong>İlk adım:</strong> tansiyon ölçün..<strong>ikinci adım:</strong> tuzu azaltın..<strong>üçüncü adım</strong>:spora başlayın..<strong>dördüncü adım:</strong> ideal kiloya ulaşın..<strong>beşinci adım:</strong> sigara ve alkolle vedalaşın ve <strong>son adım</strong>:doktor kontrolüne gidin.</p>
<p>Hipertansiyon temalı haberimizi youtube kanalımızdan izleyebilirsiniz.</p>
<div class="youtube-embed" data-video_id="KocovjqQdoI"><iframe loading="lazy" title="YÜKSEK TANSİYON GELİŞİMİ ÖNLENEBİLİR Mİ?" width="696" height="392" src="https://www.youtube.com/embed/KocovjqQdoI?feature=oembed&#038;enablejsapi=1" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture" allowfullscreen></iframe></div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drahmetkarabulut.com/tedavi-edilmeyen-hipertansiyon-butun-vucuda-zarar-veriyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İŞYERİ STRESİ KALICI HİPERTANSİYON NEDENİ !</title>
		<link>https://drahmetkarabulut.com/isyeri-stresi-kalici-hipertansiyon-nedeni/</link>
					<comments>https://drahmetkarabulut.com/isyeri-stresi-kalici-hipertansiyon-nedeni/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Ahmet Karabulut]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 14 May 2014 09:09:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hipertansiyon]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drahmetkarabulut.com/?p=364</guid>

					<description><![CDATA[  Sabah trafikle başlayan stresli iş koşturmasına, işyerindeki masa başı hareketsiz uzun çalışma süreleri, yönetici baskısı, sağlıksız hazır yemekler ve sigara molalarıda eklenince hipertansiyon kaçınılmaz oluyor. Yapılan araştırmalarda işyerindeki tansiyon değerlerinin evdeki değerlere oranla belirgin yüksek olduğu gözlenmiştir. Özellikle düşük geliri ile ağır işlerde çalışan kişilerde, ek mesai yapanlarda tansiyon yüksekliği daha sık gözlenmiştir. Sadece [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2014/05/fighting+workplace+stress_16000193_800468525_0_0_9206_300.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft size-full wp-image-365" src="https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2014/05/fighting+workplace+stress_16000193_800468525_0_0_9206_300.jpg" alt="fighting+workplace+stress_16000193_800468525_0_0_9206_300" width="300" height="300" srcset="https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2014/05/fighting+workplace+stress_16000193_800468525_0_0_9206_300.jpg 300w, https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2014/05/fighting+workplace+stress_16000193_800468525_0_0_9206_300-150x150.jpg 150w, https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2014/05/fighting+workplace+stress_16000193_800468525_0_0_9206_300-144x144.jpg 144w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a> </p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><span style="color: #000000;">Sabah trafikle başlayan stresli iş koşturmasına, işyerindeki masa başı hareketsiz uzun çalışma süreleri, yönetici baskısı, sağlıksız hazır yemekler ve sigara molalarıda eklenince hipertansiyon kaçınılmaz oluyor. </span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><span style="color: #000000;">Yapılan araştırmalarda işyerindeki tansiyon değerlerinin evdeki değerlere oranla belirgin yüksek olduğu gözlenmiştir. Özellikle düşük geliri ile ağır işlerde çalışan kişilerde, ek mesai yapanlarda tansiyon yüksekliği daha sık gözlenmiştir. Sadece işyerinde tansiyonun yüksek olması ve evde ölçülen değerlerin normal sınırda olması, gizli işyeri hipertansiyonu yada maskelenmiş hipertansiyon olarak adlandırılmıştır. Ancak uzun vadede bu işyeri ile sınırlı tansiyon yüksekliğinin kalıcı hipertansiyona dönüşme olasılığı olduğu saptanmıştır. Yapılan 3 aylık bir araştırmada, işyerinde stresi azalmaya yönelik etkinlik terapileri alan kişilerde büyük tansiyonda 10 birim ve küçük tansiyonda 6 birim düşme izlenmiştir. Özellikle ailesinde hipertansiyon bulunan kişilerin işyeri seçiminde dikkatli olması erkenden ortaya çıkacak hipertansiyonun önüne geçecektir. Özellikle plazalarda masabaşı ofis çalışanlarına yönelik stres azaltıcı etkinlikler hipertansiyon riskini azaltacak ve çalışanın motivasyon ve verimini arttıracaktır.</span></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drahmetkarabulut.com/isyeri-stresi-kalici-hipertansiyon-nedeni/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>RENAL DENERVASYON (BÖBREK DAMARINDAKİ SİNİRLERİN YAKILMASI) YÜKSEK TANSİYONA ÇARE Mİ?</title>
		<link>https://drahmetkarabulut.com/renal-denervasyon-bobrek-damarindaki-sinirlerin-yakilmasi-yuksek-tansiyona-care-mi/</link>
					<comments>https://drahmetkarabulut.com/renal-denervasyon-bobrek-damarindaki-sinirlerin-yakilmasi-yuksek-tansiyona-care-mi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Ahmet Karabulut]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 30 Apr 2014 09:48:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hipertansiyon]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drahmetkarabulut.com/?p=341</guid>

