<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>kalbinisev - Prof. Dr. Ahmet Karabulut ile kalbini sev!</title>
	<atom:link href="https://drahmetkarabulut.com/tag/kalbinisev/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://drahmetkarabulut.com/tag/kalbinisev/</link>
	<description>Kalp ve damar sağlığı hakkında aradığınız herşey</description>
	<lastBuildDate>Wed, 11 Jan 2023 13:16:41 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.5</generator>

<image>
	<url>https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2018/04/favicon.png</url>
	<title>kalbinisev - Prof. Dr. Ahmet Karabulut ile kalbini sev!</title>
	<link>https://drahmetkarabulut.com/tag/kalbinisev/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>RAMAZAN AYI, ORUÇ VE KALP SAĞLIĞI</title>
		<link>https://drahmetkarabulut.com/ramazan-ayi-oruc-ve-kalp-sagligi/</link>
					<comments>https://drahmetkarabulut.com/ramazan-ayi-oruc-ve-kalp-sagligi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Ahmet Karabulut]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 13 Apr 2021 15:58:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[kalbinisev]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[oruç]]></category>
		<category><![CDATA[Ramazan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drahmetkarabulut.com/?p=3996</guid>

					<description><![CDATA[Koronavirüs pandemisinin gölgesinde ikinci ramazan ayını karşılamaya hazırlanıyoruz. Çoğu aile mutfakta ramazan hazırlıklarına başladı bile! Kronik hastalığı olan kişiler de aynı soruyu soruyor! Sahip olduğum hastalık oruç tutmaya engel mi diye? İşte cevaplar&#8230; Oruç tutmak sağlığımızı nasıl etkiliyor? Oruç tutmak hem beden hem de ruh sağlığımızı olumlu yönde etkiler. Özellikle vücudu tetikte tutan uyarıcı etkiye [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2021/04/Ramadan-750x400.jpg"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignright size-full wp-image-3997" src="https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2021/04/Ramadan-750x400.jpg" alt="" width="750" height="400" srcset="https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2021/04/Ramadan-750x400.jpg 750w, https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2021/04/Ramadan-750x400-640x341.jpg 640w, https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2021/04/Ramadan-750x400-696x371.jpg 696w" sizes="(max-width: 750px) 100vw, 750px" /></a></p>
<p style="font-weight: 400;">Koronavirüs pandemisinin gölgesinde ikinci ramazan ayını karşılamaya hazırlanıyoruz. Çoğu aile mutfakta ramazan hazırlıklarına başladı bile! Kronik hastalığı olan kişiler de aynı soruyu soruyor! Sahip olduğum hastalık oruç tutmaya engel mi diye? İşte cevaplar&#8230;</p>
<p style="font-weight: 400;"><em>Oruç tutmak sağlığımızı nasıl etkiliyor?</em></p>
<p style="font-weight: 400;">Oruç tutmak hem beden hem de ruh sağlığımızı olumlu yönde etkiler. Özellikle vücudu tetikte tutan uyarıcı etkiye sahip sempatik sinir sisteminin baskılanması sonucu kalp hızında ve özellikle büyük tansiyonda azalma gözlenir. Bunun yanında şeker hastalığı ve damar hastalığını tetikleyen insülin direncinde düzelme gözlenirken, koruyucu kolesterol olarak adlandırılan HDL kolesterolde de artış izlenir. Kalp hastalıklarında kötü seyiri gösteren kalp hızı değişkenliğinde oruç sırasında iyileşme saptanmıştır. Damar duvarlarına zarar veren homosistein seviyelerinde de oruçla birlikte düşüş izlenmiştir. Bunların ışığında yapılan bir çalışmada oruç sonrası 10 yıllık kalp krizi gelişme riskinde azalma olduğu saptanmıştır.</p>
<p style="font-weight: 400;">Kalp hastalıklarında sıklıkla gelişen psikolojik bozukluk ve depresyon durumu oruçla birlikte düzelir. Hasta kalp hastası oldum, yarım adam oldum psikolojisinden çıkar. Kalp hızındaki azalma ve tansiyonda oluşacak düşme ile hastalarda göğüs ağrısı, nefes darlığı gibi şikayetler azalacaktır. Şeker ve kolesterol kontrolü kolaylaşacak ve damar sağlığında iyileşme olacaktır.</p>
<p style="font-weight: 400;"><em>Hangi hastalar oruç tutmamalı?</em><span id="more-3996"></span></p>
<p style="font-weight: 400;">Oruç sadece sağlıklı kişilere farz kılınmıştır. Bu nedenle ilerlemiş kronik hastalıkları olan kişiler oruç tutmak için ısrarcı olmamalıdır. İlerlemiş kronik hastalığı olan kişilere oruç için mutlaka hekimlerinden fikir almalıdır. Ciddi kalp yetersizliği mevcut hastalar, tedavi edilmemiş damar darlığı bulunan hastalar, ilerlemiş kapak hastalığı bulunanlar, kontrolsüz yüksek tansiyon hastaları, böbrek yetersizliği bulunan hastalar, karaciğer yetersizliği hastaları, ilerlemiş koah hastaları, çoklu ilaç ya da insülin kullanan şeker hastaları, hastalıkları nedeniyle günün belirli saatlerinde ilaç almak zorunda olanlar ve bu ilaç tedavisi iftar ve sahura göre ayarlanamayan hastalar, kalp ameliyatı yada balon stent işlemi sonrasındaki 3 ay süresinde oruç tutmak önerilmez. İlerlemiş kanser hastalarına oruç tutmayı önermiyoruz.</p>
<p style="font-weight: 400;"><em>Hangi hastalıklarda oruç tutulabilir?</em></p>
