<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>oruç - Prof. Dr. Ahmet Karabulut ile kalbini sev!</title>
	<atom:link href="https://drahmetkarabulut.com/tag/oruc/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://drahmetkarabulut.com/tag/oruc/</link>
	<description>Kalp ve damar sağlığı hakkında aradığınız herşey</description>
	<lastBuildDate>Tue, 05 Apr 2022 06:03:58 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.5</generator>

<image>
	<url>https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2018/04/favicon.png</url>
	<title>oruç - Prof. Dr. Ahmet Karabulut ile kalbini sev!</title>
	<link>https://drahmetkarabulut.com/tag/oruc/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>RAMAZAN AYI, ORUÇ VE KALP SAĞLIĞI</title>
		<link>https://drahmetkarabulut.com/ramazan-ayi-oruc-ve-kalp-sagligi/</link>
					<comments>https://drahmetkarabulut.com/ramazan-ayi-oruc-ve-kalp-sagligi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Ahmet Karabulut]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 13 Apr 2021 15:58:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[kalbinisev]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[oruç]]></category>
		<category><![CDATA[Ramazan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drahmetkarabulut.com/?p=3996</guid>

					<description><![CDATA[Koronavirüs pandemisinin gölgesinde ikinci ramazan ayını karşılamaya hazırlanıyoruz. Çoğu aile mutfakta ramazan hazırlıklarına başladı bile! Kronik hastalığı olan kişiler de aynı soruyu soruyor! Sahip olduğum hastalık oruç tutmaya engel mi diye? İşte cevaplar&#8230; Oruç tutmak sağlığımızı nasıl etkiliyor? Oruç tutmak hem beden hem de ruh sağlığımızı olumlu yönde etkiler. Özellikle vücudu tetikte tutan uyarıcı etkiye [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2021/04/Ramadan-750x400.jpg"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignright size-full wp-image-3997" src="https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2021/04/Ramadan-750x400.jpg" alt="" width="750" height="400" srcset="https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2021/04/Ramadan-750x400.jpg 750w, https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2021/04/Ramadan-750x400-640x341.jpg 640w, https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2021/04/Ramadan-750x400-696x371.jpg 696w" sizes="(max-width: 750px) 100vw, 750px" /></a></p>
<p style="font-weight: 400;">Koronavirüs pandemisinin gölgesinde ikinci ramazan ayını karşılamaya hazırlanıyoruz. Çoğu aile mutfakta ramazan hazırlıklarına başladı bile! Kronik hastalığı olan kişiler de aynı soruyu soruyor! Sahip olduğum hastalık oruç tutmaya engel mi diye? İşte cevaplar&#8230;</p>
<p style="font-weight: 400;"><em>Oruç tutmak sağlığımızı nasıl etkiliyor?</em></p>
<p style="font-weight: 400;">Oruç tutmak hem beden hem de ruh sağlığımızı olumlu yönde etkiler. Özellikle vücudu tetikte tutan uyarıcı etkiye sahip sempatik sinir sisteminin baskılanması sonucu kalp hızında ve özellikle büyük tansiyonda azalma gözlenir. Bunun yanında şeker hastalığı ve damar hastalığını tetikleyen insülin direncinde düzelme gözlenirken, koruyucu kolesterol olarak adlandırılan HDL kolesterolde de artış izlenir. Kalp hastalıklarında kötü seyiri gösteren kalp hızı değişkenliğinde oruç sırasında iyileşme saptanmıştır. Damar duvarlarına zarar veren homosistein seviyelerinde de oruçla birlikte düşüş izlenmiştir. Bunların ışığında yapılan bir çalışmada oruç sonrası 10 yıllık kalp krizi gelişme riskinde azalma olduğu saptanmıştır.</p>
<p style="font-weight: 400;">Kalp hastalıklarında sıklıkla gelişen psikolojik bozukluk ve depresyon durumu oruçla birlikte düzelir. Hasta kalp hastası oldum, yarım adam oldum psikolojisinden çıkar. Kalp hızındaki azalma ve tansiyonda oluşacak düşme ile hastalarda göğüs ağrısı, nefes darlığı gibi şikayetler azalacaktır. Şeker ve kolesterol kontrolü kolaylaşacak ve damar sağlığında iyileşme olacaktır.</p>
