<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kalp Krizi - Prof. Dr. Ahmet Karabulut ile kalbini sev!</title>
	<atom:link href="https://drahmetkarabulut.com/kalpkrizi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://drahmetkarabulut.com/kalpkrizi/</link>
	<description>Kalp ve damar sağlığı hakkında aradığınız herşey</description>
	<lastBuildDate>Wed, 02 Aug 2023 07:13:22 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.5</generator>

<image>
	<url>https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2018/04/favicon.png</url>
	<title>Kalp Krizi - Prof. Dr. Ahmet Karabulut ile kalbini sev!</title>
	<link>https://drahmetkarabulut.com/kalpkrizi/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Sporcular Neden Kalp Krizi Geçiriyor?</title>
		<link>https://drahmetkarabulut.com/sporcular-neden-kalp-krizi-geciriyor/</link>
					<comments>https://drahmetkarabulut.com/sporcular-neden-kalp-krizi-geciriyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Ahmet Karabulut]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 Jan 2023 15:11:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kalp Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Spor ve Egzersiz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drahmetkarabulut.com/?p=4217</guid>

					<description><![CDATA[&#8220;Bütün günü spor ile geçiren ve oldukça sağlıklı görünen Sporcular Neden Kalp Krizi Geçiriyor? Bu sorunun cevabını bu yazımızda bulacaksınız&#8221; Kalp krizi bütün dünya üzerinde en sık gözlenen ölüm sebebidir. Klasik olarak 40 yaş üzeri erkeklerde daha sık gözlenir. Ancak son zamanlarda 40 yaş altında da sıklıkla gözlenmeye başlanmıştır. Temel sebep sağlıksız yaşam tarzı ve [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1><strong>&#8220;Bütün günü spor ile geçiren ve oldukça sağlıklı görünen Sporcular Neden Kalp Krizi Geçiriyor? Bu sorunun cevabını bu yazımızda bulacaksınız&#8221;</strong></h1>
<p><iframe title="YouTube video player" src="https://www.youtube.com/embed/8-ZM6Bszxy0" width="560" height="315" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe></p>
<p>Kalp krizi bütün dünya üzerinde en sık gözlenen ölüm sebebidir. Klasik olarak 40 yaş üzeri erkeklerde daha sık gözlenir. Ancak son zamanlarda 40 yaş altında da sıklıkla gözlenmeye başlanmıştır.</p>
<p>Temel sebep sağlıksız yaşam tarzı ve genetik yatkınlıktır. 30 yaş altı <strong>kalp krizi</strong> ise daha da nadirdir ve sıklıkla ailesel kolesterol yüksekliği olan kişilerde gözlenir.</p>
<p>Sporcularda müsabaka esnasında gözlenen kalp krizleri ise farklılık gösterir. Klasik kalp krizinde kalbi besleyen damarlarda pıhtıya bağlı tıkanma oluşur ve buna bağlı olarak kalp dokusunda zedelenme ve kalp yetersizliği gelişir.</p>
<p>Ölümcül ritim bozuklukları izlenebilir. Medyada yer alan genç sporcu kalp krizlerinde ise temel sebep kalp damarının pıhtı ile tıkanması değildir. En sık sebep hipertrofik kardiyomiyopati denilen ve genetik geçiş gösteren kalp kası büyümesidir. Bu hastalıkta spor sırasında ölümcül ritim bozuklukları oluşabilir. Yani ana sebep klasik kalp krizi değil ritim bozukluğudur. Profesyonel sporcularda spora bağlı kalpte büyüme daha belirgindir ve öncesinde genetik yatkınlık olan kişilerde daha hızlı bir kalp büyümesi oluşabilir.</p>
<p>Bu durum ölümcül ritim bozukluğu riskini arttırır. Kalp kası büyümesi dışında kalp damarlarının anormal çıkışları, nadir gözlenen kalp ileti yolu hastalıklarında ve aort anevrizmalarında ani kayıplar oluşabilmektedir.</p>
<p>Spor sırasında diğer bir riskli durum ise direk göğüs duvarına alınan darbedir. Göğüs duvarına alınan darbe sonrasında kalpte kontüzyon olarak nitelendirilen bir sersemleme hali olabilir. Kalbin çok dengeli bir ileti sistemi vardır. Ancak direk kalp üzerine alınan darbe bu ileti sistemini bozarak ölümcül ritim bozukluklarını ve kalp durmasını tetikleyebilir. Commotio cordis olarak adlandırılan bu durumda göğüse alınan darbe sonrası kalp fonksiyonları aniden durur ve CPR adı verilen yeniden canlandırma işlemi yapılmaz ise kişi hayatını kaybeder.</p>
<p>Göğüs duvarına gelen her darbe kalbi etkilemez. Ritimde etkilenme olması için ileti sistemindeki hassas 40 mili saniyelik zamana denk gelmesi gerekir. Darbenin direk kalp üzerine gelmesi gerekir. Bu daha çok yumruk şeklinde olduğunda sorun oluşturabilir. Ancak kafa yada omuz ile direk gelen darbelerde kalbin normal çalışma sistemini bozabilir. Çalışan kalbe yanlışlıkla kalp masajı yapılması da benzer sorunlara yol açabilir.</p>
<p>Özellikle ağırlık sporu yapan kişilerde damarlarda genişleme oluşabilir. Anevrizma damarların genişlemesi anlamına gelir. Özellikle aort damarlarında gelişen anevrizmalarda ani tansiyon yüksekliği yada travma sonrası yırtık ve sonrasında ani kalp yetersizliği ve kalp durmasına yol açabilir. Biküspid aort kapak olarak adlandırılan doğuştan 2 yapraklı aort damarlarında anevrizma ve yırtılma riski daha yüksektir. Ağırlık sporu yapan kişilerde aort anevrizma riski daha fazladır.</p>
<p>Kalp damarlarının anormal yerden çıkıp aort ve akciğer damarı arasında seyir göstermesi de sporcularda sorun oluşturabilir. Spor sırasında damarda oluşacak dıştan bası ile kalp kan akımı bozulur. Kalp krizi ve ölümcül ritim bozuklukları oluşabilir. Bu hastalıkta efor sırasında göğüs ağrısı, yorgunluk, çabuk yorulma şikayetleri sıklıkla izlenir.</p>
<p>Spor sırasında oluşan göğüs ağrısı, baş dönmesi, çarpıntı ve baygınlık hissi kalp krizi habercisi olabilir. Spor sırasında oluşan ölümcül ritim bozukluğunda ise sporcuda ani baygınlık ve sonrasında solunum ve kalp durması oluşur. Acil müdahale ile yeniden canlandırma işlemi yapılmalıdır.</p>
<p>Spor sırasında gelişen bayılmalarda öncelikle nabız ve kalp tepe atımı kontrol edilmelidir. Nabız ve kalp tepe atımı alınıyorsa kalp masajı ve yeniden canlandırma işlemi yapılmamalıdır. Ölümcül ritim bozukluklarında en önemli hayatı müdahale erkenden yapılacak elektro-şok işlemidir. Defibrillatör denilen cihazlar ile verilecek elektrik şoku ile ritim normale çevrilir. AED defibrillatör olarak adlandırılan otomatik cihazların elektrodları göğüs duvarına yapıştırıldığında ölümcül ritim bozukluğunu otomatik olarak algılayıp şok verir.</p>
<p>Covid aşıları sporcuları etkiliyor olabilir mi? Covid aşılarının kalbe olan etkileri ile ilgili tartışmalar son bulacağa benzemiyor. Aşı sonrası erken dönemde çarpıntı şikayetleri daha sık izlenir. Damar hastalığı için risk altında olan kişilerde kalp krizinin tetiklendiğini gösteren olgular mevcuttur. Bu etkiler genelde aşı sonrası erken dönemde gözlenir ve çoğunlukla 3 ay içerisinde şikayetler kaybolur. Ancak aşının ölümcül ritim bozuklukları ile ilişkisi rapor edilmemiştir. Covid geçiren kişilerde sonraki yıl içerisinde kalp krizi geçirme riski daha yüksektir.</p>
<p>Bu saydıklarımızın yanında şeker, kolesterol gibi kronik hastalığı olan ve sağlıksız yaşayan sporcularda klasik kalp krizi gözlenebilir. Damarların pıhtı ile tıkanması sonucu gelişen klasik kalp krizinde erken dönemde anjiyo işlemi uygulanmalıdır.</p>
<p>Spor yapan kişilerde spora giriş muayenesi yanında düzenli periyodik muayene yapılması, spor sırasında gelişecek kalp krizi ve ölümcül ritim bozukluklarını önleyecektir.</p>
<p><iframe title="YouTube video player" src="https://www.youtube.com/embed/uDMGu0BrPug" width="560" height="315" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe></p>
<p><iframe title="YouTube video player" src="https://www.youtube.com/embed/NYiGxgcti-A" width="560" height="315" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe></p>
<p><span style="vertical-align: inherit;">Sağlıkla ilgili diğer </span><a href="https://drahmetkarabulut.com/blog/"><span style="vertical-align: inherit;">yazılarıma</span></a><span style="vertical-align: inherit;"> gözatın</span></p>
<p><span style="vertical-align: inherit;">Kalp Sağlığı ilgili videolarıma </span><a href="https://www.youtube.com/channel/UC356bQKgWM-Aqdssfwqcnwg"><span style="vertical-align: inherit;">youtube</span></a><span style="vertical-align: inherit;"> kanalımdan ulaşabilirsiniz.</span></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drahmetkarabulut.com/sporcular-neden-kalp-krizi-geciriyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Göğüs Ağrısı ve Kalp Ağrısı Ayrımı Nasıl Yapılır?</title>
		<link>https://drahmetkarabulut.com/gogus-agrisi-ve-kalp-agrisi-ayrimi-nasil-yapilir/</link>
					<comments>https://drahmetkarabulut.com/gogus-agrisi-ve-kalp-agrisi-ayrimi-nasil-yapilir/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Ahmet Karabulut]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 20 Feb 2021 08:25:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kalp Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[angina pektoris]]></category>