					<description><![CDATA[&#160; &#8221; Böbrek damarını çevreleyen sinirlerin yakılması olarak tanımlanan renal denervasyon özellikle dirençli yüksek tansiyon hastalarına umut kaynağı olmuştur. Ancak bu işlem her hastada aynı etkinliği göstermiyor. Başarılı sonuç için titiz hasta seçini şart&#8221; Renal denarvayon denilen ve böbrek damarlarındaki sinirlerin kateter bazlı radyofrekans dalgalarla yakılması olarak tanımlanan işlem dirençli hipertansiyon olgularında büyük bir ümit [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2014/04/F2_medium.gif"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft size-full wp-image-342" src="https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2014/04/F2_medium.gif" alt="F2_medium" width="440" height="332" /></a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><strong>&#8221; Böbrek damarını çevreleyen sinirlerin yakılması olarak tanımlanan renal denervasyon özellikle dirençli yüksek tansiyon hastalarına umut kaynağı olmuştur. Ancak bu işlem her hastada aynı etkinliği göstermiyor. Başarılı sonuç için titiz hasta seçini şart&#8221;</strong></p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">Renal denarvayon denilen ve böbrek damarlarındaki sinirlerin kateter bazlı radyofrekans dalgalarla yakılması olarak tanımlanan işlem dirençli hipertansiyon olgularında büyük bir ümit kaynağı olmuştur. Bu konuda yatırım yapan büyük firmaların yaptığı çalışmalarda olumlu sonuçlar alınmış ve tansiyon değerlerinde ek düşüşler sağlanmıştır. Her hastada aynı sonuç alınamadığından tedavi şeklinin etkinliği konusunda karşıt görüşler sıklıkla bildirilmiştir. Son olarak mart sonunda amerikan kalp cemiyetinin yaptığı yıllık kongrede simplicity htn-3 çalışmasının sonuçları açıklanmıştır. Bu çalışmaya göre 6 aylık takip sonunda renal denervasyon uygulanan grupla ilaç tedavisi alan grup arasında fark saptanmamıştır. Çalışmanın ilginç yönü, tek kör bir çalışma olması ve ilaç tedavisi grubundaki hastalarında renal denervasyon işlemine tabi tutulduklarını zannetmesiydi. Bu çalışma sonucu placebo olarak da adlandırılan psikolojik rahatlamanın hipertansiyonda ne kadar önemli olduğunu da ayrıca göstermektedir. Renal denervasyon sıklıkla 3 ve üzeri ilaç kullanımına rağmen tansiyon değerleri yüksek olan grupta tercih edilmekte ve yaşam tarzı değişikliklerinin önemi sıklıkla ihmal edilmektedir.</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">Yüksek tansiyon hastalarında böbrek damarlarındaki sinirlerin yakılma işlemi her hastada başarılı değil!<span id="more-341"></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">Yüksek tansiyonun temel tedavisi egzersiz, tuz kısıtlaması, sigarayı bırakma ve ideal kiloya ulaşmadan oluşan yaşam şekli değişikliği, ihtiyaç halinde de ilaçtır. Yüksek tansiyon hastalarında psikolojik destek ve gevşeme terapilerinin uygulanması da oldukça önem arzetmektedir. Tansiyon tedavisi için ilaç kullanana ve hacamat yaptırdıktan sonra ilaç ihtiyacı kalmadığının vurgulayan hastalar psikolojik rahatlamaya ayrı bir örnektir. Bütün yüksek tansiyon hastalarında depresyon ve anksiyete bozuklukları araştırılmalı, stres ve öfke ile başetme yolları gösterilmeli, ailevi ve çevresel psikolojik stres faktörleri irdelenmelidir. Meditasyon, yoga seansları, müzik dinletileri eşliğinde sosyal programlar gevşeme tedavilerine örnek olabilir. Dingin ve huzurlu bir ruh hali kan basıncı kontrolünde ilaçlardan daha etkin olabilir.</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">Diğer bir konuda hastaların ilaç tedavilerini aksatmaları ve doktorların uygun doz ve sayıda ilaç reçete etmemesidir. Bu hastalarda dirençli hasta grubuna sokulabilmekte ve gereksiz yere renal denervasyon adayı yapılabilmektedir.</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">Yaşam tarzı değişikliklerini başarılı şekilde uygulamış, gereğinde psikolojik destek almış hastalarda uygun ilaç doz ve sayıya rağmen tansiyon düşüsü sağlanamamışsa, renal denervasyon la olumlu sonuçlar alınabilir.</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">Renal denervasyon ile ilgili tartışmaların son bulmayacağı kesindir. Devam eden araştırmalar açıklandıkça bu işlemin etkinliği hakkında daha net görüş sahibi olacağız. Ancak etkinlik hakkında söylenebilecek söz titiz hasta seçimi olacaktır. Uygun endikasyonda seçilmiş hastalar yan etki insidansı oldukça düşük olan bu işlemden klinik olarak da fayda görebilirler.</p>
<p>Böbrek yetersizliği başlıklı programımızı youtube kanalımızdan izleyebilirsiniz.</p>
<div class="youtube-embed" data-video_id="LRB41I_NzLc"><iframe loading="lazy" title="HER EVRESİYLE BÖBREK YETMEZLİĞİ - PROF DR ALAATTİN YILDIZ - PROF DR AHMET KARABULUT" width="696" height="392" src="https://www.youtube.com/embed/LRB41I_NzLc?feature=oembed&#038;enablejsapi=1" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture" allowfullscreen></iframe></div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drahmetkarabulut.com/renal-denervasyon-bobrek-damarindaki-sinirlerin-yakilmasi-yuksek-tansiyona-care-mi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