<p style="font-weight: 400;">Kronik hastalığı olan kişiler oruç tutmak için doktorları ile görüşüp kesin karar vermelidir. Genel olarak kontrol altına alınmış tansiyon hastaları, şikayeti olmayan damar sertliği hastaları, hafif düzeydeki kalp kapak hastalıkları, iyi huylu ritim bozukluğu hastaları, hafif düzeydeki kalp yetersizliği hastaları, ılımlı seyreden şeker hastalığı, hafif düzeydeki böbrek ve karaciğer hastalıklarında oruç tutulması genel olarak ek sağlık sorunu oluşturmaz. Başarılı bir şekilde tedavi edilmiş kanser hastaları oruç tutabilir. Hafif düzeydeki koah hastaları da oruç tutabilirler.</p>
<p><a href="https://www.youtube.com/watch?v=DbFH17V6TR4">https://www.youtube.com/watch?v=DbFH17V6TR4</a></p>
<p style="font-weight: 400;"><em>Koronavirüs orucu nasıl etkiliyor?</em></p>
<p style="font-weight: 400;">Aktif enfeksiyon döneminde oruç tutulması önerilmez. Gribal enfeksiyonlar, ateşli hastalıklar sürecinde vücudun direncinde düşme olur. Bu dönemlerde verilecek tedavinin aksamaması açısından oruç önerilmez. Koronavirüs testi pozitif çıkan ve hastalığı hafif geçiren kişilerin de tedavisinin aksamaması açısından oruç tutmaları önerilmez. Hastalık bulguları kaybolan ve testleri negatife dönen koronavirüs hastaları oruca başlayabilir. Koronavirüs aşısının içerisinde takviye edici bir gıda olmadığından, oruç tutan kişiler rahatlıkla aşı olabilirler.</p>
<p style="font-weight: 400;"><em>Pandemi oruç ayını nasıl etkiledi?</em></p>
<p style="font-weight: 400;">Pandeminin herkesin psikolojisini yıprattığı aşikar. Paylaşma ayı olan ramazanda da insanların bir araya gelememesi üzüntü verici görünse de, bu durum aslında beden sağlımızı olumlu etkileyebilir. Özellikle iftar davetleri tüketimin çok üst düzeyde olduğu ve mide sınırlarının zorlandığı dönemler haline gelmiştir. Mütevazi bir iftar sofrası ile mide ve bağırsaklar zorlanmadan, kalbe ek yükleme yapılmadan sağlıklı bir akşam geçirilebilir.</p>
<p style="font-weight: 400;"><em>Bütün gün aç kalmanın mükafatı ziyafet sofraları olmamalı!</em></p>
<p style="font-weight: 400;">Oruç tutmak bir ibadet şeklidir ve mükafat Allah’tan beklenmelidir. Gündüzü aç geçirmek akşam yemek rutinimizi değiştirmemelidir. Normal zamanlarda tek ana öğün ile yetinen sofralarda oruç döneminde de tek ana öğün ile devam edilmelidir. Oruç tutmanın mükafatı zengin iftar sofraları olmamalıdır. Belirli bir yeme düzenine alışmış mideye iftar ile yapılacak aşırı yüklenme kendisini şişkinlik, hazımsızlık, karın ağrısı, çarpıntı ve tansiyon yüksekliği ile gösterecektir. Ağır iftar sofralarında kendisini kaybeden kişilerde kalp krizi riski artmıştır.</p>
<p style="font-weight: 400;"><em>İftarda yapılan bu hatalar sizi hastanelik edebilir!</em></p>
<p style="font-weight: 400;">Bütün gün açlık sonrası hızlı bir şekilde yapılacak iftar sağlık sorunlarına yol açabilir. Risk sigara içen kişilerde daha yüksektir. Ramazan ayı sigarayı bırakmak için çok iyi bir fırsattır. Ancak bu fırsatı değerlendirmeyenler, iftarı sigara ile açıp peşinden tuzlu ve yağlı yemekleri hızlı şekilde tüketenler, kapanışı yine sigara ve tatlı ile yapan kişiler tansiyon atakları ile iftar sonrası acilin yolunu tutabilirler. Yine bu kişilerde kalp krizi riski artmıştır. İftar yemeği yavaş tüketilmeli, tuz oranına dikkat edilmelidir. İftarda kesinlikle sigara ve tütün ürünleri olmamalı, tatlı faslı yatsıdan sonraya bırakılmalıdır.</p>
<p style="font-weight: 400;"><em>Tuza dikkat!</em></p>
<p style="font-weight: 400;">Oruçta en çok yapılan hatalardan biri de yemeklerin çok tuzlu tüketilmesidir. Yemek hazırlayan kişiler yemeğin tadına bakamadığından, herkese hitap edecek bir tuz ortalaması ararlar ve genelde yemeklere çok fazla miktarda ilave tuz ekilir. Yemek yanına konulacak tuzlu peynir, zeytin ve turşu ile birlikte bir anda yüksek tuz tüketimine bağlı tansiyonlar fırlayabilir. Yemeklere tuz katılırken 1 çay kaşığı limiti aşılmamalıdır.</p>
<p style="font-weight: 400;"><em>Oruç tutacak kişiler nasıl beslenmeli?</em></p>
<ul>
<li style="font-weight: 400;">Oruç nedeniyle kişiler mevcut sağlıklı diyet alışkanlıklarından vazgeçmemeli, ziyafet yada sultan sofralarına oturmaktan kaçınmalıdır.</li>
<li style="font-weight: 400;">Su içimi en çok dikkat edilecek nokta olup, iftar ile sahur arası 1.5 litre su içilmesi uzun ve sıcak günün daha rahat geçirilmesini sağlayacaktır.</li>
<li style="font-weight: 400;">İftar su ve çorbayla açılmalıdır. Hurma, yeşil salata ve komposto yada hoşaf sofrada mutlaka yer almalıdır.</li>
<li style="font-weight: 400;">Yenilecek ekmek miktarı menüye göre ayarlanmalı, makarna-pilav gibi karbonhidrat ağırlıklı menülerde ekmek kısıtlanmalıdır. Tam tahıllı esmer ekmekler tercih edilmelidir.</li>
<li style="font-weight: 400;">Ana yemek çorba ve salatalar sonrası tek çeşit olmalı, yüksek kalorili ve yağlı çeşit çeşit ana yemekler bir arada tüketilmemelidir.</li>
<li style="font-weight: 400;">İftar yemeği yavaş tüketilmeli ve mide sınırları zorlanmamalıdır. Gazlı içecek düşkünleri doğal maden suyunu tercih etmelidir.</li>
<li style="font-weight: 400;">Tatlı olarak sütlü tatlılar tercih edilmeli, tatlı ve meyve faslı teravih sonrasına bırakılmalıdır.</li>