		<category><![CDATA[göğüs ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[kalp ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[kalp krizi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drahmetkarabulut.com/?p=3991</guid>

					<description><![CDATA[Göğüs Ağrısı ve Kalp Ağrısı Ayrımı Nasıl Yapılır? &#8221;Göğüs ağrısı her zaman kalp hastalığını göstermez! Bu yazıda göğüs ağrısı ile kalp ağrısı arasındaki farkları anlatıyoruz&#8221; Kalp ağrısı yaşıyor musunuz? Bu soruya cevabınız evet diyenlerin şaşıracağı bir bilgi verelim. Aslına bakarsanız göğüs kafesimizin içerisinde yer alan kalbimiz ağrımaz. Kalp ile ilgili sıkıntılar kendisini başka yerlere yansıyan [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1>Göğüs Ağrısı ve Kalp Ağrısı Ayrımı Nasıl Yapılır?</h1>
<h2><strong><em>&#8221;Göğüs ağrısı her zaman kalp hastalığını göstermez! Bu yazıda göğüs ağrısı ile kalp ağrısı arasındaki farkları anlatıyoruz&#8221;</em></strong></h2>
<p><iframe loading="lazy" title="YouTube video player" src="https://www.youtube.com/embed/ZCM8ZuBh4Do" width="560" height="315" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe></p>
<p>Kalp ağrısı yaşıyor musunuz? Bu soruya cevabınız evet diyenlerin şaşıracağı bir bilgi verelim. Aslına bakarsanız göğüs kafesimizin içerisinde yer alan kalbimiz ağrımaz. Kalp ile ilgili sıkıntılar kendisini başka yerlere yansıyan ağrı olarak gösterir. Bu ağrı göğüs duvarına, sırtta, çene ve kollara vurabilir. Bu nedenle kalp ağrısına tıp dilinde özel bir isim verilmiştir: Angina pektoris. Göğüs ağrısı denildiğinde ağrının sebebi kalp de olabilir, farklı sebeplerde olabilir! Bu yazıda göğüs ağrısı ile kalp ağrısı arasındaki farklardan bahsedeceğiz.</p>
<h2><em>Göğsümüz neden ağrır?</em></h2>
<p>Göğüs ağrısı hemen herkesin belirli bir zamanda yaşadığı bir ağrı şeklidir. Baş ağrısı kadar yaygın görülen bir ağrıdır. Ancak baş ağrısından daha çok kaygı veren ve korkutan bir ağrı şeklidir. Çünkü göğüs ağrısı kalp krizinin en sık görülen belirtisidir. Göğüs ağrısı yaşayan çoğu kişi acaba kalbim mi ağrıyor diye hastaneye koşar. Aslında göğüs ağrısın en sık sebebi kalp krizi değildir. Yorgunluk ve stres bağımlı kulunç ağrıları, boyun fıtıkları, soğuk algınlıkları, mide sıkıntıları, mide reflüsü, ağır spor yapmak göğüs ağrılarına sebep olabilir. Dikkat edilmesi gereken nokta göğüs ağrısının kalp ağrısı olup olmadığının net olarak anlaşılmasıdır. Şayet göğüs ağrısı kalp krizi başlangıcını gösteriyorsa erken tedavi hayat kurtarıcı olacaktır.</p>
<h3><em>Göğüs ağrısı ne zaman korkutmalı?</em></h3>
<ul>
<li>Daha önceden yaşanmayan ve bunaltıcı göğüs ağrıları korkutmalıdır.</li>
<li>20 dakikadan uzun süren, baş dönmesi, terleme ve kolda uyuşmanın eşlik ettiği göğüs ağrısı korkutmalıdır.</li>
<li>Efor yada stres sonrası oluşan, yeri tam belli olmaksızın göğüste baskı şeklinde hissedilen göğüs ağrıları korkutmalıdır.</li>
<li>Sanki birisi göğsüme oturdu, sanki ayva yedim de boğazıma takılıp kaldı diyorsanız korkmalısınız.</li>
<li>Tansiyon düşüklüğü ya da tansiyon yüksekliğinin eşlik ettiği göğüs ağrıları korkutmalıdır.</li>
<li>Daha önce kalp krizi geçiren hastalar, eski ağrılarına benzeyen göğüs ağrısı yaşıyorlarsa korkmalıdır.</li>
<li>Karında gaz sıkıntısı, bulantı ve terlemenin eşlik ettiği göğüs ağrıları</li>
</ul>
<p>Tarif ettiğimiz korkutucu göğüs ağrılarını yaşayan kişiler hastaneye başvurup muayene olmalıdır.</p>
<h3><em>Kimler göğüs ağrısını daha çok dikkate almalı?</em></h3>
<p>Göğüs ağrısının kalp kaynaklı olma ihtimali bazı kişilerde daha fazladır. Aşağıdaki risklere sahip kişilerin göğüs ağrısını önemseyip muayene olmasında fayda vardır.</p>
<ul>
<li>Ailesinde 50 yaş altı kalp krizi geçiren kişilerin olması</li>
<li>Uzun süreli sigara tiryakileri</li>
<li>Kontrolsüz şekeri olanlar</li>
<li>Kolesterol değerleri sürekli yüksek olanlar</li>
<li>Böbrek yetersizliği olanlar</li>
<li>Daha önce kalp krizi ya da felç geçirenler</li>
<li>Tansiyonu sürekli yüksek olanlar</li>
<li>Göbekli ve şişman olanlar</li>
<li>Hareketsiz ve sağlıksız bir yaşam sürenler</li>
<li>Uyku apne hastalığı yada vücutta iltihabi romatizmal hastalığı olanlar</li>
<li>Yakın zamanda covid 19 enfeksiyonu geçirenler</li>
<li>Yoğun stres, kaygı ve depresyon yaşayan kişiler</li>
</ul>
<h3><em>Bu tipteki göğüs ağrılarının kalp ağrısı olma ihtimali düşüktür!</em></h3>
<ul>
<li>Saniyelik gelip geçici göğüs ağrıları</li>
<li>Gezici tarzdaki göğüs ağrıları</li>
<li>Noktasal ve bastırmakla artan göğüs ağrıları</li>
<li>Nefes almakla şiddeti değişen göğüs ağrıları</li>
<li>Yemek sonrası yatmakla artan göğüs ağrıları</li>
<li>Göğüste kas seyirmesi ile seyreden göğüs ağrıları</li>
<li>Bıçak saplanır tarzda olan geçici ağrılar</li>
</ul>
<p>Bu tip ağrılar kalp ağrısını çok göstermese de, riski yüksek kişilerin kontrolden geçmesi yararlı olacaktır.</p>
<h4><em>Göğüs ağrısı yaşayan ne yapmalı?</em></h4>
<p>İlk adım sakin olmaktır. Kalbim ağrıyor demeye başladığınız an vücutta adrenalin tavan yapar. Panik ile birlikte kan basıncı yükselir ve çarpıntı oluşur. Bu durum göğüs ağrısının artmasına neden olur.</p>
<p>Öncelikle ağrının şekli sorgulanmalıdır. Gelip geçici, göğüs ve sırtta gezinen, noktasal ve bıçak saplanır tarzda ağrılar; hareket, derin nefes almak ve öksürmekle artan ağrılar sıklıkla kalp krizini göstermez. Göğüste hissedilen, yeri net belli olmayan, geniş alana yayılan ve sıklıkla kesintisiz uzun süren ağrılar kalp krizinin en sık belirtisidir. Nefes darlığı, baş dönmesi, soğuk terleme, bulantı ve kusmanın göğüs ağrısına eşlik etmesi öncelikle kalp ağrısını ve kalp krizini düşündürür. Ağrının şekli nasıl olursa olsun, kişi kalp krizi geçirdiğini düşünüyorsa bir sağlık kuruluşuna başvurması faydalı olacaktır.</p>
<p>Göğüs ağrısı şikayeti kalp krizini düşündürüyorsa, temel hedef en yakın sağlık kuruluşuna başvurmaktır. Ancak başvurulan merkezde kalp krizine etkili müdahalenin yapılıyor olması şarttır. Yakın çevresinde kardiyoloji merkezi olan kişiler, yakınları ile birlikte ambulans beklemeden hastaneye başvurmalı. Ancak hastane uzak mesafede ise ambulans çağırmak gerekir. Ambulans gelinceye kadar imkan varsa tansiyon ölçümü ve dakikalık nabız sayısı bakılmalıdır. Yarım tablet aspirin çiğnenmelidir. Eski kalp hastaları yanlarındaki dilaltını tansiyon değerleri normalse alabilir. Nabız düşüklüğü ve tansiyon düşüklüğü olan hastalar ambulans gelinceye kadar ayakları yüksekte olacak şekilde sırtüstü yatırılmalı ve aralıklı olarak kuvvetlice öksürmelidir. Paniklemek şikayetlerin belirginleşmesine sebep olacağından, özellikle hastanın yanında bulunan kişilerin soğukkanlı davranması şarttır.</p>
<h4><em>Pandemi süreci kalp ağrılarını arttırdı!</em></h4>
<p>Koronavirüs pandemisinde hepimiz virüs ile yatıp kalkar duruma eldik. Ancak kalp hastalıklarının hız kesmediği, kalp ağrısının daha da sıklaştığını gözden kaçırmamak gerekiyor. Pandemi kalbimizi neden kötü etkiledi diye soruyorsanız hemen cevaplayalım:</p>
<ul>
<li>Pandemi korkusu ile kalp ağrısı yaşayan kişiler hastanelere gitmedi. Kalp hastaları düzenli kontolleri ihmal etti.</li>
<li>Pandeminin getirdiği kaygı, stres ve panik kalp damarlarını olumsuz etkiledi.</li>
<li>Pandemi ile birlikte alınan kilolar ve hareketsiz yaşam tarzı kalp damarlarını olumsuz etkiledi.</li>
<li>Pandemin tetiklediği tansiyon atakları ve kolesterol yüksekliği kalp damarlarını olumsuz etkiledi.</li>
<li>Covid 19 kalp ve damarlara yerleşim gösterebilen bir virüstür. Covid 19 virüsüne yakalanan kişilerin vücudunda damar içi pıhtı oluşumu artar. Bu risk durumu özellikle enfeksiyondan sonraki 3 aya kadar devam edebilir. Vücutta kalp krizi ve felç riskinde artış olur. Bu riskli sürede gelişen göğüs ağrılarının kalp kaynaklı olma ihtimali daha yüksektir.</li>
</ul>
<p><span style="vertical-align: inherit;">Sağlıkla ilgili diğer </span><a href="https://drahmetkarabulut.com/blog/"><span style="vertical-align: inherit;">yazılarıma</span></a><span style="vertical-align: inherit;"> gözatın</span></p>
<p><span style="vertical-align: inherit;">Kalp Sağlığı ilgili videolarıma </span><a href="https://www.youtube.com/channel/UC356bQKgWM-Aqdssfwqcnwg"><span style="vertical-align: inherit;">youtube</span></a><span style="vertical-align: inherit;"> kanalımdan ulaşabilirsiniz.</span></p>
<p><iframe loading="lazy" title="YouTube video player" src="https://www.youtube.com/embed/99DjCV8rrzI" width="560" height="315" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drahmetkarabulut.com/gogus-agrisi-ve-kalp-agrisi-ayrimi-nasil-yapilir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>46</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BAĞIRSAKLARIMIZDA MİSAFİR ETTİĞİMİZ MİKROPLARIMIZ KALP KRİZİ RİSKİMİZİ BELİRLİYOR!</title>
		<link>https://drahmetkarabulut.com/bagirsaklarimizda-misafir-ettigimiz-mikroplarimiz-kalp-krizi-riskimizi-belirliyor/</link>
