<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sağlık - Prof. Dr. Ahmet Karabulut ile kalbini sev!</title>
	<atom:link href="https://drahmetkarabulut.com/saglik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://drahmetkarabulut.com/saglik/</link>
	<description>Kalp ve damar sağlığı hakkında aradığınız herşey</description>
	<lastBuildDate>Wed, 18 Feb 2026 12:38:27 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.5</generator>

<image>
	<url>https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2018/04/favicon.png</url>
	<title>Sağlık - Prof. Dr. Ahmet Karabulut ile kalbini sev!</title>
	<link>https://drahmetkarabulut.com/saglik/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>RAMAZAN AYINI SAĞLIKLI GEÇİRMEK İÇİN NELER YAPILMALI?</title>
		<link>https://drahmetkarabulut.com/ramazan-ayini-saglikli-gecirmek-icin-neler-yapilmali/</link>
					<comments>https://drahmetkarabulut.com/ramazan-ayini-saglikli-gecirmek-icin-neler-yapilmali/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Ahmet Karabulut]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Feb 2026 12:38:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drahmetkarabulut.com/?p=4332</guid>

					<description><![CDATA[Yeniden Ramazan ayını karşılamaya hazırlanıyoruz. Hicri ve miladi takvim arasındaki fark Ramazan ayını 4 mevsimde yaşamamızı sağlıyor. Bu sene günlerim kısa olduğu, sıcak havaların olmadığı yaz aylarına göre daha rahat bir Ramazan ayı bizi bekliyor. Kış aylarında oruç tutmak yaz mevsimine göre daha rahat olsa da, kronik hastalığı olan kişilerin oruç tutmadan önce hekimleri ile [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2026/02/FullSizeRender.jpeg"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignleft size-full wp-image-4333" src="http://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2026/02/FullSizeRender.jpeg" alt="" width="1132" height="797" srcset="https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2026/02/FullSizeRender.jpeg 1132w, https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2026/02/FullSizeRender-640x451.jpeg 640w, https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2026/02/FullSizeRender-768x541.jpeg 768w, https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2026/02/FullSizeRender-696x490.jpeg 696w, https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2026/02/FullSizeRender-1068x752.jpeg 1068w, https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2026/02/FullSizeRender-597x420.jpeg 597w, https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2026/02/FullSizeRender-100x70.jpeg 100w" sizes="(max-width: 1132px) 100vw, 1132px" /></a>Yeniden Ramazan ayını karşılamaya hazırlanıyoruz. Hicri ve miladi takvim arasındaki fark Ramazan ayını 4 mevsimde yaşamamızı sağlıyor. Bu sene günlerim kısa olduğu, sıcak havaların olmadığı yaz aylarına göre daha rahat bir Ramazan ayı bizi bekliyor. Kış aylarında oruç tutmak yaz mevsimine göre daha rahat olsa da, kronik hastalığı olan kişilerin oruç tutmadan önce hekimleri ile konuşması faydalı olacaktır.</p>
<p><strong><em>Oruç tutmak sağlığımızı nasıl etkiliyor?</em></strong></p>
<p>Oruç tutmak hem beden hem de ruh sağlığımızı olumlu yönde etkiler. Özellikle vücudu tetikte tutan uyarıcı etkiye sahip sempatik sinir sisteminin baskılanması sonucu kalp hızında ve özellikle büyük tansiyonda azalma gözlenir. Bunun yanında şeker hastalığı ve damar hastalığını tetikleyen insülin direncinde düzelme gözlenirken, koruyucu kolesterol olarak adlandırılan HDL kolesterolde de artış izlenir. Kalp hastalıklarında kötü seyri gösteren kalp hızı değişkenliğinde oruç sırasında iyileşme saptanmıştır. Damar duvarlarına zarar veren homosistein seviyelerinde de oruçla birlikte düşüş izlenmiştir. Bunların ışığında yapılan bir çalışmada oruç sonrası 10 yıllık kalp krizi gelişme riskinde azalma olduğu saptanmıştır.</p>
<p>Kalp hastalıklarında sıklıkla gelişen psikolojik bozukluk ve depresyon durumu oruçla birlikte düzelir. Hasta kalp hastası oldum, yarım adam oldum psikolojisinden çıkar. Kalp hızındaki azalma ve tansiyonda oluşacak düşme ile hastalarda göğüs ağrısı, nefes darlığı gibi şikayetler azalacaktır. Şeker ve kolesterol kontrolü kolaylaşacak ve damar sağlığında iyileşme olacaktır.</p>
<p><strong><em>Hangi hastalar oruç tutmamalı?</em></strong><span id="more-4332"></span></p>
<p>Oruç sadece sağlıklı kişilere farz kılınmıştır. Bu nedenle ilerlemiş kronik hastalıkları olan kişiler oruç tutmak için ısrarcı olmamalıdır. İlerlemiş kronik hastalığı olan kişilere oruç için mutlaka hekimlerinden fikir almalıdır. Ciddi kalp yetersizliği mevcut hastalar, tedavi edilmemiş damar darlığı bulunan hastalar, ilerlemiş kapak hastalığı bulunanlar, kontrolsüz yüksek tansiyon hastaları, böbrek yetersizliği bulunan hastalar, karaciğer yetersizliği hastaları, ilerlemiş koah hastaları, çoklu ilaç ya da insülin kullanan şeker hastaları, hastalıkları nedeniyle günün belirli saatlerinde ilaç almak zorunda olanlar ve bu ilaç tedavisi iftar ve sahura göre ayarlanamayan hastalar, kalp ameliyatı yada balon stent işlemi sonrasındaki 3 ay süresinde oruç tutmak önerilmez. İlerlemiş kanser hastalarına oruç tutmayı önermiyoruz.</p>
<p><strong><em>Hangi hastalıklarda oruç tutulabilir?</em></strong></p>
<p>Kronik hastalığı olan kişiler oruç tutmak için doktorları ile görüşüp kesin karar vermelidir. Genel olarak kontrol altına alınmış tansiyon hastaları, şikayeti olmayan damar sertliği hastaları, hafif düzeydeki kalp kapak hastalıkları, iyi huylu ritim bozukluğu hastaları, hafif düzeydeki kalp yetersizliği hastaları, ılımlı seyreden şeker hastalığı, hafif düzeydeki böbrek ve karaciğer hastalıklarında oruç tutulması genel olarak ek sağlık sorunu oluşturmaz. Başarılı bir şekilde tedavi edilmiş kanser hastaları oruç tutabilir. Hafif düzeydeki koah hastaları da oruç tutabilirler.</p>
<p><strong><em>Ramazan ayı kilo alımı ile sonuçlanabilir!</em></strong></p>
<p>Mantıklı bir düşünce ile bakıldığında oruç ile birlikte kilo kaybı olacağını bekleriz. Ancak gerçek yaşamda olanlar biraz farklıdır. Dengesiz beslenme düzeni çoğunlukla Ramazan ayında kilo alımını beraberinde getirir. Ramazan sonrası bayram ödülleri de alınan kiloları daha da arttırır. Ramazan ayında kilo alımına sebep olan temel noktalar şu şekilde sıralanabilir:</p>
<ul>
<li>İftar sofralarını ziyafet olarak gören ve sofradaki her şeyi tüketmeyi görev bilen kişiler kilo alacaktır.</li>
<li>Ramazan alışkanlığı olan ramazan pidesi de kilo alımı için risk oluşturur. Çok miktarda beyaz un yapımı pide tüketimi kilo ile sonuçlanacaktır.</li>
<li>İftardan sonra sahura kadar olan süreyi yeme ve içme zamanı olarak değerlendiren kişiler kilo alacaktır.</li>
<li>Sahur yapmadan tek öğün ile oruç tutan kişilerde de kilo alımı gözlenebilir. Tek öğün beslenme ile metabolizma hızı yavaşlar ve alınan gıdalar zamanla vücuda fazla gelir ve kilo alımı izlenebilir.</li>
<li>İftardan kalan yemekleri sahurda yemeye devam edenler de kilo alacaktır. Sahur menüsü kahvaltı ile eşdeğer olmalıdır.</li>
<li>Ramazan ayında uyku kalitesinin bozulması ve az uyumak da metabolizmayı olumsuz etkiler. Bu durum kilo alımı ile sonuçlanabilir.</li>
</ul>
<p>Ramazan ayında kilo almamak için, sahur mutlaka yapılmalı, iftarda iftariyelik ve tatlı yerine sadece salata ve ana yemek tercih edilmeli, ramazan pidesine dur denilmeli ve iftar ile sahur arasında yemek yenilmemelidir. Ramazan ayında tüketimi artan şerbetli tatlılardan uzak durulmalıdır.</p>
<p><strong><em>Ramazan ayında kalp krizi riski artmaz!</em></strong></p>
<p>Oruç ile birlikte vücut üzerinde oluşan sakinlik hali, insülin direncinde azalma ve stresten uzaklaşma kalp ve damar sağlığını olumlu etkileyecektir. Ancak belirli bir yeme düzenine alışmış mideye iftar ile yapılacak aşırı yüklenme kendisini şişkinlik, hazımsızlık, karın ağrısı, çarpıntı ve tansiyon yüksekliği ile gösterecektir. Ağır iftar sofralarında kendisini kaybeden kişilerde kalp krizi riski artmıştır. Kalp krizi riskini azaltmak için bu noktalara dikkat!</p>
<ul>
<li>İftarı sigara ile açmayın. Ramazan ayı sigara bırakmak için uygun bir zamandır.</li>
<li>Midenin sınırlarını zorlamayın! Midenin yemek borusuna kadar tıka basa ağır yemekler ile doldurulması tansiyonu yükseltir. Kalp krizi riskinde artış olacaktır.</li>
<li>Sofraya tuz koymayın. Ramazan ayında tuz tüketimi artar. Artan tuz tüketimi tansiyon ve kalp krizi riskini arttırır.</li>
<li>Şerbet ve gazlı içecek yerine su tüketin. Ramazan ayına özel şerbetler su tüketiminin azalmasına ve şeker tüketiminin artmasına yol açar. Azalan su tüketimi damarlarda pıhtı oluşumuna zemin hazırlayabilir.</li>
<li>Sahur yapın. Sahur yapmayan kişilerden gün içerisinde baş ağrısı ve tansiyon atakları daha sık izlenir. Vücutta oluşan stres ve tansiyon yükselişi kalp krizi riskini arttırabilir.</li>