<li style="font-weight: 400;">Tuz kısıtlayıcı diyette olan yüksek tansiyon hastaları bu diyete devam etmelidir.</li>
<li style="font-weight: 400;">Oruç, sigara bırakmak için en ideal dönem olup, iftar sigara ile açılmamalı, iftar sonrası peş peşe sigara içiminden kaçınılmalıdır.</li>
<li style="font-weight: 400;">Sahur mutlaka yapılmalı ve sahurda kahvaltı çeşitleri tercih edilmelidir.</li>
<li style="font-weight: 400;">Sahurda tüketilecek ağır yemekler ve tatlılar, mide salgısını arttıracak, insülin uyarılmasını arttıracak ve gün içerisinde açlığı tetikleyecektir.</li>
<li style="font-weight: 400;">Lif ihtiyacını karşılamak için sahurda yeşil salata ve tek  porsiyon meyve tüketimi faydalıdır.</li>
<li style="font-weight: 400;">Sahur sofrasında 1 çay tabağı kadar taze ceviz, badem veya fındık bulunması damar sağlımızı korur.</li>
<li style="font-weight: 400;">Sahurda çay-kahve tüketimi yerine su tercih edilmelidir.</li>
<li style="font-weight: 400;">Sahurda sigara içilmemelidir.</li>
<li style="font-weight: 400;">Sahura kalkamayan kalp hastaları günü oruçlu geçirmek için ısrarcı olmamalıdır.</li>
</ul>
<p><a href="https://www.youtube.com/watch?v=sc0P7tL0SZY">https://www.youtube.com/watch?v=sc0P7tL0SZY</a></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drahmetkarabulut.com/ramazan-ayi-oruc-ve-kalp-sagligi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kalp Hastaları Takviye Gıda Olarak Ne Tüketmeli?</title>
		<link>https://drahmetkarabulut.com/kalp-hastalari-takviye-gida-olarak-ne-tuketmeli/</link>
					<comments>https://drahmetkarabulut.com/kalp-hastalari-takviye-gida-olarak-ne-tuketmeli/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Ahmet Karabulut]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 10 Oct 2020 06:44:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kalp Hastalıklarından Korunma]]></category>
		<category><![CDATA[kalbinisev]]></category>
		<category><![CDATA[kalp hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[supplement]]></category>
		<category><![CDATA[takviye gıda]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drahmetkarabulut.com/?p=3968</guid>

					<description><![CDATA[Kalp Hastaları Takviye Gıda Olarak Ne Tüketmeli? &#8220;İçeriğini bilmediğiniz bitkisel olduğu söylenen takviye gıdalar yerine, bilimsel olarak etkisi kanıtlanmış takviye gıdaları doğal yoldan tüketin’&#8221; Kalp hastalıkları bütün dünyada en önde gelen ölüm sebebidir. Kalp hastalıkları aynı zamanda yaşam kalitesini de ciddi oranda düşürmektedir. Sağlıklı yaşam yolunda yürüyen bir kişinin kalp hastalıklarına yakalanma riski daha düşüktür. [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kalp Hastaları Takviye Gıda Olarak Ne Tüketmeli? <em>&#8220;İçeriğini bilmediğiniz bitkisel olduğu söylenen takviye gıdalar yerine, bilimsel olarak etkisi kanıtlanmış takviye gıdaları doğal yoldan tüketin’&#8221;</em></strong></p>
<p>Kalp hastalıkları bütün dünyada en önde gelen ölüm sebebidir. Kalp hastalıkları aynı zamanda yaşam kalitesini de ciddi oranda düşürmektedir. Sağlıklı yaşam yolunda yürüyen bir kişinin kalp hastalıklarına yakalanma riski daha düşüktür. Düzenli egzersiz ve spor, ideal kiloda kalma, Akdeniz tipi sağlıklı beslenme şekli, sigara ve alkolden uzak durma, stres ile mücadele, düzenli uyku kalp hastalıkları ile mücadelede temel dikkat noktalarıdır.</p>
<p>Bunların yanında kalp hastalıkları riskini azaltan takviye gıdalara karşı son dönemde bir eğilim söz konusudur. İçeriği belli olmayan bitkisel etiketli ürünler bilinçsizce tüketilmektedir. Bu yazıda etkinliği bilimsel olarak kanıtlanmış, bilinçli şekilde tüketilecek takviye gıdalardan bahsedeceğiz.</p>
<p><strong>Omega-3: </strong></p>
<p>Ebeveynlerin bebek ve çocuklara beyin gelişimi için sıklıkla verdiği omega-3 ler aslında tam bir kalap ve damar dostu takviye gıda dır. Hem hayvansal, hem de bitkisel omega-3 ler sağlığımız için faydalıdır.</p>
<p>Hayvansal omega-3 kaynakları ise özellikle kalp ve damar sağlığını çok olumlu etkilemektedir. Kolesterol düşürücü etkisi de olan omega-3 ler düzenli tüketildiğinde kalp hastalığı gelişimini ve kalp krizi riskini düşürür.</p>
<p>Yakın zamanda açıklanan Evaporate çalışmasında günde 4 gr EPA hayvansal omega-3 alımının damar sertliğini gerilettiği gösterildi. Bu araştırma omega-3 lerin faydasını bir kez daha tekrar ortaya koydu.</p>
<p>Hayvansal omega 3 kaynakları balıklardır. Özellikle okyanus somonunda, uskumru, hamsi, istavrit, sardalya ve ton balığının omega-3 seviyesi yüksektir. Günlük 4 gr omega-3 alımı için, cinsine göre değişmekle birlikte, ortalama 150-250 gr balık tüketmek gerekir.</p>
<p>Elbette balığın pişirilme şeklide omega-3 seviyesini etkilemektedir. Tavada yağda kızaran balık yerine ızgara ve fırınlanmış balık tercih edilmelidir. Vegan veya vejeteryan beslenen kişilerin mutlaka hayvansal omega-3 gıda takviye si almasında fayda vardır.</p>
<p><strong>D vitamini:</strong></p>
<p>D vitamini vücut yapımız için son derece önemli bir vitamin olup, bir çok farklı hücrenin sağlıklı kalmasında kritik rol oynamaktadır. Eksikliğinde başta kemik yapısında bozulma olmak üzere bir çok hastalık yüzdesinde artış olurken, insanlarda beklenen ömür süresini de kısaltmaktadır.</p>