<p style="font-weight: 400;"><em>Hangi hastalar oruç tutmamalı?</em><span id="more-3996"></span></p>
<p style="font-weight: 400;">Oruç sadece sağlıklı kişilere farz kılınmıştır. Bu nedenle ilerlemiş kronik hastalıkları olan kişiler oruç tutmak için ısrarcı olmamalıdır. İlerlemiş kronik hastalığı olan kişilere oruç için mutlaka hekimlerinden fikir almalıdır. Ciddi kalp yetersizliği mevcut hastalar, tedavi edilmemiş damar darlığı bulunan hastalar, ilerlemiş kapak hastalığı bulunanlar, kontrolsüz yüksek tansiyon hastaları, böbrek yetersizliği bulunan hastalar, karaciğer yetersizliği hastaları, ilerlemiş koah hastaları, çoklu ilaç ya da insülin kullanan şeker hastaları, hastalıkları nedeniyle günün belirli saatlerinde ilaç almak zorunda olanlar ve bu ilaç tedavisi iftar ve sahura göre ayarlanamayan hastalar, kalp ameliyatı yada balon stent işlemi sonrasındaki 3 ay süresinde oruç tutmak önerilmez. İlerlemiş kanser hastalarına oruç tutmayı önermiyoruz.</p>
<p style="font-weight: 400;"><em>Hangi hastalıklarda oruç tutulabilir?</em></p>
<p style="font-weight: 400;">Kronik hastalığı olan kişiler oruç tutmak için doktorları ile görüşüp kesin karar vermelidir. Genel olarak kontrol altına alınmış tansiyon hastaları, şikayeti olmayan damar sertliği hastaları, hafif düzeydeki kalp kapak hastalıkları, iyi huylu ritim bozukluğu hastaları, hafif düzeydeki kalp yetersizliği hastaları, ılımlı seyreden şeker hastalığı, hafif düzeydeki böbrek ve karaciğer hastalıklarında oruç tutulması genel olarak ek sağlık sorunu oluşturmaz. Başarılı bir şekilde tedavi edilmiş kanser hastaları oruç tutabilir. Hafif düzeydeki koah hastaları da oruç tutabilirler.</p>
<p><a href="https://www.youtube.com/watch?v=DbFH17V6TR4">https://www.youtube.com/watch?v=DbFH17V6TR4</a></p>
<p style="font-weight: 400;"><em>Koronavirüs orucu nasıl etkiliyor?</em></p>
<p style="font-weight: 400;">Aktif enfeksiyon döneminde oruç tutulması önerilmez. Gribal enfeksiyonlar, ateşli hastalıklar sürecinde vücudun direncinde düşme olur. Bu dönemlerde verilecek tedavinin aksamaması açısından oruç önerilmez. Koronavirüs testi pozitif çıkan ve hastalığı hafif geçiren kişilerin de tedavisinin aksamaması açısından oruç tutmaları önerilmez. Hastalık bulguları kaybolan ve testleri negatife dönen koronavirüs hastaları oruca başlayabilir. Koronavirüs aşısının içerisinde takviye edici bir gıda olmadığından, oruç tutan kişiler rahatlıkla aşı olabilirler.</p>
<p style="font-weight: 400;"><em>Pandemi oruç ayını nasıl etkiledi?</em></p>
<p style="font-weight: 400;">Pandeminin herkesin psikolojisini yıprattığı aşikar. Paylaşma ayı olan ramazanda da insanların bir araya gelememesi üzüntü verici görünse de, bu durum aslında beden sağlımızı olumlu etkileyebilir. Özellikle iftar davetleri tüketimin çok üst düzeyde olduğu ve mide sınırlarının zorlandığı dönemler haline gelmiştir. Mütevazi bir iftar sofrası ile mide ve bağırsaklar zorlanmadan, kalbe ek yükleme yapılmadan sağlıklı bir akşam geçirilebilir.</p>
<p style="font-weight: 400;"><em>Bütün gün aç kalmanın mükafatı ziyafet sofraları olmamalı!</em></p>
<p style="font-weight: 400;">Oruç tutmak bir ibadet şeklidir ve mükafat Allah’tan beklenmelidir. Gündüzü aç geçirmek akşam yemek rutinimizi değiştirmemelidir. Normal zamanlarda tek ana öğün ile yetinen sofralarda oruç döneminde de tek ana öğün ile devam edilmelidir. Oruç tutmanın mükafatı zengin iftar sofraları olmamalıdır. Belirli bir yeme düzenine alışmış mideye iftar ile yapılacak aşırı yüklenme kendisini şişkinlik, hazımsızlık, karın ağrısı, çarpıntı ve tansiyon yüksekliği ile gösterecektir. Ağır iftar sofralarında kendisini kaybeden kişilerde kalp krizi riski artmıştır.</p>