<li>Ramazan nedeniyle hareket ve egzersize ara verilmemelidir. Düzenli yürüyüş iftar öncesi ya da teravih sonrası yapılabilir. Sahur sonrası da yürüyüş yapılabilir. Düzenli yürüyüş kalp ve damar sağlığını olumlu etkiler.</li>
<li>Uyku saatini azaltmayın. Sahur ile bölünecek uyku akşam yatağa daha erken gidilerek telafi edilebilir. Uykusuzluk kalp sağlığını olumsuz etkiler. Gündüz saatlerinde uykuyu telafi etmek isteyen kişiler 30-60 dakika uyuyabilir. Ancak uzun süreli gündüz uykuları gece uykusunu bozacaktır.</li>
<li>Özellikle şeker, tansiyon ve kolesterol ilacı kullanan kişiler ilaçlara ramazan ayında da devam etmelidir. Kontrolsüz şeker, tansiyon ve kolesterol kalp krizini tetikleyen temel hastalıklardır.</li>
</ul>
<p><strong><em>Oruç tutacak kişiler nasıl beslenmeli?</em></strong></p>
<ul>
<li>Oruç nedeniyle kişiler mevcut sağlıklı diyet alışkanlıklarından vazgeçmemeli, ziyafet yada sultan sofralarına oturmaktan kaçınmalıdır.</li>
<li>Su içimi en çok dikkat edilecek nokta olup, iftar ile sahur arası 1.5 litre su içilmesi günün daha rahat geçirilmesini sağlayacaktır.</li>
<li>İftar su ve çorbayla açılmalıdır. Hurma, yeşil salata ve komposto yada hoşaf sofrada mutlaka yer almalıdır.</li>
<li>Yenilecek ekmek miktarı menüye göre ayarlanmalı, makarna-pilav gibi karbonhidrat ağırlıklı menülerde ekmek kısıtlanmalıdır. Tam tahıllı esmer ekmekler tercih edilmelidir.</li>
<li>Ana yemek çorba ve salatalar sonrası tek çeşit olmalı, yüksek kalorili ve yağlı çeşit çeşit ana yemekler bir arada tüketilmemelidir.</li>
<li>İftar yemeği yavaş tüketilmeli ve mide sınırları zorlanmamalıdır. Gazlı içecek düşkünleri doğal maden suyunu tercih etmelidir.</li>
<li>Tatlı olarak sütlü tatlılar tercih edilmeli, tatlı ve meyve faslı teravih sonrasına bırakılmalıdır.</li>
<li>Tuz kısıtlayıcı diyette olan yüksek tansiyon hastaları bu diyete devam etmelidir.</li>
<li>Oruç, sigara bırakmak için en ideal dönem olup, iftar sigara ile açılmamalı, iftar sonrası peş peşe sigara içiminden kaçınılmalıdır.</li>
<li>Sahur mutlaka yapılmalı ve sahurda kahvaltı çeşitleri tercih edilmelidir.</li>
<li>Sahurda tüketilecek ağır yemekler ve tatlılar, mide salgısını arttıracak, insülin uyarılmasını arttıracak ve gün içerisinde açlığı tetikleyecektir.</li>
<li>Lif ihtiyacını karşılamak için sahurda yeşil salata ve tek porsiyon meyve tüketimi faydalıdır.</li>
<li>Sahur sofrasında 1 çay tabağı kadar taze ceviz, badem veya fındık bulunması damar sağlımızı korur.</li>
<li>Sahurda çay-kahve tüketimi yerine su tercih edilmelidir.</li>
<li>Sahurda sigara içilmemelidir.</li>
<li>Sahura kalkamayan kalp hastaları günü oruçlu geçirmek için ısrarcı olmamalıdır.</li>
</ul>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drahmetkarabulut.com/ramazan-ayini-saglikli-gecirmek-icin-neler-yapilmali/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KALP VE DAMAR SAĞLIĞINIZ İÇİN BİLMENİZ GEREKEN 10 NOKTA</title>
		<link>https://drahmetkarabulut.com/kalp-ve-damar-sagliginiz-icin-bilmeniz-gereken-10-nokta/</link>
					<comments>https://drahmetkarabulut.com/kalp-ve-damar-sagliginiz-icin-bilmeniz-gereken-10-nokta/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Ahmet Karabulut]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 14 Apr 2023 13:16:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drahmetkarabulut.com/?p=4237</guid>

					<description><![CDATA[&#8221;Kalp sağlığı haftası için özel olarak hazırladığımız yazıyı mutlaka okuyun!&#8221; Kalp ve damar hastalıkları tüm dünyada en önde gelen ölüm sebebidir. Alınan tedbirlere karşın kalp hastalıklarının sayısı her gün artmaktadır. Kalp hastalıkları bütün dünyada pandeminin sürekli hali olarak tanımlanan endemiye dönüşmüştür. Peki kalp hastalıklarından uzak kalmak için neler yapmalıyız? Kalp ve damar hastalıkları için bildiklerimizi [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2023/04/fruits-in-heart.png"><img decoding="async" class="alignleft size-full wp-image-4238" src="http://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2023/04/fruits-in-heart.png" alt="" width="791" height="527" srcset="https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2023/04/fruits-in-heart.png 791w, https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2023/04/fruits-in-heart-640x426.png 640w, https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2023/04/fruits-in-heart-768x512.png 768w, https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2023/04/fruits-in-heart-696x464.png 696w, https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2023/04/fruits-in-heart-630x420.png 630w" sizes="(max-width: 791px) 100vw, 791px" /></a><em>&#8221;Kalp sağlığı haftası için özel olarak hazırladığımız yazıyı mutlaka okuyun!&#8221;</em></p>
<p>Kalp ve damar hastalıkları tüm dünyada en önde gelen ölüm sebebidir. Alınan tedbirlere karşın kalp hastalıklarının sayısı her gün artmaktadır. Kalp hastalıkları bütün dünyada pandeminin sürekli hali olarak tanımlanan endemiye dönüşmüştür. Peki kalp hastalıklarından uzak kalmak için neler yapmalıyız? Kalp ve damar hastalıkları için bildiklerimizi tazeleyelim.</p>
<p><strong>Kalp hastalıkları ailesel geçiş gösterir!</strong> Kalp hastalıklarının bazı ailelerde daha çok gözlenmesinin sebebi ailesel yatkınlıktır. Özellikle birinci derece akrabalarda 50 yaş öncesi gözlenen kalp krizleri ailesel yatkınlığı gösterir. Annede 65 yaş, babada 55 yaş öncesi ortaya çıkan kalp hastalıkları çocuklar için genetik risk teşkil eder.</p>
<p><strong>Kalp hastalıkları genç yaşlarda da gözlenir!</strong> Kalp ve damar hastalıkları genel olarak yaşlı hastalığı olarak tanımlanmıştır. 40 yaşın altındaki kişilerde kalp hastalığı olmaz görüşü hakimdir. Oysaki gerçekler bu durumun tersini göstermektedir. Otuzlu yaşlarda kalp krizleri sıklıkla gözlenmekte ve gençlerde kalp krizine bağlı ölümcül ritim bozuklukları daha sık izlenmektedir. 30 yaş altında da kalp krizleri görülebilmektedir.</p>
<p><strong>Kalp hastalıkları her iki cinsiyeti de etkiler!</strong> Kalp hastalıkları sanılanın aksine sadece erkekleri etkilemez. Kadınlarda da en sık ölüm sebebi kalp ve damar hastalıklarıdır. Sağlıklı yaşayan menopoz öncesi kadınlarda ise risk erkeklere oranla daha düşüktür.</p>
<p><strong>Sigara ve tütün kalp hastalıklarını daha erken yaşlarda ortaya çıkarır! Sigara</strong> ve tütün tüketimi kalp ve damar hastalığı için ciddi bir risk faktörüdür. Sigara içenlerde kalp damarlarında tıkanma daha hızlı olur, stentli hastalarda tıkanma riski katlanır. Sigara içenlerde felç riski daha yüksektir.</p>
<p><strong>Kronik hastalıklar kalp ve damar hastalığını daha erken yaşlarda ortaya çıkarır!</strong> Hipertansiyon, şeker hastalığı ve kolesterol üçlüsü kal hastalıkları ile direk ilişki içindedir. Tansiyonu kontrol altında olan, kan şeker ve kolesterol dengesi iyi sağlanan kişilerde kalp krizi riski azalır.</p>
<p><strong>Kalp hastalıkları gizli seyir gösterebilir</strong>! Kalp hastalıklarının üçte biri gizli seyir gösterir ve ilk bulgu kalp krizi olabilir. Bu nedenle ailesel yatkınlığı olan, sağlıksız bir şekilde yaşayan ve kronik hastalığı olan kişilerin gizli kalp açısından muayene ve tetkik edilmeleri faydalı olacaktır.<span id="more-4237"></span></p>
<p><strong>Covid-19 sonrası kalp hastalıkları daha sık gözlenmeye başlandı</strong>! Covid-19 pandemisi dünyada tüm dengeleri değiştirdi. Covid-19 direk damarlara etki ederek pıhtı oluşumunu arttırır. Covid aşıları sonrası da benzer bulgular gözlenmiştir. Covid enfeksiyonu geçiren kişilerde sonraki 1 yıl içerisinde kalp krizi riski daha yüksektir. Aşı olan kişilerde özellikle erken dönemde miyokardit gibi kalp ile ilgili yan etkiler daha sık gözlenmiştir.</p>
<p><strong>Kalp ve damar hastalığı olanlara ömür boyu kan sulandırıcı tedavi önerilir!</strong> Kan sulandırıcı tedavi damar sertliği olan, kalp krizi yada felç geçiren herkese ömür boyu önerilir. Kan sulandırıcı tedavinin faydaları kalp hastalığı olmayan kişilerinde kan sulandırıcı almasına yol açmıştır. 40 yaşon üzerine gelen aspirin kullansın sözü şehir efsanesine dönüşmüştür. Bilimsel veriler ise biraz farklıdır. Kalp hastalığı olmayan kişilerde koruma amaçlı verilen aspirin uzun vadede kanama riskini arttırmış ve kalp hastalığı için belirgin ek fayda sağlamamıştır. Bu nedenle kalp ve damar hastalığı olamayan orta yaş ve ileri yaşlı kişilere koruma amaçlı kan sulandırıcı tedavi önermiyoruz.</p>
<p><strong>Kalp hastalığını önlemede sağlıklı yaşam tarzı ilaçlardan daha etkilidir!</strong> Kalp hastalıkları kronik yani uzun süreli hastalıklardır. Bu nedenle ana hedef hastalığın önlenmesi olmalıdır. İlaç tedavisi hastalık tanısı konan kişilere uygulanmaktadır. Hastalığın önlenmesi sağlıklı yaşam tarzı ile mümkündür. Düzenli egzersiz, ideal kilo, Akdeniz tipi beslenme, tütün ve alkolden uzaklaşma, kaliteli uyku, stres yükünü azaltmak ile kalp hastalıkları gelişme riskinde belirgin azalma sağlanabilir.</p>