<p>D vitaminin kalp sağlığı üzerinde de olumlu etkileri vardır. Yeterli seviyedeki D vitamini kalp krizi ve kalp yetersizliği riskini azaltırken tansiyonu düzenler. Kritik düzeyde D vitamini düşük olanlarda kalp krizi riski 2 ye katlanmaktadır. D vitamini ayrıca tansiyonu yükselten kandaki renin seviyesinde düşüş sağlar. Kanda bakılan D vitamini seviyesinin 30’un altında olması D vitamini eksikliği olarak tanımlanır.</p>
<p>Optimal D vitamini seviyesi 50-70 ng/ml arasıdır. Erişkinlerde ortalama günlük ihtiyaç 1000-2000 ünite civarındadır. D vitamini en rahat güneşlenme ile alınabilir. Ten rengine göre değişmekle birlikte ortalama 20-30 dakikalık güneşlenme yeterli olacaktır. Güneşlenme için güneş ışınlarının dik olduğu öğle saatleri tercih edilmelidir. Güneşlenme ile vücut 20 bin üniteye varan D vitamini üretimi yapabilir.</p>
<p>Sonbahar ve kış döneminde güneş ışınları ile vücutta üretilen D vitamini seviyesinde azalma meydana gelir. Bu dönemlerde D vitamini eksikliği gelişebilir. Güneşlenme dışında en uygun takviye ilaç olup, besinlerle alınan D vitamini genelde tek başına günlük ihtiyacı karşılayamaz. D vitamini takviyesini ilaç olarak alacak kişiler mutlaka kan düzeylerine baktırmalı ve doktor önerisi ile tedaviye başlamalıdır.</p>
<p>D vitamini içeren başlıca besinler şunlardır: Somon, sardalye, uskumru gibi yağlı balıklar, karides, yumurta sarısı, süt ve yoğurt, lifli tahıl ürünleri, et, ciğer ve portakal suyudur. Güneşle vücutta üretilen D vitamini etkisi 2 aya kadar devam edebilir. Dışardan takviye olarak alınan D vitamini etkisi genelde 2 hafta kaybolur. Takviye D vitamini bu şartlar göz önünde bulundurularak doktor tavsiyesine göre alınmalıdır.</p>
<p><strong>Nitrik oksit:</strong></p>
<p>Damar sağlığını direk etkileyen bir maddedir. Nitrik oksit salınımı ile damarlarda genişleme olur, kan basıncında düşme izlenir. Damar sertliğinin başlangıcındaki ana mekanizmalardan biri hücrelerin nitrik oksit salma yeteneklerini yitirmesidir. Nitrik oksit desteği kalp ve damar sağlığına olumlu etki yapar. Nitrik oksit dışarıdan direk alınmaz.</p>
<p>Balık, et, hububat, kuruyemiş gibi gıdalarda bulunan Arjinin, sitrulin aminoasitleri ve özellikle koyu yeşil yapraklı sebzelerde bulunan nitrat vücut içerisinde nitrik oksite dönüşerek olumlu etki yapar. Meyvelerin yapısında bulunan ve güçlü bir antioksidan olan flavonoidler de nitrik oksit salınımını arttırır.</p>
<p>Nitrik oksiti arttıran takviye gıdalar fazla kullanıldığında mide ve barsak düzenini bozabilir. Bu nedenle bu takviyeler doktor önerisine göre alınmalıdır. Takviye gıda yanında, C vitamini, E vitamini, glutatyon gibi antioksidanlar ve düzenli egzersiz de vücuttaki nitrik oksit üretimini arttırır.</p>
<p><strong>Magnezyum:</strong></p>
<p>Vücut için oldukça önemli bir mineraldir. Birçok hücresel faaliyette görev alır ve hücrenin stabil halde kalmasını sağlar. Magnezyum düşüklüğü özellikle kalp üzerinde olumsuz etki göstrebilir ve ciddi ritim bozukluklarına yol açabilir.</p>
<p>Magnezyum aynı zamanda iltihabi reaksiyonu baskılar. Magnezyum düşük olması damar sertliğinin ilerlemesine katkı yapar. Yeterli magnezyum alınması kan basıncını düzenler. Kan magnezyum seviyesi 2 mEq/L üzerinde olması vücut sağlığı için önemlidir.</p>
<p>Magnezyum bir çok gıda ile alınır.Kabak çekirdeği, ıspanak, avokado, somon ve ton balıkları, bitter çikolata magnezyumdan zengindir. Gıda ile yeterli magnezyum alamayan kişilerin doktor tavsiyesine göre magnezyum takviyesi alması faydalı olacaktır.</p>
<p><strong>Koenzim Q10:</strong></p>
<p>Özellikle kasların metabolizmasında yer alan, antioksidan etkisi de olan bir vitamin türevidir. Hücrelerin enerji üretimi ve hücrelerin sağlıklı kalmasında yardımcı bir maddedir. Damarların sağlıklı yapıda kalmasına yardımcı olur ve kan basıncını düşürür.</p>
<p>Özellikle kolesterol ilaçlarına bağlı gelişebilen kas yorgunluğunu azaltmaktadır. Yaş arttıkça vücuttaki koenzim Q10 üretimi azalır ve dışarıdan alınan takviye önemli hale gelir. Koenzim Q10 bir çok gıdada az miktarlarda bulunur.</p>
<p>Sardalya ve ton balığı, tahıllar, dana eti, soya yağı ve yer fıstığında koenzim Q10 miktarı daha fazladır. Takviye olarak önerilen günlük doz ortalama 100 mg civarındadır.</p>
<p><strong>Zerdeçal:</strong></p>
<p>Curcumin olarak da bilinen bir baharat türüdür. Antioksidan etki yanında, iltihabı baskılayıcı etkisi vardır. Kanı sulandırarak kalp ve damar sağlığına katkıda bulunur. Aynı zamanda oksitlenmiş kötü kolesterol seviyesini azaltarak damar sağlığını olumlu olarak etkiler.</p>
<p>Zerdeçal karabiber ve yemekler ile birlikte tüketildiğinde bağırsak emilimi artar ve etkisi daha belirgin hale gelir. Kalp ve damarlara olumlu etkisi yanında kanser ve Alzheimer hastalıklarında da olumlu etkisi olduğu gözlenmiştir ve anti-aging olarak sınıflandırılmıştır.</p>
<p>Yapılan araştırmalarda 500-1000 mg gibi nispeten yüksek doz zerdeçal kullanılmıştır. Zerdeçalım olumlu etkilerinin bu dozlarda daha iyi olacağı söylenmektedir. 1 çay kaşığı zerdeçal yaklaşık 200 mg aktif madde olan curcumin içerir. Kalp ve damar hastalıklarında doktor tavsiyesine göre ek zerdeçal takviyesi uygulanabilir.</p>