<p style="font-weight: 400;"><em>İftarda yapılan bu hatalar sizi hastanelik edebilir!</em></p>
<p style="font-weight: 400;">Bütün gün açlık sonrası hızlı bir şekilde yapılacak iftar sağlık sorunlarına yol açabilir. Risk sigara içen kişilerde daha yüksektir. Ramazan ayı sigarayı bırakmak için çok iyi bir fırsattır. Ancak bu fırsatı değerlendirmeyenler, iftarı sigara ile açıp peşinden tuzlu ve yağlı yemekleri hızlı şekilde tüketenler, kapanışı yine sigara ve tatlı ile yapan kişiler tansiyon atakları ile iftar sonrası acilin yolunu tutabilirler. Yine bu kişilerde kalp krizi riski artmıştır. İftar yemeği yavaş tüketilmeli, tuz oranına dikkat edilmelidir. İftarda kesinlikle sigara ve tütün ürünleri olmamalı, tatlı faslı yatsıdan sonraya bırakılmalıdır.</p>
<p style="font-weight: 400;"><em>Tuza dikkat!</em></p>
<p style="font-weight: 400;">Oruçta en çok yapılan hatalardan biri de yemeklerin çok tuzlu tüketilmesidir. Yemek hazırlayan kişiler yemeğin tadına bakamadığından, herkese hitap edecek bir tuz ortalaması ararlar ve genelde yemeklere çok fazla miktarda ilave tuz ekilir. Yemek yanına konulacak tuzlu peynir, zeytin ve turşu ile birlikte bir anda yüksek tuz tüketimine bağlı tansiyonlar fırlayabilir. Yemeklere tuz katılırken 1 çay kaşığı limiti aşılmamalıdır.</p>
<p style="font-weight: 400;"><em>Oruç tutacak kişiler nasıl beslenmeli?</em></p>
<ul>
<li style="font-weight: 400;">Oruç nedeniyle kişiler mevcut sağlıklı diyet alışkanlıklarından vazgeçmemeli, ziyafet yada sultan sofralarına oturmaktan kaçınmalıdır.</li>
<li style="font-weight: 400;">Su içimi en çok dikkat edilecek nokta olup, iftar ile sahur arası 1.5 litre su içilmesi uzun ve sıcak günün daha rahat geçirilmesini sağlayacaktır.</li>
<li style="font-weight: 400;">İftar su ve çorbayla açılmalıdır. Hurma, yeşil salata ve komposto yada hoşaf sofrada mutlaka yer almalıdır.</li>
<li style="font-weight: 400;">Yenilecek ekmek miktarı menüye göre ayarlanmalı, makarna-pilav gibi karbonhidrat ağırlıklı menülerde ekmek kısıtlanmalıdır. Tam tahıllı esmer ekmekler tercih edilmelidir.</li>
<li style="font-weight: 400;">Ana yemek çorba ve salatalar sonrası tek çeşit olmalı, yüksek kalorili ve yağlı çeşit çeşit ana yemekler bir arada tüketilmemelidir.</li>
<li style="font-weight: 400;">İftar yemeği yavaş tüketilmeli ve mide sınırları zorlanmamalıdır. Gazlı içecek düşkünleri doğal maden suyunu tercih etmelidir.</li>
<li style="font-weight: 400;">Tatlı olarak sütlü tatlılar tercih edilmeli, tatlı ve meyve faslı teravih sonrasına bırakılmalıdır.</li>
<li style="font-weight: 400;">Tuz kısıtlayıcı diyette olan yüksek tansiyon hastaları bu diyete devam etmelidir.</li>
<li style="font-weight: 400;">Oruç, sigara bırakmak için en ideal dönem olup, iftar sigara ile açılmamalı, iftar sonrası peş peşe sigara içiminden kaçınılmalıdır.</li>
<li style="font-weight: 400;">Sahur mutlaka yapılmalı ve sahurda kahvaltı çeşitleri tercih edilmelidir.</li>
<li style="font-weight: 400;">Sahurda tüketilecek ağır yemekler ve tatlılar, mide salgısını arttıracak, insülin uyarılmasını arttıracak ve gün içerisinde açlığı tetikleyecektir.</li>
<li style="font-weight: 400;">Lif ihtiyacını karşılamak için sahurda yeşil salata ve tek  porsiyon meyve tüketimi faydalıdır.</li>
<li style="font-weight: 400;">Sahur sofrasında 1 çay tabağı kadar taze ceviz, badem veya fındık bulunması damar sağlımızı korur.</li>
<li style="font-weight: 400;">Sahurda çay-kahve tüketimi yerine su tercih edilmelidir.</li>
<li style="font-weight: 400;">Sahurda sigara içilmemelidir.</li>
<li style="font-weight: 400;">Sahura kalkamayan kalp hastaları günü oruçlu geçirmek için ısrarcı olmamalıdır.</li>
</ul>