<p><strong>Bitkisel tedavi kalp hastalığını durdurup yok etmez!</strong> Vegan beslenen kişilerde kalp hastalıkları daha az gözlenmektedir. İlaç tedavisi almak istemeyen kalp hastalarında bitkisel takviye gıdalara talep mevcuttur. Ancak vegan tipi beslenme ile bitkisel tedavi aynı değildir. Vegan tipi beslenme ile kalp hastalığı daha olumlu seyir gösterirken, modern ilaç tedavisi yerine sadece bitkisel ilaçlar almak kalp hastalığının ilerlemesine yol açabilir. Bu nedenle kalp hastalığı olan kişilerde diyet, ilaç tedavisi ve takviye gıda desteği bir bütünlük içerisinde yapılmalıdır.</p>
<p><strong>Hap bilgiler:</strong></p>
<p>-Uzak durulması gereken besinler: Sakatat ve işlenmiş et ürünleri, beyaz unlu mamüller, hazır şekerlemeler, şekerli ve gazlı içecekler, nanoteknolojik hazır gıdalar, kızartmalar&#8230;</p>
<p>&#8211; Alınması gerekenler: Taze yağlı deniz balıkları, bolca sebze, yeterli miktarda meyve, ceviz, bolca zeytin ve yeterli miktarda zeytinyağı</p>
<p>&#8211; Kalp sağlığı için yeterli miktarda güneş vitamini olan D vitamini ve B9 olarak bilinen folik asit alınmalıdır.</p>
<p>&#8211; Toplumda doğru bilinen yanlışlar: Alkol damarları açar&#8212;Fazla miktarda alkol tüketimi kalp krizi ve felç riskini arttırır. Elektronik sigara zararsızdır&#8212;Her türlü tütün ürünü zararlıdır. Bolca yumurta yiyebilirim&#8212;Günlük yumurta tüketimi 1 adet haşlanmış şekilde olmalıdır. Hastalığım düzeldi tedaviyi sonlandırabilirim&#8211;Kalp ve damar hastalıkları ortaya çıktığında, yaşam boyu devam eder. Bu nedenle hastalığın ilerlemesini engellemek için sağlıklı yaşam tarzı ve ilaç tedavisine devam edilmelidir.</p>
<p>&#8211; Covid-19 enfeksiyonu gizli seyreden kalp hastalıklarını açığa çıkarabilir. Kalp hastalığı için ailesel riski olanlar, sağlıksız yaşayanlar, kronik hastalıkları olan kişiler covid-19 enfeksiyonu yada aşısı sonrası takip altında olmalıdır.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drahmetkarabulut.com/kalp-ve-damar-sagliginiz-icin-bilmeniz-gereken-10-nokta/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>8</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hafızayı Güçlendiren 6 Sağlıklı Alışkanlık</title>
		<link>https://drahmetkarabulut.com/hafizayi-guclendiren-6-saglikli-aliskanlik/</link>
					<comments>https://drahmetkarabulut.com/hafizayi-guclendiren-6-saglikli-aliskanlik/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Ahmet Karabulut]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Mar 2023 12:52:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drahmetkarabulut.com/?p=4229</guid>

					<description><![CDATA[Hafızayı Güçlendiren 6 Sağlıklı Alışkanlık &#8221;Sağlıklı yaşam tarzı ile hafızayı güçlendirmek mümkün&#8221; Hafızayı Güçlendiren 6 Sağlıklı Alışkanlık. Yaşlanma ile birlikte en büyük korkularımızdan biride beyin sağlığımız! Hafıza bozuklukları, unutkanlık, demans ve Alzheimer hastalığı ileri yaşlarda karşımıza çıkabilecek ve yaşam kalitemizi bozacak önemli sorunlardan bazıları. Peki beynimizi ve hafızamızı güçlendirmek için neler yapmalıyız? BMJ dergisinde çıkan [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hafızayı Güçlendiren 6 Sağlıklı Alışkanlık <strong><em>&#8221;Sağlıklı yaşam tarzı ile hafızayı güçlendirmek mümkün&#8221;</em></strong></p>
<p><strong>Hafızayı Güçlendiren 6 Sağlıklı Alışkanlık</strong>. Yaşlanma ile birlikte en büyük korkularımızdan biride beyin sağlığımız! Hafıza bozuklukları, unutkanlık, demans ve Alzheimer hastalığı ileri yaşlarda karşımıza çıkabilecek ve yaşam kalitemizi bozacak önemli sorunlardan bazıları.</p>
<p>Peki beynimizi ve hafızamızı güçlendirmek için neler yapmalıyız? BMJ dergisinde çıkan bilimsel bir makalenin sonuçlarını sizinle paylaşmak istiyorum. İşte önem sırasına göre hafızamızı güçlendirecek 6 önemli alışkanlık:</p>
<ul>
<li><strong>Sağlıklı diyet ile beslen: </strong>Yemek tercihlerimiz beynimizi direk etkiliyor. Akdeniz tipi beslenme hafızamızı güçlendiriyor.<br />
Günlük düzenli olarak meyve, sebze, taze balık ve et ürünleri, süt ürünleri, zeytinyağı, tahıl ve baklagil tüketimi, taze kuruyemişler, çay ve yumurta tüketimi hafızayı güçlendiriyor. Günlük tuz ihtiyacı da aşırıya kaçmadan karşılanmalı.<br />
Çay ve kahve tüketimi de hafızaya destek veriyor. Hazır şekerlemeler, hazır fırınlanmış ürünler, nano-teknoloji ürünü hazır gıdalar, işlenmiş et ürünleri, aşırı tuzlu gıdalar, kızartma ürünleri ve sağlıksız yağlar ile yapılan ürünler hafızayı kötü şekilde etkiliyor.</li>
<li><strong>Aktif beyin egzersizleri yap: </strong>Yazı yazmak, kitap okumak, bulmaca çözmek, strateji oyunları oynamak, kısacası beyine egzersiz yaptırmak hafızayı güçlendirir.<br />
Çocuklarla tabu, kelime oyunları gibi hafızayı güçlendirecek oyunlara zaman ayırmak gerekir. Tam tersine beyini zorlamayacak tembel bir yaşam hafızayı zayıflatır.</li>
<li><strong>Fiziksel egzersiz yap: </strong>Haftanın günlerine dağılmış olarak yapılan 150-300 dk düzenli fiziksel egzersiz bütün vücut sağlığına olumlu katkı yapar.<br />
Egzersiz ile birlikte damar yapısı düzelir ve sinirler arası iletişim daha iyi olur. Hafızayı güçlendirmek için hedef haftada 4 kez, günde 30-40 dk düzenli egzersiz ve spor…</li>
<li><strong>Aktif sosyal yaşama katıl: </strong>İzole ve yalnız yaşayan kişilerde hafıza bozukluğu daha çabuk gelişir.<br />
Toplantılara katılmak, seyahat etmek, akraba ve dost ziyaretleri, sohbet gruplarına dahil olmak, sivil toplum örgütlerinde aktif görevler almak hafızayı güçlendirecektir.</li>
<li><strong>Tütün ürünlerinden uzak kal: </strong>Dumansız hava sahasına adım atmak, sigara ve tütün ürünlerinden uzak kalmak hafızayı güçlendirir.<br />
Damarlar daha sağlıklı hale gelir, İnme ve emboli riski azalır.</li>
<li><strong>Alkol tüketimini kısıtla: </strong>Alkolün sinir hücreleri üzerine direk toksik yani zarar verici etkisi vardır. Hiç alkol tüketmeyenlerde yada nadiren alkol tüketen kişilerde hafıza daha kuvvetli olmaktadır.</li>
</ul>
<p><iframe title="YouTube video player" src="https://www.youtube.com/embed/TQdGEglygcI" width="560" height="315" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe></p>
<p><iframe loading="lazy" title="YouTube video player" src="https://www.youtube.com/embed/rwZWWv_zZ18" width="560" height="315" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe></p>
<p><span style="vertical-align: inherit;">Sağlıkla ilgili diğer </span><a href="https://drahmetkarabulut.com/blog/"><span style="vertical-align: inherit;">yazılarıma</span></a><span style="vertical-align: inherit;"> gözatın</span></p>
<p><span style="vertical-align: inherit;">Kalp Sağlığı ilgili videolarıma </span><a href="https://www.youtube.com/channel/UC356bQKgWM-Aqdssfwqcnwg"><span style="vertical-align: inherit;">youtube</span></a><span style="vertical-align: inherit;"> kanalımdan ulaşabilirsiniz.</span></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drahmetkarabulut.com/hafizayi-guclendiren-6-saglikli-aliskanlik/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuklarla oyun oynamak kalp sağlığına faydalı!</title>
		<link>https://drahmetkarabulut.com/cocuklarla-oyun-oynamak-kalp-sagligina-faydali/</link>
					<comments>https://drahmetkarabulut.com/cocuklarla-oyun-oynamak-kalp-sagligina-faydali/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Ahmet Karabulut]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 11 Jan 2023 12:53:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kalp Hastalıklarından Korunma]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Spor ve Egzersiz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drahmetkarabulut.com/?p=4213</guid>

					<description><![CDATA[Çocuklarla oyun oynamak kalp sağlığına faydalı! &#8220;Hareketsizlik bir çok hastalığın tetikleyici durumundadır. Çocuklarla birlikte yapılacak egzersiz tadında kısa süreli oyunlar da kalp ve damar sağlığına olumlu katkı yapacaktır. Düzenli egzersiz yaşam tarzımızın merkezinde yer alan bir aktivite olmalıdır. Dünyada en çok ölüm sebebi olan kalp sağlığı hastalıkları ve kanser riskini düzenli egzersiz ile azaltmak mümkün. [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1>Çocuklarla oyun oynamak kalp sağlığına faydalı! &#8220;Hareketsizlik bir çok hastalığın tetikleyici durumundadır.</h1>
<p>Çocuklarla birlikte yapılacak egzersiz tadında kısa süreli oyunlar da kalp ve damar sağlığına olumlu katkı yapacaktır.</p>
<p>Düzenli egzersiz yaşam tarzımızın merkezinde yer alan bir aktivite olmalıdır. Dünyada en çok ölüm sebebi olan kalp sağlığı hastalıkları ve kanser riskini düzenli egzersiz ile azaltmak mümkün.</p>
<p>Egzersizin süresine ve yoğunluğuna bağlı olarak, vücudun göreceği fayda değişkenlik gösterir. Yüksek tempo egzersiz tercih edenler için öneri haftalık 75 dakikadır. Bu süre 4-7 güne bölünebilir. Yani günlük ortalama 10 dakika yüksek tempo egzersiz sizin kalp krizi ve inme riskinizi azaltacaktır.</p>