					<comments>https://drahmetkarabulut.com/bagirsaklarimizda-misafir-ettigimiz-mikroplarimiz-kalp-krizi-riskimizi-belirliyor/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Ahmet Karabulut]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 20 Nov 2018 13:57:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp Krizi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drahmetkarabulut.com/?p=3250</guid>

					<description><![CDATA[&#8216;’Bağırsak florası, mikrobiyota, bakteri, mikrop, probiyotik… Bu terimler in hepsi bağırsaklarımızda bizimle birlikte yaşayan canlıları ifade ediyor. Bu canlılar şişmanlıktan damar hastalığına ve kalp krizine kadar yaşantımızı etkileyecek hastalıkların oluşumunu tetikleyebiliyor’’ Kalp hastalıkları tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de 1 numaralı ölüm sebebi. Her 3 ölümden 1 i kalp hastalıklarından kaynaklanıyor. Kalp hastalıkları ile ilgili [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><a href="https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2018/11/b-08.01.16-full-1350x650.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-3251" src="https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2018/11/b-08.01.16-full-1350x650-640x308.jpg" alt="" width="640" height="308" srcset="https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2018/11/b-08.01.16-full-1350x650-640x308.jpg 640w, https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2018/11/b-08.01.16-full-1350x650-768x370.jpg 768w, https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2018/11/b-08.01.16-full-1350x650-1280x616.jpg 1280w, https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2018/11/b-08.01.16-full-1350x650-320x154.jpg 320w, https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2018/11/b-08.01.16-full-1350x650.jpg 1350w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></a></em></p>
<p><em>&#8216;’Bağırsak florası, mikrobiyota, bakteri, mikrop, probiyotik… Bu terimler in hepsi bağırsaklarımızda bizimle birlikte yaşayan canlıları ifade ediyor. Bu canlılar şişmanlıktan damar hastalığına ve kalp krizine kadar yaşantımızı etkileyecek hastalıkların oluşumunu tetikleyebiliyor’’</em></p>
<p>Kalp hastalıkları tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de 1 numaralı ölüm sebebi. Her 3 ölümden 1 i kalp hastalıklarından kaynaklanıyor. Kalp hastalıkları ile ilgili herkesin aşina olduğu riskler sigara, hareketsiz yaşam, sağlıksız beslenme, fazla kilo, şeker ve tansiyon hastalığı olarak sayılabilir. Hiç aşina olmadığımız ancak oldukça önemli olan bir diğer risk faktörü ise bağırsaklarımızda bizimle birlikte yaşam süren mikroplar. Mikrobiyota yada flora olarak da adlandırılan bu mikroplar sadece kalp hastalığı gelişiminde etki göstermiyor. Şişmanlık, yüksek tansiyon, şeker hastalığı ve bazı kanser türlerinin gelişiminde risk oluşturabiliyor.</p>
<p><em>Mikrobiyota nedir?</em></p>
<p>Ağızımızdan mideye ve bağırsaklara uzanan bütün sindirim organlarımız çeşitli mikroplarla örtülmüş durumdadır. Sayıları 100 trilyonu bulan ve normal hücre sayımızı 10 a katlayan bu mikroplar vücudumuzda bir organ gibi görev yapar. Vücuda zarar vermeyen, tam tersine vücudu koruyan ve sindirime katkı yapan bu yararlı mikroplara mikrobiyota denilmektedir.</p>
<p><em>Mikrobiyota oluşumu anne karnından başlar</em></p>
<p>Henüz anne karnındayken bağırsaklar bu faydalı mikroplar ile örtünmeye başlar. Daha sonrasında mikrobiyota içeriğinde 1 yaşına kadar değişimler olur ve 1 yaşından sonra yetişkinlere benzeyen mikrobiyotaya sahip oluruz. Doğumun normal yada sezeryan yolu ile olması, bebeğin anne sütü alıp almaması, kullanılan ilaçlar direk mikrobiyota varlığını etkiler. Özellikle bebeklerde ilk 6 ayda verilen antibiyotik tedavisinin mikrobiyota varlığını olumsuz etkilediği ve çocukluk çağında obezite gelişimi ile ilişkili olduğu saptanmıştır.</p>
<p><em>Mikrobiyotamız kalp hastalığına yakalanma riskimizi belirliyor</em></p>
<p>Kalitesiz ve zararlı mikrobiyotaya sahip olanlar şişmanlık, şeker hastalığı, kolesterol yüksekliği, kalp ve damar hastalıkları ve felç riskinde belirgin artış oluyor. Mikrobiyotayı oluşturan mikroplar arasında çok hassas bir denge mevcut. Bir grubun aşırı şekilde çoğalıp çoğunluğu ele alması vücutta uzun süreli iltihabi reaksiyon oluşumunu tetikleyerek kalp ve damar hastalıkları gelişimine zemin hazırlıyor. Bu durum ilk olarak kötü ağız hijyenine sahip olanlarla kalp hastalığı riskinin artması ile ortaya konuldu. Ağız mikrobiyotasında anaerop grubu mikropların çoğalması artmış damar hastalığı ile ilişkili. Benzer şekilde bağırsaklarda zararlı trimetilamin oluşturan mikrobiyota yoğunluğunda kalp ve damar hastalığı riski artıyor. Aynı şekilde mikrobiyota kaynaklı lipopolisakkarid, peptidoglikan, lipoteikoik asit gibi ürünlerde damar hastalığı riskini arttırmaktadır. Yinemikrobiyotanın  polisakkaridlerden elde ettiği kısa zincir yağ asitlerinin emilimide hipertansiyon gelişimine katkı yapmaktadır.</p>
<p><em>Yaşam tarzımız mikrobiyotamızı etkiliyor</em></p>
<p>Mikrobiyota oluşumu anne karnında başlayıp şekillenir. Genetik faktörlerin mikrobiyota tipinde rol aldığı söylense de temel etken beslenme şeklimizdir. Mesela yüksek yağlı besin tüketimi bağırsaklardaki koruyucu mikropların sayısında azalma yaptığı ve bağırsakta oluşan zararlı toksinlerin vücuda geçişini kolaylaştırdığı gösterilmiştir. Yine hayvanlarda yapılan başka bir araştırmada yüksek früktoz tüketiminin bağırsaktaki geçirgenliği arttırdığı ve toksinlere karşı bağırsakları korumasız hale getirdiği gözlenmiştir. İnsanlarda yapılan araştırmada ise yüksek yağlı yüksek enerjili besin tüketiminin kandaki mikrobiyota kaynaklı lipopolisakkarid miktarını arttırarak damar hastalığı riskine katkıda bulunduğu gözlemlenmiştir. Tam tersine yüksek lifli gıdalar tüketmenin barsak mikrobiyotasına olumlu katkı yaptığı ve hipertansiyon be kalp hastalığı gelişim riskini azaltacağı ifade edilmiştir.</p>
<p><em>Kaliteli mikrobiyota için neler yapmalıyız?</em><span id="more-3250"></span></p>
<p><a href="https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2018/11/probiotics_weightloss_blog.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-3252" src="https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2018/11/probiotics_weightloss_blog-640x427.jpg" alt="" width="640" height="427" srcset="https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2018/11/probiotics_weightloss_blog-640x427.jpg 640w, https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2018/11/probiotics_weightloss_blog-768x512.jpg 768w, https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2018/11/probiotics_weightloss_blog-320x213.jpg 320w, https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2018/11/probiotics_weightloss_blog.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></a></p>
<p>Kaliteli mikrobiyota için öncelikle dengeli beslenmek gerekir. Gereksiz antibiyotik kullanımından uzak durmak gerekir. Antibiyotik kullanımı barsak mikrobiyotasını ciddi şekilde etkiler ve zararlı mikropların kolonize olmasına zemin hazırlar. Özellikle tüketilen besinlerin hijyenine dikkat edilmesi ve el yıkanması mikrobiyotamızı sağlıklı tutmak için önemlidir. Mikrobiyotamızı diri tutmanın en temel yolu probiyotik ve prebiyotik kullanımından geçiyor. Yoğurt, kefir,peynir, ayran, boza, turşu, şalgam, nar ekşisi, elma sirkesi, bitter çikolata çok iyi bilinen probiyotik kaynaklarıdır.Tabi ki bu besinlerin evde yapılması probiyotik kalitesini arttıracaktır. Probiyotiklere destek olmak için prebiyotik denilen mikrobiyota yaşamına destek veren ürünleri de tüketmek gerekir. Özellikle kuru tahıl ve baklagiller prebiyotikten zengindir. Sağlıksız mikrobiyotaya sahip kişilerin phosphatidylcholine ve l-carnitine tüketmesi  bu maddelerin mikrobiyota tarafından toksik trimetilamin oksite dönüştürülmesi ile sonuçlanır ve damar sertliği ve kalp hastalığı riskinde artış gözlenir. Vücudumuzun genel sağlığı için elzem olan; yumurta, et, balık, mantar ve yeşil sebzelerde yoğun bulunan bu gıdalar kalitesiz mikrobiyota varlığında vücuda zararlı hale gelebilmektedir.</p>
<p><em>Ek probiyotik kullanımı kalp hastalığı riskini azaltır mı?</em></p>
<p>Sağlıklı beslenme şekliyle doğal yolda oluşturulan mikrobiyota uzun vadede vücudumuzu başta hipertansiyon ve kalp hastalıkları olmak üzere birçok kronik hastalıktan koruyacaktır. Ancak mikrobiyota düzeni oturtulamamış, antibiyotik kullanan kişiler hazır probiyotik desteği alabilir. Probiyotik kullanan kişilerde kan basıncı kontrolünün daha rahat sağlandığı gözlenmiştir. Probiyotiklerle birlikte lifli gıda tüketilmesi kan basıncında düşüş yapacaktır. Unutulmaması gereken durumlardan biri bu probiyotiklerin belirli bir yaşam süresine sahip olmasıdır. Bu nedenle aralıklı olarak probiyotik desteğinin tekrarlanması gerekir. Prebiyotiklerle probiyotiklerin bi arada olduğu simbiyotiklerin kullanılması akılcı olabilir. Sağlıklı kişilerin mikrobiyotasının alınıp başkalarına nakledilmesi ile ilgili olumlu çalışmalar mevcut olsa da henüz klinik uygulamada rutine binmiş tedavi şekli yoktur.</p>