<p><a href="https://www.youtube.com/watch?v=sc0P7tL0SZY">https://www.youtube.com/watch?v=sc0P7tL0SZY</a></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drahmetkarabulut.com/ramazan-ayi-oruc-ve-kalp-sagligi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>RAMAZAN AYI HAREKET, EGZERSİZ VE SPOR YAPMAYA ENGEL DEĞİLDİR!</title>
		<link>https://drahmetkarabulut.com/ramazan-ayinda-harekete-ara-vermeden-devam/</link>
					<comments>https://drahmetkarabulut.com/ramazan-ayinda-harekete-ara-vermeden-devam/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Ahmet Karabulut]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 04 May 2019 09:39:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[egzersiz]]></category>
		<category><![CDATA[hareket]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[oruç]]></category>
		<category><![CDATA[Ramazan]]></category>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drahmetkarabulut.com/?p=3291</guid>

					<description><![CDATA[‘’Sağlıklı yaşam şeklinin en temel unsuru olan düzenli hareket, egzersiz ve spora oruç ile birlikte sıklıkla ara verilmektedir. Oysaki oruç tutmak egzersiz yapmaya engel teşkil etmez’’ Yüksek tansiyondan şeker hastalığına, damar hastalıklarından kansere kadar birçok müzmin hastalığın temelinde tembellik ve hareketsizlik vardır. Bütün bu hastalıklardan uzak kalmanın yolu da düzenli egzersiz ve spordan geçiyor. Günlere [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><a href="https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2019/05/3-110.jpg"><img decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-3292" src="https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2019/05/3-110-640x377.jpg" alt="" width="640" height="377" srcset="https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2019/05/3-110-640x377.jpg 640w, https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2019/05/3-110-768x453.jpg 768w, https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2019/05/3-110-1280x754.jpg 1280w, https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2019/05/3-110-320x189.jpg 320w, https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2019/05/3-110.jpg 1500w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></a></em></p>
<p><em>‘’Sağlıklı yaşam şeklinin en temel unsuru olan düzenli hareket, egzersiz ve spora oruç ile birlikte sıklıkla ara verilmektedir. Oysaki oruç tutmak egzersiz yapmaya engel teşkil etmez’’</em></p>
<p>Yüksek tansiyondan şeker hastalığına, damar hastalıklarından kansere kadar birçok müzmin hastalığın temelinde tembellik ve hareketsizlik vardır. Bütün bu hastalıklardan uzak kalmanın yolu da düzenli egzersiz ve spordan geçiyor. Günlere bölünmüş olarak haftalık asgari 150 dk düzenli egzersiz yapmak vücudumuzu bir çok hastalığa karşı korurken bu sürenin arttırılması görülecek fayda miktarını da katlayacaktır. Elbette en önemli noktalardan biri düzenli egzersizin süreklilik göstermesi ve hayat tarzı olarak benimsenmesidir. Egzersiz programlarında alınacak fayda genelde ikinci aydan itibaren görülür. Ortalama nabız ve tansiyon değerlerinde düşme ve vücut direncinde artış izlenir. İlk ay ise genelde yatırım ayı olup, vücudun egzersize alışma evresini oluşturur. Egzersiz programına ara verilmesi vücut kondisyonunda hızlı bir gerileme yapar ve egzersize tekrar başlandığında kişi tekrar bir alışma evresini yaşamak zorunda kalır. Ramazan ayı sıklıkla egzersiz ve spora ara verildiği dönemdir. Ramazan sonrası bayram ve tatil dönemi de hesaba katıldığında yaklaşık 2 aylık egzersizden kopma dönemi oluşur. Bu süre hem vücudumuzu tembelliğin getirdiği risklerle karşı karşıya bırakırken hem de egzersize tekrar başlama motivasyonunu kırar. Bu nedenle düzenli hareket yaşam tarzı olarak benimsenmeli ve Ramazan ayında da sürdürülmelidir.</p>
<p><em>Ramazan ayında egzersiz olur mu?</em></p>