<p><strong>Resveratrol:</strong></p>
<p>Polifenol grubunda yer alan bir takviye gıdadır. Güçlü bir antioksidan etkiye sahiptir. Kolesterol ve şeker dengesini olumlu şekilde etkiler. İltihap baskılayıcı etki ile damar sertliği ve bazı kanser türlerine karşı koruyucu etki yapar.</p>
<p>Alzheimer hastalığı açısından koruyucu olabileceği söylenmektedir. Doğal yoldan kırmızı-siyah üzüm ve fıstık ile resveratrol alınabilir. Piyasada yer alan takviye gıdalar genelde 100-300 mg civarı içeriğe sahiptir. Bilimsel çalışmalarda ise daha yüksek dozlar kullanılmıştır. Bu nedenle resveratrol dozu hekim önerisine göre kullanılmalıdır.</p>
<p><a href="https://www.youtube.com/channel/UC356bQKgWM-Aqdssfwqcnwg/videos">Sağlıklı Beslenme</a> ile ilgili videolarıma youtube kanalımdan ulaşabilirsiniz.</p>
<p>Sağlıklı Beslenme ile ilgili yazılarıma <a href="https://drahmetkarabulut.com/beslenme/">buradan</a> ulaşabilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drahmetkarabulut.com/kalp-hastalari-takviye-gida-olarak-ne-tuketmeli/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>29 EYLÜL DÜNYA KALP GÜNÜ NE ANLAMA GELİYOR?</title>
		<link>https://drahmetkarabulut.com/29-eylul-dunya-kalp-gunu-ne-anlama-geliyor/</link>
					<comments>https://drahmetkarabulut.com/29-eylul-dunya-kalp-gunu-ne-anlama-geliyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Ahmet Karabulut]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 28 Sep 2020 07:49:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[29 eylül dünya kalp günü]]></category>
		<category><![CDATA[kalbinisev]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp sağlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drahmetkarabulut.com/?p=3957</guid>

					<description><![CDATA[Kalp hastalıklarına dikkat çekmek için Eylül 2000 yılından beri ‘’Dünya Kalp Günü’’ farklı etkinliklerle kutlanmaya başlanmıştır. Önceleri Eylül ayının son haftası olarak seçilen bu özel gün, son dönemde 29 Eylül tarihine sabitlenmiştir. 29 Eylül tarihi, haber bültenlerinde sadece 2-3 dakikalık haber olarak yer alsa da, kalp hastalıklarına farkındalık oluşturmak için iyi bir fırsattır. Sağlıklı yaşama [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2020/09/576EEB5C-E1F1-44FA-AA37-F08BD8874BD2.jpg"><img decoding="async" class="alignright size-full wp-image-3964" src="https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2020/09/576EEB5C-E1F1-44FA-AA37-F08BD8874BD2.jpg" alt="" width="750" height="413" srcset="https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2020/09/576EEB5C-E1F1-44FA-AA37-F08BD8874BD2.jpg 750w, https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2020/09/576EEB5C-E1F1-44FA-AA37-F08BD8874BD2-640x352.jpg 640w, https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2020/09/576EEB5C-E1F1-44FA-AA37-F08BD8874BD2-696x383.jpg 696w" sizes="(max-width: 750px) 100vw, 750px" /></a>Kalp hastalıklarına dikkat çekmek için Eylül 2000 yılından beri ‘’Dünya Kalp Günü’’ farklı etkinliklerle kutlanmaya başlanmıştır. Önceleri Eylül ayının son haftası olarak seçilen bu özel gün, son dönemde 29 Eylül tarihine sabitlenmiştir.</p>
<p>29 Eylül tarihi, haber bültenlerinde sadece 2-3 dakikalık haber olarak yer alsa da, kalp hastalıklarına farkındalık oluşturmak için iyi bir fırsattır. Sağlıklı yaşama dair yapılan aktiviteler ile her sene 29 Eylül’de kalp hastalıklarına dikkat çekilmektedir. Seçilen gün tek olsa da, kalp hastalıklarına karşı dikkat ve farkındalık yılın her gününe, her anına yansımalı aslında..<br />
Kalp ve damar hastalıkları açık ara tüm dünyada en önde gelen ölüm sebebidir. Dünyada her yıl yaklaşık 18 milyon kişi, Türkiye’de ise 160 bin kişi kalp ve damar hastalıklarından yaşamını yitirmektedir. Bu sayılar her sene ne yazık ki artış göstermektedir. Oysa ki kalp hastalıkları önlenebilir!</p>
<p>‘’29 Eylül Dünya Kalp Günü, bizlere sağlıklı yaşam yolunda yürüyerek kalp ve damar hastalıklarından ölümün %50 nin üzerinde azaltılabileceğini hatırlatmalıdır’’<br />
Sağlıklı yaşam yolunda yürümek için neler yapmalıyım?</p>
<p><em>Hareket edin:</em> Haftada 5 gün günlük 30 dakikalık orta tempo egzersiz ile kalp sağlığınızı koruyabilirsiniz. Hızlı tempo yürüyüş, bisiklet ve yüzme ilk planda önerilen aktiviteler. Bahçe ya da ev işleri uğraşmak dahi egzersiz yerine geçiyor. Hiç spor yapamıyorsanız bile adım atmaya çabalayın. Önerilen günlük 10 bin atıma ulaşamazsanız bile 5000 adım altında kalmayın.<br />
<em>Şişmanlık ile mücadele edin:</em> Fazla kilolar, insülin direncini arttırarak, yüksek tansiyon ve şeker hastalığına meyili güçlendirir, kolesterol dengesini bozarak damar sağlığını tehdit eder. İdeal kiloya ulaşmak için kısa vadeli ölümcül diyet seçeneklerini bir kenara bırakmak gerekir. Hedef uzun sürede sürdürülebilir bir hayat tarzı ile kilo vermek olmalıdır. Aylık 2-3 kg vermek ideal kiloya ulaşmada mantıklı bir hedeftir.<br />
Sigara ve tütünden uzaklaşın: Sigara kalp ve damar hastalığı gelişmesi ve hastalığın hızlı seyrinde ciddi bir risk faktörüdür. Sigara içme süresi ve miktarı direk damar hastalığı gelişimi ile ilişkili olup, pasif içicilerde dahi risk artmıştır. Nargile dahil bütün tütün ürünlerinin kalp sağlığını tehdit ettiği unutulmamalıdır.<br />