<p>Bu yazı ile ilişkili çektiğimiz programı youtube kanalımızdan izleyebilirsiniz.</p>
<div class="youtube-embed" data-video_id="z15NdPVfmMA"><iframe loading="lazy" title="PROBİYOTİK VE MİKROBİYOTA (BİLMENİZ GEREKENLER) - PROF DR METEHAN ÖZEN - PROF DR AHMET KARABULUT" width="696" height="392" src="https://www.youtube.com/embed/z15NdPVfmMA?feature=oembed&#038;enablejsapi=1" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen></iframe></div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drahmetkarabulut.com/bagirsaklarimizda-misafir-ettigimiz-mikroplarimiz-kalp-krizi-riskimizi-belirliyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>3</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>UYKU SIRASINDA KALP KRİZİ GELİŞİR Mİ ?</title>
		<link>https://drahmetkarabulut.com/uyku-sirasinda-kalp-krizi-gelisir-mi/</link>
					<comments>https://drahmetkarabulut.com/uyku-sirasinda-kalp-krizi-gelisir-mi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Ahmet Karabulut]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 14 Sep 2018 07:00:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kalp Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[kalp krizi]]></category>
		<category><![CDATA[uyku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drahmetkarabulut.com/?p=3235</guid>

					<description><![CDATA[‘’Göğüs ağrısı ile uykuya dalmayın’’ Kalp krizi tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de en önde gelen ölüm sebebidir. Kalp krizi sıklığını azaltmak için gösterilen onca gayrete karşın her sene kalp krizi geçiren kişi sayısında artış önlenememiştir. Kalp krizi gelişiminin temel sebepleri genetik yatkınlık, kronik hastalıklar ve sağlıksız yaşam şekli olarak özetlenebilir. Uyku ile kalp krizi [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><a href="https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2018/09/woman-sleeping-with-sleep-mask.png"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-3233" src="https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2018/09/woman-sleeping-with-sleep-mask.png" alt="" width="1200" height="630" srcset="https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2018/09/woman-sleeping-with-sleep-mask.png 1200w, https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2018/09/woman-sleeping-with-sleep-mask-640x336.png 640w, https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2018/09/woman-sleeping-with-sleep-mask-768x403.png 768w, https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2018/09/woman-sleeping-with-sleep-mask-320x168.png 320w" sizes="auto, (max-width: 1200px) 100vw, 1200px" /></a></em></p>
<p><em>‘’Göğüs ağrısı ile uykuya dalmayın’’</em></p>
<p>Kalp krizi tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de en önde gelen ölüm sebebidir. Kalp krizi sıklığını azaltmak için gösterilen onca gayrete karşın her sene kalp krizi geçiren kişi sayısında artış önlenememiştir. Kalp krizi gelişiminin temel sebepleri genetik yatkınlık, kronik hastalıklar ve sağlıksız yaşam şekli olarak özetlenebilir. Uyku ile kalp krizi arasında net bir ilişki vardır. Uyku düzensizliği olan, uykusuzluk çekenlerde kalp krizi oranı daha yüksektir. Kalp krizi sıklığı genelde sabahın erken saatlerinde ve gündüz saatlerinde daha fazla olmasına karşın uykuda kalp krizi geçirenler de az değildir. Kalp krizlerinin yaklaşık beşte biri uyku sırasında gelişmektedir. Oysa ki uykuyla vücutta oluşan sakinlik hali, metabolizma yavaşlaması, nabız ve tansiyon düşmesi kalp krizi riskini azaltması beklenmektedir. Peki bir kişi uykuda neden kalp krizi geçirir?, kimler risk altında? Hiç uyumayalım mı? Önlem için neler yapmak gerekir? Gibi soruların yanıtlarını bu yazıda bulacaksınız.</p>
<p><em>Uykuda kalp krizi geçirilir mi?</em></p>
<p>Kaliteli uyku kalbin dostu olsa da, kalp krizi uykuda da gelişebilir. Öyle ki ciddi kalp krizleri uykudan uyanmaya fırsat tanımadan ölüm ile sonuçlanabilir. Bu durum bazı kişilerde panik atak oluşumuna yol açarak kişinin uykuya dalmasını zorlaştırabilir. Hatta yalnız yaşayan insanlar bu korku ile çoğu zaman uyumak dahi istemez.  Bu korku genelde yersiz olup, sağlıklı yaşam şeklinin sürdürülmesi ve uyku kalitesinin arttırılması uykuda gelişebilecek kalp krizi riskini en az seviyeye indirecektir.</p>
<p><em>Kimler risk altında?</em></p>
<p>Uykuda kalp krizi en sık yaşlılarda, düşkünlerde görülmekle birlikte, aşağıda belirtilen durumlarda risk artar.</p>
<p><em>-Uyku apnesi: </em>Bu hastalığa sahip olanlarda uykuda kalp krizi geçirme riski daha fazladır. Özellikle nefesin durduğu zamanlarda kalp üzerindeki yük artar. Nabız ve tansiyon değerlerinde ani değişimler izlenir. Bu durum kalp krizini tetikleyebilir. Uyku apnesi hastalığı olanların gece cihazla uyuması kalp krizi riskini azaltacaktır.</p>
<p><em>-Şeker hastalığı:</em> Özellikle kontrolsüz şeker hastalığına sahip kişilerde uyku sırasında kalp krizi geçirme riski daha fazladır. Uyku zamanında oluşacak kandaki yüksek şeker damar içerisinde pıhtı oluşumunu tetikleyebilir. Şeker hastalarında göğüs ağrısı daha az gözlendiği için uyku öncesi gelişen gizli kalp krizleri uyku sırasında daha aşikar bulgulara sebep olabilir. Şeker tedavisinin aksatılmadan uygulanması ve gece saatlerinde atıştırmalıklardan uzak kalınması uykuda kalp krizi riskini azaltacaktır.</p>
<p><em>-Yüksek tansiyon: </em>Kontrolsüz hipertansiyon hastalarında uykuda kalp krizi geçirme riski daha fazladır. Normalde kan basıncında uyku dönemi ile birlikte % 10-30 arasında düşme izlenir. Tedavisini aksatan hipertansiyon hastalarında bu düşme olmayacak ve uyku sırasında da kalp üzerindeki yükü arttıracaktır. Tansiyon ilaçlarının aksatılmaması, tansiyon ölçümü ile kontrol yapılması uykuda kalp krizi riskini azaltacaktır.</p>
<p><em>-Uyku bozukluğu: </em>Uykusu düzensiz olanlarda, sık uyananlarda, sık kabus görenlerde uykuda kalp krizi riski fazladır. Uykunun düzensiz olması, uykunun kalitesini azaltarak nabız ve kan basıncında ani değişimlere yol açar. Bu durum uykuda kalp krizine yakalanma riskini arttırabilir. Uyku bozukluğu yaşayanlar bu konuda profesyonel yardım ve gerekirse geçici ilaç desteği ile uykuyu düzene sokmalıdır.</p>
<p><em>-Panik ve kaygı bozuklukları: </em>Kaygı bozukluğu yaşayan kişilerde uyku düzensizlikleri sık izlenir. Çoğunlukla uykuya dalış zor ve geç saatte olur. Kaygının verdiği vücuttaki stres yükü tetikleyici hormon salınımını arttırır, kan basıncı ve nabızda değişimler yapar. Bu durum uykuda kalp krizi geçirme riskinin arttırabilir. Bu durum özellikle yalnız yaşayanlarda daha belirgindir. Kaygı ve panikle etkin mücadele, yalnız yaşayan kişilerin belirli bir dönem aile ve arkadaşlarından destek alması uykuda gelişecek kalp krizi riskini azaltacaktır.</p>
<p><em>Uykuda kalp krizi nasıl bulgu verir?</em></p>
<p>En sık izlenen bulgu göğüste sıkıntı hissi ve çarpıntı ile uyanmaktır. Bu duruma genelde soğuk terleme eşlik eder. Bunun yanında boyun bölgesine yayılan göğüs ağrısı, güçsüzlük hissi, baş dönmesi ek olarak izlenebilir. Bu şikayetlerle uyanan kişilerin özellikle tuvalete giderken dikkatli olmaları önerilir. Zira, tuvalet sırasında baş dönmesi ve baygınlık gelişebilir. Şiddetli kalp krizlerinde ölümcül ritim bozuklukları tetiklenebilir. Belirtilen şikayetlerle uyanan ve şikayetlerinin şiddeti artarak devam eden kişilerin ambulans çağırması yada en yakın sağlık kuruluşuna başvurmaları önerilir.</p>
<p><em>Uykuda kalp krizi riskini azaltmak için!</em></p>
<p><em>-Göğüs ağrısı ile yatağa girmeyin:</em> Kalp krizleri çoğunlukla önceden bulgu verir. Göğüste sıkıntı hissi, göğüs ağrısı kalp krizinin en sık gözlenen bulgusudur. Bu şikayetleri belirgin olan kişilerin bu halde yatağa gitmemesi ve muayene olması önerilir. Hafif başlayan bulgular uyku sırasında belirginleşebilir.</p>
<p><em>-Akşam 9 dan sonra yemek yemeyin: </em>Geç saatte yenilen yemekler, özellikle hamurlu tatlılar kan şekerini ve kandaki stres hormonlarını arttırır. Özellikle kontrolsüz şeker hastalarında risk belirgin olarak artış gösterir. Geç saatte acıkan kişiler kase yoğurt, yada ceviz yer fıstığı gibi bitkisel omega3 içeren besleyici atıştırmalıklar yiyebilir.</p>
<p><em>-Sigara içip yatağa girmeyin:</em> Sigara kalp krizi riskini arttıran temel etkenlerden biridir. Sigara tiryakileri uyku öncesi genelde sigara takviyesi yapar. Bu durum kan akışkanlığı ve damar yapısında olumsuz etkilere yol açar. Özellikle geç saatte yenilen ağır bir akşam yemeğine sigara yada nargile türü tütün ürünleri eklenerek yatağa girmek uykuda oluşacak kalp krizine davetiye olacaktır.</p>