<p>Orta tempo egzersiz tercih edenler için bu süre 150 dakikadır. Yani tempo azaldığında, aynı faydayı yakalamak için daha fazla egzersiz yapmanız gerekir. Gezi modunda yürüyüş yapanlar için süre daha da uzamaktadır. Yavaş tempo yürüyenler için günlük hedef 10 bin adım olmalıdır. Bu da yaklaşık günde 2 saat yürüme anlamına gelmektedir.</p>
<p>Egzersizden daha çok fayda görmek için tempolu olması hem zaman açısından hem de göreceğimiz fayda açısından faydalı gözükmektedir. Egzersiz sadece kalp damar hastalıkları ve felç riskini azaltmakla kalmaz.</p>
<p>Egzersiz bütün vücudu olumlu etkiler. Kan şekeri ve tansiyonu düzenler, diyabet riskini azaltır. Kolesterol dengesini iyi yöne kaydırır. Depresyon ve kaygı riskini azaltır. Barsak düzeni için faydalıdır.</p>
<p>Uykuyu düzene sokar ve kilo vermeye yardımcı olur. Kemik ve kas gücünü arttırarak müzmin vücut ağrılarını ve fibromiyalji hastalığını azaltır. Egzersiz ile nefes kapasitemiz artar.</p>
<p>Uzun süreli yüksek tempo egzersiz yapamayanlar, yada yürüyüşler için uzun saatler vakit bulamayanlar için çözüm ise çok kısa süreli yüksek tempo egzersizlerdir.</p>
<p>Avustralya’da yapılan bir çalışmada günde 3-4 kez 1 dakikalık yüksek tempo egzersiz yapanlarda kalp ve damar hastalığı riskinde belirgin azalma olduğu izlenmiştir. Bu çalışma şu göstermektedir. &#8220;nerede hareket, orada bereket&#8221;. Yani yeter ki egzersiz yapın! Süre önemli değil.</p>
<p>Mevcut egzersiz kılavuzlarından farklı olarak, egzersizin 10 dakika altında yapılması ve kısa süreli tempolu egzersizlerin de vücuda ciddi olumlu katkı sağladığı sonucuna varılmaktadır.</p>
<p>Köpekle 1 dakikalık koşturmaca, çocuklarla yapılacak 1 dakikalık saklambaç, yakalamaç, top peşinde koşturmaca ya da bahçe işlerine yardım gibi kısa aktiviteler kalp ve damar sağlığına olumlu katkı sağlayacaktır.</p>
<p>Şu noktayı da unutmamak gerekir. Tamamen hareketsiz yaşam süren bir kişinin 1 dakikalık yoğun tempo egzersiz yapması tansiyon atağına ve ritim sorunlarına yol açabilir.</p>
<p>Bu nedenler kısa süreli yoğun tempo egzersiz programını günlük rutin hareketli yaşantımızın içerisine monte etmemiz daha mantıklı olacaktır.</p>
<p><span style="vertical-align: inherit;">Sağlıkla ilgili diğer </span><a href="https://drahmetkarabulut.com/blog/"><span style="vertical-align: inherit;">yazılarıma</span></a><span style="vertical-align: inherit;"> gözatın</span></p>
<p><span style="vertical-align: inherit;">Kalp Sağlığı ilgili videolarıma </span><a href="https://www.youtube.com/channel/UC356bQKgWM-Aqdssfwqcnwg"><span style="vertical-align: inherit;">youtube</span></a><span style="vertical-align: inherit;"> kanalımdan ulaşabilirsiniz.</span></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drahmetkarabulut.com/cocuklarla-oyun-oynamak-kalp-sagligina-faydali/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Magnezyum Takviyesi Nasıl Kullanılmalı?</title>
		<link>https://drahmetkarabulut.com/magnezyum-takviyesi-nasil-kullanilmali/</link>
					<comments>https://drahmetkarabulut.com/magnezyum-takviyesi-nasil-kullanilmali/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Ahmet Karabulut]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 17 Aug 2022 14:13:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Kolesterol]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drahmetkarabulut.com/?p=4163</guid>

					<description><![CDATA[Magnezyum Takviyesi Nasıl Kullanılmalı? &#8220;Sağlıklı yaşamın mucize elementi Magnezyum&#8221; Bu yazımızda sağlıklı yaşamın mucize elementi Magnezyum ve Magnezyum takviyesi nasıl kullanılmalı gibi konuları detaylıca inceleyelim. Magnezyum (kısa adıyla Mg) vücutta en çok bulunan dördüncü mineral. Vücut içerisinde 300 den fazla metabolik işlevde görev alması nedeniyle mucize elementtir. Yeterli düzeyde Mg alınması vücut sağlığımıza bildiklerimizden daha [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1><strong><em>Magnezyum Takviyesi Nasıl Kullanılmalı? </em></strong></h1>
<p><em><strong>&#8220;Sağlıklı yaşamın mucize elementi Magnezyum&#8221;</strong></em></p>
<p>Bu yazımızda sağlıklı yaşamın mucize elementi Magnezyum ve Magnezyum takviyesi nasıl kullanılmalı gibi konuları detaylıca inceleyelim.</p>
<p><iframe loading="lazy" title="YouTube video player" src="https://www.youtube.com/embed/g--QXkiq31s" width="560" height="315" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe></p>
<p>Magnezyum (kısa adıyla Mg) vücutta en çok bulunan dördüncü mineral. Vücut içerisinde 300 den fazla metabolik işlevde görev alması nedeniyle mucize elementtir. Yeterli düzeyde Mg alınması vücut sağlığımıza bildiklerimizden daha fazla olumlu katkılar sağlar.</p>
<h2><strong><em>Magnezyum Takviyesi Faydaları</em></strong></h2>
<p>Magnezyum, kan basıncı ve şeker dengesi, kasların kasılmasında ve sinir iletiminde önemli tol oynar. Eksikliği bir çok hastalık ile ilişkilidir. Kalp ve beyin fonksiyonlarını iyileştirir. Ritim bozukluğu ve kalp yetersizliği bulgularında azalma yapar. Zihin ve hafıza Mg ile güç bulur. Uykunun kalitesi artar. D vitamini emilimini arttırır. Hamilelik süresince genel sağlığı destekler. Magnezyum kas ve kemik yapısını güçlendirir. Kas ağrılarını ve krampları azaltır.</p>
<h2><strong><em>Magnezyum</em><em> eksikliğinde ne olur?</em></strong></h2>
<p>Eksikliğinde şeker hastalığı riski artar, kan basıncı dengesi bozulmakta, kalp krizi, ritim bozukluğu ve kalp yetersizliği riski artmakta. Magnezyum eksikliği hafıza bozuklukları, depresyon, migren ve beyin sisi ile ilişkilidir. Magnezyum eksikliğinde kas yorgunluğu ve kas krampları daha sık ortaya çıkar. Mg eksikliği uyku düzensizliği ile ilişkilidir.</p>
<h3><strong><em>Doğal Yoldan Magnezyum Nasıl Alınmalı?</em></strong></h3>
<p>Magnezyum bir çok gıda içerisinde bulunmakta. Yüksek miktarda doğal yoldan Mg almak isteyenler kabak çekirdeği, badem, avokado ve yeşil yapraklı sebze tüketmelidir. Badem dışındaki kuruyemişlerde de belirli düzeyde Mg mevcuttur. Yer fıstığı ve kaju da yüksek derecede Mg vardır. Kakao oranı yüksek bitter çikolata üzerinde de Mg mecut. Chia tohumu MG açısından zengindir. Kuru baklagillerde de belirli miktarda Mg vardır. Tam tahıllı ekmek ve muz da Mg içerir. Balıklarda da belirli oranda Mg mevcuttur.</p>
<h3><strong><em>Günlük Magnezyum ihtiyacı ne kadardır?</em></strong></h3>
<p>Erkeklerde günlük 400 mg, kadınlarda günlük 320 mg elementel Mg ihtiyacı vardır. Besinler ile yeterli Mg alamayan kişilerin MG takviyesi alması faydalı olacaktır.</p>
<h4><strong><em>Magnezyum eksikliği nasıl anlaşılır?</em></strong></h4>
<p>Genel yorgunluk hali, baş ağrısı, depresyon, çarpıntı, kas krampları, kabızlık Mg eksikliği belirtisi olabilir. Basit bir kan tetkiki ile Mg düzeyi görülmekte.</p>
<h4><strong><em>Magnezyum takviyesi nasıl alınmalı?</em></strong></h4>
<p>Vücudunuzda Mg eksikliği olduğunu düşünüyorsanız öncelikle muayene olmakta fayda vardır. Yüksek doz Mg takviyesi kas ve sinir sistemi üzerinde olumsuz etkiler gösterir. Mg takviyesi hekim önerisi ile alınmalıdır. Magnezyum saf olarak alınamadığı için, takviye magnezyumlarda genellikle farklı moleküller kullanılarak bileşikler oluşturulur. Bu birleşimlerin yapısı vücutta magnezyumun yapacağı etkileri değiştirir. Bazı Mg bileşikleri kas sağlığı için ön planda iken, başkası kalp sağlığı, bir diğeri beyin ve bağırsak sağlığı için ön plana çıkabilir. Bu nedenle Mg takviyesi tercihi doğru şekilde yapılmalıdır.</p>
<h4><strong><em>Kalp ve damar sağlığı için hangi Magnezyum Takviyesi ?</em></strong></h4>
<p>Mg kalp sağlığını güçlendirir, kan basıncını düşürür. Kolesterol dengesini iyi yönde dengeler. Mg ile, kalp yetersizliği bulguları azalır. Ritim bozukluğu, kalp krizi ve inme riski azalır. Kalp sağlığı için tercih edilen Mg takviyeleri Mg Taurat, Mg Glisinat, Mg Oratat ve Mg Sitrat. Bu moleküller enerji yolaklarında görev alarak kalp ve damar sağlığını güçlendirir.</p>
<h5><strong><em>Şeker hastalığı için hangi Magnezyum?</em></strong></h5>
<p>Optimal magnezyum düzeyi kan şekeri regülasyonu için önemlidir. Mg takviyesi Mg taurate ve Mg glisinat tercih edebilirsiniz. Bu moleküller hem enerji oluşumunda görev alır, hem de vücuttaki iltihabi olaylar ile savaşır.</p>
<h5><strong><em>Beyin sağlığı için hangi Magnezyum?</em></strong></h5>
<p>Magnezyumun sakinleştirici etkisi vardır. Uyku kalitesini arttırır. Depresyon, anksiyete ve demans riskini azaltır. Migren ataklarına iyi gelir. Sakinleştirici etki nedeniyle akşam saatlerinde alınması daha faydalı olacaktır. Beyin sağlığı için magnezyum takviyesi Mg threonat, Mg glisinat ve Mg sitrat tercih edebilirsiniz.</p>
<h5><strong><em>Kas sağlığı için hangi Magnezyum?</em></strong></h5>
<p>Mg kas metabolizmasını güçlendirir. Kas ağrısı, kas krampları, huzursuz bacak sendromu için faydalıdır. Kronik yorgunluk ve fibromiyalji tedavisinde kullanabilirsiniz. Spordan 1 saat önce alındığında kas sağlığını destekler. Kas sağlığı için Mg takviyesi, Mg malat, Mg Orotat ve Mg sitrat tercih edebilirsiniz.</p>
<h5><strong><em>Bağırsak sağlığı için hangi Magnezyum?</em></strong></h5>