<em>Sağlıklı beslenin:</em> Zeytinyağı ve yeşilliklerin hakim olduğu, balık ve ılımlı miktarda et ile desteklenen Akdeniz diyeti bütün dünyada kabul görmüş kalp dostu beslenme şeklidir. Bir Akdeniz ülkesi olarak bu sağlıklı beslenme şeklini benimseyip, önderlik etmemiz gerekir.<br />
Günlük 2 litre su tüketin: Hayat kaynağı suya önem verme zamanı geldi. Bütün gazlı ve katkı maddeli içecekleri rafa kaldırmayıp çöpe boşaltıyoruz ve su içiyoruz. Su kan basıncı, ritim ve damar sağlığını etkileyen temel içecektir. Su dışında taze siyah çay, bitki çayları, ev yapımı ayran ve meyve suyu tüketebiliriz.<br />
<em>Sofradan tuzu kaldırın:</em> Dünya üzerinde en çok tuz tüketen ülkelerden biri durumundayız. Fazla tuz yüksek tansiyon ve kalp yetersizliğinin temel tetikçilerinden biridir. Günlük alınan gıdalar içerisinde de tuz olduğu düşünülürse, sofraya tuz koymamak sağlıklı tercih olacaktır.<br />
Stresle mücadele edin: Stres kalp ve damar sağlığını tehdit eden, kalp krizini tetikleyen temel etkenlerden bir tanesi. İster işyeri stresi olsun, isterse aile, sınav, duygusal stresler olsun, yoğun stres kalp krizi riskini arttırmaktadır. Stresle mücadele etmek zor geliyorsa, stresten kaçmakta fayda getirecektir.<br />
<em>Uykuyu düzene sokun:</em> Kaliteli uyuyan kişilerde kalp ve damar hastalıklarında azalma izlenmiş. Düzensiz uyku, vücudun dinlenmesine izin vermeyerek, kan basıncında artış, ritimde dalgalanmalara yol açar. Stres hormonlarının seviyesinin artmasıyla damar sağlığında bozulma izlenir. Günde 7 saat derin ve kaliteli uyku ile kalp sağlığınızı koruyabilirsiniz.<br />
<em>Gülümseyin:</em> Evhamlı, tez canlı ve stresli kişiliklerin kalp hastalığına yakalanma riski daha yüksektir. Depresyon, sosyal izolasyon ve yalnız yaşam, sağlıklı yaşam süresini kısaltan faktörlerdendir. Hayata gülümsemek, hayatla barışık olmak, sosyal ortamlara karışmak kalp sağlığınızı olumlu etkileyecektir.</p>
<p>29 Eylül Dünya Kalp Günü&#8217;ne özel programımızı youtube kanalımız olan &#8221;Dr Ahmet Karabulut&#8221; dan izleyebilirsiniz&#8230;</p>
<p>[embedyt] https://www.youtube.com/watch?v=mZr5vsEb0L8[/embedyt]</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drahmetkarabulut.com/29-eylul-dunya-kalp-gunu-ne-anlama-geliyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Zatürre ve Grip Aşısı nı Kimler Yaptırmalı?</title>
		<link>https://drahmetkarabulut.com/zaturre-ve-grip-asisini-kimler-yaptirmali/</link>
					<comments>https://drahmetkarabulut.com/zaturre-ve-grip-asisini-kimler-yaptirmali/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Ahmet Karabulut]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 08 Sep 2020 20:00:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[grip aşısı]]></category>
		<category><![CDATA[kalbinisev]]></category>
		<category><![CDATA[zatürre aşısı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drahmetkarabulut.com/?p=3953</guid>

					<description><![CDATA[Zatürre ve Grip Aşısı nı Kimler Yaptırmalı? &#8220;Zatürre ve grip aşısı nda öncelik 65 yaş üstü kişiler, kalp hastaları, kanser hastaları, koah hastaları, karaciğer ve böbrek yetersizliği hastaları, kronik hastalığı olanlar, bağışıklık sistemi zayıf olan ve sık hastalanan kişilerdir&#8221; Aşı, vücudumuzun bağışıklığını destekleyen ve hastalıklara karşı daha etkili mücadele etmemizi sağlayan bir tedavidir. Çocukluk çağında [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><iframe title="YouTube video player" src="https://www.youtube.com/embed/QZrVM5ONMrY" width="560" height="315" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe></p>
<p><iframe loading="lazy" title="YouTube video player" src="https://www.youtube.com/embed/U1pZa1vxe2w" width="560" height="315" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe></p>
<h1><strong><em>Zatürre ve Grip Aşısı nı Kimler Yaptırmalı? &#8220;Zatürre ve grip aşısı nda öncelik 65 yaş üstü kişiler, kalp hastaları, kanser hastaları, koah hastaları, karaciğer ve böbrek yetersizliği hastaları, kronik hastalığı olanlar, bağışıklık sistemi zayıf olan ve sık hastalanan kişilerdir&#8221;</em></strong></h1>
<p>Aşı, vücudumuzun bağışıklığını destekleyen ve hastalıklara karşı daha etkili mücadele etmemizi sağlayan bir tedavidir. Çocukluk çağında yapılan aşılar ile birçok bulaşıcı hastalığın önüne geçilmiştir.</p>
<p>Koronavirüs pandemisi sonrası dikkatler tekrardan aşı çalışmalarına yoğunlaşmıştır. Yaşlı ve kronik hastalığı olan kişilerin vücut bağışıklığı daha düşük ve hassastır. Bu kişilerin bağışıklık sisteminin aşılar ile desteklenmesi faydalı olacaktır. Sonbahar ayının başlarında en çok sorulan sorular zatürre ve grip aşısı ile ilgilidir.</p>
<h2><strong>Bu aşıları kimler yaptırmalı?</strong></h2>
<p>Zatürre aşısı pnömokok adı verilen mikroba karşı geliştirilen ve çocukluk çağı aşı şemasında da bulunan bir aşıdır.</p>