<p><em><a href="https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2018/09/coach_counting_sheep.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-3234" src="https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2018/09/coach_counting_sheep.jpg" alt="" width="1024" height="576" srcset="https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2018/09/coach_counting_sheep.jpg 1024w, https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2018/09/coach_counting_sheep-640x360.jpg 640w, https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2018/09/coach_counting_sheep-768x432.jpg 768w, https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2018/09/coach_counting_sheep-320x180.jpg 320w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a></em></p>
<p><em>-Uyku saatini kaçırmayın: </em>Kaliteli uyku kalbin dostu olup, derin ve deliksiz uyku uyuyanlarda kalp krizi riski azalır. Bunun için özellikle gece 23-01 arasında uyumak çok önemlidir. Bu dönemde melatonin salınımı en üst düzeyde olup, kişinin daha kaliteli uyku geçirmesini sağlayacaktır.</p>
<p><em>-Tansiyonunuzu ölçün:</em> Gece düşmeyen tansiyon uyku sırasında kalbe ek yük bindirir. Özellikle tansiyon değerleri dengesiz olan kişilerin yatmadan önce kan basınçlarını kontrol etmesi önem arz eder.</p>
<p><em>-Uyku ortamınıza düzen verin:</em> Kaliteli bir uyku için yatılan yatağın kalitesi, ortamın nemi, toz oranı önemlidir. Uyku ortamının havalandırılması, tozdan arındırılması, ısıtma sistemi ve nemin düzenlenmesi ve kişinin rahat edeceği ortopedik ve hijyenik bir yatak tercih etmesi uykunun kalitesinin arttıracaktır.</p>
<p><em>&#8211; Ateşle yatağa girmeyin:</em> Ateşli hastalıklar kalbin üzerindeki yükü arttırır. Sıklıkla gece saatlerinde artan ateşe çoğu zaman uyku ve ter atma ile çözüm aranır. Özellikle kalp damar hastalığı için riski olanlar, yaşlılar ve kalp yetersizliği hastalarında ateşli hastalıklar uykuda kalp krizi riskini arttırır.</p>
<p><em>-Hastalıkları önemseyin:</em> Özellikle uyku apnesi, depresyon, kaygı bozukları gibi rahatsızlıklar çoğu zaman dikkate alınmaz ve tedaviden kaçınılır. Uyku düzenini bozan, uykuda kalp krizi riskini arttıran bu durumlar için mutlaka sosyal ve profesyonel destek alınmalıdır. Yüksek tansiyon, şeker hastalığı, kolesterol yüksekliği gibi hastalıkların tedavileri aksatılmamalı ve düzenli kontroller yapılmalıdır.</p>
<p>Uykusuzluğa karşı reçete yazdığımız programı youtube kanalımızdan izleyebilirsiniz.</p>
<div class="youtube-embed" data-video_id="TGgkP-qBjWg"><iframe loading="lazy" title="UYKUSUZLUĞA KARŞI REÇETE YAZIYORUZ - PROF DR MURAT AKSU - PROF DR AHMET KARABULUT" width="696" height="392" src="https://www.youtube.com/embed/TGgkP-qBjWg?feature=oembed&#038;enablejsapi=1" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture" allowfullscreen></iframe></div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drahmetkarabulut.com/uyku-sirasinda-kalp-krizi-gelisir-mi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>21</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>DEPRESYON KALP KRİZİ RİSKİNİ İKİYE KATLIYOR!</title>
		<link>https://drahmetkarabulut.com/depresyon-kalp-krizi-riskini-ikiye-katliyor/</link>
					<comments>https://drahmetkarabulut.com/depresyon-kalp-krizi-riskini-ikiye-katliyor/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Ahmet Karabulut]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Jan 2017 09:34:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kalp Hastalıklarından Korunma]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp Krizi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drahmetkarabulut.com/?p=869</guid>

					<description><![CDATA[&#8221;Depresyondayım, unutuldum&#8230;&#8230;çok yalnızım&#8221; şarkısını mırıldanıyorsanız hiç vakit kaybetmeyin! Kalbiniz risk altında olabilir! Depresyon ve kalp hastalıkları el-ele, kol-kola giden ve ömrü kısaltan hastalık ikilisidir. Çağımızın baş edilmesi en zor hastalıklarından birisidir depresyon. Şehir yaşantısının getirtiği zorluklar, ekonomik zorluklar, iş stresi, ailesel problemler sıklıkla depresyon ile sonuçlanıyor. İnsanımızın yarısında depresyon belirtileri saptanmış. Bu belirtilerin ilerleyip major [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><i><a href="https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2017/01/depression-oldage-759.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft size-medium wp-image-870" src="https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2017/01/depression-oldage-759-300x167.jpg" alt="" width="300" height="167" srcset="https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2017/01/depression-oldage-759-300x167.jpg 300w, https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2017/01/depression-oldage-759.jpg 759w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a>&#8221;Depresyondayım, unutuldum&#8230;&#8230;çok yalnızım&#8221; şarkısını mırıldanıyorsanız hiç vakit kaybetmeyin! Kalbiniz risk altında olabilir! Depresyon ve kalp hastalıkları el-ele, kol-kola giden ve ömrü kısaltan hastalık ikilisidir.</i></p>
<p>Çağımızın baş edilmesi en zor hastalıklarından birisidir depresyon. Şehir yaşantısının getirtiği zorluklar, ekonomik zorluklar, iş stresi, ailesel problemler sıklıkla depresyon ile sonuçlanıyor. İnsanımızın yarısında depresyon belirtileri saptanmış. Bu belirtilerin ilerleyip major depresyon dediğimiz tedavi gerektiren hastalığa dönüşüme riski ise üçte bir civarında. Yani ülkemizde her 10 kişiden biri tedavi gerektiren major depresyon hastası. 2014 yılında ülkemizde depresyon ilacı alan kişi sayısı 8 milyonu aşmış durumda. 2020 yılından sonra kaygı ve depresyon hastalıklarının en sık gözlenen hastalık grubu olacağı tahmin ediliyor.</p>
<p>Depresyonla kalp hastalıkları arasındaki ilişki neredeyse yumurta-tavuk döngüsüne eşdeğer seviyede. İki durumda birbirini tetikliyor. Depresyon olan kişilerde kalp krizi riski ikiye katlanmış durumda. Yine depresyon saptanan kalp krizi hastalarında 5 yıllık ölüm riski 3 kat daha fazla. Daha önce depresyon belirtisi olmayan ve kalp krizi geçiren hastaların yaklaşık % 40&#8217;ında yeni depresyon gelişimi mevcut. Yani depresyon kalp hastalıkları riskini, kalp hastalıklarıda depresyon riskini ciddi şekilde arttırıyor. Depresyon kalp yetersizliği hastalarında da ciddi bir problem oluşturuyor.</p>
<p>Depresyon saptanan kalp yetersizliği hastalarında hastaneye yatışlar daha sık ve ömür beklentisinde kısalma mevcut. Depresyon ritim bozukluklarını da tetikleyen bir hastalık. Depresyon hastalarında ortalama kalp hızı artarken, düzensiz atımlar ve atriyal fibrillasyon gibi ritim bozuklukları daha sık gözleniyor. Depresyona zemin hazırlayan kaygı bozuklukları, evhamlı yapı, yalnız yaşamak, sosyal izolasyon gibi durumlarda da kalp krizi riskinde artış mevcut.<span id="more-869"></span></p>
<p><i>Depresyon ile etkin mücadele kalp hastalıkları riskini de azaltacaktır.</i> Yeni gelişen depresyon hastalarının % 70 i tedaviye erken dönemde cevap vermektedir. Tedaviye mutlaka aile ve sosyal çevrede katılmalı, bütün iş ilaçlara bırakılmamalıdır. Yıllarca depresyon ilacı kullanan ve tedavi olduğunu zanneden hasta sayısı az değildir. Depresyon ilacı kullanmak tek başına kalp hastalığı riskini azaltmayacaktır. Klinik iyileşme seviyesi risk analizinde temel alınmalıdır.</p>
<p>Zaman zaman herkesin hissettiği iştahsızlık, halsizlik, uyku düzensizliği,unutkanlık, mutsuzluk, yüzde donukluk halleri, ağlama, konuşmama, yalnız kalma isteği, kişisel bakım ve giyim kuşamın özentisiz ve kötü olması depresyonun sık ve erken görülen şikayetleridir. Bu bulgalardan bir kaçı uzun süreli mevcut ise major depresyon açısından kontrol şarttır. Depresyonda erken tanı ve tedavi depresyonu düzeltirken kalbide koruyacaktır.</p>
<p><i>Sonuç olarak,</i> depresyon ve kalp hastalıkları birbirini gazlayan iki hastalıkdır. Depresyon hastalarında kalp hastalıkları taraması yapılmalıdır. Aynı şekilde kalp hastalığı mevcut kişiler depresyon açısından taranmalıdır.</p>
<p>Depresyon başlıklı Sağlık Karnesi programını youtube kanalımızdan izleyebilirsiniz.</p>
<div class="youtube-embed" data-video_id="9_mcB_dOeSg"><iframe loading="lazy" title="DEPRESYONDA OLDUĞUMUZU NASIL ANLARIZ ? - DOÇ DR SELMA BOZKURT - PROF DR AHMET KARABULUT" width="696" height="392" src="https://www.youtube.com/embed/9_mcB_dOeSg?feature=oembed&#038;enablejsapi=1" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture" allowfullscreen></iframe></div>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drahmetkarabulut.com/depresyon-kalp-krizi-riskini-ikiye-katliyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>LİPOSUCTİON &#8211; YAĞ ALDIRMA AMELİYATI KALP KRİZİNİ TETİKLER Mİ?</title>
		<link>https://drahmetkarabulut.com/liposuction-yag-aldirma-ameliyati-kalp-krizini-tetikler-mi/</link>