<p>Magnezyumun doğal laksatif etkisi yani ishal yapıcı etkisi vardır. Kabızlık için oldukça faydalıdır. Mg mide yanmasını da azaltır, antiasit etkisi gösterir. Laksatif etki için emilimi az olan Mg bileşikleri tercih edilmelidir. Bağırsak sağlığı için Mg takviyesi Mg Oksit ve Mg Hidroksit tercih edebilirsiniz.</p>
<h5><strong><em>Lokal Magnezyum kullanımı mümkün mü?</em></strong></h5>
<p>Emilimi düşük olan Mg tuzları lokal olarak krem ya da tuz şeklinde kullanılmaktadır. Kas ağrıları ve yorgunluğu gidermek için Epsom tuzu olarak adlandırılan Mg Sülfat banyolarda kullanalabilirsiniz. Mg Klorid de krem şeklinde kullanabilirsiniz. Mg aynı zamnda diş beyazlatıcı olarak da kullanılmaktadır.</p>
<p><span style="vertical-align: inherit;">Sağlıkla ilgili diğer </span><a href="https://drahmetkarabulut.com/blog/"><span style="vertical-align: inherit;">yazılarıma</span></a><span style="vertical-align: inherit;"> gözatın</span></p>
<p><span style="vertical-align: inherit;">Kalp Sağlığı ilgili videolarıma </span><a href="https://www.youtube.com/channel/UC356bQKgWM-Aqdssfwqcnwg"><span style="vertical-align: inherit;">youtube</span></a><span style="vertical-align: inherit;"> kanalımdan ulaşabilirsiniz.</span></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drahmetkarabulut.com/magnezyum-takviyesi-nasil-kullanilmali/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gündüz Uykusu Sağlığımız İçin Riskli</title>
		<link>https://drahmetkarabulut.com/gunduz-uykusu-sagligimiz-icin-riskli/</link>
					<comments>https://drahmetkarabulut.com/gunduz-uykusu-sagligimiz-icin-riskli/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Ahmet Karabulut]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 11 Aug 2022 08:39:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drahmetkarabulut.com/?p=4153</guid>

					<description><![CDATA[&#8221;Gündüz uykusu, gece uykusunun düşmanıdır&#8221; Uyku kalp ve damar sağlığı için çok önemlidir. Kaliteli uyku ile damar sağlığı iyileşir, vücuttaki iltihabi reaksiyon azalır, insülin direnci düzelir, kan basıncı ve kalp hızında düşme olur. Günlük 4 saatin altında uyku süresi kalp krizi ile direk ilişkilidir. Uykunun faydası süre ve kalitesi ile direk ilişkilidir. Gece karanlığındaki uyku [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>&#8221;Gündüz uykusu, gece uykusunun düşmanıdır&#8221;</em></p>
<p>Uyku kalp ve damar sağlığı için çok önemlidir. Kaliteli uyku ile damar sağlığı iyileşir, vücuttaki iltihabi reaksiyon azalır, insülin direnci düzelir, kan basıncı ve kalp hızında düşme olur.</p>
<p>Günlük 4 saatin altında uyku süresi kalp krizi ile direk ilişkilidir. Uykunun faydası süre ve kalitesi ile direk ilişkilidir. Gece karanlığındaki uyku vücuda sağlık katar. Güneş doğduktan sonraki uykunun kalitesi ve faydası daha düşüktür.</p>
<p>Gündüz yapılan şekerlemelerde derin uyku fazına çoğu zaman geçilmez. Gündüz uykusu gece uykusunu olumsuz etkiler. Gündüz uyuyan kişilerin gece uykuya dalış süresi ve derin uykuya varma yüzdeleri daha düşüktür. Bu nedenle gündüz şekerlemeleri yerine gece uykusunu her zaman ön planda öneriyorum.</p>
<p>Uykusuzluk ile mücadelede il adım gündüz şekerlemelerine son vermek olmalıdır. Gün içerisinde şekerleme yapmak vücudun günlük sirkadiyen ritminde bozulma yapar. Yani metabolizmada gece yavaşlama ve gündüz hızlanma döngüsü bozulur. Gündüz şekerlemeleri gece uykusunu da bozduğundan mümkün oldukça uzak kalınmalıdır.</p>
<p>Sabah çok erken kalkan kişiler gün içerisinde uyku ve dinlenme ihtiyacı duyabilir. Bu kişilere önerim şekerleme süresini 30 dk ile sınırlı tutmaktır.</p>
<p>Gündüz uyku süresi uzadıkça kalp ve damar sağlığı üzerindeki risk artar. Gündüz uykusu yerine yapılacak 30 dk yürüyüş vücuda hem zindelik hem de sağlık katacaktır.</p>
<p><span style="vertical-align: inherit;">Sağlıkla ilgili diğer </span><a href="https://drahmetkarabulut.com/blog/"><span style="vertical-align: inherit;">yazılarıma</span></a><span style="vertical-align: inherit;"> gözatın</span></p>
<p><span style="vertical-align: inherit;">Kalp Sağlığı ilgili videolarıma </span><a href="https://www.youtube.com/channel/UC356bQKgWM-Aqdssfwqcnwg"><span style="vertical-align: inherit;">youtube</span></a><span style="vertical-align: inherit;"> kanalımdan ulaşabilirsiniz.</span></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drahmetkarabulut.com/gunduz-uykusu-sagligimiz-icin-riskli/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yaz Aylarında Kalp Sağlığınızı Koruyacak 10 Altın Öneri</title>
		<link>https://drahmetkarabulut.com/yaz-aylarinda-kalp-saglimizi-koruyacak-10-altin-oneri/</link>
					<comments>https://drahmetkarabulut.com/yaz-aylarinda-kalp-saglimizi-koruyacak-10-altin-oneri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Ahmet Karabulut]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 26 Jun 2022 10:46:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drahmetkarabulut.com/?p=4129</guid>

					<description><![CDATA[Yaz Aylarında Kalp Sağlığınızı Koruyacak 10 Altın Öneri &#8220;Yaz aylarında artan sıcaklık ve nem, uzayan günler ve tatil planları günlük rutinlerimizin aksamasına yol açar. Yaz aylarını kalp sağlığı açısından iyi geçirmek için sıralayacağımız noktalara dikkat edin!&#8221; Mevsimlerde sırayı şaşırdı ve bu sene soğuk havalardan baharı tam yaşayamadan direk yaz sıcağına merhaba dedik. Bazı bölgelerimizde hissedilen [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1><span style="vertical-align: inherit;"><span style="vertical-align: inherit;">Yaz Aylarında Kalp Sağlığınızı Koruyacak 10 Altın Öneri</span></span></h1>
<p><strong><em>&#8220;Yaz aylarında artan sıcaklık ve nem, uzayan günler ve tatil planları günlük rutinlerimizin aksamasına yol açar. Yaz aylarını kalp sağlığı açısından iyi geçirmek için sıralayacağımız noktalara dikkat edin!&#8221;</em></strong></p>
<p><span style="vertical-align: inherit;"><span style="vertical-align: inherit;">Mevsimlerde sırayı şaşırdı ve bu sene soğuk havalardan baharı tam yaşayamadan direk yaz sıcağına merhaba dedik. Bazı bölgelerimizde hissedilen sıcaklık daha yazın başında 40 dereceyi bulacak. Yaz sıcakları sadece kalp hastalarını değil, kalp hastalığı için risk taşıyan sağlıklı kişileri de zorlayacak. Peki yaz dönemini sağlıklı geçirmek için neler yapmalıyız? Kronik hastalığı olsun yada olmasın, yaz aylarını sağlıklı geçirmeniz için 10 tane önemli başlığı sizin için hazırladık.</span></span></p>
<h2><strong><span style="vertical-align: inherit;"><span style="vertical-align: inherit;">1. Kalp Sağlığınız için Güneş yorgunu olmayın!</span></span></strong></h2>
<p><span style="vertical-align: inherit;"><span style="vertical-align: inherit;">Yaz güneşi altında uzun süre güneşlenme, aktivite yapma, çalışmak vücut enerji seviyenizi sıfırlayabilir. Özellikle terleme ile birlikte olan güneşe maruziyette halsizlik, baş ağrısı, konsantrasyon bozukluğu, bulantı hissi güneş ışınlarının yol açtığı güneş yorgunluğu belirtisidir. Öğlen güneşinden kaçınılması, şapka takılması, pamuklu ince ve açık renk kıyafetler güneş yorgunluğunu önleyecektir.</span></span></p>
<h2><strong><span style="vertical-align: inherit;"><span style="vertical-align: inherit;">2. D vitamini almak için cildinizi yıpratmayın!</span></span></strong></h2>
<p><span style="vertical-align: inherit;"><span style="vertical-align: inherit;">Yaz güneşinin vücuda en büyük yararı D vitamini seviyemizi arttırmasıdır. D vitamini vücut direnci ve hücresel yaşam için oldukça önemli bir vitamindir. Günlük 20 dakika güneşlenmek D vitamini ihtiyacımızı karşılar. Uzun süre güneşlenme cildi yıpratır ve cilt kanseri riskini arttırır.</span></span></p>
<h2><strong><span style="vertical-align: inherit;"><span style="vertical-align: inherit;">3. Su tüketimini arttırın!</span></span></strong></h2>
<p><span style="vertical-align: inherit;"><span style="vertical-align: inherit;">Yaz döneminde terleme ve nefesle birlikte vücuttan sıvı kaybı daha fazla olur ve vücudun su ihtiyacı artar. Kış döneminde pek aklımıza gelmeyen su içimini arttırmak susuzluğun tetikleyeceği çarpınrı, nefes darlığı, kanda koyulaşma gibi sıkıntıları önleyecektir. Yaz dönemi için günde 10 bardak su ve 1 bardak doğal mineralli su vücut direnci ve sağlığı için önem arz eder.</span></span></p>
<h3><strong><span style="vertical-align: inherit;"><span style="vertical-align: inherit;">4. Kalp Sağlığınız için Uyku düzenini bozmayın!</span></span></strong></h3>
<p><span style="vertical-align: inherit;"><span style="vertical-align: inherit;">Vücudun kendini tamir zamanı olan uykunun kaliteli olması hem fiziksel hem de zihinsel sağlığımızı direk etkiler. Gece uykusu gündüz uykusundan daha verimlidir. Yazın gecelerin kısalması ile birlikte gün doğuşu erken saatlere kayar. Bu durumu dikkate alıp, 7 saat kaliteli bir uyku sağlamak için gece yarısından önce uyku alanına gitmek gerekir.</span></span></p>