<p>Erişkin zatürre aşısının kullanımda olan 2 çeşidi vardır ve 13 ile 23 numara olarak adlandırılmıştır. Bu iki aşının içeriği aynı olmadığından aşıyı birer yıl ara ile bir kez yaptırmak pnömokok zatürre mikrobuna karşı uzun süreli koruma sağlayacaktır. Bu iki aşıyı yaptırdıktan sonra grip aşısı gibi her sene tekrar aşı yaptırılmasına gerek yoktur. Yüksek riskli kişilerde bu süre daha da kısaltılabilir.</p>
<p>Zatürre aşısı başta kalp yetersizliği olmak üzere, koah hastalarına, şeker hastalarına, kronik karaciğer ve böbrek yetersizliği hastalarına, kanser hastalarına, bağışıklık sistemi düşük olan kişilere, sık hastalık geçmişi olanlara ve 65 yaş üstü sağlıklı bireyler yapılmalıdır.</p>
<p>65 yaş altı erişkinlerde aşının yaptırılması konusunda net öneri yoktur. Kişisel tercihe göre isteyen kişiler tabi ki aşı yaptırabilir.</p>
<p>Grip aşısı üzerinde en çok tartışılan aşılardan biridir. Gribe sebep olan virüs sayısı fazla olduğundan aşının koruyuculuk değeri de değişmektedir.</p>
<p>Ayrıca grip virüslerinde genetik değişiklik sık izlenmektedir. Bu nedenle grip aşısı, her sene farklı şuşları içeren aşılarla tekrarlanması gerekmektedir. Grip aşısı belli virüslere karşı koruma sağlamakta ve gribin daha hafif geçirilmesini sağlamaktadır.</p>
<p>Ancak şu unutulmamalıdır, grip aşısı olan bir kişi aşının içeriğinde olmayan farklı bir virüs ile tekrar hasta olabilir. Gribe bağlı ölümlerin her sene arttığı bir dönemde koronavirüs pandemisi de göz önüne alındığında grip aşısı olmakta fayda vardır.</p>
<p>Kalp hastaları, kronik hastalığı olan kişiler, bağışıklığı düşük olanlar, sık hasta olanlar, kalabalık ortamlarda çalışan kişilerin grip aşısı olması faydalı olacaktır. Kişisel tercihe bağlı olarak isteyen sağlıklı kişiler de grip aşısını yaptırabilir.</p>
<p><span style="vertical-align: inherit;">Sağlıkla ilgili diğer </span><a href="https://drahmetkarabulut.com/blog/"><span style="vertical-align: inherit;">yazılarıma</span></a><span style="vertical-align: inherit;"> gözatın</span></p>
<p><span style="vertical-align: inherit;">Kalp Sağlığı ilgili videolarıma </span><a href="https://www.youtube.com/channel/UC356bQKgWM-Aqdssfwqcnwg"><span style="vertical-align: inherit;">youtube</span></a><span style="vertical-align: inherit;"> kanalımdan ulaşabilirsiniz.</span></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drahmetkarabulut.com/zaturre-ve-grip-asisini-kimler-yaptirmali/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BAYRAMI SAĞLIKLI GEÇİRMENİN 6 YOLU</title>
		<link>https://drahmetkarabulut.com/bayrami-saglikli-gecirmenin-6-yolu/</link>
					<comments>https://drahmetkarabulut.com/bayrami-saglikli-gecirmenin-6-yolu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Ahmet Karabulut]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 02 Jun 2019 10:41:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp Hastalıklarından Korunma]]></category>
		<category><![CDATA[bayram]]></category>
		<category><![CDATA[bayramda beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[dr ahmet karabulut]]></category>
		<category><![CDATA[kalbinisev]]></category>
		<category><![CDATA[ramazan bayramı]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[tatil önerileri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drahmetkarabulut.com/?p=3304</guid>

					<description><![CDATA[‘’Oruçla dinlenen midelere bayramda yapılacak aşırı yüklenme, acil serviste sonlanabilir’’ Ramazan ayı yine göz açıp kapatma hızında geçiverdi ve bayram arifesine geldik. Ramazan orucu ile dinlenen mideleri bayram boyunca yine çok yoğun bir mesai bekliyor. Üstelik bu yıl bayram tatilinin 9 güne tamamlanması ile bir çok kişi bayramı tatil beldelerinde geçirecek. Haliyle oruç ile dinlenen [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><a href="https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2019/05/image_6483441-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-3306" src="https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2019/05/image_6483441-1-640x885.jpg" alt="" width="640" height="885" srcset="https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2019/05/image_6483441-1-640x885.jpg 640w, https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2019/05/image_6483441-1-768x1062.jpg 768w, https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2019/05/image_6483441-1-320x443.jpg 320w, https://drahmetkarabulut.com/wp-content/uploads/2019/05/image_6483441-1.jpg 1024w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></a></em></p>
<p><em>‘’Oruçla dinlenen midelere bayramda yapılacak aşırı yüklenme, acil serviste sonlanabilir’’</em></p>
<p>Ramazan ayı yine göz açıp kapatma hızında geçiverdi ve bayram arifesine geldik. Ramazan orucu ile dinlenen mideleri bayram boyunca yine çok yoğun bir mesai bekliyor. Üstelik bu yıl bayram tatilinin 9 güne tamamlanması ile bir çok kişi bayramı tatil beldelerinde geçirecek. Haliyle oruç ile dinlenen mideler tatil beldelerindeki açık büfe yemekler tehdidi ile karşı karşıya kalacak. Bu dönemde yapılacak aşırı tüketim kendisini mide problemleri, reflü, hazımsızlık, çarpıntı ve ritim bozuklukları, tansiyon yükselmesi, şeker ve kolesterol yükselmesi ile gösterebilir. Aşırı tüketim kısa bayram tatilinde hatırı sayılır kilo olarak bizlere geri dönebilir. Sağlıklı bir bayram tatili geçirmek için bu önerilere mutlaka uyun…</p>