					<comments>https://drahmetkarabulut.com/liposuction-yag-aldirma-ameliyati-kalp-krizini-tetikler-mi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Ahmet Karabulut]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 03 Jan 2017 09:02:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp Krizi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drahmetkarabulut.com/?p=863</guid>

					<description><![CDATA[&#8221;Kozmetik amaçla yapılan yağ aldırma operasyonları ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Kilo vermek için öncelik, sağlıklı yaşam önerilerinin uygulanması olmalıdır.&#8221; Toplumda hızla artan şişmanlığa paralel olarak yağ aldırma operasyonları her geçen gün daha fazla yapılmaya başlanıyor. İşlem sayısı her geçen gün artan yağ aldırma operasyonları nadir de olsa ciddi istenmeyen sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Bu [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family: 'Times New Roman', serif;"><span style="font-size: medium;"><i><a href="https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2017/01/images-4.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft size-full wp-image-865" src="https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2017/01/images-4.jpg" alt="" width="275" height="183" /></a>&#8221;Kozmetik amaçla yapılan yağ aldırma operasyonları ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Kilo vermek için öncelik, sağlıklı yaşam önerilerinin uygulanması olmalıdır.&#8221;</i></span></span></p>
<p><span style="font-family: 'Times New Roman', serif;"><span style="font-size: medium;">Toplumda hızla artan şişmanlığa paralel olarak yağ aldırma operasyonları her geçen gün daha fazla yapılmaya başlanıyor. İşlem sayısı her geçen gün artan yağ aldırma operasyonları nadir de olsa ciddi istenmeyen sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Bu operasyon; ısrarla risksiz bir işlem gibi lanse edilmeye çalışılsa da; operasyon uzman hekimler tarafından yapılmadığı takdirde sonrasında hayatın kaybedilmesine kadar giden süreçler yaşanabiliyor. </span></span></p>
<p><span style="font-family: 'Times New Roman', serif;"><span style="font-size: medium;">Yağ aldırma ameliyatı sonrası ölüm sebebi kalp krizi olarak ifade edilse de altta yatan mekanizma genelde farklı. Yağ aldırma operasyonu sonrası ölüm oranları 2-10/10000 oranında değişiyor. Ölümü tetikleyen 3 ana etken yağ embolisi, sıvı-mineral dengesi bozukluğu ve anestezinin getirdiği riskler. </span></span></p>
<p><span style="font-family: 'Times New Roman', serif;"><span style="font-size: medium;"><b>&#8211;</b><i>Yağ embolisi;</i><b> </b>operasyonun en korkulan komplikasyonu olup, yağın damara karışarak akciğere gitmesidir. Büyük emboliler kalp yetersizliği ve ritim bozukluğuna yol açarak ölüm ile sonuçlanabiliyor. </span></span></p>
<p><span style="font-family: 'Times New Roman', serif;"><span style="font-size: medium;"><b>&#8211;</b><i>Sıvı-mineral dengesi bozukluğu;</i> operasyon sırasında<b> y</b>ağ dokusunun serbestleşmesi için vücuda sıvı enjekte edilip tekrar geri çekiliyor. Bu işlem sırasında oluşacak sıvı ve mineral dengesizliği, kalp yetersizlikleri ve ciddi ritim bozukluklarını tetikleyerek ölüme yol açabiliyor. </span></span></p>
<p><span style="font-family: 'Times New Roman', serif;"><span style="font-size: medium;"><b>&#8211;</b><i>Anestezinin getirdiği riskler; </i>yağ aldırma operasyonları genelde ek estetik operasyonlar ile birlikte yapılıyor. Bu da anestezi süresinin uzamasına yol açıyor. Özellikle yaşlı ve kalp hastalığı için risk faktörü olan kişiler uzamış anestezi etkisine bağlı olarak kalp krizi geçirebiliyor. Bu nedenle de özellikle riskli hastaların anestezi öncesi kalp hastalığı açısından değerlendirilmesi önem arz ediyor.</span></span><span id="more-863"></span></p>
<p><span style="font-family: 'Times New Roman', serif;"><span style="font-size: medium;"><i>Her hastadan kalp muayenesi istenmeli mi?</i></span></span></p>
<p><span style="font-family: 'Times New Roman', serif;"><span style="font-size: medium;">Yağ aldırma ameliyatları öncesi yaklaşım diğer ameliyatlarla aynıdır. İşlemi yapacak hekim ve anestezi uzmanı kişiyi değerlendirir ve kalp hastalığı açısından sorgular. Riskli kişiler kardiyolojiye yönlendirilir. Her kişiden rutin kardiyolojik araştırma yapılmasına gerek yoktur.</span></span></p>
<p><span style="font-family: 'Times New Roman', serif;"><span style="font-size: medium;"><i>Operasyon öncesi nelere dikkat edilmeli?</i></span></span></p>
<p><span style="font-family: 'Times New Roman', serif;"><span style="font-size: medium;">Kişinin ameliyatı tecrübeli ve techizat açısından yetkin bir merkezde yapması, merdiven altı işlem yapan ucuz yerlerden uzak kalması komplikasyon riskini azaltacaktır. Birden fazla estetik operasyonun tek bir seans yerine bölünerek ayrı seanslarda uygulanması da komplikasyon riskini azaltabilir. Elbette sağlıklı yaşamak, düzenli egzersiz yapmak, sağlıklı beslenmek bu tür operasyonların gerekliliğini azaltacaktır.</span></span></p>
<p><span style="font-family: 'Times New Roman', serif;"><span style="font-size: medium;"><i>Sonuç olarak</i> yağ aldırma operasyonu tek başına kalp krizi riskini arttırmıyor. Ancak operasyon sırasında gelişebilecek yağ embolisi, sıvı-mineral dengesi bozukluğu, anestezi etkisi ya da kanamalar kalbi olumsuz olarak etkileyip, ölüm riskini arttırabiliyor.</span></span></p>
<p><a href="http://www.doktorumbenim.com/liposuction-da-oldurebilir-439.html">http://www.doktorumbenim.com/liposuction-da-oldurebilir-439.html</a></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drahmetkarabulut.com/liposuction-yag-aldirma-ameliyati-kalp-krizini-tetikler-mi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>DÜZENLİ AĞRI KESİCİ KULLANILMASI KALP KRİZİ RİSKİNİ ARTTIRIYOR!</title>
		<link>https://drahmetkarabulut.com/duzenli-agri-kesici-kullanilmasi-kalp-krizi-riskini-arttiriyor/</link>
					<comments>https://drahmetkarabulut.com/duzenli-agri-kesici-kullanilmasi-kalp-krizi-riskini-arttiriyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Ahmet Karabulut]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 08 Sep 2015 08:48:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kalp Krizi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drahmetkarabulut.com/?p=669</guid>

					<description><![CDATA[&#8221;Ağrı kesici ilaçlar sadece mideyi değil kalbi de tehdit ediyor&#8221; Ağrı kesiciler dünyada olduğu gibi ülkemizde de en sık kullanılan ilaçlardır. Bazılarımız ise ağrı kesicileri rutin yemek öğünlerinin bir parçası yapmıştır. Ağrı kesicilerin en çok bilinen yan etkileri ise mide ile alakalı olup, genelde bu ilaçlar mide koruyucu ilaçlarla birlikte kullanılmaktadır. Oysaki bu ilaçların kalp [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2015/09/M_Id_389940_Painkillers.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft size-medium wp-image-670" src="https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2015/09/M_Id_389940_Painkillers-300x182.jpg" alt="M_Id_389940_Painkillers" width="300" height="182" srcset="https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2015/09/M_Id_389940_Painkillers-300x182.jpg 300w, https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2015/09/M_Id_389940_Painkillers.jpg 660w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a><em>&#8221;Ağrı kesici ilaçlar sadece mideyi değil kalbi de tehdit ediyor&#8221;</em></p>
<p>Ağrı kesiciler dünyada olduğu gibi ülkemizde de en sık kullanılan ilaçlardır. Bazılarımız ise ağrı kesicileri rutin yemek öğünlerinin bir parçası yapmıştır. Ağrı kesicilerin en çok bilinen yan etkileri ise mide ile alakalı olup, genelde bu ilaçlar mide koruyucu ilaçlarla birlikte kullanılmaktadır. Oysaki bu ilaçların kalp üzerinde olumsuz etki gösterebileceği sıklıkla unutulmaktadır. Ağrı kesicilerin kalp krizini arttırdığı ilk kez mide yan tesiri düşük olan rofecoxib adlı ilacın kalp krizi riskini arttırması ile dikkatleri çekmiştir. Bu ilaç 2004 yılında piyasadan toplatılmıştır. Bu tarihtem sonra yapılan araştırmalar diğer ağrı kesici ilaçlarında masum olmadığını göstermektedir.</p>
<p>Ağrı kesiciler olumsuz etkilerini nasıl gösterir?</p>
<p>Mekanizma tam açık değildir. Bu ilaçların kalp damarlarında büzüşme ve pıhtıya meyil yaptığı görüşü savunulmuştur. Ayrıca bu ilaçlar aspirin kullanan kişilerde aspirinin faydalı etkilerini azaltabilir. Düzenli ağrı kesici kullanımı yine tansiyonu yükselterek ve böbreklere zarar vererek damarlar üzerinde olumsuz etkiler oluşturabilir.</p>
<p>Hangi ilaçlar riskli?</p>
<p>Yapılan araştırmalarda 150 mg diklofenak ve 2400 mg ibuprofen kullanımının ilk kez kalp krizi geçirmiş hastalarda ikinci kalp krizini %41 arttırdığını göstermiştir. Danimarka kökenli bu çalışmada hastalar 5 yıl takip edilmiş olup, ağrı kesici kullanan grupta 1 yıldan itibaren ölüm oranı daha yüksek bulunmuştur.Naproksen ise göreceli olarak daha güvenilir bulunmuştur.</p>