<h3><strong><span style="vertical-align: inherit;"><span style="vertical-align: inherit;">5. Akşam yemeği saatini geciktirmeyin!</span></span></strong></h3>
<p><span style="vertical-align: inherit;"><span style="vertical-align: inherit;">Kış döneminde havanın erken kararması ile erkene alınan akşam yemeği yaz döneminde sıklıkla akşam 21:00 sonrasına kalmaktadır. Erken yenilen akşam yemeği şeker ve tansiyon düzeni ve kaliteli bir uyku için önemlidir. Akşam yemeğini erken saatlerde yiyip 21:00 sonrası yemek yememek sağlığımıza olumlu katkı yapacaktır.</span></span></p>
<h3><strong><span style="vertical-align: inherit;"><span style="vertical-align: inherit;">6. Yüzmeyi abartmayın!</span></span></strong></h3>
<p>Yaz döneminin vazgeçilmez aktivitesi olan yüzme kalp ve damar sağlığı kadar genel vücut <span style="vertical-align: inherit;"><span style="vertical-align: inherit;">sağlığı</span></span> için de önerilen bir aktivitedir. Özellikle soğuk denizlerde uzun süre yüzmek hipotermi riski yaratabilir. Tansiyon düşüklüğü ve çarpıntıyı tetikleyebilir. Sağlık için yapılacak yüzmede belirli nefes ralıkları ile 30 dakika yüzmek yeterli olacaktır. Kıyıya dik açık denize doğru yüzmek yerine, kıyıya paralel yüzmek özellikle kalp ve damar hastaları için daha güvenli olacaktır.</p>
<h4><strong><span style="vertical-align: inherit;"><span style="vertical-align: inherit;">7. İlaçlara ara vermeyin!</span></span></strong></h4>
<p><span style="vertical-align: inherit;"><span style="vertical-align: inherit;">Kronik hastalığı olan kişilerde sıklıkla yaz döneminde seyahatler nedeni ile ilaç tedavisi aksar. Kalp ve damar hastalarında ilaçlara ara verilmesi önemli sağlık sorunlarına yol açabilir. Yaz döneminde sıvı ihtiyacı arttığı için idrar söktürücü kullanan kişilerde hızlı bir şekilde sıvı açığı ve böbrek sorunları oluşabilir. Yaz aylarında idrar söktürücü tedavinin yeniden düzenlenmesi gerekebilir.</span></span></p>
<h4><strong><span style="vertical-align: inherit;"><span style="vertical-align: inherit;">8. Serinlemek için taze meyveli smoothie tercih edin!</span></span></strong></h4>
<p>Yaz aylarında serinlemek için en çok tercih edilen gıdalar şeker içeriği yüksek paket dondurma ve gazlı içeceklerdir. Kalp ve damar sağlığı üzerine olumsuz etki gösterecek bu gıdalar yerine doğal gıdaları tercih edin. Taze mevsim meyveleri ile donatılmış buzlu kefirli smoothie içeceği yaz sıcağı için serinletici bir alternatif olacaktır.</p>
<h4><strong><span style="vertical-align: inherit;"><span style="vertical-align: inherit;">9. Kalp Sağlığınız için Tütün ve fazla alkole dur deyin!</span></span></strong></h4>
<p><span style="vertical-align: inherit;"><span style="vertical-align: inherit;">Yaz ayları ile birlikte açık alanlar sosyalleşmenin adresi haline gelir. Maalesef birlikte geçirilen keyifli zamanlara fazladan alkol tüketimi ve tütün ürünleri olumsuz bir etki yapmaktadır. Sigara ve alkol tüketimi sosyalleşmek tanımı içinde olmamalıdır. Özellikle sıcak havalarda fazla tütün ve alkol tüketimi ritim bozukluğu ve kalp krizi riskini arttıracaktır.</span></span></p>
<h4><strong><span style="vertical-align: inherit;"><span style="vertical-align: inherit;">10. Yaz ayları kilo alma dönemi olmamalıdır!</span></span></strong></h4>
<p><span style="vertical-align: inherit;"><span style="vertical-align: inherit;">Yaz dönemi ile değişen beslenme düzeni ve tatil dönemleri sıklıkla kilo alımına sebep olur. Fazla kilolar şekerden tansiyon ve kalp hastalığına kadar birçok hastalıkta tetikleyici faktördür. Yaz ayına başlarken kilomuzu not alalım. Haftalık kilo takibi yapıp, açık büfe tatillerden uzak duralım. Sabah geç kahvaltı yapanlar için öğlen ve akşam yemeğini birleştirmek akıllıca olacaktır.</span></span></p>
<p><span style="vertical-align: inherit;"><span style="vertical-align: inherit;">Sağlıkla ilgili diğer </span></span><a href="https://drahmetkarabulut.com/blog/"><span style="vertical-align: inherit;"><span style="vertical-align: inherit;">yazılarıma</span></span></a><span style="vertical-align: inherit;"><span style="vertical-align: inherit;"> gözatın</span></span></p>
<p><span style="vertical-align: inherit;"><span style="vertical-align: inherit;">Kalp Sağlığı ilgili videolarıma </span></span><a href="https://www.youtube.com/channel/UC356bQKgWM-Aqdssfwqcnwg"><span style="vertical-align: inherit;"><span style="vertical-align: inherit;">youtube</span></span></a><span style="vertical-align: inherit;"><span style="vertical-align: inherit;"> kanalımdan ulaşabilirsiniz.</span></span></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drahmetkarabulut.com/yaz-aylarinda-kalp-saglimizi-koruyacak-10-altin-oneri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Korona Aşılarında Kalp Kası İltihabı(Miyokardit) ve Kan Pıhtılaşması(Tromboz)</title>
		<link>https://drahmetkarabulut.com/koronavirus-asilarinda-kalp-kasi-iltihabi-miyokardit-ve-kan-pihtilasmasi-tromboz-riski-ne-kadar/</link>
					<comments>https://drahmetkarabulut.com/koronavirus-asilarinda-kalp-kasi-iltihabi-miyokardit-ve-kan-pihtilasmasi-tromboz-riski-ne-kadar/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Ahmet Karabulut]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 08 Jul 2021 08:30:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[aşı]]></category>
		<category><![CDATA[biontech]]></category>
		<category><![CDATA[kalp gribi]]></category>
		<category><![CDATA[koronavirüs]]></category>
		<category><![CDATA[miyokardit]]></category>
		<category><![CDATA[sinovac]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drahmetkarabulut.com/?p=4003</guid>

					<description><![CDATA[Korona Aşılarında Kalp Kası İltihabı(Miyokardit) ve Kan Pıhtılaşması ‘’Miyokardit riski mRNA aşılarında, tromboz riski vektör aşılarında daha fazladır’’ Koronavirüs ile mücadelede aşılanma elimizde bulunan en etkili yöntem olarak görünüyor. Aşılanan kişilerde hastalığa yakalanma riski, hastaneye yatma riski ve ölüm riskinde belirgin azalma gözleniyor. Buna rağmen belirli bir kesim yan etkiler nedeniyle aşılardan uzak duruyor. Gerçekten [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1><strong>Korona Aşılarında Kalp Kası İltihabı(Miyokardit) ve Kan Pıhtılaşması</strong></h1>
<p><em><strong>‘’Miyokardit riski mRNA aşılarında, tromboz riski vektör aşılarında daha fazladır’’</strong></em></p>
<p>Koronavirüs ile mücadelede aşılanma elimizde bulunan en etkili yöntem olarak görünüyor. Aşılanan kişilerde hastalığa yakalanma riski, hastaneye yatma riski ve ölüm riskinde belirgin azalma gözleniyor. Buna rağmen belirli bir kesim yan etkiler nedeniyle aşılardan uzak duruyor. Gerçekten koronavirüs aşıları riskli mi? Aşı olmamak bir çözüm mü? Bu yazıda koronavirüs aşılarının etkilerinden bahsedeceğiz.</p>
<h2><em>Koronavirüs aşıları ne kadar etkili?</em></h2>
<p>Şu anda piyasada kullanıma sunulan ve 3 farklı teknolojiyi kullanan koronavirüs aşıları oldukça etkili görünüyor. Hastalığa yakalanma riskinin % 60-95, hastaneye yatış ve ölüm riskini % 90-99 arasında azaltıyor. Etkinlik olarak mRNA teknolojisi kullanan Alman Biontech ve Amerikan Moderna aşıları bir adım öne çıkıyor. İnaktif aşılar olan Çin Sinovac ve Sinopharm hastalığı önlemede daha az etkili görünse de; hastaneye yatma ve ölüm rsikini belirgin olarak düşürüyor. Vektör aşı teknolojisi kullanan İngiliz Astra Zeneca, Amerikan Johnson and Johnson ve Rus Sputnik aşıları da inaktif aşılarla eşdeğer koruma sağlıyor.</p>
<h2><em>Koronavirüs aşıları mutasyona uğramış variyantlara ne kadar etkili?</em></h2>
<p>Alfa, beta, gama, delta ve lamda variyantları…Daha sık bilinen isimleriyle İngiliz, Güney Afrika, Brezilya, Hint ve Peru variyantları… Aşılar yapısı değişmemiş koronavirüse karşı geliştirildiği için, variyant tiplere etkisi daha az olmakta! Astra Zeneca aşısının Güney Afrika variyantına etkisi nerdeyse yok! Yine diğer çoğu aşıların bu sayılan variyantlar üzerindeki etkisi %50 yi geçmiyor. Variyantlar üzerindeki en etkili aşılar mRNA aşıları olarak gözlemlenmiş. Alman Biontech aşısının tek dozu normal şartlarda % 70 etkili iken, Hint variyantına karşı etkinlik sadece % 33. Ancak çift doz yapılan Biontech aşısının etkinliği variyant tiplerde de % 50 nin üzerinde koruma sağlıyor. Bu nedenle variyantlara karşı mRNA aşılarını tercih etmek daha mantıklı görünüyor.</p>
<h3><em>Aşıların etki süresi ne kadar?</em></h3>
<p>Koronavirüs aşılarının etkinlik süresi çok uzun değil. İnaktif Çin aşılarında 6. Aydan itibaren antikor düzeylerinde düşme izleniyor. mRNA aşılarında bu süre 1-1.5 yıla kadar uzayabiliyor. Bu durum aşıların belli aralıklarla tekrarlanması gerektiğini gösteriyor.</p>
<h3><em>Korona aşılarının yan etkileri neler?</em></h3>