<ul>
<li><em>Güne hafif kahvaltı ile başlayın:</em> Bayram süreci oruç öncesi beslenme alışkanlığımıza geçiş sürecidir. Sahur yemeği yerin kahvaltıya bırakırken, ek olarak öğle yemeği alışkanlığına geri dönüş zamanıdır. Kahvaltıda etli yemekler ve tatlı tüketilmemelidir. Domates, salatalık, roka, 5-10 adet yeşil zeytin, 1 haşlanmış yumurta, 1 dilim peynir, 1 kaşık bal ya da pekmez ve 2-3 dilim tahıllı ekmek ile sağlıklı bir kahvaltı yapabilirsiniz. Öğle yemeği için yeşil mevsim salatasına ek olarak çorba, sebze yada et yemeklerinden bir tanesi tercih edilebilir. Günlük ana öğün sayısı kesinlikle üç ile sınırlandırılmalı ve ara öğünler ana öğün şeklinde yüksek kalorili yiyecekler ile süslenmemelidir. Akşam yemekleri biraz daha erkene alınmalı ve 19:00-20:00 arasında yenmelidir. Akşam yemekleri iftar sofraları kadar kalabalık ve yüksek kalorili olmamalıdır.</li>
<li><em>Şeker yerine bitter çikolata:</em> Ramazan bayramında şekerin hakimiyetini kırmak oldukça zor görünüyor. Bayramda şeker ikramı ve tüketimi en üst düzeye çıktığından ramazan bayramı yerine çoğu zaman şeker bayramı terimi daha çok kullanılmaktadır. Oysaki tüketilen şekerler vücuttaki şeker ve insülin dengesini bozmakta, vücut yağlanmakta ve kalp ve damar sağlığımız tehlikeye girmektedir. Özellikle çocuklara şeker yerine kakao oranı %70 ve üzeri bitter çikolata ikramı hem çocuklarda sağlıklı bir alışkanlık oluşumuna zemin hazırlayacak; he de kalp ve damar hastalığı riskin azaltacaktır. Bitter çikolata tüketimi barsak mikrobiyotası üzerine de olumlu etki yapmaktadır.</li>
<li><em>Tatlıya sınır koyun: </em>Bayramda özellikle şerbetli tatlıların tüketimi üst düzeye çıkmaktadır. Özellikle kapı kapı bayram ziyareti yapan kişiler farkına varmadan günde 5-6 porsiyon tatlı tüketebilir. Ek tüketilen şeker ve çikolatalar da düşünüldüğünde, kişi farkına varmadan günlük kalori tüketiminin daha fazlasını tatlıdan alabilir. Bu durum kişiye şeker, yağ ve kilo olarak geri dönecektir. Bayramda günlük tatlı tüketimi 2 porsiyonu aşmamalıdır. Şerbetli tatlılar tek porsiyon ile sınırlandırılmalı, sütlü tatlılar tercih edilmelidir. Tatlılar kahvaltıda ve hemen yemek sonrası tüketilmemelidir. Sütlü tatlıların tarçın ile ikram edilmesi mideyi rahatlatacaktır. Hazır perakende dondurmaların bir çoğunun yüksek şeker içerdiği ve diğer şekerlemelerden farkı olmadığı unutulmamalıdır.</li>
<li><em>Kefirli smoothie içeceği ile bayrama sağlık katın: </em>Havaların ısınmasını da göz önüne alırsak, bayramda serinletici içecekler ikram etmek sağlığımız açısından daha faydalı olacaktır. Ev yapımı şekersiz limonata, ev yapımı tuzsuz ayran ve su ilk planda tercih edilecek içeceklerdir. Misafirlerinizi sağlıklı bir içecek ile şaşırtmak istiyorsanız ilk tercihiniz kefirli smoothie olmalı. Kefir probiyotikten zengin kalp dostu bir içecektir. İki bardak kefire, yarım avokado ve 1 orta büyüklükte muz, 1 bardak buz kattıktan sonra; birer porsiyon (1 küçük kase)  çilek yada kiraz,  katıp sağlıklı bir içecek yapabilirsiniz. İçeceğim biraz daha sağlıklı olsun diyorsanız 1 yemek kaşığı yulaf ve 1 tatlı kaşığı chia tohumu ekleyebilir, bardağınızı ceviz parçacıkları ile süsleyebilirsiniz. Ek tat isteyenler 2 yemek kaşığı çekirdekli siyah kuru üzüm ve 1 tatlı kaşığı bal ekleyebilirler. Tatlı krizine tutulanlar smoothie bardağını bitter çikolata parçacıkları ile süsleyebilirler. Afiyet olsun…</li>
<li><em>Bayram ziyaretlerini yürüyerek yapın:</em> Hareket ve egzersiz başta kalp ve damar sağlımız olmak üzere bütün vücudumuza katkı sağlar. Ramazan orucu ile harekete sıklıkla ara verilir. Bayramla birlikte terk edilen faydalı egzersiz alışkanlığına tekrar başlanabilir. Egzersize ara verenler için en ideal başlangıç düzenli yürüyüş yapmaktır. Bayram ziyaretlerini kısa mesafelerde yürüyerek yapmak egzersiz alışkanlığına ilk adım olacaktır. Günlük ortalama 10-15 bin adım atmak vücut sağlığına ciddi katkı yapar. Günlük 5 bin adım altında kalanlar, akşamın serin saatlerinde eksik adımları telafi etmelidir.</li>
<li><em>Tatilcilere uyarı:</em> Tatilde açık büfe tuzağına düşenler oruçla dinlenen midelerine ciddi işkence yapacaktır. Günlük 5-6 ana öğün yemekten kaçınılmalı, ana öğünlerde sadece bir çeşit ana yemek tercihi yapılmalıdır. Günlük tatlı miktarı 2 porsiyonu geçmemelidir. Sabah ve akşam serinliğinde 15-20 dakika yürüyüş yapılmalıdır. Yemek sonrası hemen yüzmemeli; yüzme temposu özellikle öğle güneşinde çok yüksek tutulmamalıdır.</li>
</ul>
<p>Sağlıklı kalmanın reçetesi başlıklı programı youtube kanalımızdan izleyebilirsiniz.</p>
<div class="youtube-embed" data-video_id="BF-IWUP-L1g"><iframe loading="lazy" title="SAĞLIKLI KALMANIN REÇETESİ (EN TEMEL BİLGİLER) - PROF DR AHMET KARABULUT" width="696" height="392" src="https://www.youtube.com/embed/BF-IWUP-L1g?feature=oembed&#038;enablejsapi=1" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture" allowfullscreen></iframe></div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drahmetkarabulut.com/bayrami-saglikli-gecirmenin-6-yolu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