<p>İlaçları nasıl kullanalım?</p>
<p>Basit ağrılarda ilk tercih parasetamol olmalıdır. Yüksek dozda karaciğer yan etkisi olabilen bu ilacın alerjik reaksiyona bağlı kalp krizi dışında kalp hastalığı ile ilgili bağlantısı gösterilmemiştir. Aspirinin aynı zamanda ağrı kesici etkiside olup, mide yan etkileride dikkate alınarak yüksek dozda kullanılabilir. Özellikle eklem kireçlenmeleri ve şiddetli ağrılarda ağrı kesici kullanılacaksa süreye dikkat edilmelidir. 2 haftalık ağrı kesici tedavinin kalp üzerine belirgin olumsuz etkisi olmayacaktır. Kalp hastalığı sebebiyle aspirin kullanalarda ağrı kesici tedavi aspirin alımından 1 saat sonra olmalıdır. Düzenli ağrı kesici kullanan hastalar mutlaka kardiyolojik muayeneden geçmelidir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drahmetkarabulut.com/duzenli-agri-kesici-kullanilmasi-kalp-krizi-riskini-arttiriyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ÇOCUK VE GENÇLER KALP KRİZİ GEÇİRİR Mİ?</title>
		<link>https://drahmetkarabulut.com/cocuk-ve-gencler-kalp-krizi-gecirir-mi/</link>
					<comments>https://drahmetkarabulut.com/cocuk-ve-gencler-kalp-krizi-gecirir-mi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Ahmet Karabulut]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 29 Aug 2015 08:20:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kalp Krizi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drahmetkarabulut.com/?p=657</guid>

					<description><![CDATA[&#8221;Çocuklarda ve gençlerde kalp krizi nadir olup, basına yansıyan ani ölümlerin sebebi aslında kalp krizinden çok ritim bozukluklarıdır&#8221; Kalp krizi dünyadaki ölüm sebepleri arasında ilk sırayı almaktadır. Özellikle 30 yaş üzerinde sık gözlenen kalp krizlerine 30 yaş altında da rastlamak alışılmadık bir durum olmaktan çıkmıştır. Ancak 20 yaş altı gençler ve çocuklarda kalp krizi çok [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><i><br />
<a href="https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2015/08/kidsheartbig.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-3358" src="https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2015/08/kidsheartbig-640x320.jpg" alt="" width="640" height="320" srcset="https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2015/08/kidsheartbig-640x320.jpg 640w, https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2015/08/kidsheartbig-320x160.jpg 320w, https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2015/08/kidsheartbig.jpg 650w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></a></i></p>
<p><i>&#8221;Çocuklarda ve gençlerde kalp krizi nadir olup, basına yansıyan ani ölümlerin sebebi aslında kalp krizinden çok ritim bozukluklarıdır&#8221;</i></p>
<p>Kalp krizi dünyadaki ölüm sebepleri arasında ilk sırayı almaktadır. Özellikle 30 yaş üzerinde sık gözlenen kalp krizlerine 30 yaş altında da rastlamak alışılmadık bir durum olmaktan çıkmıştır. Ancak 20 yaş altı gençler ve çocuklarda kalp krizi çok nadirdir. Basına sıklıkla yansayan çocuk yaşta kalp krizinden öldü haberleri aslında erişkin yaşta gördüğümüz ve damar tıkanıklığı sonucu oluşan kalp krizleri ile aynı değildir. Çocuk ve gençlerde gözlenen ve kalp krizi olarak yorumlanan ölüm olaylarının büyük kısmında sorun ani gelişen ritim bozukluğu ve kalbin durmasıdır. Bu ritim bozuklukları doğuştan gelen kalp hastalıkları ve kalp büyümeleri ve kapak hastalıklarına bağlı olabileceği gibi genetik geçiş gösteren ve kesin tanısı moleküler analiz sonrası konulabilen ritim bozukluğu hastalıklarıda olabilir.</p>
<p><b>Çocuk ve gençlerde gelişen ani kalp durmasına bağlı ölümler önlenebilir mi?</b></p>
<p>Bu tür rahatsızlıklarda klinik bulgu saptanmayabileceğinden, tanı şüphe ve ileri araştırmalarla konulabilir. Genetik geçiş düşünülen hastalıklarda ailenin sorgulanması çok önemlidir. Ailede özellikle anne baba ve kardeşlerde nedeni bulunumayan ani ölümlerin olması, sebebi bulunamayan baygınlık atakları genetik geçiş gösteren ritim bozukluğu hastalıklarını araştırmak için sinyal kabul edilebilir.</p>
<p>Özellikle efor ile ilişkili çok çabuk yorulma, baş dönmesi ve baygınlık hali, göğüs ağrısı ve çarpıntı ile el ayak ve dudaklarda morarma tarif eden çocuk ve gençler mutlaka araştırılmalıdır.<span id="more-657"></span></p>
<p>Amerikada 25 yaş altında gelişen ani kalp durması sayısı yaklaşık 2000 olup, erişkin çağdaki ani ölümlere oranla oldukça düşüktür (yetişkinlerde yaklaşık yılda 400 bin ani kalp ölümü gerçekleşiyor). Oransal olarak bakıldığında gençlerdeki ani kalp ölümü görülme sıklığı 1-6/100 bin iken, doğuştan kalp hastalığı olanlarda bu oran 100/100 bin oranına çıkmaktadır. Erişkinlerdeki oran ise 135-150/100 bin dir. Bu ani ölümlerin % 25 i sporla ilişkili olup, 30 altında en sık sebep kalp büyüme haftalığı olan hipertrofik kardiyomiyopatidir (1/500 sıklık- olguların %36 sı). Kalp damarlarındaki doğuştan bozukluklar ise ikinci sırada gelmektedir (olguların % 24 ü).</p>
<p>Özellikle gribal enfeksiyonların yayılması ve kalp kasını tutması sonucuda kalp yetersizliği ve ani ritim bozuklukları oluşabilmektedir.</p>
<p>Kalp büyümesi olmaksızın genetik geçişli ritim bozukluğu hastalıklarında ise tanı koymak oldukça güçtür. Ölüm sonrası bile otopsilerin % 25-35 inde sebep bulunmaz ve genetik analizin yapılacağı moleküler otopsi yol gösterici olabilir.</p>
<p>30 yaş altındaki en önemli ritim bozukluğu ani kalp durması nedenleri: hipertrofik kmp (%36), koroner damar anomalisi (%24), kardiyak hipertrofi (%10), doğuştan gelen kalp hastalıkları (%5), marfan sendromu (%6), dilate kmp (%3), miyokardit (%3), aritmojenik sağ ventrikül displazisi (%3), iskemik kalp hastalığı (%2), commotio cordis (&lt;%1)</p>
<p>Nadir görülen ritim bozukluğu hastalıkları: Aritmojenik sağ ventrikül displazisi, uzun QT sendromu, kısa QT sendromu, Brugada sendromu, Andersen-Tawil sendromu, wolf parkinson white sendromu, katekolinerjik polimorfik VT, konjenital AV blok</p>
<p><b>EKG ve muayene en önemli tanı araçlarıdır.</b></p>
<p>Özellikle kalp büyümesi mevcut çocuk ve gençlerde sıklıkla EKG bozukluğu mevcuttur. Bazı genetik geçişli ritim bozukluklarıda EKG bulgusu verebilir. Muayenede üfürüm saptanması doğuştan gelen kalp hastalıkları için yol göstericidir. Genetik geçişli ritim bozuklukları ise ancak risk altındaki ailelerde genetik tarama ile ortaya çıkabilir. Çok sayıda ritim bozukluğuna yol açan gen mutasyonları saptanmış olup, tanı süreci uzun sürer. Yine ailede ani kalp ölümü olan kişilerde ritim bozukluğu anjiyografik yöntemlerle saptanabilmektedir. Ritim bozukluğuna karşın en etkili tedavi ise ritim düzenleyici kalp pilleridir.</p>
<p><i>Sonuç olarak,</i> çocuklarda ve gençlerde kalp krizi nadir olup, basına yansıyan ani ölümlerin sebebi aslında kalp krizinden çok ritim bozukluklarıdır. Bu hastalıklara tanı koymak için şüpheli kişilerde aile bireylerinin taranması, muayene, EKG, eko ve efor testleri, seçilmiş vakalarda anjiyografik yöntemler ve genetik analiz ile araştırma yapılması önemlidir.</p>
<p>Çocuklarda kalp hastalığı nasıl anlaşılır? başlıklı programı youtube kanalımızdan izleyebilirsiniz.</p>
<p><iframe loading="lazy" title="ÇOCUKLARDA KALP HASTALIĞI NASIL ANLAŞILIR? (BİLMENİZ GEREKENLER) - PROF DR AHMET KARABULUT" width="696" height="392" src="https://www.youtube.com/embed/fzJwn6AlN2A?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture" allowfullscreen></iframe></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drahmetkarabulut.com/cocuk-ve-gencler-kalp-krizi-gecirir-mi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>6</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>GİZLİ KALP BELİRTİ VERMEDEN ÖLDÜRÜYOR!</title>
		<link>https://drahmetkarabulut.com/gizli-kalp-belirti-vermeden-olduruyor/</link>
					<comments>https://drahmetkarabulut.com/gizli-kalp-belirti-vermeden-olduruyor/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Ahmet Karabulut]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 07 Mar 2015 09:41:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kalp Krizi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drahmetkarabulut.com/?p=589</guid>