<p>En sık rastlanan yan etkiler kolda ağrı, halsizlik, baş ağrısı, ateş ve alerjik reaksiyonlardır. Alerji kolda döküntü şeklinde olabileceği gibi boğazda ödem gibi ciddi sorunlara da yol açabilir. Özellikle alerjik yapısı olanlar, gıda ve ilaçlara karşı alerjisi olanların hastanelerde aşı olması ve aşı sonrası 30 dk hastanede beklemesi faydalı olacaktır. Daha az rastlanan yan etkiler ise kan pıhtılaşması ve damarlarda tromboz, kalp kası iltihabı olarak tanımlanan miyokardittir. Bağışıklık sistemini ilgilendiren hastalıkları olan kişilerde aşı sonrası hastalıkta yeni alevlenme olabilmektedir.</p>
<p><a href="https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2021/07/vaccine.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-4005 aligncenter" src="https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2021/07/vaccine.jpg" alt="" width="648" height="401" srcset="https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2021/07/vaccine.jpg 648w, https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2021/07/vaccine-640x396.jpg 640w, https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2021/07/vaccine-356x220.jpg 356w" sizes="auto, (max-width: 648px) 100vw, 648px" /></a></p>
<h4><em>Miyokardit riski hangi aşıda daha fazla?</em></h4>
<p>mRNA aşıları olarak tanımlanan Alman Biontech ve Amerikan Moderna aşılarında kalp kası iltihabı – miyokardit riski daha fazladır. Risk genç erkeklerde hada yüksek olup, 20 binde 1 görülme sıklığına ulaşabilmektedir. Genel olarak tüm aşılanan kesime bakıldığında ise risk daha düşük olup ortalama 200 binde 1 olduğu tahmin edilmektedir. Şiddetli ve batıcı göğüs ağrısı ile ortaya çıkan miyokardit çoğu vaka da hafif seyir göstermiştir. Genelde aşıdan 4-5 gün sonra ortaya çıkmakta ve 2. Doz aşıdan sonra daha sık izlenmektedir. Göğüs ağrısı yaşayan kişilerin miyokardit riskine karşı muayene olması faydalı olacaktır. Tekrarlayan miyokardit atakları kalp yetersizliğinin önemli bir sebebidir. Daha önce miyokardit atağı yaşayan ve ciddi kalp yetersizliği bulunan kişilerin mRNA dışındaki aşıları tercih etmesi daha mantıklı olacaktır.</p>
<h4><em>Kan pıhtılaşması riski hangi aşıda daha fazla?</em></h4>
<p>Kanın koyu kıvamlı hale gelip pıhtılaşması özellikle vektör aşısı olarak bilinen İngiliz Astra Zeneca ve Amerikan Johnson and Johnson aşılarında daha sıktır. Bu durum Amerika’da Johnson and Johnson aşısının uygulanmasına ara verilmesine yol açmıştır. Aşıların içerdiği etken maddeler direk pıhtıya yol açmazken, vücutta oluşan bağışıklık cevabı ile pıhtıya meyil ve tromboz riski oluştuğu gözlenmiştir. Bu gibi durumlarda sık tercih edilen kan sulandırıcı heparin işe yaramamaktadır. Diğer kan sulandırıcılar tercih edilmelidir. Diğer vektör aşısı olan Rus Sputnik aşısında bu tür yan etkiler çok bildirilmemiştir. Ancak aşı ile ilgili gerçek dünya verileri yayınlanmadığı için bu aşıyı da tromboz riski açısından riskli aşılar grubuna koymakta fayda vardır. Damar hastalığı olanlar, daha önce emboli geçirenlerin bu aşılardan farklı aşılar tercih etmesi ya da kan sulandırcı kullanması mantıklı olacaktır.</p>
<h4><em>Türk aşılarında risk var mı?</em></h4>
<p>Faz 3 çalışması süren Türk aşılarının yan etkisi ile ilgili henüz veri yoktur. Aşı uygulanmaya başladığında sonuçlar net olarak ortaya çıkacaktır. Turkovac olarak adlandırılan Erciyes aşısı imaktive virüs aşısı olup yapı olarak Çin Sinovac aşısına benzemektedir. Farklı teknolojiye sahip VLP ODTÜ-Bilkent aşısı ve ASC zerrecik Boğaziçi aşısında Faz çalışmalarına devam edilmektedir. Bu aşıların variyantlar üzerinde daha etkili olacağı ifade edilmektedir.</p>
<p><span style="vertical-align: inherit;">Sağlıkla ilgili diğer </span><a href="https://drahmetkarabulut.com/blog/"><span style="vertical-align: inherit;">yazılarıma</span></a><span style="vertical-align: inherit;"> gözatın</span></p>
<p><span style="vertical-align: inherit;">Kalp Sağlığı ilgili videolarıma </span><a href="https://www.youtube.com/channel/UC356bQKgWM-Aqdssfwqcnwg"><span style="vertical-align: inherit;">youtube</span></a><span style="vertical-align: inherit;"> kanalımdan ulaşabilirsiniz.</span></p>
<p>Koronavirüs aşıları ile ilgili programlarımızı youtube kanalımız olan &#8220;Dr Ahmet Karabulut&#8221; kanalından izleyebilirsiniz.</p>
<p>[embedyt] https://www.youtube.com/watch?v=KtKhoU1KSGs[/embedyt]</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drahmetkarabulut.com/koronavirus-asilarinda-kalp-kasi-iltihabi-miyokardit-ve-kan-pihtilasmasi-tromboz-riski-ne-kadar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Zatürre ve Grip Aşısı nı Kimler Yaptırmalı?</title>
		<link>https://drahmetkarabulut.com/zaturre-ve-grip-asisini-kimler-yaptirmali/</link>
					<comments>https://drahmetkarabulut.com/zaturre-ve-grip-asisini-kimler-yaptirmali/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Ahmet Karabulut]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 08 Sep 2020 20:00:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[grip aşısı]]></category>
		<category><![CDATA[kalbinisev]]></category>
		<category><![CDATA[zatürre aşısı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drahmetkarabulut.com/?p=3953</guid>

					<description><![CDATA[Zatürre ve Grip Aşısı nı Kimler Yaptırmalı? &#8220;Zatürre ve grip aşısı nda öncelik 65 yaş üstü kişiler, kalp hastaları, kanser hastaları, koah hastaları, karaciğer ve böbrek yetersizliği hastaları, kronik hastalığı olanlar, bağışıklık sistemi zayıf olan ve sık hastalanan kişilerdir&#8221; Aşı, vücudumuzun bağışıklığını destekleyen ve hastalıklara karşı daha etkili mücadele etmemizi sağlayan bir tedavidir. Çocukluk çağında [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><iframe loading="lazy" title="YouTube video player" src="https://www.youtube.com/embed/QZrVM5ONMrY" width="560" height="315" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe></p>
<p><iframe loading="lazy" title="YouTube video player" src="https://www.youtube.com/embed/U1pZa1vxe2w" width="560" height="315" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe></p>
<h1><strong><em>Zatürre ve Grip Aşısı nı Kimler Yaptırmalı? &#8220;Zatürre ve grip aşısı nda öncelik 65 yaş üstü kişiler, kalp hastaları, kanser hastaları, koah hastaları, karaciğer ve böbrek yetersizliği hastaları, kronik hastalığı olanlar, bağışıklık sistemi zayıf olan ve sık hastalanan kişilerdir&#8221;</em></strong></h1>
<p>Aşı, vücudumuzun bağışıklığını destekleyen ve hastalıklara karşı daha etkili mücadele etmemizi sağlayan bir tedavidir. Çocukluk çağında yapılan aşılar ile birçok bulaşıcı hastalığın önüne geçilmiştir.</p>
<p>Koronavirüs pandemisi sonrası dikkatler tekrardan aşı çalışmalarına yoğunlaşmıştır. Yaşlı ve kronik hastalığı olan kişilerin vücut bağışıklığı daha düşük ve hassastır. Bu kişilerin bağışıklık sisteminin aşılar ile desteklenmesi faydalı olacaktır. Sonbahar ayının başlarında en çok sorulan sorular zatürre ve grip aşısı ile ilgilidir.</p>
<h2><strong>Bu aşıları kimler yaptırmalı?</strong></h2>
<p>Zatürre aşısı pnömokok adı verilen mikroba karşı geliştirilen ve çocukluk çağı aşı şemasında da bulunan bir aşıdır.</p>
<p>Erişkin zatürre aşısının kullanımda olan 2 çeşidi vardır ve 13 ile 23 numara olarak adlandırılmıştır. Bu iki aşının içeriği aynı olmadığından aşıyı birer yıl ara ile bir kez yaptırmak pnömokok zatürre mikrobuna karşı uzun süreli koruma sağlayacaktır. Bu iki aşıyı yaptırdıktan sonra grip aşısı gibi her sene tekrar aşı yaptırılmasına gerek yoktur. Yüksek riskli kişilerde bu süre daha da kısaltılabilir.</p>
<p>Zatürre aşısı başta kalp yetersizliği olmak üzere, koah hastalarına, şeker hastalarına, kronik karaciğer ve böbrek yetersizliği hastalarına, kanser hastalarına, bağışıklık sistemi düşük olan kişilere, sık hastalık geçmişi olanlara ve 65 yaş üstü sağlıklı bireyler yapılmalıdır.</p>
<p>65 yaş altı erişkinlerde aşının yaptırılması konusunda net öneri yoktur. Kişisel tercihe göre isteyen kişiler tabi ki aşı yaptırabilir.</p>
<p>Grip aşısı üzerinde en çok tartışılan aşılardan biridir. Gribe sebep olan virüs sayısı fazla olduğundan aşının koruyuculuk değeri de değişmektedir.</p>
<p>Ayrıca grip virüslerinde genetik değişiklik sık izlenmektedir. Bu nedenle grip aşısı, her sene farklı şuşları içeren aşılarla tekrarlanması gerekmektedir. Grip aşısı belli virüslere karşı koruma sağlamakta ve gribin daha hafif geçirilmesini sağlamaktadır.</p>
<p>Ancak şu unutulmamalıdır, grip aşısı olan bir kişi aşının içeriğinde olmayan farklı bir virüs ile tekrar hasta olabilir. Gribe bağlı ölümlerin her sene arttığı bir dönemde koronavirüs pandemisi de göz önüne alındığında grip aşısı olmakta fayda vardır.</p>
<p>Kalp hastaları, kronik hastalığı olan kişiler, bağışıklığı düşük olanlar, sık hasta olanlar, kalabalık ortamlarda çalışan kişilerin grip aşısı olması faydalı olacaktır. Kişisel tercihe bağlı olarak isteyen sağlıklı kişiler de grip aşısını yaptırabilir.</p>
<p><span style="vertical-align: inherit;">Sağlıkla ilgili diğer </span><a href="https://drahmetkarabulut.com/blog/"><span style="vertical-align: inherit;">yazılarıma</span></a><span style="vertical-align: inherit;"> gözatın</span></p>