<p>Egzersiz hayatın her evresinde yapılabilir. Ramazan ayıda egzersize engel olmayıp, özellikle akşam saatlerinde gözlenecek vücuttaki yorgunluğu ve halsizliği vücudun metabolizmasını hızlandırarak önleyecektir. Ayrıca düzenli egzersiz iftarda alınan besinlerin de daha etkin sindirilmesine katkıda bulunacaktır. En önemli noktalardan biri egzersizin düzenli beslenme ile birleştirilmesidir. Çok ağır bir iftar yemeği sonrası ağır egzersiz faydadan çok zarar getirebilir. Ayrıca egzersizle vücudun sıvı ihtiyacı artacağından mutlaka su içilmelidir.</p>
<p><em>Ramazan ayında hangi egzersizleri yapalım?</em><span id="more-3291"></span></p>
<p>Rutin egzersiz düzeninin sürdürülmesi tercih edilmelidir. Hafif-orta tempolu egzersizlere aynen devam edilebilir. Yüksek tempolu egzersiz yapanlar ise tempolarını ve egzersiz sürelerini düşürmeli, yada önerilen en uygun saatte egzersizlerini yapmalıdır. Yavaş-orta- hızlı tempolu  kısaca her türlü yürüyüşler, hafif tempo koşular, bisiklet, yüzme ilk tercih edilecek egzersizlerdir. Bunun yanında badminton, tenis, basketbol voleybol da tercih edilebilir. Ağırlık sporu özellikle gün içerisinde önerilmemektedir. Ağırlık sporu gün içerisinde kortizol seviyesini arttırarak kas yıkımını arttırabilir ve açlığı tetikleyebilir.</p>
<p><em>Hangi saatte hangi egzersiz?</em></p>
<p>İnanılanın aksine egzersiz için en uygun zaman iftardan önceki 1 saattir. Güneşin etkisini kaybettiği bu serin dönemde yapılacak 20-30 dk yürüme ile vücudumuzu harekete geçirerek iftar öncesi yorgunluğu ve baş ağrısından kurtulabiliriz. Yine bu dönemde yapılacak egzersiz ile metabolizmamız hızlanacak, iftar yemeklerinin daha hızlı sindirilmesine katkı sağlayacaktır. Ayrıca egzersizin getireceği susama hissi ile önerilen iftara 1-2 bardak su ile başlamamız daha mümkün olacaktır. Egzersizi iftardan sonraya bırakacaksanız en az 2 saat beklemeniz faydalı olacaktır. Teravih zamanı ve sonrası egzersiz için uygun bir dönem olup, hafif ve hızlı tempo egzersizler bu süreye sığdırılabilir. Makine ve ağırlık egzersizleri için en uygun dönem ise sahur öncesidir. Bu dönemde iftarda alınan gıdalar sindirilip kana karışmış ve vücutta enerji seviyesini yükseltmiş olacaktır. Bu enerjiyi ağırlık ve tempolu sporlar için rahatlıkla kullanıp sahur için vücudumuzu hazır edebiliriz. Oruçlu geçirilen gün içerisinde ise egzersiz önerilmemektedir.</p>
<p><em>Egzersiz ne zaman yapılmamalı?</em></p>
<p>İftar öncesi aşırı susuzluk yaşayanlar tansiyon değerlerinde düşüklük olanlar egzersizi iftar sonrasına bırakmalıdır. Ramazan öncesi düzenli egzersiz yapmayan kişiler iftar yemeğini fazla kaçırmışsa egzersiz yapmamalıdır. Zira ağır iftar sonrası oluşacak tansiyon yüksekliği ve kandaki koyulaşmaya bide sporun yükü eklendiğinde kişi kendisini hastanede bulabilir. Bu nedenle iftar sonrası spor yapacakların iftarı ölçülü açmaları ve çay-tatlı faslını spordan sonraya bırakmaları mantıklı olacaktır. Spor sırasında gelişecek güçsüzlük, baş dönmesi, çarpıntı, nefes darlığı şikayetleri spora ara vermeyi gerektirir. Ramazan öncesi hiçbir egzersiz yapmayan kişilerin bu ayda spora başlamaları ise mantıklı değildir. Bu kişilerin Ramazan ayında yürüyüş yapmayı tercih etmesi ve Ramazan sonrasında spor programına başlaması önerilir.</p>
<p>Ramazan ayı ve spor temalı haberi youtube kanalımızdan izleyebilirsiniz</p>
<p><iframe title="ORUÇ TUTANLAR SPOR VE EGZERSİZ YAPABİLİR Mİ? (BİLMENİZ GEREKENLER) - PROF DR AHMET KARABULUT" width="696" height="392" src="https://www.youtube.com/embed/bi9SFjc5itk?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture" allowfullscreen></iframe></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drahmetkarabulut.com/ramazan-ayinda-harekete-ara-vermeden-devam/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