					<description><![CDATA[&#8221;Gizli kalp hastalıklarına tanı koymak zor olduğundan check-up programları altın fırsatlardır&#8221; Son zamanlarda medyada sıkça rastladığımız ‘’gizli kalp’’ hastalığı aslında özel bir hastalık şekli olmayıp, sessizce ilerlemiş ve tanısı konulmamış kalp hastalıklarını ifade eder. Gizli kalp hastalıklarının bir kısmı ritim bozukluklarını kapsasa da % 80 olguda kalp damar hastalığı mevcuttur. Kalp damar hastalıklarının sessiz ilerlemesi [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #222222;"><span style="font-family: 'Times New Roman', serif;"><span style="font-size: medium;"><i><b><a href="https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2015/03/Chest-Pains-and-Heart-Attacks1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft size-medium wp-image-590" src="https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2015/03/Chest-Pains-and-Heart-Attacks1-300x132.jpg" alt="Chest-Pains-and-Heart-Attacks1" width="300" height="132" srcset="https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2015/03/Chest-Pains-and-Heart-Attacks1-300x132.jpg 300w, https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2015/03/Chest-Pains-and-Heart-Attacks1.jpg 682w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a>&#8221;Gizli kalp hastalıklarına tanı koymak zor olduğundan check-up programları altın fırsatlardır&#8221;</b></i></span></span></span></p>
<p><span style="color: #222222;"><span style="font-family: 'Times New Roman', serif;"><span style="font-size: medium;">Son zamanlarda medyada sıkça rastladığımız ‘’gizli kalp’’ hastalığı aslında özel bir hastalık şekli olmayıp, sessizce ilerlemiş ve tanısı konulmamış kalp hastalıklarını ifade eder. Gizli kalp hastalıklarının bir kısmı ritim bozukluklarını kapsasa da % 80 olguda kalp damar hastalığı mevcuttur. Kalp damar hastalıklarının sessiz ilerlemesi sanılanın aksine oldukça yaygındır. Sessiz iskemide denilen gizli kap hastalığını saptamak zor olsa da, kalp damar hastalıklarının %20-40 ında damar hastalığının sessizce seyrettiği tahmin edilmektedir. Amerika da yapılan bir araştırmada kalp krizi ile hastaneye başvuran hastaların % 12.5 inde daha önceden geçirilmiş sessiz kalp krizleri saptanmıştır. </span></span></span></p>
<p><span style="color: #222222;"><span style="font-family: 'Times New Roman', serif;"><span style="font-size: medium;">Kalp damar hastalıkları özellikle yaşlılarda, şeker hastalığı olanlarda, ve ameliyat sonrası nekahat döneminde olan kişilerde sessiz seyredebilir. Bu grup insanlarda ağrı eşiğinin yüksek olduğu yada vücuttaki ağrı uyarıcı sistemde bozukluk olduğu anlaşılmıştır. </span></span></span></p>
<p><span style="color: #222222;"><span style="font-family: 'Times New Roman', serif;"><span style="font-size: medium;">Özellikle gençlerde gözlenen gizli kalp hastalığı ise yaşlılara oranla farklılık gösterir. Sıklıkla ilk bulgu kalp krizidir yada ölümle sonuçlanan ritim bozukluğu ile ortaya çıkabilir. Özellikle 45 yaş altında gözlenen kalp krizlerinin çoğunluğunda hastalar öncesinde kalp hastalığı tariflemezler. Ancak derinlemesine sorgulandığında hastaların bir kısmı son 2 gün içinde yeni başlayan nefes darlığı, göğüste sıkıntı hissi, çarpıntı, baş dönmesi gibi gözden kaçabilecek şikayetler tarifleyebilir. Şikayetleri kalp hastalığına yorumlamayan gençlerde hastaneye geç başvuru yetersiz tedavi ile birlikte kalp yetersizliği hatta ölüm ile sonuçlanabilir. Zaman kaybetmeden hastaneye başvuran ve etkin tedavi alan gençlerde kalp krizinden etkilenme yüzdesi yaşlılara oranla daha azdır.</span></span></span><span id="more-589"></span></p>
<p><span style="color: #222222;"><span style="font-family: 'Times New Roman', serif;"><span style="font-size: medium;">Gizli kalbi gizlilikten çıkarıp aşikar kalp hastalığına dönüştürmek için öncelikle hastanın kalp hastalığı bulgularının farkında olup doktora başvurmasını gerektirir. Check-up programları gizli kalp hastalığını ortaya çıkarmada özel fırsatlardan biridir. Ancak özellikle gençlerde EKG, ultrason yada efor testleri gizli kalp hastalığını saptamada yeterli olmayabilir. Gençlerde gelişen kalp krizlerinin yarısında daha önceden ciddi olmayan bir darlığın üzerinde pıhtı oluşması ve damarın tıkaması ile kalp krizi gelişir. Bu kişilerde kriz öncesi yapılan efor testleri genelde normal saptanır. Bu nedenler bu kişilerde yapılacak en doğru tarama testi tomografik yöntemle yapılacak sanal anjiyogafidir. Sanal anjiyografi ile ciddi darlık oluşmamış kalp damar hastalığı başlangıcı saptanabilir. </span></span></span></p>
<p><span style="color: #222222;"><span style="font-family: 'Times New Roman', serif;"><span style="font-size: medium;">Gizli kalp hastalığının tanısı şüphe ile ilgili testlerin yapılması ile konulur. Özellikle 1. derece akrabasında 45 yaş öncesi kalp krizi saptanan, ailesinde erken yaşta sebebi bilinmeyen ölümler olan, şeker hastası, kolesterolü belirgin yüksek ve özellikle sigara için gençlerde gizli kalp riski artmış olup, check-up faydalı olacaktır. Check up yaparkende akılcı, tanıya götürecek testlerin yapılacağı check up programları seçilmelidir. 45 yaş üstü kişilerde ekg, ultrason, efor testi yada ritim holter tetkiki ile gizli kalp tanısı koyma ihtimali daha fazladır.</span></span></span></p>
<p>Bu yazı ile ilişkili haberi youtube kanalımızdan izleyebilirsiniz.</p>
<p><iframe loading="lazy" title="GİZLİ KALP NEDİR? - DR AHMET KARABULUT" width="696" height="522" src="https://www.youtube.com/embed/Xeh84MqBlo0?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture" allowfullscreen></iframe></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drahmetkarabulut.com/gizli-kalp-belirti-vermeden-olduruyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İLAÇLAR KALP KRİZİNE YOL AÇAR MI?</title>
		<link>https://drahmetkarabulut.com/ilaclar-kalp-krizine-yol-acar-mi/</link>
					<comments>https://drahmetkarabulut.com/ilaclar-kalp-krizine-yol-acar-mi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Ahmet Karabulut]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 06 Mar 2015 12:43:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kalp Krizi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drahmetkarabulut.com/?p=586</guid>

					<description><![CDATA[&#8221;Allerjik bünyeli kişilerde ilaçlar kalp krizini tetikleyebilir&#8221; Kalp krizi tüm dünyada önde gelen ölüm sebebi olup, temel sebep damar sertliği ve damarda oluşan büzüşme ve pıhtı oluşumudur. Kalp krizi için bir çok risk faktörü tanımlanmıştır. İlaçların kalp krizine sebep olup olamayacağı ise hep merak konusu olmuştur. İlk kez 1991 yılında ilaçların alerjik etki ile kalp [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><i><b><a href="https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2015/03/drugsinhand.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft size-medium wp-image-587" src="https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2015/03/drugsinhand-300x200.jpg" alt="drugsinhand" width="300" height="200" srcset="https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2015/03/drugsinhand-300x200.jpg 300w, https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2015/03/drugsinhand.jpg 640w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a>&#8221;Allerjik bünyeli kişilerde ilaçlar kalp krizini tetikleyebilir&#8221;</b></i></p>
<p>Kalp krizi tüm dünyada önde gelen ölüm sebebi olup, temel sebep damar sertliği ve damarda oluşan büzüşme ve pıhtı oluşumudur. Kalp krizi için bir çok risk faktörü tanımlanmıştır. İlaçların kalp krizine sebep olup olamayacağı ise hep merak konusu olmuştur. İlk kez 1991 yılında ilaçların alerjik etki ile kalp krizine sebep olabileceği Kounis ve arkadaşları tarafından belirtilmiştir. O zamandan beride allerjik etkene bağlı kalp krizleri Kounis hastalığı olarak anılmaktadır. O tarihten beri sık kullandığımız bazı ağrı kesiciler, antibiyotikler, grip ilaçları, doğum kontrol hapları, anestezi ve tansiyon ilaçlarına bağlı alerjik kalp krizleri bildirilmiştir. Dahası kalp krizinde kullanılan kan sulandırıcıya bağlı alerjik kalp krizi de bildirilmiştir. Burdaki temel olay ilaçların krizi tetikleyici etkisi olmayıp, kişilerin bu ilaçlara olan allerjik hassasiyetidir. İlaç alındıktan sonra gelişen alerjik reaksiyon ile kalp damarlarında büzüşme oluşur ve kalp krizinin bütün bulguları ortaya çıkar. Alerjik kalp krizinden kaybedilen hastalar da mevcuttur. Besin alerjisi ve böcek sokmalarında oluşan kalp krizi mekanizması da aynıdır. Hangi ilacın kalp krizini tetikleyeceğini kestirmek zordur. Ancak aynı ilacın tekrardan kalp krizine sebep olması çok nadirdir. Bu nedenle özellikle alerjik yapılı kişilerin yeni ilaçları alırken gelişecek kalp krizi bulgularının farkında olmaları, gereksiz ilaç kullanımından kaçınmaları önemlidir.</p>
<p>Bu yazı ile ilişkili haberi youtube kanalımızdan izleyebilirsiniz.</p>
<div class="youtube-embed" data-video_id="McFQtv7ZTkE"><iframe loading="lazy" title="AĞRI KESİCİLER KALBE ZARARLI MI? - DR AHMET KARABULUT" width="696" height="522" src="https://www.youtube.com/embed/McFQtv7ZTkE?feature=oembed&#038;enablejsapi=1" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture" allowfullscreen></iframe></div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drahmetkarabulut.com/ilaclar-kalp-krizine-yol-acar-mi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