<p><span style="vertical-align: inherit;">Kalp Sağlığı ilgili videolarıma </span><a href="https://www.youtube.com/channel/UC356bQKgWM-Aqdssfwqcnwg"><span style="vertical-align: inherit;">youtube</span></a><span style="vertical-align: inherit;"> kanalımdan ulaşabilirsiniz.</span></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drahmetkarabulut.com/zaturre-ve-grip-asisini-kimler-yaptirmali/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kalp Sağlığı İçin Yapılması Gerekenler</title>
		<link>https://drahmetkarabulut.com/kalp-sagliginin-altin-kurallari/</link>
					<comments>https://drahmetkarabulut.com/kalp-sagliginin-altin-kurallari/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Ahmet Karabulut]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 21 Mar 2010 19:52:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kalp Hastalıklarından Korunma]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drahmetkarabulut.com/?p=48</guid>

					<description><![CDATA[Kalp Sağlığı İçin Yapılması Gerekenler Kalp Sağlığı İçin Yapılması Gerekenler Kalp sağlığını korumanın yolu önceden tedbir almaktan geçmektedir. Damar ve Kalp hastalıkları, batı ülkelerinde olduğu gibi ülkemizdede en yaygın ölüm nedenlerinden biridir. Sağlık için dengeli beslenmek, düzenli egzersiz yapmak, stres, sigara ve alkolden uzak durmak gerekir. Beslenme Tansiyonu ve kolesterolü kontrol altına almanın ilk şartı [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1>Kalp Sağlığı İçin Yapılması Gerekenler</h1>
<p><em><strong>Kalp Sağlığı İçin Yapılması Gerekenler Kalp sağlığını korumanın yolu önceden tedbir almaktan geçmektedir. Damar ve Kalp hastalıkları, batı ülkelerinde olduğu gibi ülkemizdede en yaygın ölüm nedenlerinden biridir. Sağlık için dengeli beslenmek, düzenli egzersiz yapmak, stres, sigara ve alkolden uzak durmak gerekir.</strong></em></p>
<h2>Beslenme</h2>
<p>Tansiyonu ve kolesterolü kontrol altına almanın ilk şartı sağlıklı ve dengeli bir diyet uygulamaktır. Bunun için doymuş yağlardan ve tuzdan olabildiğince kaçınmak, meyve, sebze ve lif yönünden zengin besinlere yönelmek gereklidir. Doğru rejimin az miktarda protein içermesi, bu proteini ise balık, kümes hayvanları ve soyadan alınması önerilmektedir. Pratik beslenme önerileri şu şekilde sıralayabiliriz:</p>
<p>Meyve, sebze ve salatayı daha çok tüketmeli, beyaz ekmek yerine kepekli, çavdar veya yulaf ekmeği tercih etmeli, kabukları ile yenebilen meyveleri kabuğuyla birlikte tüketmeli, meyve suları yerine meyvenin kendisi yenmeli, pirinç pilavı yerine bulgur pilavını tercih etmeli, aynı zamanda protein içeriği yüksek kuru baklagillere beslenmede haftada 2-3 kez yer vermeliyiz.</p>
<p>Tatlı tüketmek istediğinizde ağır hamur tatlıları yerine protein ve kalsiyum içeriği yüksek sütlü tatlıları haftada 1-2 gün tercih edebilirsiniz. Kilo fazlanız varsa sofra şekerini kullanmayıp, içeceklerinizi şekersiz veya tatlandırıcı kullanarak tercih etmelisiniz. Et tüketiminde tavuk ve balık ve bunlar pişirilirken fırın yada ızgara tercih edelim.</p>
<p><strong>Sayacağımız besinlerden ise mümkün oldukça uzak durmalısınız:</strong> Sakatatlar (karaciğer, beyin, böbrek, işkembe, dil v.b) ,kabuklu deniz hayvanları ( karides, midye, kalamar v.b), tam yağlı etler, sucuk, salam, sosis, pastırma, tavuk ve hindi derisi, yağlı gıdalar (kaymak, krema, mayonez, çikolata ve yağlı soslar), yağda kızartma ve kavurmalar, içeriği bilinmeyen hazır gıdalar, alkollü içkiler, hazır meyve suları, meşrubatlar , tereyağı, kuyruk yağı, içyağı, margarin yağı lezzet verici olarak kullanılan et suyu veya tavuk suyu</p>
<h3>Kilo</h3>
<p>Yüksek tansiyona yol açan nedenlerin başında fazla kilolar gelmektedir. Fazla kilolu olmak aynı zamanda koroner kalp hastalığı, kalp yetersizliği ve inme içinde risk oluşturmaktadır. Öte yandan kilo kaybı, özellikle karın bölgesinden zayıflandığında kan basıncını hemen düşürerek kalbin boyutlarını küçültmektedir. Tansiyon hafif şekilde yüksekse beslenmede tuzu kesmek, ilaç kullanmadan tansiyonu normale düşürmeye yardımcı olur.</p>
<h4>Alkol ve sigara</h4>
<p>Günümüzde sigara önlenebilir ölüm sebepleri içinde ilk sırayı almaktadır. Sigaranın içinde 4000’den fazla madde ve en az 40 tanesinin kanser hastalıklarına sebep olduğu bilinmektedir. Ayrıca sigara kullanımı, kalp damarlarının tıkanmasına dolayısıyla kalp krizine sebep olmaktadır.</p>
<p>Sigara tiryakilerinin mutlaka sigarayı bırakması gereklidir. Sigarayı bırakmak kişinin sağlığını ve hayatınıolumlu etkileyecektir. Öncelikle sigaranın sebep olduğu hastalıklardan kişi kendisini korurve daha uzun yaşar. Tad alma duyunuz düzelir ve kişi hayattan daha fazla zevk almaya başlar. Kokuları daha iyi ayırt eder, ağız ve diş sağlığınız daha iyi olur. Bir maddenin kontrolünden çıkmak kişinin kendisine olan güvenini arttırır.</p>
<p>Dolayısıyla fiziksel olarak daha iyi hisseder ve kondisyonu artar. Çevresini ve ailenisini sigara dumanından kurtarır. Sigara içmeyerek öncelikle çocuklar sonrada çevremiz için iyi bir örnek olmalıyız.</p>
<p>Tansiyonu yükselten bir diğer etmen olan alkol, aynı zamanda bazı ilaçlarla etkileşim yaratabilmektedir. Çok fazla kalori içermesine karşın hiçbir besleyici değer taşımayan alkol, organizmaya zarar vermektedir. Sadece kırmızı şarabın kan yağları üzerindeki olumlu katkıları olduğu bilinmektedir ancak bunun limiti 1 veya 2 kadehi geçmemelidir.</p>
<h4>Fiziksel egzersiz</h4>
<p>Fiziksel egzersiz, damarların esnekliğini artırmaya ve korumaya yardımcı olur. Hareketsiz bir yaşam sürdüren insanların sporculara göre hipertansiyona yakalanma riski yüzde 35 daha fazladır. Ancak yüksek tansiyonu olanların, bir doktora danışmadan evvel egzersize başlamamaları gerektiği önemle belirtiliyor. Araştırmalara göre fiziksel egzersiz, yüksek tansiyonu olanlarda tansiyonu kontrol altına almada yardımcı olmakta ve ilaç gereksinimini azaltmaktadır.</p>
<h4>Egzersizin diğer yararları şu şekilde sıralanabilir:</h4>
<p>Düzenli spor sonucunda kalbe oksijen sağlayan sistem ve organlar güçlenir; verimleri artar, toplam kolesterol düzeyindeki “iyi” kolesterolün oranı artar, kolesterolün zararı azalır. Stresin yaratabileceği olumsuz etkileri azaltarak, kalbe zarar vermesini engeller.</p>
<p>Kilomuzu kontrol altında tutmamız kolaylaşır.Egzersiz vücudun oksijen gereksinimini artırmakta; böylece, başta kalp ve kan dolaşım olmak üzere oksijen sağlayan sistemler güçlenmekte ve daha verimli çalışmaktadır. Egzersiz yaptıkça kas lifleri ve tabii bu arada kalp kasları da güçlenmekte.</p>
<p>Ayrıca, her spor yapışımızda, kalbimiz daha hızlı atmakta olduğu için güçlenmekte, hatta biraz da büyümektedir. Dolayısıyla, kalbin her atışında, eskisine oranla daha fazla kan pompalanmakta ve kaslara daha çok oksijen ulaşabilmektedir. Egzersiz yaparken kaslarımız, kalbin pompaladığı kandan oksijeni çekerek enerji üretir. Egzersizi düzenli yaptığımız sürece, kaslar içlerinden geçen kandan daha çok oksijen çekme kapasitesi geliştirirler.</p>
<p>Böylece, kalbin hızlı hızlı atarak kaslara yüksek miktarda kan pompalama görevinde bir rahatlama olur. Egzersizi düzenli yapınca, kaslar aynı miktardaki kandan daha çok oksijen çekebildikleri için, kalp üzerindeki yük azalır. Unutulmamalıdırki, fiziksel egsersizin yararlı olanı düzenli şekilde yapılanıdır.</p>
<h5><strong>Stres</strong></h5>
<p>Stres hipertansiyonu ve koroner kalp hastalığını tetikleyen etkenlerden biridir. Bazı rahatlama teknikleri ve psikoterapi huzursuzluğu ve stresi azaltarak kalp sağlığını korumada yardımcı olmaktadır.</p>
<p><span style="vertical-align: inherit;">Sağlıkla ilgili diğer </span><a href="https://drahmetkarabulut.com/blog/"><span style="vertical-align: inherit;">yazılarıma</span></a><span style="vertical-align: inherit;"> gözatın</span></p>
<p><span style="vertical-align: inherit;">Kalp Sağlığı ilgili videolarıma </span><a href="https://www.youtube.com/channel/UC356bQKgWM-Aqdssfwqcnwg"><span style="vertical-align: inherit;">youtube</span></a><span style="vertical-align: inherit;"> kanalımdan ulaşabilirsiniz.</span></p>
<p>Bu yazı ile ilişkili programı youtube kanalımızdan izleyebilirsiniz.</p>
<p><iframe loading="lazy" title="KALP HASTALIKLARINDAN KORUNMA (BİLMENİZ GEREKENLER) - DR AHMET KARABULUT" width="696" height="392" src="https://www.youtube.com/embed/q-cr1ZdnOU8?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen></iframe></p>
<div class="youtube-embed" data-video_id="ypZdcvohB80"><iframe loading="lazy" title="KALP VE DAMAR SAĞLIĞINI KORUMAK İÇİN NELER YAPMALIYIZ? - DR AHMET KARABULUT" width="696" height="522" src="https://www.youtube.com/embed/ypZdcvohB80?feature=oembed&#038;enablejsapi=1" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen></iframe></div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drahmetkarabulut.com/kalp-sagliginin-altin-kurallari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
